{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1466 <br>KARAR NO: 2024/1407 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>NUMARASI: 2017/725 (E) - 2021/539 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 15/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü ve plakası belli olmayan aracın kusurlu biçimde metrobüs yoluna tersten girmesi nedeniyle oluşan kazada metrobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak %6,2 oranında malul kaldığını, tazminat için davalı kuruma yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL sürekli ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı kuruma başvuru tarihi olan 14/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 10/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 44.457,17 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 38.621,58 TL sürekli iş göremezlik, 5.735,59 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 44.457,17 TL tazminatın 29/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun sağlık raporu alınması gerektiğini, yeni genel şartların yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen kazalarda geçici iş göremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, maluliyet tazminatı hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması halinde 1,8 teknik faiz uygulanması, bunun kabul edilmemesi halinde PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek, müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilebileceğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu belirterek, tehiri icra kararı verilmesini ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, ATK 2. İhtisas Dairesinin  30/06/2020 tarihli bilirkişi raporu \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\" ve \"Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre maluliyetin %6.2 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle uygun yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerindedir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).  Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir. Aynı zamanda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  davacı   için %6.2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak  TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlendiği, SGK'ya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulduğu, kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde karar vermiştir.  Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı  olup davacı vekili sigorta şirketine 14/06/2017 tarihinde başvuru yaptıktan sonra verilen yanıt üzerine dava açtığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde  usul ve Yasaya bir aykırılık  yoktur. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna 14/06/2017 tarihi olan başvuru tarihinin 8. iş gününden itibaren (27/06/2017) davalı Sigorta Şirketinin  temerrüdünden söz edilebilir. Bu durumda, davalı Sigorta Şirketi'nin temerrüde düşmüş olacağından faiz başlangıç tarihinin 29/06/2017 tarihi olmasına ilişkin verilen karar davalı lehinedir. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 3.063,87 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 766 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.297‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5625e918b76f01af","SID":"fc7f825d1839abb4"}}