{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t        (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t        (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın<br>\t\t\t        Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)<br><br>ESAS NO\t: 2024/131 <br>KARAR NO\t: 2024/1117<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/12/2023<br>NUMARASI\t: 2022/342 Esas -  2023/826 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 26/12/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; davalı şirketin müvekkilinden satın aldığı bir kısım inşaat malzemesi nedeniyle düzenlenen 3 adet SEF2021000000801, SEF2021000001291 ve SEF2021000001295 nolu fatura bedellerinden bakiye kalan 93.862,75 TL (işlemiş faiz hariç)  borcunun tahsili amacıyla Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5246 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıklarını, davalı tarafça yapılan kısmi itiraz sonucu takibin durduğunu, davalı tarafın icra takibinde kesinleşen 100.402,28 TL'nin, asıl alacak ve ferileriyle birlikte 53.953,23  TL'lik kısmını kabul ettiğini ve bu kısma karşılık gelen diğer alacak kalemlerini icra dosyasına yatırdığını, kalan 46.449,05.TL'lik kısma ve ferilerine ilişkin olarak da itiraz ettiğine, SEF2021000000801 nolu faturada belirtilen birim fiyatı 850,00 TL olan 14 adet masa ayağı, birim fiyatı 767,28.TL olan 28 m2 cnc duvar kaplama,  birim fiyatı 767,28.TL olan 27 m2  çıta kaplama, birim fiyatı 7.000.TL olan 2 adet  kubbe kapı,  SEF2021000001291 Nolu faturada belirtilen birim fiyatı 1.052,00 TL olan 2 adet  stylus masa ve SEF2021000001295 Nolu faturada belirtilen birim fiyatı 10.000,00 TL olan 5 adet  özel ağaç kaplama masa, birim fiyatı 11.900,00 TL olan 1 adet  kahve bankosu malzemesini satın aldığını, müvekkilinin davalıya teslim ettiği malların faturalarını süresi içerisinde düzenlemiş ve davalıya göndermiş olduğunu, davalının teslim almış olduğu malların bedelinin bir kısmını belli aralıklarla müvekkilime ödediğini, ancak davalı taraf bakiye kalan 93.862,75 TL'yi ödememiş olduğunu, bakiye kalan bu alacağın ve işlemiş faizin tahsili amacıyla Ankara 10. İcra Dairesinin 2022/5246 Esas numaralı dosyasında  ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 11.03.2022 tarihli HGA2022000000030 nolu 2.272,32 TL’lik ve 11/03/2022 tarihli HGA2022000000031 Nolu 41.637,19 TL’lik iade faturalar düzenlendiğini,  bu faturaların hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, faturaya konu malların müvekkil kuruma teslim edilmediğini, söz konusu iade faturalarına ilişkin müvekkil şirkete iade edilen bir mal söz konusu olmadığını, arabuluculuğa başvurduklarını sonuç alamadıklarını, buna göre  46.449,05 TL alacaklarına ilişkin itirazın iptali davasının  kabulü ile, itirazın iptaline ve takibin kalan tüm alacak kalemleri ile birlikte devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını  talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; müvekkili firmanın kendine ait yere mimar eşliğinde düzenleme yapmak amacıyla davacıyla müvekkili şirketin projeye uygun olarak istediği malzemelerde anlaşmak suretiyle bir takım alış verişler yaptığını, ancak davacı tarafın malzemeleri getirdiğinde müvekkili davalı şirket ile anlaşılan ebat ve boyutlarda projeye uygun olmadığını, müvekkili davalı şirket adına çalışan mimar ... tarafından fark edilerek hem müvekkili davalı şirket sahibine hem de davacı tarafa bu durumun bildirildiğini, davacı tarafın hatalı kapıları takmaya çalıştığını, ancak kapı yerine uyumlu olmadığı için kapı kapanmadığı gibi duvar kağıtlarına ve duvara zarar verdiğini, bu durum resmedilerek davacı şirkete bildirildiğini, davacının malzemeleri geri alarak, istenildiği şekilde tekrar yapmak üzere geri götürdüğünü, müvekkilinin malzemelerin düzeltilip gönderileceği yönünde anlaştığı için ticari güven ilkesiyle faturalara itiraz etmediğini, müvekkili davalı şirkette çalışan görevli mimar ...'nin davacıyı sürekli arayarak işin yarım kaldığını ve malzemeleri göndermelerini talep ettiğini, ancak malzemelerin gönderilmediğini, müvekkili şirketin davacı tarafında  sürekli oyalanmış olduğunu  konuyla ilgili Whatsapp konuşmalarının dosya kapsamında mevcut olduğunu, Mimar ... tanık olarak dinleteceklerini, müvekkilinin bu süreçte yeni bir mimarla anlaşma sağlamış  olup yeni gelen mimar ...'da malzemeleri bir süre talep ettikten sonra davacı ile yapılan işleri yapılanlar ve yapılmayanlar olarak ayırdığını, icra takibi yapılan faturadaki malzemeleri yapılmadı olarak excel dosyasında hazırlayarak davacıya Whatsapp üzerinden göndermiş  olduğunu, davacı tarafın excel dosyasına bakmış olup her hangi bir itirazda bulunmadığını, davacının malları teslim etmediğini ve müvekkilinin aramalarına da cevap vermediğini, Ankara 10. İcra Müdürlüğü 2022/5246 Esas numarasıyla icra takibine konu etmiş olduğunu. müvekkili davalı firma icra