{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/680 Esas<br>KARAR NO:2024/1956<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2022<br>NUMARASI:2021/510 Esas, 2022/232 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dünyanın en büyük havalimanlarından olan ... Havalimanı’nın inşaatını yapmak ve 25 yıl boyunda işletmek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu,  \". ..Havalimanı\" markası altında işletilen havalimanı bölgesine ayrılan alan büyüklüğü ile de rakiplerinin hayli üzerinde yer aldığını, temelinin atıldığı günden bu yana toplamda yaklaşık 200 bin işçinin emek verdiği ve tüm fazları tamamlandığında ise yıllık 200 milyon yolcuya hizmet verecek olan \"... Havalimanı\" / \"...\" markası ile işletilen havalimanının sağlayacağı istihdamın 225 bin kişiye kadar ulaşılabileceği, hal böyle iken davalı şirkete ait ... sayılı \"...\" markasının müvekkili şirketi adına tescilli \"...\" ibareli markalarla benzerlik taşıdığını, bu benzerliğin halk arasında karıştırılma dahil iltibas tehlikesi doğurduğunu, ortalama tüketici nezdinde \"...\" ibareli marka ile müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu hizmetler arasında bir ilişkinin var olduğu düşüncesinin doğma ihtimalinin yüksek olduğunu, kaldı ki davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı şehirde aynı ilçede yani konumsal olarak oldukça yakın bir mesafede faaliyet gösteriyor olduğu da dikkate alındığında tüketicilerin ... sayılı markayı müvekkili şirket ve veya müvekkili şirkete ait markalar ile ilişkilendireceğinin açık olduğunu, \"...\" markasının tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili şirket ile anılan markaya yönelik olarak yoğun ve önemli yatırımlar yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, davalı şirket tarafından ... sayılı marka başvurusunun müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla gerçekleştirildiğini, kötü niyetli müracaat ve kullanım nedeniyle ... sayılı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin \"... otel\" şekil ibaresinin 43. Sınıf ile marka başvurusu gerçekleştirildiğini ve bu başvurunun tescil edildiğini, davacının ... başvuru numaralı \"... iga\" ,... tescil numaralı \"... Havalimanı\", ... tescil numaralı \"...\", ... tescil numaralı, \"...\", ... tiscil numaralı \"...\" markalarını dayanak göstererek, açılan huzurdaki davanın şekil markaları üzerindeki haklarını, tescilli markalarının içinde geçen \"...\", \"...\", \"...Havalimanı\", ibarelerinin bu kapsamda yer almadığını ve Türk Patent datalarından çevrimiçi yaptıkları araştırmalarda marka vasfına ulaşılmadığını, havalimanı işletmesi olduğunu unvanında belirten davacı ..., \"istanbul\" \"...\" ve \"...Havalimanı\" ibarelerini sahiplenerek tekelci bir zihniyet tutumu içerisinde herkesin kullanabileceği İstanbul şehir ismini, havalimanı ve airport genel ibarelerini tanınmışlık iddiası ile kendine mal ettiğini, unvanında görüleceği üzere markanın asli unsurunun \"...\", \"...\" ve \"...\" ibarelerinin baş harfleri olan ... ibaresi olduğunu, dolayısı ile ... ibaresinin ... Havalimanı’nın açılımı olan bu asli unsurun içeriğini sahiplenen şirketin bu anlamsal içerikten dolayı \"...\" markası içerisinde \"...\" ve \"..\" geçtiği için \"...\" , \"...\", \"...\" ve \"...\" ibarelerini çağrıştırdığı gerekçesiyle davanın açıldığını, Türk Patent datalarında yaptıkları araştırma neticesinde tüm sınıflarda yapmış oldukları marka araştırması içinde \"İstanbul\" geçen ... adet marka başvurusuna, \"grand\" geçen 1622 adet marka başvurusuna, \"...\" geçen 52 adet marka başvurusuna, \"...\" geçen 233 adet marka başvuru kaydına rastlandığını, bu ibarelere sıklıkla rastlanılmasının, ibarelerin fonetik olarak ya da kelime olarak diğer tescilli ibarelerin içinde geçtiğinden davacının davasında haksız olduğunu, müvekkiline ait ... sayı ile tescilli \"...