{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/904 Esas<br>KARAR NO: 2024/1947 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:  2019/309 Esas- 2021/793 Karar<br>TARİH:  03/11/2021<br>DAVA: Ticari Şirket (Yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tesbiti)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...’nın istifası üzerine 24.06.2009 tarihinde geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine atandığını, görev süresinin 15.08.2011 tarihinde tamamlandığını, 2012 yılında tüm görevlerini şirketteki payı ile ...’na devrettiğini, davalı şirketin genel kurul evraklarını Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tescil ettirmediğini, evrakların kendisine de verilmediğini, evrakların hükumet komiserliğinde mevcut olduğunu, davalı şirketin ortaklarına ve genel kurul evraklarına ulaşamadığı için şirketten istifasının kabulü konusunda dava açmak zorunda kaldığını beyanla müvekkilinin istifasının kabulüne, Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket temsilci kayyımı beyan dilekçesinde özetle; davalı şirketin tescilli ve kayıtlı adresine gidildiğini, şirketin faal olup olmadığının araştırıldığını, bahse konu adreste böyle bir şirket olmadığını, dolayısıyla faaliyette bulunulmadığının kendisince tespit edildiğini, dosyada mübrez bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin TTK.nun A.Ş.'nin hisse devri hükümlerine göre yapıldığını, davacının halen şirkette ortak olduğunun belirlendiğini, tespite kayyım olarak da katıldığını, davacının davasının dinlenme imkanı mevcut olmamakla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 03/11/2021 Esas 2019/309 Esas- 2021/793 Karar sayılı kararında; \"Dava, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.Davalı şirketin celbolunarak incelenen ticaret sicil dosyasına göre şirketin iş bu davada temsil edebilecek yetkili bir organının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekiline davalı şirketi temsil edebilecek kayyım atanmasını sağlamak üzere dava açması için yetki ve süre verilmiş, atanan temsilci kayyımına dava dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.Somut uyuşmazlığın konusu davacının davalı şirketin ortağı olup olmadığı, yönetim kurulu üyeliğinin sona erip ermediği, davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip etmediğidir. Davalı şirketin celbolunarak incelenen ticaret sicil dosyasından; şirketin önceki unvanının ... Ticaret A.Ş.iken 29/08/2008 tarihinde tescil edilen ana sözleşme tadili ile yeni unvanının ... Eğitim Ticaret A.Ş.halini aldığı, 15/08/2008 tarihinde yapılan 2005-2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında... 'nın üç yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, kararın 29/08/2008 tarihinde sicile tescil edilerek 03/09/2008 tarihinde de sicil gazetesinde yayınlandığı, ... 'nın yönetim kurulu üyeliğinde istifası üzerine 05/06/2009 tarihli 2009/11 sayılı kararı uyarınca davacının ilk genel kurulun onayına sunmak üzere TTK.nun 315.maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olarak atanmasına karar verildiği, 13/02/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin tadili ile tekrar değiştirildiği ve şirketin de unvanının ... Sağlık Hizmetleri İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.olduğu, davacının yönetim kuruluna atama kararının da onaylanmasına karar verildiği, bu kararların 17/02/2010 tarihinde sicile tescil edilerek 24/02/2010 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 04/06/2009 tarihinde eski TTK.ya göre yönetim kuruluna seçilen bir kişinin göreve başlayabilmesi için hissedar olma zorunluluğu bulunduğundan davacıya 04/06/2009 tarihinde 1.000,00 TL tutarında iki adet pay devri yapıldığı, davacının aynı zamanda davalı şirkete ortak olduğu, daha sonrasında davacının, davalı şirketin yönetim kurulu toplantılarına katılarak kararları imzaladığı, davalı şirketin en son 14/09/2012 tarihinde tescil edilen işlem bilgisinin bulunduğu, 10/09/2012 tarihli yönetim kurulu kararı olan bu kararda davacının imzasının bulunduğu, söz konusu yönetim kurulu kararının 20/09/2012 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı şirketin bundan başka tescil edilmiş bir işlemi bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf şirketin yönetim kurulu üyeliğinden ve şirketi temsile yetkili müdürlük görevinden