{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1109 <br>KARAR NO: 2024/1704<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/02/2019<br>NUMARASI: 2016/523 Esas -  2019/198 Karar<br>DAVA: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... nin Türkiye de içlerinde ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ... gibi önde gelen gıda maddelerinin ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi birçok tanınmış ve tüketicinin beğenisini kazanmış temizlik ve kişisel bakım ürünlerinin üretimi ve satışı ile iştigal eden ... Grubuna dahil şirketlerden olduğunu, diğer müvekkili ... San. Tic. A. Ş 'nin ise yine gruba dahil bir şirket olduğunu, ve gıda temizlik ve bakım ürünleri başta olmak üzere birçok sektörde önde gelen lider firmalardan olan ve birçok tanınmış markanın sahibi markayı taşıyan ürünlerin üreticisi ve lisans sahibi olduğunu, müvekkilinin markaları taşıyan ürünleri tüketici huzuruna ilgi ve algıyı hedefleyen reklam ve tanıtım unsurları ile çıkartmak için önemli çalışmalar yürüttüğünü, çok ciddi harcamalar yaratarak örneğin temizlik ürünleri için son derece özgü yaratıcı ürünü fikirler ile hazırlanmış görsel ve yazılı reklam tanıtım materyali hazırladığını, davalı şirketin ise ... ultra yoğun kıvamlı çamaşır suyu ürünün  tanıtımında ... markalı çamaşır suyunun tanıtımına ilişkin olarak hazırlanmış  ve kullanılmış slogan ve görsellere ayniyet arz eden görseller ve sloganlar kullanmak ... çamaşır suyu ürününün bilinen ve tanınmış marka ve reklam öğelerinden yararlanmak suretiyle haksız rekabet yarattığını, bowling topu ve kukalardan oluşan ana temalı ... markalı ürüne ilişkin reklamın 17/09/2015 tarihinde ... türkiye'nin facebook hesabında tüketici ile buluşturulduğunu, müvekkili şirketin ... ürün reklamında büyüteç ile gösterilen mikrop ana temalı tanıtım görselini 24.06.2014 tarihinde ... türkiyenin facebook hesabında yer verdiğini, davalı tarafın ise 21.11.2015 tarihinde ... Türkiye instagram hesabında yayınladığı tanıtım materyellerinde  ... görselinin çok benzeri detayları içeren kullanımlara yer verdiğini, davalının bu eyleminin müvekkili şirketin tanıtım öğelerinin taklit  edilmesi sebebiyle haksız rekabet yaratmakla kalmadığını, davalı tarafın müvekkili şirketin reklam ve tanıtım yöntemlerini sistematik takibinin son örneğinin ise 28/09/2015 tarihinde ... türkiyenin facebook heabında yer verilen kara tahtada işaret çubuğu ile hijyen eğitimi veren öğretmen figürü ve tanıtım materyalleri kopyalanmak suretiyle 12.12.2015 tarihinde ... markalı ürün tanıtımlarında ... türkiye instagram hesabında kullanıldığını, müvekkili şirketin ... çamaşır suyu ürünleri için yaratılan  reklam ve tanıtım unsurları iletişim düzeni reklam öğelerinin aynı sektörde faaliyet gösteren davalı firma tarafından üstelik aynı ürün için sistematik olarak takip ve taklit edilmek suretiyle benzer biçimde kullanılmasının davalı yanın ... çamaşır suyu ürün reklamında kullandığı iddiaların gerçeğe aykırı ispata muhtaç tüketiciyi yanıltıcı ve rakibin tanınmışlığından haksız faydalanmaya yönelik mahiyet arz ediyor olmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, davalının belirtilen reklam ve tanıtım filimlerinin yayından kaldırılmasını, yine bildirilen iddiaların reklam ve tanıtım görsellerinden çıkartılmasını, ve kararın ülke çapında yayın yapan en yüksek trajlı 3 gazeteden birinde yayımlanmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... markalı yoğun kıvamlı çamaşır suyuna ilişkin tanıtımlarda en başından beri bowling topu görseli kullanıldığını, ilk kampanya sunumunun reklam firması tarafından müvekkili firma yetkililerine 2015 yılı haziran ayında reklam ajansı olan ... iletişim ve tic. Ltd. Şti'den yapıldığını, reklam filminin 2015 yılı ağustos ayında çekildiğini, bowling topu ve labutlara ilişkin görsellerin davacı firmanın ürün reklam filminden çok daha evvel müvekkili firmanın reklam firmasına ürettirildiğini, söz konusu tanıtımın taklidinin bizzat davacı firma tarafından yapıldığını, davacı firmanın taklit iddiasında bulunurken söz konusu iletişim görselinin sosyal medyada kullanıldığı tarihlerden yola çıktığını, her iki firmanın hazırladığı filmlerin içeriğine dikkat edildiğinde ise esasen halka malolmuş bowling topu görseli dışında hiçbir ortak nokta bulunmadığını, müvekkili reklam filminde labutlar üzerinde mikrop ibaresi dikkate alındığında müvekkilinin amacının mikropları devirmek mikroplarla savaşmak olduğunu, pelerin görselinin kendi ürünleri olan ... markası ile özdeleştiğini iddia ederek bu görselin kendilerince