{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t:2024/813 Esas<br>KARAR NO:2024/956<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 04/11/2024<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Tasfiye Halinde ------ karşı işçilik alacakları için ------- sayılı dosyaları ile İşçi-işveren uyuşmazlığı alacak  davası açtığını, ancak  Tasfiye Halinde ------- şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrenildiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından -------- sayılı dosyalarda mahkemelerce  ihya  davası açmak için mehil verildiğini,  ihyasını istedikleri Tasfiye Halinde --------- şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki ---------- olduğunu, işbu şirketin ---- resen silindiğini, bu nedenle davada husumeti, sadece ------- yönelttiklerini, 6335 sayılI Kanun  İle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen Geçici 7. madde gereğince davayı ikame ettiklerini belirterek ---- sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde -------- unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı--------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde -------------- tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yöneltildiğini, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ---- yöneltilmesi gerektiğini,bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap ettiğini, ------- Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili -------- tespit etmesinin mümkün olmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu,  “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını,  açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile Şirketin İhyası istemine ilişkindir. Davacı davasını adli yardım talepli olarak açmış, mahkememizin 07/11/2024 tarihli kararı ile davacı yanın adli yardım talebinin reddine, 11/04/2013 gün 6459 sayılı yasanın  23. Maddesi ile değiştirilen  HMK 337/2 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 1 hafta içinde mahkememiz verilecek dilekçe ile  itirazı kabil olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verilmiş, kararda ayrıca  yasal süre içinde karara itiraz edilmesi durumunda itirazı incelemek üzere dosyanın--------- gönderilmesine, süresi içinde itiraz edilmez yahut itiraz reddedilirse davacının dava açarken yatırması gereken tüm gider  avanslarını mahkeme veznesine depo etmesine bu hususta davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine sürenin mahkememizce verilen kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği tarihten, itiraz edilirse, itiraz merciince verilen kararın tebliğinden itibaren başlamasına, davacı vekilinin harç ve giderleri yatırması hususunda Harçlar Kanunu 27, 30 mad. HMK 114/1 -g, 115 ve 120 maddeleri uyarınca uyarılmasına, harç ve giderler yatırılmadığı takdirde yasa maddelerinin uygulanacağı hakkında uyarılmasına şeklinde karar verilmiştir. Kararda yatırılması gereken harçlar ve gider avansı tutarı da ayrıca gösterilmiştir. Mahkememiz kararı davacı vekiline tebliğ edilmiş davacı vekili tarafından karara itiraz edilmediği gibi harçlar ve gider avansının da yatırılmadığı anlaşılmıştır.HMK 114 maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup  HMK 114/1-g maddesinde gider avansının yatırılması da dava şartı olarak kabul edilmiştir. HMK 115 maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığı davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştırması gereken bir husustur. Dava şartının noksanlığının tespiti halinde giderilmesi mümkün ise bu konuda tarafa kesin süre verilmesi, noksanlığın giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği Kanun hükmüyle kabul edilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline  gönderilen ara kararda kesin süre verilmek suretiyle gider avansının yatırılması talep edilmiş ise de  gider avansının ve ayrıca harçların yatırılmadığı anlaşıldığından açılan davanın dava şartı yokluğundan  usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-HMK 114/1-g ve 115/2 maddeleri uyarınca davacıların gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından açılan davanın dava şartı yokluğundan  usulden reddine<br>2- Karar harcı427,60TL ile başvurma harcı 427,60 TL'nin davacılardan alınıp hazineye irad kaydına, <br>3- Suç üstü ödeneğinden karşılanan 20,00 TL tebligat giderinin davacılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına, <br>4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine <br>HMK 345.maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d3ccf15f799b020","SID":"a479f22f240ee19f"}}