{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1087 <br>KARAR NO: 2024/1459<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/04/2021<br>NUMARASI: 2020/380 (E) - 2021/382 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 22/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline kasko sigortalı ... plakalı aracın seyir halinde iken havanın yağışlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ bankette duraklama yapan davalı ... şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı, davalı ...'a ait ve onun sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, davalı sürücünün %75 kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 98.156,25 TL'nin ödeme tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı yol kenarında zorunlu haller sebebiyle duraklama yapmış olsa bile gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu, 2981 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 59. maddesinde bu hususun açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla davalının zorunlu sebeplerle duraklamasının tek başına kusursuz sayılması için yeterli olmadığını, davalının trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde hareket ettiğinden kendisine atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, öte yandan dava tamamen reddedildiği halde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının zarar sorumlularından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 10/09/2018 günü, davacıya kasko sigortalı, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kaplama üzerinde kendi etrafında kontrolsüz şekilde dönmesi akabinde  yolun sağındaki banket kısmında durma veya duraklama halindeki davalılardan ...ne kasko sigortalı, ... idaresindeki ... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya kasko sigortalı araçta hasar oluştuğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/01/2021 tarihli raporunda; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, otoyoldaki seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol, hava ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendi istikamet şeritleri içerisinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracının kaplama üzerinde kendi etrafında kontrolsüz şekilde dönmesi akabinde aracının ön kısımları ile yolun sağındaki banket kısmında durma veya duraklama halinde olan kamyonun arka kısımlarına çarpması nedeniyle meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyon ile yolun sağ kısmındaki banket kısmında durmakta veya duraklamakta iken direksiyon hakimiyetini kaybeden diğer sürücü idaresindeki otomobilin arkadan çarpmasına maruz kalması ile karıştığı kazada kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun olması nedeniyle mahkemece trafik kazasının meydana gelmesinde davacıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davalı sürücünün ise kusursuz kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13/4. maddesine göre \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verildiği halde davacı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden HMK’nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.676,27 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.616,97‬ TL harcın karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  5-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi gereği 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,  6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde  ilgili  tarafa iadesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin HMK'nin 331. maddesi uyarınca davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 95,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"390328013758065a","SID":"d770ad535de4a90f"}}