kullanıldığını söylediğini, pelerin görselinin davacı yanın ... markalı ürünü ile özdeşleştiği yolundaki beyanlarının maddi gerçeklere aykırı olduğunu,  davacının bunu bildiğini,  davacının yine temizlik sektöründe firmaların düzenli olarak sosyal medya hesaplarında ve reklamlarında kullanmakta olduğu mikrop ve büyüteç görsellerini facebook hesaplarında kullanıldığını, bu görsellerin davacıya ait olmadığını, bu görsellerin jenerik hale gelmiş görseller olduğunu, görselleri arasında ciddi farklılıklar olduğunu, davacının her iki firmanın kara tahtada işaret çubuğu ile hijyen eğitimi veren öğretmen figürünü kullandığı yönündeki beyanında gerçeğe uygun olmadığını, her iki seneryonun birbirinden çok farklı olduğunu, işaret çubuğu dışında birbirine benzer hiçbir yönü bulunmadığını, her ikisinde de ayrı ayrı markaların yazılı olduğunu, müvekkilinin şişe görseli ile davacının şişe görsellerinin markasının logosunun sloganının şişe formunun şişenin renginin etiket üzerindeki yazı karakterinin tamamen farklı olduğunu, 17.02.2016 tarihli RÖK kararına karşı 19/02/2016 günü itiraz ettiklerini, reklam öz denetim kurulu kararlarının bağlayıcı nitelikte kararlar olmadığını, tavsiye niteliğinde olduğunu, hukuki inceleme boyutu bulunmadığını, davacı tarafın tanınmışlık iddiası ile ilgili olarak da tüketicilerin bu denli iyi tanıdıkları bir ürün yerine sehven başka bir ürünü almalarının mümkün olmadığını, ... markasının TPE nezdinde tescilli bir marka olduğunu, davacı tarafın davasının haksız ve kötüniyetli olduğunu,davacı tarafın hakim gücünün devamını garanti altına alabilmek saiki ile açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"davacı vekilinin müvekkili şirkete ait ... markalı çamaşır suyunun pazarlama iletişimin, gerçekleştirmiş olduğu iletişimin genel düzeyinin, sloganının, özgün tanıtım unsurlarının ve görsel sunumunun tüketiciyi yanıltacak ve karışıklığıyla yol açacak şekilde davalıya ait ... çamaşır suyu ürününün reklam ve tanıtım görsellerinde kullanıldığı, ürünün sahip olmadığı özelliklerin varmış gibi gösterilmesi ve aynı türden ürünlerin kötülenmesi suretiyle TTK uyarınca haksız rekabet yaratıldığının tespiti ile haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulması ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunduğu, mahkememizce tek kişiden alınan ilk rapora itirazı olması nedeniyle konusunda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, her iki raporda da  davacı tarafa ait reklam filmlerinden 30 Kasım 2015 tarihli kırmızı pelerin materyalinin kullanıldığı reklam filmi dışında diğer reklam filmi ve görsellerde haksız rekabet unsuru taşıyan herhangi bir ibare tespit edilmediği yönünde mutabık olunduğu, her ne kadar bilirkişi ... tarafından düzenlenen ilk raporda kırmızı pelerin unsurlu reklamın haksız rekabet unsuru taşıdığı belirtilmiş ise de bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda tarafların her ikisinin de reklamlarının özgünlüğünden ve orjinalliğinden bahsedilemeyeceği, daha önce çeşitli alanlarda ve çok sayıda kullanılmaları, ve tekrar edilmeleri nedenleriyle bu reklam fikirlerinde ve ögelerinde tamamen başkalarından esinlendikleri, çeşitli reklam ve tanıtım ögelerini değiştirerek kendi firmalarına ve kendi markalarına uyarlayarak ve değiştirerek kullanmış oldukları, davacının ve davalının reklamlarının tanıtımları ve sloganları arasında birbirlerinden ayırt edilebilmelerini sağlayan çok sayıda farklılıklarının bulunduğu ve bunların aynı tarafların ürünleri gibi reklamları ve tanıtımları bakımından da birbirlerine zarar verecek, birbirlerini çağırıştıracak, karıştırılmaya meydan verecek reklamların ve reklam ögelerin bulunmadığı, davalının incelenen tüm reklam ve tanıtımını izleyen hedef kitlenin bu reklam ve tanıtımları davacıya aitmiş gibi düşünemeyeceği ve karıştıramayacağı, tanıtım, reklam ve sloganlar bakımından haksız rekabet unsurlarını oluşmadığı belirtildiğinden ve söz konusu tespitin mahkememizce de uygun görülmesi nedeniyle davalının reklam ve görsel içeriklerinde kullanılan unsurların görsellerin haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine varılarak davanın reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme dayanak teşkil edilen bilirkişi raporunda haksız rekabetin unsurları dosya açısından incelemeyerek eksik incelemeye neden olduğunu, haksız rekabet hukukunda emek ilkesi, rekabet koşullarında herkesin mallarını, ürünlerini, tanıtma vasıtalarını bizzat kendisinin yapacağı harcama ve gayretle tanıtması zorunluluğu olarak özetlenebileceğini, binlerce başka olasılık varken, davalının konu/konsept takibi yapması, basiretli tacir olarak sektörde yer alan esas ve takip ettiğin rakibini bilmediğini iddia edemeyecek olması nedeniyle haksız rekabet oluştuğu açık ve kesin olup dosyaya sunulan 26.12.