takibine konu faturalarda iadesi yapılan malzemeleri düşerek cari hesabında görülen miktar olan 49.953,23 TL'lik kısmı üzerinden faizi ile birlikte 53.953,23 TL olarak ödeme yapmış kalan kısım üzerinden  kısmi itirazda bulunmuş olduklarını, buna göre  açılan itirazın iptali davasına konu olan alacak miktarı kabul etmediklerini, davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, İnşaat malzemesi satımına  ilişkin fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin vaki itirazın iptali davasına   ilişkindir. <br>\tAnkara 10. İcra Dairesinin 2022/5246 Esas  sayılı  icra dosyası,  Konuyla ilgili WHATSAPP konuşma ve yazışmaları ile duruşmada dinlenen  davalı tanık beyanları  toplanan tüm belge ve deliller  ile dosya kapsamında  alınan  bilirkişi kurulunun kök ve  raporu birlikte  değerlendirildiğinde, bilirkişi kurulu  raporunda terditli olarak belirtilmiş olup  dekorasyonun yapıldığı davalıya ait işletmede bilirkişi incelemesi yapılmış olup gerekli fotoğrafların çekilmiş olduğunu.  Davalı tanık beyanlarında; dava konusu imalatların ayıplı olarak yapıldığı, imalatların davacı tarafından geri alındığı ancak yerlerine yenisinin yapılmadığı ve bu ürünlerin davalı tarafından başka bir firmaya yaptırıldığı ifade edildiğinden, mahkeme tarafından dava konusu imalatların ayıplı olarak yapıldığı kanaatine varılması halinde davacının davalıdan herhangi bir bakiye alacak talebinde bulunamayacağını.  Tanık beyanları dışında dosya da mevcut diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde ise; Sayın Mahkeme tarafından dava konusu imalatların davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde yapıldığı, bu imalatlarda her hangi bir ayıp bulunmadığı kanaatine varılması halinde davacı ticari defter <br>Kayıtlarına göre davacının davalıdan bakiye 40.362,75-TL alacaklı olduğu belirtilmiş olup mahkememiz tarafından bilirkişi kurulunun raporundaki  1. görüşü  yukarıda belirtilen Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin ilamına göre dosya kapsamına göre uygun görülmüş olup  bilirkişi kurulu  tarafından  dosyaya sunulan kök ve ek rapor denetime açık ve  hüküm kurmaya elverişli görülerek, bu kapsamda ayıp ihbarının davacı yükleniciye zamanında  yapılmış olduğu, faturaya itiraz edilmemesinin faturanın içeriği ile ilgili olup ayıba itiraz anlamında olmayacağı,  ayıbın niteliğinin, derecesinin ve giderim bedeli bakımdan bilirkişi kurulu raporunda belirttiği gibi  dava konusu imalatların ayıplı olarak yapıldığı kanaatine varılması halinde davacının davalıdan herhangi bir bakiye alacak talebinde bulunamayacağı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığından yargılamayı gerektiği\" gerekçesi ile, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; TTK. 21/2 maddesi uyarınca faturaya itiraz süresinin 8 gün olduğunu, davalının müvekkilince kesilen faturalara ve içeriklerine  süresi içerisinde bir itirazda bulunmadığını, yine davacının bahsettiği gibi müvekkilince imal edilen ürünler içerisinden, kendilerine iade edilen bir ürünün bulunmadığını, davalı tarafça da bu hususa ilişkin herhangi bir irsaliye yahut nakliyeye ilişkin bir evrakın sunulmadığını, dava konusu alacak yönünden senetle ispat yükümlülüğü bulunmasına rağmen, tanık beyanları ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin imalatını yaptığı ürünlerde açık veya gizli bir ayıbın bulunmadığını, müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>\tDavacı, davalıya CNC duvar kaplama, çıta kaplama, kubbe kapı işleri yaptığını, davalının iş bedelinin bir kısmını ödememesi üzerine  icra takibi başlattığını, davalının takibi itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiş, davalı taraf anlaşmaya uygun imalatlar yapılmadığını, davacının hatalı işlerini de düzeltmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tTaraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi kurulmuştur. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi,  2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar)<br>\t1- Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin \"işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz\" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde,  TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin  yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir.<br>\t Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir.  Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise  davanın geç açılmasında  yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan  sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki  maliyet farkına (artan zarara)  iş sahibi katlanmak durumundadır. Ayrıca, ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir. (Yargıtay (kapatılan) 15. HD , 2018/2563 Esas, 2018/4079 Karar).