{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2825 - 2024/3126<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2825 <br>KARAR NO\t: 2024/3126<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/05/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br>DAVACILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t  2-  <br>DAVA\t: Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/12/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.06.2015 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde olan, araç malikinin ise davalı ... olduğu ... plaka sayılı araç kaza mahallinde kamyonet sınıfı olan araç ile sürücüsünün müvekkillerinin desteği ve babaları olan ...'nın ölümüne neden olduğunu, ... plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirteek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinden ... için 500,00 TL, ... için 500,00TL, ... için 500,00TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL def'in giderlerinin davalılardan sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş için poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan 29.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili ... için 25.000,00TL, kazada ölen ...'nın çocuklarından davacı ... için 25.000,00 TL, diğer çocuğu ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekâletin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 12/04/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 112.318,78 TL, davacı ... için 3.764,04 TL, davacı ... için 66,87 TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın vuku bulduğu yer D-400 karayolu üzerinde bölünmüş yol olup karşı yön ile müvekkilin seyir halinde olduğu yol arasında 2 m uzunluğunda sıralı demir bariyerler bulunduğunu, olay yerinin 20 m ilerisinde üst geçit olmasına rağmen müteveffanın yaya yoluna yasak olan ve demir bariyerleri aşacağı düşüncesiyle müvekkilinin aracının önüne aniden çıkması sonucu kaza gerçekleştiğini, müteveffanın karşıdan karşıya geçmenin yasak ve mümkün olmadığı kara yolu üzerinde kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı için kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkillerden istenen toplam 75.000 TL manevi tazminat haksız ve hiç bir dayanağı olmadan  talep edildiğini, haksız manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş.'nin, ... Sigorta A.Ş. bünyesinde birleştiğini, davacı tarafça 29.06.2015 tarihinde gerçekleşen kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu belirtilmişse de, söz konusu aracın kaza tarihi olan 29.06.2015 tarihinde müvekkili şirket tarafından yapılmış geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazayla ilgili gerekli evraklarla birlikte sigorta şirketine başvurulmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargilama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davacılardan ... ve ...'un destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından adı geçen davacılardan ... için 3.764,04 TL ve ... için 112.318,78 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden ve diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların cenaze ve def'in giderinden kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 66,87 TL maddi tazminatın  davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden ve diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların manevi tazminat talebi bakımından davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ...'nın destekten yoksun kalma sebebine dayanan maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat miktarını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalılar aleyhine hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu kazaya karışan arac kamyonet vasfında olup davalılar aleyhine hükmedilen tazminatlara ticari avans temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, gerek maddi tazminat gerekse manevi tazminatlarda her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hüküm kurulması gerektiğini, vekalet ücretini kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafça belirtilen poliçe iptal edilmiş olup söz konusu poliçeye istinaden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu poliçenin 04.07.2014 tarihinde akdedilmiş olup önceki genel şartlara tabi olduğunu, cenaze ve defin giderleri poliçe teminatı kapsamında yer almadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacı ...'un müteveffa ile aynı evde yaşayan birisi olduğunu, destek tazminatı alabilmesi için ölen kişinin sağken desteğinden yararlandığının ispatlanamadığını, müteveffanın eşi gibi ... yönünden tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen vekalet ücretini kabul etmediklerini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalılar ... ve  ... vekili istinaf etmiştir. <br>Davacılar vekilinin hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Somut olayda 29.06.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'nın vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın %20 oranında kusurlu olduğu, ölenin gayri resmi evli olup 59 yaşında olduğu, 22 ve 24 yaşlarında çocuklarının olduğu, müteveffanın servis şoförlüğü yaptığı, davacılardan ...'in fizyoterapist olarak çalıştığı, davacı ...'in üniversite öğrencisi olduğu, davacı ...'nin ev hanımı olduğu, davalı sürücü ...'nın üniversite öğrencisi olduğu, diğer davalı ...'in ise mağazada satış danışmanı olduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kaza ve davanın tarihi, ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlığı paranın satın alma gücü ve TMK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu, 25.000,00'er TL talebin tam kabulüne olacak şekilde tazminat miktarının arttırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Davacılar vekilinin ve davalılar vekillerinin kusur raporunun hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;<br>Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; kazanın oluşumunda müteveffa yayanın 2918 sayılı KTK'nun 68/b maddesini ihlal ettiğinden, davalı sürücünün aynı yasanın 52/b maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>....Asliye Ceza Mahkemesi'nin keşif sonrasında alınan 22/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffa yayanın asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 30/06/2016 tarihli raporunda müteveffa yayanın tam kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 31/10/2017 tarihli raporunda müteveffa yayanın asli kusurlu olduğu, davalının alt düzeyde tali kusurunun bulunduğu belirtilmiş, ... Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'ndan alınan 25/06/2019 tarihli raporda müteveffa yayanın tam kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiş,  ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 08/10/2019 tarihli raporunda müteveffa yayanın asli kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, ceza mahkemesince iş bu rapor hükme esas alınarak sanık hakkında beraat hükmü kurulmuş, karar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesi'nin 2020/2022 Esas, 2022/135 Karar sayılı ilamıyla 24/01/2022 tarihinde kesinleşmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince çelişkilerin giderilmesi için; ... Teknik Üniversitesi 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 15/05/2020 tarihli raporda, davacıların murisi yaya ...'nın , gece vaktı yaya geçidinin olmadığı ve çelik bariyerlerle yaya girişine kapatılmış yolda karşıdan karşıya geçmemesi, yaklaşan araçların hız ve yakınlığına dikkat ederek kendi can güvenliğine azami özen göstermesi, hızla ve yan yana gelen iki aracın geçmesini beklemesi gerekirken bu kurallara uymamış, hatalı zamanda ve yerde karşıdan karşıya geçmeye çalışmış olduğundan müteveffa yayanın % 80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nın kamyonet tipi aracıyla sol şeridi sürekli kullanmaması, hız sınırlarına uyması, meskun mahalde seyrettiğini dikkate alarak daha yavaş ve dikkatli seyretmesi gerekirken bu kurallara uymamış, sol şeridi sürekli kullanmış, 50 Km/s hız sınırı olan yerde iki katına yakın hızla aşırı süratli seyretmiş, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğu, davalı sürücü ...'nın hız sınırlarına uyması, sol şeridi sürekli kullanmayıp sağ şeridi takip ederek seyretmesi halinde kaza meydana gelmeyebilirdi veya gelse dahi çarpışmanın şiddeti daha düşük olacağından ölüm olayı meydana gelmeyebilirdi, bu nedenle kazanın ve ölüm olayının meydana gelişi ile davalı sürücünün aşırı hızlı ve sol şeritte sürekli seyretmesi arasında doğrudan illiyet rabıtası mevcut olduğundan davalı sürücünün kazanın oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, Karayolları Fen Heyeti 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 27/11/2020 tarihli kök rapor ve 15/08/2021 tarihli ek raporda müteveffa yayanın asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirtilmiş, alınan kusur raporları birbiri ile, dosya kapsamı ile ve olayın oluşu ile uyumlu, hüküm kurmaya elverişli kabul edilmekle taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılar vekilinin hesap raporuna, destek tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacıların talep edebileceği destek tazminatının belirlendiği, müteveffanın vefatı öncesinde öğrenci servis hizmetinde çalıştığı ve kazandığı gelir ile ailesine baktığına dair bir takım fatura ve belgeler ibraz edilmiş olup bu hususa yönelik tanık beyanları da nazara alınmakla 2.030,14 TL bu dönemlere ilişkin ortalama net aylık kazanç belirlemesi yapılmış, aynı döneme denk gelen asgari ücret tutarı (2015 senesi ) 994,13 TL olduğundan 2.020,14/094,13 = 2.042 asgari ücretin katı tutarında belirleme yapılarak bu miktar üzerinden hesaplama yapılmış, ayrıca dava açmamakla birlikte nüfus kaydına göre sağ olduğu tespit edilen müteveffanın annesi ... 01.02.1934 doğumlu olup, TRH tablosuna göre bakiye muhtemel ömrü 7 yıl olup 2022 senesine kadar desteklik alacağı varsayılarak hesaplama yapılmış, davacılardan ...'in fizyoterapist olduğu ve kaza tarihi itibariyle 22 yaşını geçmiş olması sebebiyle destek tazminatına hak kazanamayacağı değerlendirilmekle raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Öte yandan dosyaya sunulan ... Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün 22.10.2015 tarihli yazısında cenaze ve nakil işleri için 850TL * KDV yemek dağıtımı için 7.000-11.000 TL arası masrafın gideceği belirtilmiş, buna göre yapılması zorunlu masrafların nazara alınması gerektiğinden taşıma, tabut, kefen, defnetme ve yıkama masrafları olan 850+KDV =1.003,00 TL 'nin kusur karşılığının nazara alınması gerekliliğinden bahisle toplam 1.003,00 TL x % 20 = 200,60 TL defin gideri yönünden alacak hakkı bulunduğu belirlenmiş, defin giderinde miras payı nazara alınmadığından 3 kişi için 200,60/3=66,87 TL kişi başı nazara alınması gereken miktar olarak hesaplanmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. <br>Davacılar vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davacılar vekili ... pkalaı aracın kamyonet olduğunu, bu nedenle hükmolunan tazminata uygulanacak faiz türünün ticari faiz olması gerektiğini  savunmuş olup, aracın kullanım amacının ruhsat bilgilerinde \"hususi\" olduğu anlaşılmakla; mahkemece yasal faize hükmedilmiş olması yerinde görülmekle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davacılar vekili, hem maddi hem de manevi tazminat yönünden her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>Her bir davacı tarafından talep edilen tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. maddeleri gereği ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olduğu, mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden davacılar lehine her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu yönlü istinaf talebi yerinde görülmüştür.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin poliçeden dolayı sorumluluklarının bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili kazaya konu aracın 08/06/2015 tarihinde satılmış olması sebebiyle sigorta poliçesinin iptal edildiğini, bu nedenle iptal edilen poliçeden dolayı sorumlu tutulamayacaklarını savunmuştur.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–101. maddelerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamaktır.<br>\tBu sigorta işleteni değil aracı takip etmektedir. Zorunlu mali mesuliyet sigortası işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. KTK’nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı yasanın 94. maddesinde, \"Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde fesh edebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı\", aynı Yasa’nın 95. maddesinde ise, \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemez.  Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabilir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. (Yargıtay 17. H.D. 2015/3527 esas ve 2017/9272 karar sayılı ilamı)<br>\tSomut olayda, davalı ... Sigorta A.