{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1880 - 2024/2139<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1880 <br>KARAR NO\t: 2024/2139<br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2024<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... ... İŞİTME CİHAZLARI MERKEZİ VE TIBBİ ÜRÜNLER TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   :  16/12/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 16/12/2024<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarih, ... Esas,  ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı Şirket hakkında 18.12.2019 tarihinde bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 3.1 maddesinde tüm ... ili sınırları içinde bayilik yetkisi verildiğini, 3.2. maddesinde ... ilinde başka bir işitme merkezi açılması hâlinde bu yetkinin devam edeceğinin bildirildiğini, 3.4. maddesinde davacı müvekkilinin ... ... işitme cihazları dışında başka bir distribütör veya ürün alınması hâlinde sözleşmedeki 8.1. maddesinde bulunan maddeye göre sözleşmeyi cezai şartlar dâhilinde feshedileceğinin hükme bağlandığını, davacı tarafın ürünleri satabilmesi ve ürün arıza garantilerinin işletilebilmesi için sağlanan internet desteği çevirim içi uygulama desteği ile ... uygulaması ve Google reklam desteği sözleşme kapsamında 3.5 madde içinde hüküm altına alındığını, Google desteğinin Haziran 2021 yılı itibariyle kesilmesi ve bayilerin ortak Whatsapp gurubu yazışmalarında bu duruma ilişkin şikâyetlerin dile getirildiğini, haksız fesih bildiriminden sonra stok ürünlerin iadesini dahi istemeden ... bayiler için konmuş çevirim içi uygulama davacı müvekkilinin kullandığı ... adlı kullanıcı adına kapatıldığını, stoktaki ürünlerin garantiye dâhil edilmesi imkânının davacının elinden alınarak stoktaki tüm ürünlerin zayi edildiğini, bu uygulamada davacının hastalarına ait tüm kayıtların mevcut olduğunu, elektronik sistemin kapatılması ile davacı bayinin hem ürünlerini satma imkânı kalmadığı hem müşterisi olan hastaların ürün kullanım periyot ve durumlarına erişim hakkını kaybettiğini, Google desteğinin kesilmesi sonrası ortak Whatsapp gurubu içerisinde Eylül 2021 tarihi itibariyle bayiliklerin iptal edilmeye başlandığı hususunda yazışma ve şikâyet yoğunluğu ortaya çıkmaya başladığını, bu durumun anlaşılır olmaması için sorun yaşanan bayinin guruptan çıkarılarak olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığını,  davacının, davalı dispritöre karşı tüm ödemelerini günü gününe yapan ve sorumluluk ve yükümlülüklerini pandemi süreci dâhil harfiyen yerine getiren davacının herhangi olumsuzluk beklemediği bir sırada bir iş ilanı için kendisine başvuru yapılması ile yaptığı araştırma neticesinde davalı firmanın web sitesinde kendi bilgi ve rızası dışında bir iş ilanı gördüğünü, bu konu ile ilgili firmaya yapmış olduğu tüm izahat talepleri ve soruların yanıtsız bırakıldığını,  firmada bölge sorumlusu olarak çalışan Melis isimli bir görevlinin artık bayilik sistemini sonlandırdıklarını bildirmesi üzerine davacının ...  Noterliği'nce 19.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, davalının ihtara cevap vermediğini, davalının ... Noterliği ... yevmiye, 10.11.2021 tarihli  haksız fesih bildirimi ile taraflar arasındaki  sözleşmenin 3.6,3.9 maddelerini bahane edilerek davalı firmanın daha önce hiçbir itiraz, uyarı ve olumsuz somut bir tespiti olmadan mağduriyetlerini giderecek önceki ihtarları göz ardı ederek aradaki bayilik sözleşmesini tamamen kötü niyet ile ancak izah edilecek şekilde  tek taraflı fesih ettiğini bildirdiğini, davanın kabulüne karar verilerek, fazlaya ilişkin tutarlar işbu açmış oldukları belirsiz alacak davası yönünden saklı kalmak ve talep ettikleri zararların bilirkişi incelemesi ile tespiti sonrası dava değerini artırmak kaydıyla; davacının uğradığı müspet zararı yönünden şimdilik 50.700,00.TL, davacının uğradığı menfi zararı yönünden şimdilik 1.000,00.TL, davacının uğradığı portföy zararı yönünden şimdilik 1.000,00.TL, davacının uğradığı yatırım zararı yönünden şimdilik 1.000,00.TL, zararların haksız fesih tarihinden işleyecek en yüksek ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı tarafından alınarak müvekkili davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul kuralları ve Yargıtay içtihatları gereğince mümkün olmadığını, müvekkili Şirket ile davacı ... arasında 18.12.2019 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi ile davacıya bayilik hakkı ile birlikte müvekkili Şirketin isim hakkının verildiğini, bayilik yetkisinin, ... ili sınırları içerisinde müvekkili Şirkete ait ürünlerin tüketicilere satılması ve dağıtılması olarak sınırlandırıldığını, taraflar arasında imzalanmış sözleşme uyarınca bayiye başkaca bir yetki alanı tanınmadığını, bayiye bulunduğu bölgede tekele sahip olacak şekilde satış yetkisi tanınmadığını, aynı bölgede başkaca bir bayi ve/veya şube olmayacağına ilişkin bir taahhütte bulunulmadığını, davacının dava dilekçesinin tamamında taraflar arasındaki sözleşmenin \"tek satıcılık\" sözleşmesi olduğuna değindiğini ve tüm taleplerini de \"tek satıcılık\" sözleşmesini dayanak alarak gerekçelendirdiğini, işbu davada ilk tespit olunması gereken hususun taraflar arasındaki sözleşmesinin münhasır bayilik