{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/823 <br>KARAR NO: 2024/2075<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/02/2022<br>NUMARASI: 2020/315 E. - 2022/68 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının oğlu ...'ün müvekkili şirkete %10 hisse ile ortak olduğunu, ancak ...'ün 25/06/2020 tarihli mail ile tek taraflı olarak hiçbir somut gerekçe göstermeksizin şirketten ayrılmak istediğini, dava tarihi itibariyle halen kendisinin ortak olduğunu, ...'ün şirkete karşı maddi kaynakların sağlanması yönünde sorumluluğunu getirmek için şirkete 50.000,00 USD kaynak sağladığını, bu kaynağı babasının sağladığının söylemesi ve talebi nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olarak göründüğü 13/06/2017 düzenleme tarihli 01/08/2018 vade tarihli 50.000,00 USD bedelli alacaklısı davalı borçluları ise müvekkilleri olan senedin tanzim edilerek ...'e verildiğini, senette alacaklı olarak görünen davalı ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, senedin asıl alacaklısının ... olduğunu, senet bedelinin tamamının ...'e ödediğini, bir kısmını doğrudan ...'e ödendiğini, bu ödemelerin dosyaya sunulan mail yazışmasından görüleceği üzere kabul edildiğini, ...'ün taahhüt ettiği 50.000,00 TL'lik sermaye borcunun senet borcundan düşülmek üzere 13/02/2018 tarihinde müvekkilleri tarafından ödendiğini, bir kısım ödemelerin ise banka yolu ile yapıldığını belirterek; müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu senedin borç para karşılığında verildiğini, müvekkiline ödeme yapılmadığını, senedin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacıların alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla eldeki davayı açtıklarının savunarak; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarihli 2020/315 Esas-2022/68 Karar sayılı kararında özetle; \" temel borç ilişkisinden doğan def'îlerin, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde senedi elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceği ve davacı tarafça davalı bankanın çeki kötüniyetle iktisap ettiğine ilişkin yazılı bir delil de sunulmadığından iddiasını ispat edemediği\" gerekçesiyle; Kanıtlanamayan davanın REDDİNE, davacı yanın kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet isteminin reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasında ispat yükünn davalıda olduğunu, davacı müvekkilinin davayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, ticari defterlerinin incelenmesinde bu hususun açığa çıktığını, davalıyı tanımadıklarını, davalının müvekkilinin kendisinden borç istediğini ileri sürmüşse de, bu hususta tek bir delil sunmadığını, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin defterlerinde davalı ile ticari ilişki bulunmadığı, whattsup görüşmelerinin incelendiği, ...'ün davalının temsilcisi sıfatıyla hareket ettiği görüşü oluştuğunun beyan edildiğini, senet karşılığı paranın ... tarafından müvekkiline gönderildiğini, yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, yazışmalardan senetle ilgili tüm görüşmelerin ... ile gerçekleştiğinin anlaşıldığını, dava dilekçesi ekinde sundukları  ... tarafından müvekkillerine gönderilen mailde ''Babam ...ten 13.06.2017 tarihinde 50.000,USD tutarlı 01.05.2018 vade tarihli senet karşılığı şirket için aldığımız borcun ortaklıktan çıkışımın ve iş sözleşmemim sonlandırılması öncesi KALAN 45.000USD'lik kısmının babam ...'e nakit olarak ödenmesi gerekiyor. '' ibarelerine yer verildiğini, senede ilişkin ödemenin ... tarafından müvekkili hesabına gönderildiğine dair dekont birlikte düşünüldüğünde bu yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak sayılması gerektiğini, bilirkişi raporunda da ...'ün temsilci sıfatıyla hareket ettiğinin düşünüldüğünün beyan edildiğini, müvekkilinin defterlerinin HMK 222. Madde gereğince lehine delil teşkil ettiğinin dikkate alınmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının basiretli tacir sıfatıyla, müvekkili adına düzenlenen senede karşılık ihbar olunana ödeme yaptığını ileri sürmesinin abesle iştigal olduğunu, MK 2. Maddesi gereğince hukuk düzeni tarafından korunamayacağını, müvekkilinin alacaklı olduğunu ispat ettiğini, HMK 200/1 maddesi uyarınca tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkilinin ihbar olunana senet ile ilgili tahsilat yapmak üzere verilen bir talimat bulunmadığını, herhangi geçerli belge de sunulmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklının, davacı borçlular aleyhine 13/06/2017 tanzim, 01/05/2018 vade tarihli 50.