{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2298 - 2024/1948<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/2298 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1948<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/11/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/513 Esas <br><br>DAVACI \t: ARTE ELEKTRONİK ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: HASIMSIZ<br><br>DAVA\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>TALEP\t: 15.11.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi<br>DAVA TARİHİ\t: 27/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t\t: 26/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 26/12/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 02.07.2024 geçici mühlet tarihinden sonra projede adi alacaklı olan bankalardan hesap ekstrelerini alamadığını, müvekkili firmaya ait hesap takip ve izleme amaçlı internet bankacılıklarının ilgili bankalarca kapatıldığını, ilgili bankaların müvekkili firmanın ve konkordato komiserinin hesaplar üzerinde denetim ve kontrol etkilerini kısıtlayıcı eylem ve tasarrufta bulunduklarını, bahse konu bankaları bu süreçte müvekkili firmanın vadeli, vadesiz nakit hesap varlıklarını cebren bloke ettiklerini, mahkemenin ara kararlarına aykırı olarak hukuksuzca mühlet öncesi borçlar için takas mahsup yoluna gittiklerini, aynı hususun müvekkili firmanın kredi borçlusu olduğu bankalara mühlet öncesinde kredi kullanmak amacı ile tahsile verdiği müşteri çek bedellerinin cebren alıkonulması, kredi borçları ve faiz tahsilatı şeklinde takas mahsup yasağına ilişkin ihlal için de gerçekleştiğini, müvekkili firmanın müşterilerindeki alacaklarının bir çoğunun çek şeklinde olması ve bu çeklerin bankalarda kredi risklerine istinaden teminat olarak tutulması, nakit varlıkların iade edilmemesinin müvekkili firmanın konkordato talebinin ana unsuru olmakla birlikte, bir takım azınlık bankanın müvekkili firmanın kaynaklarını bloke etmesi, alıkoyması, mühlet öncesi kredi borçlarına (faiz dahil) mahsup etmesinin konkordatoya ve kanuna aykırı sonuçların ortaya çıkmasına, sayıca ve tutarca azınlık durumda olan bankaların, projeye tabi diğer alacaklılar önünde kendilerine imtiyaz sağlamalarına ve alacaklılar arası eşitlik prensibine aykırılığa neden olduğunu, zira bankaların bu şekilde konkordato içinde müvekkilinin hesabına yatan paralardan tahsilat gerçekleştirdiğini, faiz yasağına aykırı davrandıklarını, bankalarca gerçekleştirilen bu durumun konkordato projesinin uygulanabilirliği noktasında müvekkili firmayı zor durumda bıraktığını, Müvekkili firmanın üretim faaliyetini sürdürebilmesi için mahkemeye sunulan makul güvence raporunda müvekkili firmanın alacakları arasında gösterilen bu çek bedellerinin müvekkili hesabına mühlet içinde tahsil edilmesi, bankalarca kendi alacakları için bloke edilmesi ve müvekkiline bedellerin iade edilmemesinin ileri de telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini, zira müvekkili firmanın ilgili bedelleri konkordato komiseri denetiminde mühlet içinde kullanmasının projenin uygulanabilirliğini kolaylaştıracağını, bankalarca bedellerin iade edilmemesinin ise projenin uygulanabilirliğini tehlikeye attığını, müvekkili firma hakkında konkordato mühleti verilmeden önce müvekkili tarafından bankalara teminat amaçlı verilen çeklerin bulunduğunu, müvekkili firmanın toplam 102 adet 36.108.558,31 TL tutarındaki müşteri alacaklarından 07.11.2024 tarihi itibari ile bankalarca 95 adet çek tahsil edildiğini ve toplam 32.400.892,31 TL tahsilat gerçekleştiğini, bu çeklerin bankalarca müvekkili firmanın hesabına tahsil edilerek alacaklarına mahsup yapılmakta ya da bloke koyulduğunu, dolayısıyla bu bedellerin bankalarca alacaklılar arası eşitlik prensibine riayet edilmeyerek alındığını, müvekkili firmanın denetim ve kontrolü bankacılık işlemlerinin kısıtlandığını, mahkemenin geçici mühlet ve kesin mühlet ara kararlarının, İİK'nın ilgili maddeleri ve yerleşik hukuk içtihatları yok sayılarak bankalarca kendi alacaklarına yönelik mahsup yasağına uyulmadığını bu sebeple; Arte Elektronik A.Ş.'ye ait 18.09.2024 vade dönüşlü 3.410.598,73.-TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin konkordato komiserinin denetim ve gözetimindeki hesaba iadesine yönelik ara karar tesis edilmesini, ilgili kararın T. Vakıflar Bankası T.A.O'ya tebliğini, 02/07/2024 tarihinden önce müvekkili tarafından kredi teminatı olarak bankalara verilen ve keşide tarihi tedbir tarihi içinde olan ve bankalarca tahsil edilen çek tutarlarının komiser heyeti denetiminde ve onayına bağlı işlem gören Türkiye Halk Bankası A.Ş. Kartal Şubesi TR07 0001 2009 7570 0010 2608 33 IBAN Nolu banka hesabına gönderilmesine yönelik ara karar tesis edilmesine, ara kararın taraflarına ve  Anadolubank A.Ş., Fibabanka A.Ş.,  T.Garanti Bankası A.Ş., T.Vakıflar Bankası T.A.O Şekerbank T.A.Ş., T.Ekonomi Bankası A.Ş.,  T.Halk Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., T.Finans Katılım Bankası'na tebliğini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 15/11/2024 tarihli ara karar ile; \"...Davacı vekilinin taleplerinin ayrı ayrı reddine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplam 36.108.558,31-TL tutarlı müşteri çeklerinden 02.07.2024 geçici mühlet tedbir tarihi sonrasında 32.400.892,31 TL davacı firmanın hesaplarına ve adına bankalarca tahsil edilmiş borçlarına mahsup yapıldığı ya da bloke konduğunu,  söz konusu tüm blokelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu taleplerinin kabulünün gerektiğini, kur korumalı mevduat hesabındaki bakiyenin banka tarafından iade edilmediğini, iade yönündeki talepleri doğrultusunda mahkemece verilen kararda, talepleri ile red kararındaki gerekçenin bağdaşmadığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/513 Esas sayılı dosyası 15.11.2024 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak; 02/07/2024 tarihinden önce davacı tarafından kredi teminatı olarak bankalara verilen ve keşide tarihi tedbir tarihi içinde olan ve bankalarca tahsil edilen çek tutarlarının komiser heyeti denetiminde ve onayına bağlı işlem gören Türkiye Halk Bankası A.Ş. , ... IBAN NOLU IBAN NOLU banka hesabına gönderilmesine ve ARTE ELEKTRONİK A.Ş. ‘ye ait 18.09.2024 vade dönüşlü 3.410.598,73 TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin konkordato komiserinin denetim ve gözetimindeki hesaba iadesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2024 tarihli ara karar, 2024/513 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; konkordato istemine ilişkindir.<br>Talep; 15.11.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir.<br>Mahkemece; \"Davacı vekilinin taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,\"  karar verilmiş olup, karara karşı talep eden şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosyanın incelemesinde; davacının 27.06.2024 tarihinde konkordato talep ettiği, mahkemece 02.07.2024 tarihinde davacıya geçici mühlet verildiği ve ilk derece mahkemesince konkordato tedbir kararlarına hükmedildiği, 18.09.2024 vade dönüşlü 3.410.598,73.-TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin konkordato komiserinin denetim ve gözetimindeki hesaba iadesine, 02.07.2024 tarihinden önce müvekkili tarafından kredi teminatı olarak bankalara verilen ve keşide tarihi tedbir tarihi içinde olan ve bankalarca tahsil edilen çek tutarlarının komiser heyeti denetiminde ve onayına bağlı işlem gören Türkiye Halk Bankası A.Ş. Kartal Şubesi hesabına gönderilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince 15.11.2024 tarihli ara karar ile taleplerin ayrı ayrı reddine karar verildiği,  karara karşı talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>HMK'nın, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>İİK'nın 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \" Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.<br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nın 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2558 esas 2024/3133 karar sayılı ilamı)<br>İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmeyeceği değerlendirilmekle, konkordato isteminde bulunanlar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 341-(1) maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yatırılan karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6faf4e79079a5b93","SID":"1f2cee754e4a1de8"}}