sözleşmesi ya da bir diğer adıyla tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, davacının talebi olan yatırım zararının Türk Hukukunda karşılığı olan bir kavram olmadığını, davacı feshin haksız olduğu temeline dayandığını, müvekkili Şirketin yapmış olduğu feshin haklı fesih olup hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili Şirketin, ayırdığı bütçe oranında düzenli olarak Google arama motorunda \"sponsorlu\" olarak üst sırada görüntülenmek için belirli bir ücret ödediğini, müvekkili Şirketin Türkiye'de bayisinin ve şubesinin bulunduğu her il için ayrı ayrı reklam verdiğini, davacının bayisinin bulunduğu ... ilin Google arama motorunu kullanan ve belirli kelimeler üzerinden arama yapan kullanıcıların müvekkili Şirketin isim ve internet sitesini en üst sıralarda görebildiğini, işitme cihazı ihtiyaçlarını müvekkili Şirketin o ildeki bayisinden karşılamalarının beklendiğini, müvekkili Şirketin, Google Adwords aracılığıyla sunduğu reklam desteği açıklanandan ibaret olup, müvekkili Şirketin bayinin ve şubesinin bulunduğu illerdeki müşterilerin Google arama motoru üzerinden öncelikli olarak müvekkili Şirketin internet sitesine ulaşmalarının sağlandığını, davacının da bayilik sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca müvekkili Şirket tarafından ... ilindeki Google arama motoru kullanıcılarının müvekkili Şirkete ait internet sitesini ilk sıralarda görmesi amacıyla reklam desteği sağlandığını, müvekkili Şirketin bayilere göndermiş olduğu ürünleri yurt dışından temin ettiğini, cihazların üreticisi olmadığını, yurt dışından ithal edilen cihazların temimininde yaşanan gecikmelerin sadece müvekkili Şirkette değil aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerde de meydana geldiğini, davacının dava dilekçesinde ... uygulamasına ilişkin yapmış olduğu açıklamaların tamamen gerçek dışı olduğunu, ... sisteminin; bayilerin müvekkili Şirkete kazandırdığı müşterilerin kaydedildiği ve depolandığı bir sistem olduğunu, bu sistemin bayilere ait bir sistem olmadığını, ... sisteminin tamamen müvekkili Şirkete ait müşteri havuz sistemi olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, bilahare esastan reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                      :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; davalının esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimse olmadığını, davanın nispi ticari dava olduğunun kabulünün de mümkün olmadığını, görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI  VEKİLİ  ve DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hükmünün yerinde olmadığını, sözleşmede yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlendiğini, davacının faaliyet adresinin de ... Antakya Merkezinde yer aldığını, ... ili merkezinde Asliye Hukuk Mahkemeleri bulunduğunu, ... ilinde sadece Müstemir yetkili Ticaret Mahkemesi'nin ... da mukim olmasının yeterli görüp Asliye Hukuk Mahkemesi yönünden de yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiş olmasının kararın kaldırılmasını gerektiren usule aykırı bir hüküm kurulması sonucu doğurduğunu beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, davacının tacir olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın iki taraf arasındaki ticari anlaşmazlıktan kaynaklandığını, davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından yanlış değerlendirme yapıldığını, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğuna ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                                                                                                :<br>Dava; bayiilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı yan;  bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 3.1 maddesinde tüm ... ili sınırları içinde bayilik yetkisi verildiğini, 3.2. maddesinde ... ilinde başka bir işitme merkezi açılması hâlinde bu yetkinin devam edeceğinin bildirildiğini, 3.4. maddesinde davacı müvekkilinin ... ... işitme cihazları dışında başka bir distribütör veya ürün alınması hâlinde sözleşmedeki 8.1. maddesinde bulunan maddeye göre sözleşmeyi cezai şartlar dâhilinde feshedileceğinin hükme bağlandığını, davalı firmanın daha önce hiçbir itiraz, uyarı ve olumsuz somut bir tespiti olmadan mağduriyetlerini giderecek önceki ihtarları göz ardı ederek aradaki bayilik sözleşmesini tamamen kötü niyet ile ancak izah edilecek şekilde  tek taraflı fesih ettiğini bildirdiğini ileri sürmüş; davalı yan ise, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, bilahare esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece görevsizlik nediyle reddine karar verildiği anlaşılmış, davacı ve davalı vekilleri tarafından ise bu karara karşı ayrı ayrı  istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalının esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimse olmadığı ve davanın nispi ticari dava olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinni istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan  reddine dair  aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                              \t\t\t\t :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-a-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e2be95879f669ae","SID":"79d441c0304d24b9"}}