istifa ettiğini iddia etmektedir. İstifa tek taraflı bir irade beyanı ile gerçekleşebilecek bir eylem olup, kabulüne gerek yok ise de, davacı yan istifa ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunamadığı gibi ticaret sicil dosyası kapsamında da herhangi bir şekilde istifa edildiğine dair bir delil tespit edilememiştir. Davacı yönetim kuruluna 05/06/2009 tarihinde istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine görev yapmak üzere seçilmiştir. Yasa gereği yönetim kurulunun bu seçimi 13/02/2010 tarihli genel kurulda onaylanmıştır. Yerine seçildiği İrina ... yönetim kuruluna 15/08/2008 tarihli genel kurulda üç sene süreyle seçilmiş olup, azami süresi üç senedir. Onun yerine seçilen davacının da görev süresinin bu üç yıllık süre ile sınırlı olması gerekmektedir. Üç yılın hitamında 15/08/2011 tarihinde görev süresi dolmuş olacaktır. TTK.315.maddede; \" 275 'nci madde hükmü mahfuz olmak üzere bir azalık açılırsa idare meclisi kanuni şartları haiz bir kimseyi geçici olarak seçip ilk toplanacak umumi heyetin tasvibine arz eder. Bu suretle seçilen aza umumi heyet toplantısına kadar vazifesini yapar.\" hükmü düzenlenmiştir. Yasal bu düzenlemeye göre de davacının genel kurulun yapıldığı 13/02/2013 tarihine kadar görevini yapabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Yapılan genel kurul toplantısında da yeni bir seçime veya görev süresinin uzatılmasına dair herhangi bir karar alınmamıştır. Ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre görev süresi dolsa dahi yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar eski yöneticilerin görevlerinin devam edeceği, görev süresi bitmiş olsa dahi yöneticilerin genel kurula çağrı görevinin devam ettiği kabul edilmektedir. Kaldı ki davacı da 10/09/2012 tarihli bir yönetim kurulu kararını imzaladığı tespit edilmiştir. Bu durumda yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının yönetim kurulu üyeliği görevinin devam ettiği, istifa olgusunu ispat edemediği vicdani kanaatine varılmıştır. Ancak açılan iş bu dava ile davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifa iradesi dava dilekçesinin şirkete tebliğ ile ulaşmış olması nedeniyle 17/06/2019 dava tarihinin davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarih olarak tespiti gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile davacının davalı ... Turizm Sağlık Hizmetleri İnşaat San Tic A.Ş 'deki yönetim kurulu üyeliğinin dava tarihi olan 17.06.2019 tarihi itibari ile SONA ERDİĞİNİN TESPİTİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/309 Esas sayılı dosyasında 03/11/2021 tarihinde verdiği karar neticesinde işbu istinaf başvurusunda bulunması gerektiğinin hasıl olduğunu, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında şirketi temsilen yetkili müdür görevinde olduğunu belirttiğini, ancak bunun doğru olmadığını, şirketin temsil yetkisinin sadece ...'nda olduğunu, bu konudaki kanıt belgelerinin şirketin ticaret sicil gazetelerinde ve sunduğu belgelerde mevcut olduğunu, gerekçeli kararda, belirtilen şirketten ve yönetim kurulundan ayrılış tarihinin 17/06/2019 olarak belirtildiğini; Bilirkişinin de tespit ettiği üzere şirketten ve yönetim kurulundan ayrılma tarihinin 15/08/2011 olduğunu, kanıt belgelerinden de anlaşılacağı üzere şirketteki hisselerini ve tüm görevlerini mahkemenin başından beri belirttiği 2012 yılında yapılan genel kurul evraklarıyla kanıtladığını, sunduğu evrakların içerisinde hisse devri, yönetim kurulundan istifası, görevli komiser bilgileri ve noter tasdiklerinin mevcut olduğunu, bu belgelerin eline son duruşmadan önce geçtiğini ve belgeleri Avukatı ...'a verdiğini, adı geçen avukatın kendisine verdiği belgeleri mahkemeye sunmadığı gibi karar duruşmasına da katılmadığını, tüm iletişim kanallarını kapattığını ve kendisiyle irtibat kuramadığını, görevi suistimalden dolayı kendisini baroya şikayet ettiğini, şikayet dilekçesini de ekte sunduğunu; ... İnş. San. A.Ş.'den ayrılış tarihinin bilirkişi tespiti ve noterde tasdik edilen genel kurul evraklarında da görüleceği üzere 15.08.2011 olduğunu, Avukat İkra ...'un ihmalinden dolayı istifa tarihinin 15.08.2011 yerine 17.06.2019 tarihi olarak kabul edildiğini, mahkemenin bu kararı vermesinde avukatının sorumlu olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket paylarının devri ve istifa nedeniyle yönetim kurulu üyeliği ve temsilciliğinin sona erdiğinin tespiti ile ticaret siciline tescili talebine ilişkindir.  