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak 342.950,00 TL asıl alacak, 1.028,85 TL komisyon, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 144,00 TL İhtiyati haciz gideri ve 130.252,88 TL İşlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 475.130,73 TL alacağın, asıl alacağa avans faizi işletilerek tahsili talebiyle kambiyo senetlerine müstenit icra takibi başlattığı, anlaşılmıştır. Takibe konu bono örneğinin incelenmesinde;  13/06/2017 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 50.000 USD bedelli senedin 01/05/2018 ödeme tarihli olduğu, borçluların davacı, lehtarın davalı ... olup bedelin nakden alındığının yazılı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece mali müşavir bilirkişi ile, nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan raporda; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/12/2021 tarihli raporda özetle; davacı şirkette daha önce 30/09/2015 tarihinde 40 paya karşılık 1000 hisse devredilen ortak olan ...'e 05/07/2018 ila 03/07/2020 tarihleri arasında toplam 75.442,41 TL şirketin Yapı Kredi Hesaplarından ödeme yapıldığı (maaş ve huzur hakkı olarak), ... tarafından, ...'ün banka hesabına ödemeler olduğu, davacı tarafça bu ödemelerin 50.000 USD bedelli senede karşılık yapıldığının ileri sürüldüğü, dosyaya sunulan ödeme dekontlarının dava konusu senet ödemesi için verildiğinin kabul halinde yapılan ödeme tutarının 19.659,56 USD olduğu, davacının dava tarihi itibariyle 30.340,44 USD borcunun bulunduğunu, ödemelerin senet için yapıldığının kabul edilmemesi halinde ise davacının dava tarihi itibariyle 50.000,00 USD borçlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>GEREKÇE: Bonoya dayalı menfi tespit davasında, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya ve takibe konu bono örneğinin incelenmesinde; keşideci borçlunun davacı şirket, kefilin davacı ..., lehtar alacaklının davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalının oğlu ...'ün davacı şirkette ortak olduğu, şirkete maddi kaynak sağlamak için sorumluluğunu yerine getirmek üzere 50.000 USD kaynak sağladığını, ...'ün davalı babasından kaynak sağladığını ve senet istediğini söylemesi üzerine davaya konu bononun düzenlendiğini, senet bedelinin 50.000 TL'lik kısmının ...'ın sermaye borcundan düşülerek kalan kısmın bir kısmının elden, bir kısmının banka yoluyla ödendiğini beyanla borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davacı ... ile, ihbar olunan ... arasındaki whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinlenilmesi talep edilmiş, mahkemece davacı tarafın tanık dinletilmesi  talebinin reddine karar verilmiştir.\"Delil başlangıcı\" başlıklı 6100 Sayılı HMK 202/2 maddesinde; \"Delil başlangıcı; iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.\" hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafça ihbar olunana ödeme yapıldığı, ihbar olunanın davalıyı temsilen hareket ettiği ileri sürülmüşse de, davalı tarafça bu iddianın kabul edilmediği, bu yönde dosyaya kanaat verici delil sunulmadığı, davacı ile ihbar olunan arasındaki mail yazışmalarının temsil ilişkisini ispat yönünden yeterli olmadığı gibi, sunulan dekontlarda da yapılan ödemelerin senet bedeline karşılık yapıldığına dair açıklama bulunmadığı, mail yazışmalarının senedin tarafları arasında değil, üçüncü kişi ile yapılması ve temsil ilişkisinin de ispatlanamaması  nedeniyle yazılı delil  başlangıcı olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, mahkemece tanık dinlenilmesi talebinin reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça bonodaki imzanın inkar edilmediği gibi, senedin ihbar olunan ...'ün babasından sağlanan kaynak karşılığı düzenlenerek verildiğinin de kabul edildiği, davacının ödeme iddiasına dayalı menfi tespit isteminde ispat yükünün davacıda olduğu ve davacı tarafça iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarih ve 2020/315 E., 2022/68 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 266,20 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e76f5c77a3c09cc4","SID":"79cd265ba4b4363d"}}