\t <br>\tSözleşme ilişkisi kapsamında fatura düzenlenmesi, tek başına sözleşmenin varlığını ve faturadaki işlerin yapıldığını kanıtlamaya yetmez ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde veya ihtilafsız olması halinde, sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 19.02.2018 gün, 2016/4742 Esas, 2018/652 Karar sayılı ilamı)  faturada belirtilen birim değerlerin fahiş olduğu iddia edilemez. Ancak faturada belirtilen işlerin yapılarak, iş sahibine teslim edildiği hususu yüklenici tarafça ayrıca ispatlanmak zorundadır. Faturada belirtilen işlerin bir kısmının yapılmadığı iddiası, eksik iş iddiasına dayalı olmakla, herhangi bir itirazı kayda veya öncesinde ihbar yükümlülüğü taşımaz ise de, ayıplı iş iddiası teslimden sonra makul sürede, yükleniciye ihbar edildiğinin kanıtlanması zorunluluğunu gerektirir.<br>\t2-Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan genel açıklamalar çerçevesinde irdelendiğinde; davacı taraf sözlü eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği işleri yaptığını iddia etmiş, davalı taraf eksik ve kusurlu iş savunmasında bulunmuştur. Eser sözleşmelerinde ayıp ihbarının süresinde yapıldığı iddiası tanık delili ile de kanıtlanabilir. Davalı iş sahibi süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu tanık beyanları ile ispatlamıştır. Yargıtay HGK'nın 08/04/2015 tarihli ve 2013/15-1976 Esas- 2015/ 1184 Karar sayılı bir kararında belirtildiği üzere  İş sahibi  ayıplı işlerin tür, kapsam ve mahiyetini tanık delili ile ispat edemez. Bu iddianın yazılı bir delil, mahkeme tespiti gibi delillerle ispatlanması gereklidir. Davalı iş sahibi, davacı yüklenicinin davaya konu iş ile ilgili olarak düzenlediği faturaları ticari defterlerine kaydetmiş, faturalara yasal 8 günlük süre içinde bir itirazda bulunmamıştır. Eser sözleşmesinin ayakta olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Sözleşme ayakta olduğu için ayıplı olduğu iddia edilen işlerin üçüncü kişiye yaptırıldığı iddiasını da iş sahibi sadece üçüncü kişiden aldığı fatura ile ispat edemez. Yazılı bir delil, mahkeme tespiti gibi deliller ile bu ispatı yapabilir. Davalı iş sahibi ayıplı işlerin kapsam ve mahiyetini açıklanan usulde ispat edebilmiş değildir. Bu nedenle mahkemece ayıp giderim bedeli hesaplanıp iş bedelinden bu miktarın düşülmesi sonucunda davacı yüklenicinin bir alacağının kalmadığının kabul edilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraf ticari defter kayıtlarına göre, söz konusu faturalar nedeni ile davacı davalıdan 40.362,75 TL alacaklıdır. Davacı icra takibini 93.862,75 TL asıl alacak ve 6.539,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 100.402,28 TL alacak üzerinden başlatmış olup, davalı borçlu 46.449,05 TL'lik asıl ve alacak ve işlemiş faiz kısmına itiraz etmiş, davacı da itiraz edilen bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacının talep edebileceği asıl alacak miktarı 40.362,75 TL'dir. İcra takibi 11/03/2022 tarihinde başlatılmış olup, davacının Ankara 10. Noterliğinin 5009 yevmiye numaralı ihtarnamesi 21/03/2022 tarihlidir. İcra takibi öncesi davacı, davalıyı temerrüde düşürmüş değildir. Bu nedenle Dairemizce davacının 40.362,75 TL'lik asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep etmekte haklı olduğu değerlendirilmiş, davalı defterlerine de kaydedilen faturanın belirlenebilir ve hesaplanabilir mahiyette bulunduğu gözetilerek, davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. <br>\tHMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/342 Esas, 2023/826 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın kısmen KABULÜ ile, davalı borçlunun Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2022/5246 Esas sayılı dosyası ile başlattığı takipte davalının 40.362,75 TL asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t4-Kabul edilen alacak miktar üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacının sırf kötüniyetle fazla miktar üzerinden icra takibi başlattığı hususu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>\t6-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.757,18 TL harçtan peşin alınan 291,23 TL'nin mahsubu ile, bakiye 2.465,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t7-Davacı tarafça dava açılışında peşin ödenen 291,23 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.086,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, \t<br>\t10-Davacı tarafça ödenen 4.953,00 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.304,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t11-Davalı tarafça ödenen 155,00 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 20,31 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t12-HMK. 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, artan gider ve delil avansının yatıran tarafa iadesine, <br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>13-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>14-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fff253a23e77a8b1","SID":"0dd70e6ce4605f54"}}