Ş., davacıların murisi ...'ya çarparak vefatına sebep olan ... plakalı kamyonetin zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davalı sigorta şirketi ile davalı araç maliki ... ... arasında dosyada mevcut trafik poliçesine göre 04.07.2014 - 04.07.2015 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi düzenlenmiş olup davaya konu kaza 29.06.2015 tarihinde poliçe vadesi içinde meydana gelmiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu aracın 08.06.2015 tarihinde satıldığını, bu nedenle ZMMS Genel Şartlar C.4. maddesi gereğince poliçenin iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş ise de, poliçe zeyilnamesinin 13/07/2015 tarihinde tanzim edilmiş olduğu, kaldı ki KTK 95/II. maddesi gereğince feshe ilişkin bu savunmanın sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişki olup davacı olan 3. kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Bu durumda mahkemece kaza tarihi itibarı ile geçerli bir trafik sigortası poliçesinin bulunduğunun ve davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cenaze ve def'in giderinden sorumluluklarının bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br> Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlit gideri v.s gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerinden sorumlu değildir. <br>Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından talep edilen cenaze ve def'in giderlerinin teminat dışı olduğunu ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile  dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacıların cenaze ve def'in giderinden kaynaklı zararlarının davacıların gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacıların uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Davalı ... ve ... ... vekilinin davacı ...'nin destek tazminatı talebinin reddi gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalılar vekili davacı ...'nin müteveffanın nikahlı eşi olmadığını, müteveffadan destek aldığını ispat edemediğini savunmuştur.<br>Dosya kapsamına alınan tüm deliller birlikte incelendiğinde, yapılan kolluk araştırması neticesinde davacı ...'nin vefat eden eşi ve müşterek çocukları ile birlikte ikamet etmekte olduğu tespit edilmiş, Müteveffa ile davacı ... arasında devamlı ve sürekli bir desteklik olgusunun bulunduğu dinlenen tanık beyanlarından ve aile olarak bir yaşantılarının mevcut olduğu dosyaya sunulan fotoğraf ve sair delillerden anlaşılmış olup davalılar vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ... ve ... ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalılar vekili her ne kadar reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dairemizde yapılan istinaf incelemesi sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının tam kabulüne karar verilmiş olmakla, davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat miktarı ve davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti tayini talepleri yönünden kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile;<br><br>a)Davacılardan ... ve ...'un destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından adı geçen davacılardan ... için 3.764,04 TL ve ... için 112.318,78 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden ve diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,<br>b)Davacıların cenaze ve def'in giderinden kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 66,87 TL maddi tazminatın  davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden ve diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,<br>c)Davacıların manevi tazminat talebi bakımından davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,<br>d)Davacılardan ...'nın destekten yoksun kalma sebebine dayanan maddi tazminat talebinin reddine, <br>4- Maddi Tazminat Talebi Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti;<br>a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.929,56 TL karar harcından peşin alınan 27,70 TL ile ıslah harcı olan 491,00 TL olmak üzere toplam 518,70 TL'nin mahsubundan sonra bakiye 7.410,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>b)Davacılar tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ve 27,70 TL peşin harç ile 491,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 546,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>c)Davacılar tarafından yapılan 4.623,70 TL yargılama giderinden kabul red oranına karşılık gelen 4.603,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>d)Davacı ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, <br>e) Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 3.730,91 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, <br>f) Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 66,87 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, <br>g)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,<br>5-Manevi Tazminat Talebi Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti;<br>a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL karar harcından peşin alınan 235,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.887,95 TL harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>b)Davacı tarafından yatırılan 235,30 TL peşin harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>c)Davacı tarafından, manevi tazminat talebi bakımından ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>d)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>e)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen  alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>f))Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen  alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>6-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>7-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 7.929,56 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.982,39 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye ‭5.947,17 TL harcın iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>8-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'ndan alınması gereken 9.637,31 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.409,5 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye ‭7.227,81 TL harcın iş bu davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>9-Davacı taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davacılar tarafından yapılan 126,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı taraflara verilmesine, <br>12-Davalı ... Sigorta avansından yapılan 100,00 TL istinaf giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/12/2024<br><br>  <br>   Başkan  \t\t\t\t  Üye                    \t Üye  \t                   Katip  <br> <br><br><br>\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76af088f9b027738","SID":"fb73acf9fc70efb8"}}