{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/903 <br>KARAR NO: 2024/1655 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/1/2021<br>NUMARASI: 2015/546 (E) - 2021/40 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat  istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, maddi zararının %97'si karşılanan davacı ... tarafından açılan davanın reddine; davacı ...'nin açtığı davanın kabulüne, 10.125 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 101.153,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 111.278,01 TL maddi tazminatın 29/5/2014 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir.  Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle; bilindiği üzere ödemenin yeterli olmadığının, ödeme ile gerçek zarar arasında pek aşırı (fahiş) fark bulunması durumunda, güncel hükme en yakın tarihte bilinen verilerek göre hesaplanarak ve sigorta şirketinin ödediği tutarın yasal faiz işletilip güncellenerek tazminat tutarından düşülmek suretiyle belirlendiğini, pek aşırı fark bulunması durumunda bakiye zararın ödenmesi gerektiğini, bu gün itibarıyla ülke ekonomisi koşullarında 10.176,16 TL'nin aşırı nispetsizlik olarak kabul edilemeyeceğini, hangi tutardaki tazminat tutarının pek aşırı fark olarak kabul edildiği belirsiz olduğu gibi günümüz koşullarında azınsanmayacak 10.176,16 TL'nin pek aşırı olarak kabul edilmesinin sigorta şirketlerinin ödemesi gereken tazminatların her seferinden eksik ödemesine ya da hiç ödememesine neden olacağını  belirterek, davacı ... hakkındaki ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  hükme esas  alınan tek bilirkişi tarafından düzenlenen kusura ilişkin raporun denetime elverişli olmaması nedeniyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kulundan rapor alınması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan ücret tespitinin hatalı olduğunu, Bağ-Kur'lu mükelleflerin asgari ücretten gelir bildirimi yaptığını ancak bu tutarın üzerinden gelir elde ettiği varsayımına dayalı hesaplamanın kabul edilemeyeceğini; geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili davalı ... Hesabının sorumlu olmadığını; bedel artırım dilekçesi 6/1/2021 günü tebliğ edilmesine ve beyan süresi 25/1/2021 günü sona ermesine karşın sürenin dolması beklenmeden 19/1/2021 tarihli oturumda karar verildiğini; 5/3/2009 tarihinde meydana gelen olaydan ötürü 6/1/2021 günü ıslah talebinde bulunulduğu dikkate alındığında talebin zamanaşımına uğradığını; tahsiline karar verilen tazminat yönünden faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, olayla ilgili hiçbir sözleşme ilişkisi içinde bulunmayan yalnızca kanundan doğan sorumluluğu olan davalı ... Hesabının herhangi bir temerrüdünün söz konusu olamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ...'nin 5/3/2019 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat davasını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken, taksirle yaralamaya neden olma suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin, 1'inci fıkrasının \"e\" bendinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı içinde belirsiz alacak davası niteliğinde 28/5/2015 günü açtığının anlaşılması karşısında, davalı ... vekilinin bedel arttırım dilekçesiyle artırılan talebin zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş; dava açılmadan önce davacı ...'ye 29/5/2014 günü 29.583 TL ödeyen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ödediği tutarın yetersiz olduğu belirtilen davalı ... Hesabının 29/5/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu anlaşılmış; dava dilekçesinde su altı arama ve kurtarama gibi su altı hizmetleri verme işlerini yapan ve mesleği ile ilgili uzmanlık belgesi bulunduğu ileri sürülerek, 30/9/2015 tarihli dilekçe ekinde \".../..