Davacı taraf, davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin istifa etmesi nedeniyle 24.06.2009 tarihinde geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine atandığını, 2012 yılında ise davalı şirket paylarını ve temsil görevini ...'na devrettiğini, davalı şirket tarafından alınan kararların Ticaret Sicili'ne tescil ettirilmediğini, söz konusu belgelerin kendisinden gizlediğini beyan ederek davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespiti ile bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tesciline karar verilmesini talep etmiş, davalı şirket temsil kayyımı davanın reddini savunmuş, Mahkemece, davacının daha önce yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğine dair delil/belge bulunmadığından bahisle ve dava dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile istifa iradesinin ortaya konduğu kabul edilerek yönetim kurulu üyeliğinin 17/06/2019 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine karar verilmiş, karara karşı davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı, dava dilekçesi ekinde istifasına dair İstanbul ... Noterliği'nin 26/04/2019 tarihli, ... yevmiye sayılı belgesini ibraz etmiş, Mahkemece söz konusu istifanamenin tebliğ şerhi ile davalı şirketin sicil kayıtları getirtilerek incelenmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde delil olarak davalı şirketin 2012 yılı genel kurul toplantı tutanaklarına dayanmış, yargılamanın ilerleyen aşamalarında  davacı adına Av. ... tarafından dosyaya vekaletname sunulmuş ancak adı geçen vekil duruşmaların bir kısmına katılmamış, bir kısmına da e duruşma olarak katılmayı talep etmiş ve Mahkemece teknik nedenlerden ötürü e duruşma yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacı istinaf dilekçesi ile; davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden 15/08/2011 tarihinde istifa ettiğini, bu hususu ispata yarar belgeleri avukatına verdiğini ancak avukatının belgeleri dosyaya ibraz etmediği gibi karar duruşmasına da katılmadığını, bu nedenle kendisini vekillikten azlettiğini ve Baro'ya şikayet ettiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiş, dilekçesinin ekinde Av. ...'u vekillikten azlettiğine dair 23/03/2022 tarihli azilname ile adı geçen avukat hakkında İstanbul ... Nolu Baro Başkanlığı'na yaptığı şikayet dilekçesi, davalı şirketin Kartal ... Noterliği'nin 23/03/2011 tarihli tasdikini içerir karar defterinin açılış sayfası, yönetim kurulunun 2012/4 ve 2012/5 sayılı kararları, hisse devir sözleşmesi ve 2009-2010-2011 yıllarına ilişkin 12/12/2012 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'ndan birer sureti sunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 146. maddesi uyarınca tarafların Kanunda belirlenen sürelerden sonra delil göstermeleri mümkün değildir. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülmemesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa Mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Somut olayda; her ne kadar davacı ve vekili tarafından İlk Derece Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında istinaf dilekçesinin ekinde sunulan belgeler dosyaya sunulmamış ise de, Mahkemece de HMK'nın 31. maddesi nazara alınarak davalı şirketin yönetim kurulu karar defteri, 2012 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanak ilgili yerlerden araştırılmamış, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir. O halde Mahkemece, davalı şirketin 12/12/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanağın İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'nden istenilmesi, davalı şirketin temsilcisine şirketin yönetim kurulu karar defteri ile pay defterini ibraz etmek üzere süre verilmesi, ilgili defterlerin bulundukları yerlerin araştırılması, defterlerin ibrazının sağlanamaması halinde davacı tarafından sunulan yönetim kurulu kararlarının ilgili Noterlikten tasdikine dair belgelerin getirtilmesi, bundan sonra tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile neticesine göre bir karar verilmesi gerekmektedir.  Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarih ve 2019/309 Esas- 2021/793 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da701c8027309792","SID":"075072e497b2e82f"}}