{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/884 <br>KARAR NO: 2024/1654 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2017/1011 (E) - 2020/876 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rucuen Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 25/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusundan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 113.146,17 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... dilekçesinde özetle; huzurdaki davada 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 36'ncı maddesi uyarınca Türk Hukuku'nun uygulanamayacağını; dava konusu araçta üretim ve imalat kaynaklı ayıbın bulunmadığını, yangının çıkış sebebinin üretim kaynaklı olduğu ispatlanamadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda yangının \"kuvvetle muhtemel\" elektrik kaynaklı belirtildiğini, aynı yönde hem kök rapor, hem de ilk derece mahkemesi kararında atıf yapılan 1/1/2016 tarihli yangın raporunda araçtaki yangının motor bölümü aksanında herhangi bir nedenle oluşan şerarelerin kablo izolelerini eriterek tutuşturması soncu başladığının belirtildiğini, 12/1/2016 tarihli eksper raporunda da \"aracın bilinmeyen sebepten dolayı yanarak hasarlanması sonucu\" meydana geldiği ifadesine yer verildiği; diğer yandan dosya kapsamında müvekkili şirketin ayıplı üretimini ortaya koyan bulgunun yer almadığını; araçta üretim kaynaklı ayıp olmadığı itirazları saklı kalmak koşuluyla paralel ithalat yoluyla getirilen araç nedeniyle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceği yönündeki itirazlarında ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, cevap dilekçesinde bildirdikleri gibi ... marka araçların Türkiye distribütörü ve tek yetkili satıcısının ... AŞ olduğunu, davaya konu aracın ise adı geçen distribütör şirketten alınmadığı gibi ...'ın garantisi kapsamında ithal edilmediğini, paralel ithalat yoluyla başkaca ithalatçılar tarafından ithal edilen aracın vergilerinin de gereği gibi ödenmediğini, yetkili olmayan satıcıdan alınan davaya konu aracın Türkiye'ye hangi koşular altında getirildiğinin müvekkili şirketin bilgi ve denetimi dışında olduğunu, kök rapor ile de sabit olduğu gibi davaya konu araçta kullanıcı kaynaklı olmayan tüm arıza, hata, kusur ve tüm garanti ve sorumluluğun ...ne ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun davaya konu araç üzerinde keşif yapılmadan ve dosya üzerinden varsayımlara dayalı olarak düzenlendiğini, kanıt niteliğini taşımayan eksper raporu ve yangın raporuna dayanılarak bilirkişi raporu düzenlenemeyeceğini; \"kuvvetle muhtemel, kanaat oluşmuştur/oluşmamıştır\" gibi muğlak ifadelere yer verilen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını; raporun sonuç bölümünde bilirkişilerin uzmanlık alanına girmeyen ve hatta mahkemenin yetkisine giren konularda değerlendirilmelerde bulunulduğu, kaldı ki bir an için paralel ithalat olduğu kabul edilse dahi yanma sebebinin kullanıcı veya üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ya da satıcının satıştan önce araç üzerinden yaptığı değişiklikler varsa bunlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiğini; kural olarak ayıplı mal satışı ve hatalı üretim nedenlerine dayalı açılan davalarda ayıp ve hatalı üretimin saptanması durumunda ithalatçı firmanın sorumluluğundan söz edilemeyeceği, garanti belgesi imzalanması durumunda sorumlu tutulabilecek ithalatçı firmanın, araca ait garanti belgesinde garanti olarak imzasının da bulunması gerektiğini, davaya konu olayda ise ithalatçı firma olan müvekkiline herhangi bir garanti sözleşmesinin tebliğ edilmediğini; araçta oluşan hasarın kullanıcıdan kaynaklanmadığına ilişkin tespite nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen kendilerine de tebliğ edilmeyen ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, huzurdaki davada hasarın kullanım hatasından meydana gelip gelmediğinin irdelenmesi gerektiğini, varsayımlara dayalı düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ...ile dava dışı sigortalı ... Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen 10/6/2015 başlangıç, 30/4/2016 bitiş tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalanan ... plakalı özel otomobilin, 1/1/2016 günü saat 15.00 sularında Başakşehir İlçesinde yanarak hasar gördüğü konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, dava dışı sigortalıya ait yanarak hasar gören otomobili Türkiye'ye ithal eden ... ile otomobili imal eden ... Limitedin sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkindir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen yangın raporunda, yangının olay yerine varıldığında, ... plakalı aracın motor bölümünün elektrik aksamın da herhangi bir nedenle oluşan şerarelerin kablo izolelerini eriterek tutuşturması sonucu başladığı kanısına varıldığı belirtilmiş; davaya konu ... plakalı otomobilin davalı ... tarafından 5/4/2015 günü düzenleyen faturaya dayalı olarak 7/4/2018 tarihinde dava dışı sigortalı ... Limited Şirketi adına trafik siciline tescil edildiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise, 1/1/2016 yangın raporu ile 12/1/2016 tarihli ekspertiz raporu da değerlendirilerek, zarar gören davaya konu ...plakalı araçta 1/1/2016 günü çıkan ve kuvvetle muhtemel elektrik kaynaklı olan yangının, ancak üretim ve imalattan kaynaklı olarak meydana gelebileceği, dolayısıyla davaya konu aracın gizli ayıplı olarak nitelendirilmesi gerektiği bildirilmiş; ek raporda ise önceki raporda varılan sonuç yinelenerek, ... plakalı araçta çıkan yangının, kısa devre; zayıf, gevşek veya oksidasyon sebebiyle elektriksel noktalarında herhangi bir direnç artışından kaynaklandığı; henüz ekonomik ömrünün başında olan ve Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi (TRAMER) kaydı bulunmayan araçta seyir halinde iken gerçekleşen yangının kullanıcıdan kaynaklanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş; böylece,  HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.  Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Diğer yandan MÖHUK' in 36'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının 1'inci tümcesi uyarınca, imal edilen şeylerin sebep olduğu zarardan doğan sorumluluğa, zarar görenin seçimine göre, zarar verenin mutad meskeni veya işyeri hukuku ya da imal edilen şeyin iktisap edildiği ülke hukuku uygulanır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davalı ... tarafından imal edilen ve ... tarafından ithal edilerek davacıya kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı ... Ticaret Limited Şirketine  satılan davaya konu otomobilde gizli ayıptan kaynaklanan yangın sonucu oluşan zarardan, davalıların sorumlu tutulmasında ve eldeki davada MÖHUK'un 36'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının 1'inci tümcesi uyarınca imal edilen aracı iktisap eden  ... Ticaret Limited Şirketinin uyruğunda olduğu Türk Hukuku'nun uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş, davalılar vekillerinin ileri sürdükleri istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ile ... vekillerinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.729,01 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.933 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 3.863,01‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ile ...nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,  3-Davalılar ... ile ... istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9081a18c7960165","SID":"0eabc8da725801a0"}}