{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/927 <br>KARAR NO: 2024/2042<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2019/374 Esas - 2020/876 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinde kasko sigortalı olan dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı araçta, 26.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracın tamir edilmek üzere müvekkili şirkete getirilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... arasında düzenlenen Yetkili Servis Hizmet Sözleşmesi gereğince, araçta yapılan ekspertiz incelemesi ve düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda hasarı giderildiğini, Yetkili Servis Hizmet Sözleşmesinin 4.11 maddesinde yer alan hüküm gereği faturanın sigortalı adına tanzim edilmiş ve sigortalı tarafından davalıya yansıma faturasının da tanzim edilmiş olduğunu, müvekkili şirkete ödemesi gereken onarım bedelinin 31.532,57 TL olduğunu ancak davalı ... şirketinin, söz konusu hasar bedelinin dain  mürtehine ödeme yapılmış olması gerekçesiyle müvekkiline ödenmediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  takip başlatıldığını ancak davalının borcun tamamı ile tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine  takibin durduğunu belirterek takibin 31.532,57 TL asıl alacağa, 07.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve ve 130,79-TL alacağa takip tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle;  alacak hakkının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile sigortalı dava dışı ...  Sanayi A.Ş. ile müvekkili şirket nezdinde akdedilen ibranamede; \"... Sigorta A.Ş’den olan alacağımıza rehin/haciz/tedbir vb. konulması veya lehine sigorta yapılanın ya da rehinli alacaklıların (dain-i mürtehin) tazminat ödenmesine rıza göstermemesi durumunda hasar bedelinden ...’e karşı şahsen sorumlu olduğumuzu kabul ve taahhüt ederiz.\" şeklinde hüküm mevcut olduğunu, iş bu ibranameden de açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu edilen talep bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığına, iş bu talepten doğan sorumluluğın sigortalı dava dışı firmaya ait olduğunu, müvekkili şirketten ödeme talep edilmişse de söz konusu poliçede dain-i mürtehin sıfatı ile dava dışı ...  A.Ş.’nin yer aldığının tespit edildiğini, buna binaen dain-i mürtehine, sigortalıya ödeme yapılması hususunda muvafakat verilip verilmediği sorulmuş ve muvafakat verilmemesinin üzerine müvekkili şirketçe dain-i mürtehine ödeme yapıldığını, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, faizden de sınırlı sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından 31.532,27-TL. asıl alacak,3.697,73-TL. işlemiş faiz, 130,79-TL. ihtarname masrafı olmak üzere toplam 35.360,79-TL. üzerinden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50  avans  faizi (değişen oranlarda) uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacağın %20’si olan  7.072,15-TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 26.06.2016 tarihli trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın rehin alacaklısı olan ... A.Ş.’ye aracın hasar bedeli olan 30.338,00-TL ödendiğini, dava konusu talebe ilişkin tüm sorumluluğun  müvekkili şirketçe dain-i mürtehine ödeme yapılmak suretiyle yerine getirildiğini, davacı tarafından halen bir takım mesnetsiz sebeplerle hak iddia edilmesinin hiçbir iyiniyet kuralı ile izah edilemeyecek kötüniyetli bir davranış olduğunu, müvekkili şirketin olaya konu kaza neticesinde açmış olduğu hasar dosyası ile davacı yanın haksız ve hukuka aykırı olarak iddia ettiğinin aksine, yargıtay ve doktrinde kabul edilen uygulamaları kullanarak hesaplamalar yaptığını, mahkeme dosyasında alınan 28.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda öncelikle müvekkili şirketçe yapılan ödeme dolayısıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiş iken, gerekçeli kararda müvekkili şirket aleyhine hüküm verilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, itirazın iptali  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 26/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davalı sigortacıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın  hasarlanması ile dava dışı sigortalı araç işleteni ile davacı  arasında imzalanan yetkili servis sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından tamir edilen aracın, onarım bedeli alacağının tahsili için icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır. Davaya konu sigortalı araç üzerinde dava dışı ... A.Ş. lehine rehin hakkı bulunmaktadır. Davalı ... rehin alacaklısının muvafakatı bulunmadığından ödemeyi yapmamıştır. 6762 sayılı TTK'nın 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa'nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Dosya kapsamına sunulan taahhüname başlıklı dava dışı sigortalı ... San. A.Ş. imzalı belgede \"... Sigorta A.Ş’den olan alacağımıza rehin/haciz/tedbir vb. konulması veya lehine sigorta yapılanın ya da rehinli alacaklıların (dain-i mürtehin) tazminat ödenmesine rıza göstermemesi durumunda hasar bedelinden ...’e karşı şahsen sorumlu olduğumuzu kabul ve taahhüt ederiz.\"  yazılı olduğu görülmüştür.  Dava dışı dain mürtehin ... A.Ş. tarafından 14/12/2016 tarihli yazısı ile... plakalı araçtan dolayı alacaklarının devam etmesi nedeni ile 30.338,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine muvafakatleri  bulunmadığı belirtmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre somut olayda; davaya konu araç üzerinde rehin hakkı bulunan dain mürtehin  ... A.Ş.'nin  hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine  muvafakatının bulunmadığını bildirmesi üzerine  4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 879. maddesi hükmü gereğince hasar bedelini dain mürtehine ödeyerek  sorumluluğu sona eren davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 486,41-TL harcın tahsili ile geriye kalan 58,81 TL'nin kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı HUAK'ın 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec13bce26bdfb1b3","SID":"f1f1ba07b9729439"}}