{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/1174 - Karar No:2024/1036<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>DOSYA NO\t: 2024/1174 <br>KARAR NO\t: 2024/1036<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.11.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/809 E <br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN <br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>KARŞI TARAF <br>DAVALI\t: <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Haciz <br><br>KARAR TARİHİ\t: 24.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24.12.2024\t<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkemece verilen ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında 15.07.2017 tarihinde  \"Sirkeci Büyük Postane Binası Restorasyonu Uygulama İşi\"ne ait sözleşme imzalandığı, sözleşmeye istinaden Ankara/Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete gönderilen vergi/ceza ihbarnamesinin iptali talebiyle Ankara Vergi  Dairesi  Başkanlığı  aleyhine, Ankara 3.Vergi Mahkemesinde dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın vergi ziyaı cezası yönünden kabulüne ve vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına, damga vergisi tarhiyatına ilişkin kısım bakımından ise davanın reddine karar verildiği, taraflarca istinaf başvurusu yapıldığı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 01.10.2024 tarihli, 2023/3327 Esas,  2024/2904 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının kesin olarak reddine karar verildiğii, ihaleye ilişkin sözleşmenin \"Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler\" başlıklı 7.  maddesinde \"Taahhüdün  yerine  getirilmesine  ilişkin  her  türlü  vergi,  resim,  harç,  yapı  kullanımizin belgesi vb. giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline  hükmü  ile dahil  olacaktır.\" ve sözleşmenin  \"Diğer  Hususlar\"  başlıklı    34.42.   maddesinde \"Sözleşme   aşamasında   veya   sözleşme   imzalandıktan   sonra   ilgili   kanunlar   gereği   sözleşmenin imzalanmasına  ilişkin  oluşan  her  türlü  vergi, resim  ve  harçlar  ile  diğer  sözleşme  giderleri  yükleniciye hükmü ve aittir.\" düzenlemelerinin hüküm altına alındığı, sözleşme eki idari şartnamenin \"Teklif Fiyata Dahil Olan Masraflar\" başlıklı 26.1. maddesinde \"İsteklilerin   sözleşmenin   uygulanması   sırasında   ilgili   mevzuat   gereğince ödeyeceği  her  türlü  vergi,  resim,  harç  vb.  giderler  ile  ulaşım,  nakliye  ve  her  türlü  sigorta hükmüne göre söz konusu  ihaleden  doğacak  herhangi  bir  verginin giderleri  teklif  fiyata  dahildir.'' düzenlemesinin bulunduğu, bu hükümlere rağmen yaşanan süreç sonunda sözleşme hükümlerine aykırı olarak 73.847,67 TL vergi aslı ve 95.558,89 TL gecikme faizi  olmak üzere şirketleri tarafından toplam 169.742,56 TL'nin Gelir İdaresi Başkanlığına ödendiği,  müvekkilinin davalılardan olan alacağının işlemiş avans faiziyle birlikte yasal yoldan tahsilinin gerektiği,  davalıların iyi niyetli olmadığı ve alacak miktarının yüksek olduğu da göz önünde bulundurulduğunda bir kamu kuruluşu olandavacının biran evvel alacağına kavuşmasını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince: İİK. 257 maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin yasal koşulları sıralanmış olup rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için ihtiyati haciz kararı verilebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut olayda, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, muaccel alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada bulunmadığı, İİK.nun 257.maddesinde aranan diğer  ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin \"Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler\" başlıklı 7. maddesinde \"Taahhüdün  yerine  getirilmesine  ilişkin  her  türlü  vergi,  resim,  harç,  yapı  kullanımizin belgesi vb. giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline  hükmü  ile dahil  olacaktır.\" ve  \"Diğer  Hususlar\"  başlıklı    34.42.  maddesinde \"Sözleşme   aşamasında   veya   sözleşme   imzalandıktan   sonra   ilgili   kanunlar   gereği   sözleşmenin imzalanmasına  ilişkin  oluşan  her  türlü  vergi, resim  ve  harçlar  ile  diğer  sözleşme  giderleri  yükleniciye hükmü ve aittir.\"  düzenlemelerinin hüküm altına alındığı, sözleşme eki idari şartnamenin \"Teklif Fiyata Dahil Olan Masraflar\" başlıklı 26.1. maddesinde ise \"İsteklilerin   sözleşmenin   uygulanması   sırasında   ilgili   mevzuat   gereğince ödeyeceği  her  türlü  vergi,  resim,  harç  vb.  giderler  ile  ulaşım,  nakliye  ve  her  türlü  sigorta hükmüne göre söz konusu  ihaleden  doğacak  herhangi  bir  verginin giderleri  teklif  fiyata  dahildir.''  düzenlemesinin bulunduğu, bu maddeler uyarınca vergilerin isteklilerce teklif fiyata dahil edileceğinin açık bir şekilde karara bağlandığı, yaşanan süreç sonunda sözleşme hükümlerine aykırı olarak 73.847,67 TL vergi aslı ve 95.558,89 TL gecikme faizi  olmak üzere müvekkili şirket tarafından toplam 169.742,56 TL'nin (336,00 TL karar harcı ile birlikte bu toplam meblağa ulaşılmaktadır) Gelir İdaresi Başkanlığına ödendiği, gelinen aşamada, müvekkili şirket  tarafından ödenen  ancak sözleşme ve eki idare şartname hükümleri gereği yüklenici ... Grup İnş. Mak. Müh. İth. İhr. Ltd. Şti tarafından ödenmesi gereken 73.847,67 TL vergi aslı ve 95.558,89 TL gecikme faizi, 336,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 169.742,56 TL tutarındaki  karar  pulu  damga  vergisi  alacaklarının ödeme  tarihinden  itibaren  hesaplanacak işlemiş avans faizi ile birlikte tahsilini teminen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2024/809 Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış olduğu, bu davada ihtiyati haciz taleplerinin yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı ve yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle reddedildiği, ihtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için  alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş/geçmiş bir para borcu bulunması ve tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu, somut olayda  vadesi gelmiş ifa edilebilir bir alacak bulunduğu,  sözleşmelerden kaynaklı bir alacak söz konusu olup, davalının gerçekleştirdiği ihlal üzerine  borç davacı tarafından ödendiğinden alacaklı sıfatlarının muaccel hale geldiği, davalının akdedilmiş sözleşmeden kaynaklı olarak yerine getirilmesi gereken edimi bugüne kadar yerine getirmediği, borcun kaynağı olan paranın ödenmesi talep edilmesine rağmen ödenmediği, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan koşulların oluşmasına rağmen taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğu, açıklanan nedenlerle kanun hükmü gereğince taleplerinin kabulüne karar verilmesi için mahkemenin 21.11.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.   \tTalep, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\t2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir.<br>\tİİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir<br>\tTalep taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı yükümlülüğünde olan vergi ödemelerinin davacı tarafça ödendiği iddiasına dayalı geçici koruma talebi niteliğinde ihtiyati haciz istemine ilişkin olmakla, mahkemesince dosyaya sunulan sözleşme ve eklerindeki hükümler ile ödeme makbuzları değerlendirilerek yaklaşık ispat hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu delillere hiç değinilmeksizin soyut gerekçe ile yaklaşık ispatın gerçekleşmediğine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme ara kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun   kabulüne,<br>\t2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21.11.2024  tarihli ve 2024/809 <br>Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a.6  maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince  KESİN olarak 24.12.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>   <br>\t <br><br>     Başkan                     Üye             Üye                 Katip <br>  e-imzalıdır           e-imzalıdır          e-imzalıdır       e-imzalıdır<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b189be21fa47252","SID":"b0f07f32b32a000a"}}