\" şekil ibareli marka ve itiraza konu edilen davacı markalarına görsel ve işitsel olarak bakıldığında mutlak surette bir benzerlik taşıması ve karıştırılmasının mümkün olmadığını, bu markaların mutlak surette bir benzerlik taşıdığı iddiasının, karıştırılma ihtimali dahi olmayan bu markalar karşısında herhangi bir gerçeklik taşımadığını, yazılışları, okunuşları, logoları ve yazım karakterleri birbirinden farklı olan bu markaların, farklı oldukları ve farklı işletmelere ait olduklarının açık ve bariz olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...Mahkememiz, Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/14-696 Esas ve 2016/778 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere markaların benzerliği, karıştırma ihtimali gibi hukuki konularda bilirkişi raporları ile bağlı değildir. Bu nedenle ilgili hukuki konularda farklı tespitler içeren bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi cihetine gidilmemiştir.Davalı markası siyah zemin üzerinde sarı harfler ile \"...\" unsurlarından oluşmaktadır. Markada \"...\" ibaresi diğer kelime unsurlarına göre daha büyük yer almaktadır ve \"...\" kelime unsuru markanın alt kısmında küçük bir şekilde konumlanmıştır. Markalar bütünsel olarak değerlendirilirken, tüketici algısında, kelime unsurlarının, şekil unsurlarına nazaran daha akılda kalıcı olduğu kabul edilir. Elbette ki dikkat çekiciliği ve orjinalliği yüksek şekil unsurları, bu genel kabulün istisnasıdır. Ancak somut olayda, davalı markasında yer alan şekil unsuru, kelime unsurlarına baskın olarak akılda kalacak, ayırdediciliği ve orjinalliği yüksek bir nitelikte değildir. Markada yer alan \"...\" kelimesi ise sektör ve hizmeti belirtmesi, görece küçük ve altta yer alması nedeniyle ayırdediciliğe katkısı bulunmamaktadır. Bu durumda davalı markasının asli ve ayırdedici kısmı \"...\" kelime unsurlarıdır. Davacının davaya dayanak markalarından ... tescil numaralı markası ise \"...\" kelime unsurlarından oluşmaktadır. Sektör bilirkişisinin de yer aldığı 18/07/2022 havale tarihli raporda söz konusu davacı markalarının zayıf olduğu yönündeki tespitlere mahkememizce de iştirak edilmiş ise de, bu tespit, yalnızca zayıf markanın koruma kapsamının daha dar yorumlanması sonucunu doğurur; markanın tamamen korunmadan yararlanmayacağı anlamına gelmez. Bu durumda davacı markası ile davalı markasının asli unsuru yüksek derecede işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik içermelerinin yanısıra sınıfsal olarak da benzerdirler. Davacıya ait ... tescil numaralı marka ise münhasıran \"... Havalimanı\" kelime unsurlarından oluşmaktadır. Gerek tüm ortalama tüketici algısında \"...\" kısaltmasının, doğrudan İstanbul kelimesini refere etmesi, gerekse \"...\" kelimesinin anlamının havalimanı olması ve söz konusu İngilizce kelimenin bilinirliğinin yüksek düzeyde olması nedeni ile \"airport\" kelimesi ile karşılaşan tüketici zihninde doğrudan bu kelimenin havalimanı olarak algılanacağı anlaşıldığından ... sayılı marka ile de davalı markası arasında iltibasın bulunduğu kanaatine varılarak bilirkişi raporlarındaki aksi görüşe mahkememizce iştirak edilmemiştir. Bu nedenlerle söz konusu anlamsal, işitsel, görsel ve sınıfsal benzerliklerin yüksek oranda olması nedenleri ile özel bir dikkat ve eğitim seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde markalar ya da işletmeler arasında idari/ekonomik ilişkilendirme riskinin bulunduğu ve dar olan zayıf marka koruması kapsamında da SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı tanınmışlık iddiasında bulunmuşsa da bu iddiasını ispata yarayacak delillerini sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı anlaşılmıştır.Kötüniyetli tescil yönünden yapılan değerlendirmede ise; SMK'nun 6/9 maddesine göre kötüniyetle yapılan marka tescil başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Aynı kanunun 25.maddesine göre ise kötüniyetli tescil, aynı zamanda bir hükümsüzlük sebebidir. \"...\" kavramından ne anlaşılması gerektiği, her somut olayda ve o olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Genel olarak ticari dürüstlük kuralına aykırı tesciller kötüniyetli kabul edilmelidir. Her ne kadar davacı yan, kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de, hukukumuzda aslolanın iyiniyet olması, kötü niyeti iddia edenin bu hususu ispat külfeti altında bulunması ve dosyada davalının kötü niyetini ispata yarayacak derecede bir delil sunulmamış olması nedeni ile davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davalıya ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde SİCİLDEN TERKİNİNE\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;\"...