{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1162 <br>KARAR NO: 2024/1735<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/02/2021<br>NUMARASI: 2019/939 Esas -  2021/174 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili olduğu keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Alsancak Şubesi'ne ait, 30/04/2019 keşide tarihli- ... seri numaralı- 45.000,00 TL tutarlı, ... seri numaralı- 30/05/2019 keşide tarihli- 45.000,00 TL tutarlı, ... seri numaralı- 30/06/2019 keşide tarihli- 45.000,00 TL tutarlı, ... seri numaralı- 30/07/2019 keşide tarihli- 45.000,00 TL tutarında toplam dört adet çekin  müvekkilinin elinde iken rızası dışında elinden çıkması nedeni ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/321 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açtıklarını, dava devam ederken dava konusu 4 adet çekin davalı firmalar tarafından ibraz edildiğinin öğrenildiğini, taraflarına çek istirdatı davası açmak için iki haftalık kesin süre verildiğini beyanla, davacı müvekkilinin ilgisi olmayan davalı şirketler tarafından ibraz edilen çeklerin istirdatı ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Nak. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;  ... seri numaralı dava konusu çekin dava dışı ...'dan alındığını, ...'ın müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, bu nedenle davacının şahsi defilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olup çeklerin sebepten mücerret olduğunu, davacının imzaya itirazı bulunmuyor ise iddialarının dinlenemeyeceğini, beyanla davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...TTK'nın 792.maddesine göre; \"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister  ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru  bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür.\" aynı Kanunun 790.maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmakta olup, davacının dava konusu çeklerin elinden rızası dışında elinden çıktığına ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığı, davacı cirosundan sonra çeklerin arka yüzünde dava dışı birden fazla kişinin cirosunun bulunduğu, davalıların çeklerin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğuna ilişkin davacı tarafından getirilen herhangi bir kanıt bulunmadığı, herhangi bir soruşturma dosyası olmadığı, davalıların ağır kusurunun ve kötü niyetinin davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek, davalılar aleyhine açılan iş bu davanın, ayrı ayrı çeklere dayalı olarak açılmış olması red sebebi ortak olmakla birlikte davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, her bir davalı için talep miktarı üzerinden hesaplama yapılarak ayrı ayrı vekalet ücreti tayin ve taktiri cihetine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk davada her ne kadar delil sunulmamış olsa da deliller kısmı dilekçede çıkmadığından delil durumunun değerlendirildiğini, kural olarak istinaf kanun yoluna başvurularda yeni delil ileri sürülemeyecekse de bunun istisnası olarak; İlk derece mahkemesinde usulüne uygun şekilde gösterildiği halde incelenmeyen delillerin ileri sürebileceğini, mücbir sebeple gösterilemeyen delillerin ileri sürülebileceğini, Kamu düzenine ilişkin hallerde yeni delil ileri sürülebileceğini, kendiliğinden araştırmaya ilişkin hallerde yeni delil ileri sürülebileceğinin\" denmekte olduğunu, çekler arkasındaki davacı adına atılan ciro ve imzanın davacıya ait olmaması (... inşaat A.Ş cevaba cevap dilekçesinde ciro ve imzanın müvekkile ait olmadığı belirtilmiştir.) nedeniyle mahkemece kendiliğinden bu konuda araştırma yapılabilecekken bunun yapılmamasının bozma nedeni sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılmış olsaydı bu çeklerde ki davacıya ait cirodaki yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının, dolayısıyla sahte bir şekilde davacının yazı ve imzası atılmak suretiyle çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığının açıkça ortaya çıkacağını, ayrıca her ne kadar davalıların kötü niyetli olduklarının ispat mükellefiyetimiz varsa da tüm davalıların şirket olması, aldıkları çekler için ticari bir iş olması nedeniyle fatura kesmeleri zorunluluğu karşısında fatura ibraz edemeyen davalıların kötü niyetli olduklarının gözden kaçırıldığını, bu anlamda çekleri alırken fatura kesen ... haricindeki davalılar yönünden davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı  vekilin  istinaf dilekçesinde; \"çekleri alırken  fatura kesen ... haricindeki davalılar yönünden davanın kabulü gerekirken,\" şeklindeki beyanı ile  müvekkil  şirketi istinaf  talebinin dışında  tuttuğunu, bu hususun göz önüne alınması gerektiğini, müvekkil şirketin davaya  konu  olan ... Alsancak Şubesi ... seri numaralı, 30.04.2019 keşide tarihli 45.000.TL bedelli çeki ... ile  yapılan  ticari işlemler  sonucu bu  şahsın cirosu ile elde etmiş olduğunu, davaya cevap dilekçelerinde bu  konunun ayrıntılı açıklandığını ve yapılan ticari işle ilgili  belgelerin de  sunulduğunu, mahkeme kararındaki gerekçelerin yerinde olduğunu beyanla, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalıların çekin yetkili hamili olup olmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilmeyen hususların ve sunulmayan delillerin istinaf aşamasında ileri sürülüp sürülemeyeceği  noktasındadır. Dava konusu çeklerin deva dışı ... Ltd.Şti  tarafından davacı lehdara keşide edilip  teslim edildiği, çeklerin arkasındaki ilk cironun davacı lehdara ait olup bundan başka cirolar bulunduğu, davalıların  son ciranta olduğu ve çekleri  bankaya ibraz ettikleri,  dava konusu çekler  hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/321  Esas sayılı  dosyası ile açılan zayi nedeniyle iptal davasında davalıların çekleri bankalara ibraz ettiklerinin anlaşılması üzerine eldeki istirdat davasını açmak üzere süre verildiği ve davanın  açıldığı anlaşılmaktadır.   TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını  790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.  Dava konusu çeklerdeki  ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini  ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davaya konu çeklerde  düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesinde hiçbir delile dayanmamış ve delilde sunmamıştır. İstinaf aşamasında ise dava dilekçesinde ileri sürmediği yeni iddia olarak ilk cirodaki imzaların kendisine ait olmadığını bu hususun araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 6100 sayılı HMK 357/1 maddesindeki \"...Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.\" düzenlemesini içermektedir.Mutlak defii niteliğindeki  imza inkarına dayalı sahtelik iddiası  her aşamada herkese karşı ileri sürülebilecek olup, şeklen ciro silsilesi düzgün olan  istirdat davasına konu  çeklerin lehdarına ait  olan ilk cironun davacıya ait olmamasının  davanın sonucuna bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c526cc25902dc3f","SID":"b34f387151eea958"}}