{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1460 <br>KARAR NO: 2024/1406 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2018/102 (E) - 2021/513 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortası olmayan aracın davacı yaya ...'a çarpması sonucu yaralanarak malul kaldığını, oluşan maddi zararın davalı ... Hesabından karşılanması amacıyla yaptıkları yazılı başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.500 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.600 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 22/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 7.803,95 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 7.803,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle başvuru şartının gerçekleşmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden alınmadığını, müterafik kusur değerlendirilmesi yapılmadığını, kaza tarihinde 11 yaşında olan küçük çocuk lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, aktüer hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 1,8 teknik faiz indirimi uygulanarak yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı hesaplandığını belirterek, icranın durdurulması taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhbar olunan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayın oluşumunda kusurlu olmadığını, hükmedilen maddi tazminat miktarının çok fazla olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda, İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/02/2021 tarihli raporda davacı yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sigortasız sürücünün  %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur heyet raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur da, TBK'nin 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Bu nedenle anne baba yönünden müterafik kusur indirimi yapılmaması yerindedir. ATK. 2. İhtisas Dairesinin 16/12/2019 tarihli bilirkişi raporu özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyet maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı lehine olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet bilirkişi raporuna davalı ... vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, gelirinin 18 yaşından itibaren olacağı göz önüne alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenen tazminatın belirlenmesi yerindedir.Ancak, Yargıtay ve Dairemizin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere; 18 yaşından küçük olan ve aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemez. Somut uyuşmazlıkta  davacı  ... kaza tarihinde 11 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışmamaktadır. Bu durumda, davacı ... yönünden, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre, davacı lehine, bir başka deyişle davalı ... aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, bu yöne ilişkin davalı ... hesabının istinaf iddia ve itirazı kabule şayan görülmüştür. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davalı  ... Hesabına 02/01/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 15/01/2018 itibariyle davalı temerrüde düşmüştür. Davalı ... yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 11/01/2018  olarak belirlenmesi  doğru olmamıştır. İhbar olunan ..., davalı yanında feri müdahil olarak davada taraf sıfatıyla yer almamış olmakla, verilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmasına yasal olanak bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-İhbar olunan ...'ın istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,  Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 7.803,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 533,08 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL peşin harç ve 40 TL ıslah harcı toplamı olan 75,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 457,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 40 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 4.080 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 3.450 TL bilirkişi ücreti, 265 TL posta gideri ve 687 TL ATK faturası olmak üzere toplam 4.437,9‬0 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.381,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça harcanan 50 TL posta ve tebligat giderini davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 0,63 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nin 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İhbar olunan ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef2fc68a3d9eb778","SID":"acdd3d5074a6de6c"}}