{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2099 <br>KARAR NO: 2024/1253<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/10/2019<br>NUMARASI: 2016/453 Esas, 2019/782 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı  davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında fuar hizmetleri  sözleşmesi  imazlandığını, davalının müvekkiline fuar alanında fuar süresi boyunca sözleşmede anlaştıkları şekil ve şartlarda stand hazırlayıp temin edeceğini, müvekkilinin sözleşme bedelini ödediğini, ancak standın belirlenen şekil ve şartlarda ve belirlenen zamanda müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ayıpların ve eksikliklerin olduğunu, müvekkilinin fuar süresini verimli geçiremediğini ve istediği gibi tanıtımını yapamadığını, ürünlerinin reklamını sağlayamadığını ve ön gördüğü gelirden aşağıda kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sözleşmenin anlaşılan şartlarda yapılmaması nedeniyle uğranılan maddi zarar nedeniyle ile 5.000,00 TL uğradığı maddi tazminat, davalının ayıplı ifası nedeniyle fuar yerinden yeterince istifade edemediği için uğradığı kayıp nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminat ile fuar alanından yeterince istifade edemediği için kaybettiği müşteri ve kar mahrumiyeti için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın miktarının belirlenmesi ve harcın ikmal edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi geç bir teslimin söz konusu olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi herhangi bir şekilde ayıplı eksik yada hatalı bir işlem olmadığını, her şeyin sözleşme şartlarında belirlendiği gibi eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini, davacı tarafın elektrik kesintisi nedeniyle müşteri kaybına uğradığı iddiasının gerçekle bağdaşmayan haksız ve mesnetsiz bir iddia olduğunu, davacı yanın iddialarının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin extra olarak yapılan işlemlerin ödemesini talep edilmesi sonrasında huzurdaki davanın ikamesi ve söz konusu halin 5 ay gibi uzun bir süre sonra yapılması davacı yanın kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 09/10/2019 tarihli kararı ile; tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen stantta kullanılan malzemelerden ve stantın kurulumundan kaynaklı ayıplar ile elektrik tesisatının gereği gibi kurulmamasından kaynaklı ayıp nedeni ile davacının fuar tarihlerinde davalıdan ayıbın giderilmesini talep ettiği, elektrik tesisatı ve kuulumundan kaynaklı ayıpların davalı tarafından giderildiği, ayıbın eserin reddini gerektiricek nitelekte olmadığı, bu sebeple davacının TBK 475 maddesindeki diğer seçimlik haklarını kullanabileceği ve ayıp nedeniyle davalıya ödenen (götürü usulü) sözleşme bedelinden toplam 4.228,00 TL indirim talep edebileceği anlaşılmaktadır. TBK 475.maddesi kapsamında davacının, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunduğu ancak davacının salt ayıplı ifa nedeniyle iş kaybına uğradığı hususunu ispat edemediği dikkate alındığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabülü ile 4.228,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkilinin davalının yüklendiği edimler karşısında 24.000,00 TL + KDV bedel ödemeyi yüklendiğini ve ödemelerinin de yapılmış olduğunu, davalının  fuar öncesinde bitirmesi gereken stand teslim ve kurulumunu fuarın başlayacağı sabah davacının elemanlarının da desteği ile tamamladığını, davalının kurulumunu yaptığı stantta bulunan tüm malzemelerin hatalı, yıpranmış, kırık - dökük olduğu bunların ayıpsız olanları ile derhal değiştirilmesi gerektiğinin davalı taraftan talep edildiğini, ancak davalı yanın fuarın başlamasına sayılı saatler kaldığının bilincinde olduğu için, ürünleri değiştiremeyeceğini beyan ettiğini,  fuar alanının ... Derneği İktisadi İşletmesi' nden (...) kiralamış ve kiralama bedeli olarak 25.174,26 TL ödeme yapıldığını fuara katılacağına dair çok yerde ilan verdiğini, çok sayıda müşterisini davet ettiğini, bu nedenle fuara katılmaktan başka çaresinin de kalmadığını, davalı tarafın ayıplı ürünleri değiştireceğini beyan etmiş olmasına rağmen değiştirmediğini, davalının, stand alanının elektrik işlerini de sözleşme ile üstlendiğini, fuarın ikinci günü spotların yanmaması şeklinde bir elektrik sorunu baş göstermiş ve 09:00-14:00 saatleri arasında müvekkile ait standın elektriksiz kaldığını, fuarın saat 18:00 da bittigi göz önüne alındığında günün yarısından fazlasının boşa geçtiğini, bu nedenlerle standın boş kaldığını, daha önce aynı ve benzer fuarlarda ciddi iş bağlantıları yapan müvekkil davalının ayıplı ifası nedeniyle fuarı neredeyse hiç iş yapamadan bitirdiğini, davalı tarafın sözleşmeye göre yüklendiği edimlerin bazılarını hiç yerine getirmediği gibi, bir kısmını da gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilin ciddi kar kaybına sebep olduğu, raporun hatalı düzenlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Dava dilekçesinde taraflar arasında imzalan sözleşme kapsamında  davalının edimlerini yerine getirmediği bu nedenle  tazminat talebinde bulunulduğu belirtilirken cevap dilekçesinde  işlerin eksiksiz  ve zamanında yapıldığı belirtilmiştir.Taraflar arasında 24.000,00 TL+KDV bedelli stant kurulum ve kiralama sözleşmesi yapılmış, davacı tarafından sözleşme bedeli ödenmiştir.Dosyaya sunulan 20/10/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ,bir  saatlik elektrik kesintisinden kaynaklı olarak 2.228,93 TL indirim talep edilebileceği ,stant yapımında kullanılan malzemelerin düşük kaliteli olmasından ve işçilik hatasından kaynaklı oluşan hasar bedelinin 2.000,00 TL olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Eser sözleşmesi ,yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ,iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenici ,üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini  gözeterek ,sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Aksi takdirde iş sahibinin TBK 'nın 475 kapsamındaki haklarını kullanması mümkündür. Ancak bunun için işin eksik ve ayıplı yapıldığının iş sahibi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.Somut olayda ;her ne kadar davalının  eksik ve ayıplı işi sebebiyle tazminat talebinde bulunulmuş ise de öncesinde bir tespit yaptırılmadığı, bilirkişi  heyeti tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, davacının hüküm altına alınandan daha fazla zararının olduğu ve eksik ve ayıplı işler sebebiyle yaşadığı ileri sürülen kazanç mahrumiyetinin usulünce ispatlamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/10/2019 tarih ve 2016/453 Esas, 2019/782 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9e8fdb22766bda3","SID":"78d3503b1a2dde1a"}}