\" ve \"...\" kelimeleri kimsenin tekelinde olmayan genel ve bilinir ibareler olduğunu, davalıya ait \"...\" ibareli markanın davacının markaları ile en küçük bir benzerlik taşıdığı vaki olsaydı Türk Patent Enstütüsü yaptığı inceleme de benzerlik nedeniyle başvurusunun kabul edilemeyeceğini, ancak markanın tescilli olduğunu,TPE datalarında yapılan araştırmaya göre içinde \"...\" ibaresi geçen 11.186 adet tescilli marka kaydına, İçinde ''...\" ibaresi geçen 52 adet tescilli marka kaydına, İçinde  \"...\" ibaresi geçen 233 adet tescilli marka kaydı tespit ettiklerini, Müvekkilinin markasının tescil ediliği 43. Sınıfa göre yapılan araştırmada;  içerisinde \"istanbul\" ibaresi geçen 2961 adet tescilli marka kaydına, İçerisinde \"...\" ibaresi geçen 95 adet tescilli marka kaydına rastlandığını,bu ibarelerin fonetik ve görsel olarak kimseye özel olmadığını, genel anlamda kullanılabilecek ibareler olmadığını,Markaların bir bütün olarak değerlendirilip karşılaştırılması gerektiğini, ilk raporun dosyaya uyumlu ve yerinde olduğunu, Mahkemenin müvekkili markasındaki \"...\" ibaresinin ayırtedici özelliğinin olmadığı yönündeki açıklamasının yanlış olduğunu, 2.raporun objektiflikten uzak olduğunu, markada yer alan ...unsuru \"...\" kelimesinin kısaltması olduğunu,  \"...\" kelimesinin müvekkiline ait markada büyük puntolarla yazılmış olması başka markalarla benzerliğe sebebiyet vermediğini, \"...\" ibaresinin oldukça yaygın ve yalnızca bir kişinin tekelinde olmayacak ölçüde anonim ve bölgesel bir ibare olduğunu, Bu ibarenin kullanılmış olması veya büyük puntolarla kullanılmış olması davacının markalarıyla arasında iltibasa sebebiyet verecek benzerlik olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, \"...\" ibaresi marka açısından önemli ve güçlü bir ayırtedici ibare olduğunu, müvekkiline ait  \"...\" markasındaki baskın ayırt edici kelime ... ibaresi olduğunu, çünkü... ve ... ibareleri zaten kimsenin tekelinde olmayan genel ibareler olup bu ibareler ... ibaresi ile birleştiğinde ortaya çıkan \"...\" markasında en ayırtedici ibare haliyle ... ibaresi olduğunu,  doğrudan hizmeti ve sektörü ifade ettiğini, ilk bilirkişi raporu ile çelişen ikinci bilirkişi raporundan hareketle  \"...\" kelimesinin sektör ve hizmeti belirtmesinin ayırdediciliğe katkısının bulunmadığı kararı son derece yanlış olduğunu, Ortada çelişkili iki rapor varken çelişki durumunu gidermeden karar vermesinin hatalı olduğunu,  dava konusu olaya uygun olan denetlenebilir objektif rapor ilk rapor olduğunu, mahkemece itirazların dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, benzerlik, karıştırma ihtimali, tanınmışlık ve kötüniyet nedenlerine dayalı olarak davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; hükümsüzlüğe konu... numaralı \"...\" ibareli marka ile davacıya ait ... numaralı \"...\" ibareli markanın aynı sınıfta tescilli oldukları, mahkemenin kararında ve son raporda yer verildiği üzere davacının markası 43 sınıf yönünden zayıf marka ise de, bu tespitin sadece zayıf markanın koruma kapsamının daha dar yorumlanmasını sonucunu doğuracağı, davalı markasındaki ... ibaresinin sektör ve hizmet belirttiği gibi daha küçük puntolarla yazılı olup ayırt ediciliği sağlamadığı, \"...\" ibaresinin her iki markada da kullanıldığı,... İbaresinin İSTANBUL kelimesinin kısaltması şeklinde yaygın olarak kullanıldığı, markanın şekil unsurunun kelime unsuruna göre baskın, orjinalliği yüksek bir unsur olmadığı, bütünsel değerlendirme yapıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar ve işletmeler arasında idari/ekonomik ilişkinlendirme riski bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup ilk raporun tek marka vekili tarafından hazırlandığı, ikinci raporda sektör bilirkişisi ile 2 marka vekili bilirkişi olduğu da dikkate alındığında mahkemece hukuki hususlar resen değerlendirilerek 2.rapora göre karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararından usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7219e50d8e5b873","SID":"882f776488b4d27e"}}