{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1541 <br>KARAR NO: 2024/1533 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/03/2021<br>NUMARASI: 2017/1063 (E) - 2021/258 (K) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davalı firmaya ait ... numaralı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi sonucu 20.439 TL hasar bedelinin firmaya ödendiğini, davalı firmaya ait 06-129 nolu araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı firmanın ortakları sigortalı araçta meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün... (E) sayılı dosyasına yapmış oldukları itiraz sebebiyle takibin durduğunu, davalıların takibe, borca, faize ve ferilerine vaki itirazlarının iptali ile icranın devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ortakları:...  Sanayi ve Ticaret AŞ, ... AŞ, ... Sanayi ve Ticaret AŞ, ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirket yönünden husumet itirazı bulunduğunu, 08/03/2017 tarih ve 9279 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından tespit edileceği üzere müvekkili şirketin İGA Havalimanı İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin ortaklarından olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında davalıların itirazının 5.635,46 TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 5.109,75 TL asıl alacağa yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana geldiği yer kavşak olup ana yol bulunmadığından davalılara ait araç sürücüsünün kavşağa girerken hızını azaltarak sağından gelen araca yol vermesi gerekirken diğer araca yol vermeyip yavaşlaması gerekirken hızlanarak kazaya neden olduğunu, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden tarafların kusur oranına ilişkin rapor alınması taleplerinin reddedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle ... AŞ'nin İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi olmadığının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları ile sabit olması nedeniyle adı geçen davalı yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, dava dışı ...'ın ağır kusuruyla meydana gelen dava konusu olayda müvekkili şirketlere kusur izafe edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi halinde davacı ile sigortalanan aracın sürücüsü ...'ın ağır kusurunun bulunması sebebiyle müvekkili şirketlerin zarar ile arasındaki illiyet bağının kesildiğini, bilirkişi raporunda ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtilmesine rağmen zarardan müvekkili şirketlerin sorumlu tutulduğunu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı hasar tazminatı ödemesinin, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan 30/10/2018 tarihli üçlü bilirkişi heyet raporunda davalı şirkete ait su tankerinin sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 52. maddesinde belirtilen kurallara uymadan kavşağa yaklaşması, böylece kavşak içinde sola dönme teşebbüsündeki aracı fark ederek hızını azaltmadığından ve bu araç sürücüsünü uyarmadığından olayda %25 oranında tali kusurlu, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortalı aracın sürücüsü ...'ın KTK'nin dönüşler ile ilgili 53. maddesinde belirtilen kurallara uymadan kavşakta sola dönüş yaparak karşıdan gelerek düz seyreden aracın geçişini beklemediğinden olayda %75 oranında asli kusurlu olduğu, dosyada mevcut eksper tespiti ve fotoğrafların incelenmesi sonucu hasarlanan parçaların rayiç bedellere uyumlu olduğu, ödenen hasar bedelinin uygun olduğu, davacı tarafın kasko sigortalısı ... kamyonun kaza nedeniyle toplam zarar ve ziyanının 20.439 TL olduğu, davalının kusuruna denk gelen 5.109,75 TL'sinden sorumlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Yasaya ve usule, kazanın oluş şekline uygun bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması yerindedir. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden ise; HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine  göre  ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.\" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı\" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880 TL dir. Somut uyuşmazlıkta, davalılar aleyhine hükmedilen 5.635,46 TL'nin kararın verildiği 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine, 2-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb39ebf6ebd30618","SID":"b54da8db5e89db9c"}}