{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1644 Esas<br>KARAR NO: 2024/1956 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/142 Esas- 2024/308 Karar<br>TARİH: 09/05/2024<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...ne karşı  müvekkilinin işçi hak ve alacakları için açmış oldukları davanın İstanbul 17. İş Mahkemesi'nin 2020/811 Esas 2023/830 Karar sayılı ilamı ile kabul edildiğini, iş bu ilama dayanarak 07/11/2023 tarihinde başlattıkları icra takibinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile derdest iken davalı şirketin 28/12/2023 tarihinde terkin edildiğini, ihyası istenen şirketin müvekkiline karşı borcu devam ettiğinden tüzel kişiliğin ihyası davası açabilmeleri için taraflarına yetki verilmesine ilişkin taleplerinin müdürlük tarafından davanın açılması akabinde dosyaya bildirimde bulunulacağı ve yetkiye ihtiyaç olmadığının belirtilerek reddedildiğini, bu kapsamda icra dosyasından borcun güncel durumu ve diğer hususlar hakkında gerekli görülmesi halinde ilgili bilgi ve belgelerin celbini talep ettiklerini, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinden ötürü iş bu davanın husumetinin sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelttiklerini, ...nün sicilinde kayıtlı iken terkin olunan ... unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ...nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili kuruma yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yönetilmesinin gerektiğini, bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların da göz önünde bulunması gerektiğini, müvekkili kurum yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2024/142 Esas- 2024/308 Karar sayılı kararında; \"Dava, ticaret sicilinden tasfiye sebebi ile  terkin edilen şirketin TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili davasıdır. TTK' nun 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yap lmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için  tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. İhyası istenen ...'nin tasfi sicil kaydının 27/12/2023 tarihinde res'en terkin edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından İstanbul 17. İş Mahkemesinin 2020/811 Esas sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine alacak davasının ikame edilmiş olduğu, davacının dosyada verilecek hükmün infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye  amacıyla şirketin ihyasına, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile; ''1-Davanın KABULÜ ile;  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı TASFİYE HALİNDE ...'nin İstanbul 17. İş Mahkemesinin 2020/811 Esas sayılı dosyasında verilecek karar ve yapılacak işlemlerin infazı amacıyla TTK'nın 547. Maddesi uyarınca İHYASINA, TTK'nın 547/2 maddesi uyarınca ... (T.C. Kimlik No:...)'nin tasfiye memuru olarak atanmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı Tasfiye Memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Tasfiye Memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava süresinde ikame edilmemiş olup Mahkemece bu yönden inceleme yapılmadığını, bununla birlikte müvekkili adına husumet yöneltilebilmesinin de mümkün olmadığını, tasfiyeye dayanak icra takibine konu, İstanbul 17. İş Mahkemesi'nin 2020/811 Esas sayılı dosyası halen istinaf aşamasında olup işbu kararın kesinleşmediğini, istinaf neticesinde davanın reddine karar verilmesi halinde huzurdaki dava dahi konusuz kalacak olup şirketin ihyası için herhangi bir sebep bulunmayacağını, bu yönden, kesinleşmemiş karara istinaden şirketin ihyasının hukuken mümkün olmadığını, Mahkemece bu hususun resen araştırılması gerektiğini ve bekletici mesele yapılmak suretiyle mezkur davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, yazılı şekilde hüküm kurularak şirketin ihyasının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddi yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde \"tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ...'nin sicil kaydı 27/12/2023 tarihinde tasfiye neticesinde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça İstanbul 17. İş Mahkemesi'nin 2020/811 Esas sayılı dosyası ile işçi alacakları davası açılmış, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine ilgili ilam yine davacı tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuş ve takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. Buna göre şirketin tasfiyesi, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest takip dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığından, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamından İstanbul 17. İş Mahkemesi'nin 2020/811 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilip edilmediği anlaşılamamakta ise de, bu halde zaten karar kesinleşmemiş ve dava derdest olacağından şirketin yine ihya edilmesi gerekecektir. Bu nedenle, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gibi, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya istemi herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir. Davalı tasfiye memurunun aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan bu davada, şirketin sicil kaydını terkin eden ve ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden sicile tescilini gerçekleştirecek olan Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuruna zorunlu olarak husumet yöneltilmesi gerekir. Dosya kapsamından Mahkemece tasfiye memuru olarak atanan ...'in ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olmadığı, tasfiye memurunun ... isimli kişi olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde ...'in davalı olarak gösterilmediği, Mahkemece herhangi bir şekilde davaya dahil edilmesine karar verilmediği, buna rağmen ...'e tebligat yapıldığı ve hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmamasına rağmen davalı olarak kabulü ile  tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu sebeple verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının istinaf başvurusunun bu yönü ile haklı olduğu anlaşılmıştır.Bu kapsamda Mahkemece, davacı tarafa ihyası talep edilen şirketin son tasfiye memuru olan kişiye karşı dava açılması ve açılan davanın bu dava ile birleştirilmesi için süre verilmesi, iki davanın birlikte değerlendirilmesi, davalı ... yönünden ise yapılan açıklamalar nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden davalı ...'in istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2024/142 Esas- 2024/308 Karar sayılı kararının HMK'nın  353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8178b4b694433c95","SID":"c19e0d310a6e2fa9"}}