\" belgesinin tıpkıçekimi sunulan davacı ...'nin sosyal ve ekonomik durumunun tespitine ilişkin tutanakta adı geçen davacının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adındaki firmanın sahibi olduğunun belirtilmesi karşısında, davacı ...'nin bedensel yaralanmasından kaynaklanan bedensel zararın hesaplanmasında, İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz bölgeleri Deniz Ticaret Odası tarafından bildirilen su altı hizmetleri ve liman inşaatlarında çalışan sanayi dalgıçların net ücretleri ile profesyonel su adamları topluluğu derneğinin bildirdiği balıkadam belgeli kişinin alabileceği ortalama aylık net maaşın aritmetik ortalamasının esas alınmasında isabetsizlik görülmemiş; duruşmanın 18/12/2020 günü yapılan 17'nci oturumunda hazır bulunmasına karşın, aynı zamanda hükmün açıklandığı 19/1/2021 tarihli 18'inci oturuma katılmayan davalı ... vekilinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla 3/1/2021 günü sunduğu dilekçeyle tahkikatın tümüne ilişkin yazılı beyanları sunması karşısında, davalı ... vekilinin bedel artırım dilekçesine karşı beyanda bulunmaları için süre beklenmeden karar verildiğine ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiş;  25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi karşısında, belgesiz tedavi giderleri (bakıcı, tedavi yol gideri, geçici iş göremezlik tazminatı, sonraki protez giderleri vs.) ile geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu olmadığının anlaşılması karşısında, davalı ... Hesabının belgesiz tedavi gideri niteliğindeki geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, önünde  seyreden plakası belirsiz kamyonla arasında güvenli takip mesafesi bırakmayan, sisli havada görüş mesafesi yetersiz olmasına karşın aşırı hızlı seyreden, aniden yavaşlayıp sola dönüşe geçen kamyona çarpmamak için sola doğru direksiyonu kırıp sola dönen araca sol yan kısımlarından çarparak, sol şeritte seyreden sürücü ...'nın da seyir şeridini kapatarak aracın çarpmasına neden olan davacı sürücü ...'nin %25 oranında tali kusurlu; yönetimindeki araçla kendi şeridinde normal süratle seyir halinde iken sağındaki şeritten aniden sola doğru yönelerek dikkatsizce şeridini kapatan diğer araç sürücülerine karşı kazanın oluşunu önlemek bakımından alabileceği önlem bulunmayan dava dışı sürücü ... ile davacı ...'nin yönetimindeki ... plakalı kamyonette yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş, böylece davacı sürücü ...'nin yönetimindeki araç ile plakası saptanamayan kamyonun kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Eldeki davaya konu, davacı sürücü ...'nin yönetimindeki, davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı kamyonetin karıştığı  5/3/2009 günü meydana gelen trafik kazasında, davacı sürücü ... ile adı geçen davacının yönetimindeki araçta bulunan davacı ...'nın yaralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kapsamına göre, somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, davalı ... AŞ (eski unvanı ... Sigorta AŞ) tarafından davacılara ödenen tazminatların yetersiz olup olmadığına ilişkindir. Davalı ... ile davalı ... AŞ tarafından gönderilen ödemelere ilişkin belgelerin incelenmesinde, davacı ...'nın,11.729 TL tazminat karşılığında, 23/5/2014 tarihli \"İbraname ve Feragatname\" başlıklı belge ile ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... AŞ'yi; 14.674 TL ve 29.349 TL tazminat karşılığında ise 14/7/2014 tarihli \"Makbuz ve İbraname\" başlıklı belgelerle ...nı ibra ettiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı ...'nın, davalı ... tarafından tazminatın ödendiği tarihteki verilere göre %75 kusura isabet eden maddi zararının toplam 38.109,84 TL, davalı ... AŞ tarafından tazminatın ödendiği tarihteki verilere göre %25 kusura isabet eden maddi zararının ise 12.093,89 TL olduğu; davalı ... tarafından toplam 44.023 TL (29.349 + 14.670 TL), davalı ... AŞ tarafından ise 11.729 TL olmak üzere toplam kendisine  55.752‬ TL ödenen davacı ...'nın, ödeme tarihlerindeki maddi zararının ise 50.203,73 TL olarak hesaplandığı, böylece adı geçen davacının ödeme tarihi itibarıyla maddi zararının davaya konu trafik kazası nedeniyle bedensel yaralanmasından kaynaklanan zarardan dolayı müteselsil sorumlu olan davalılar tarafından karşılandığı anlaşılması karşısında, KTK'nin 111'inci maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığından, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.601,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.900,35 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.701,05 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Hesabından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı ... ile davalı ... tarafından istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f9484e540036116","SID":"01ac909801155eeb"}}