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda TTK m.55/I,a-4 hükmü ve haksız rekabet hukukunda emek ilkesi değerlendirilmeden sadece özgün ve orijinal unsur kriteri yaratılarak hukuka aykırı kanaat bildirildiğini, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınamaz nitelikte olup, davalı şirketin davacı şirkete ait ... markalı çamaşır suyunun pazarlama iletişiminin, gerçekleştirmiş olduğu iletişimin genel düzeninin, sloganının, özgün tanıtım unsurlarının ve görsel sunumunun tüketiciyi yanıltacak ve karışıklığa yol açacak şekilde taklit ederek kullanmış ürünün sahip olmadığı özellikleri varmış gibi göstermesinin aynı türden ürünleri kötülemesinin davalı reklam ve sloganları bütün itibariyle sistematik takip teşkil ettiğinden, davacı şirkete karşı haksız rekabet teşkil ettiğini, işte bu dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasının ancak ve ancak davalının birebir taklit ettiği davacı şirket reklamlarının engellenmesi yoluyla sağlanabileceğini, davalının bu uygulaması sebebiyle müşterilerin tedarik edenlerin etkilendiğini, bu durumda açıkça TTK m.55/I,a-4 “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, Bilirkişi Raporunda sürekli tekrarlanan, “özgünlük ve orijinallik” kriterinin ise hiçbir hukuki gerekçesi ve altyapısının bulunmadığını, davalının davacı şirket reklamlarından hemen sonra sistematik olarak, dürüstlük kuralına aykırı şekilde bu reklamları takip ederek aynı/benzer format ve iletişim unsurlarını kullanmış olması haksız kazanç elde etme çabasının ürünü bir tavırda olduğunu, bu hususun Bilirkişi Raporunda bilinçli bir şekilde göz ardı edildiğini, davalının reklamlarında kullanılan “görseller” haksız rekabet yaratmakta olup raporlar arasında çelişki meydana getiren bu hususun giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davalı reklamlarında kullanılan ibarelerin haksız rekabet yarattığını, örneğin karşılaştırılan bilgilerin doğru olmaması, kesin veya tam olmayan bilgilerin karşılaştırılması, doğruluğunun teyit edilmesi çok zor olan hususların karşılaştırılması, tüketicide yanlış fikir oluşmasına sebep olabilir ve haksız rekabet teşkil ettiğini, hükme esas alınan Bilirkişi Raporunda belirtildiğinin aksine, davalının reklamlarının ve ifadelerinin Ticaret Kanunumuzun Haksız Rekabeti düzenleyen bölümünde yer alan birçok hükme aykırı hareket etmekte aşikâr olduğu açık olduğundan, davalının eylemlerinin sistematik bir biçimde davacının emeğinden yararlanma, sulandırma şeklinde haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, karıştırmaya neden olacak ve tüketici tercihlerini etkileyecek şekilde yapılan reklamların haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve meni davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır. Davacı ve davalı ürünlerin tanıtımı ile ilgili bir takım reklam yayımlamıştır. Davacı tarafça, davalının reklamlarında, ürünlerin tüketici nezdinde karıştırılmasına neden olunacak şekilde davacı tarafından daha önce kullanılan unsurlar taklit edilerek kullanıldığı ve davalının kullandığı bir takım ibarelerin hamsız rekabet olduğunun tespiti ve menine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde de ‘’Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. ‘’ hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ olarak düzenlenmiştir. Ayrıca müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak da haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un genel gerekçesinde, genel olarak piyasa ekonomilerinde rekabet, kar, satış miktarı ve payı gibi belirli bazı hedeflere ulaşmak amacıyla ekonomik birimler arasında ortaya çıkan bir yarış veya karşıtlık şeklindeki ilişkiler süreci olarak tanımlanmıştır. Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukukî yolları tespit etmektir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350). Haksız rekabetten bahsedebilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar tarafların ekonomik rekabet etme hakkının bulunması ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Yani haksız rekabetten söz edilebilmesi için ekonomik rekabetin dürüstlük kuralına aykırı olarak bozulması veya kötüye kullanılması gerekir. Bilirkişi heyet raporunda, davacının ve davalının reklamları, tanıtımları ve sloganları arasında, birbirlerinden ayırt edilebilmelerini sağlayan çok sayıda farklılıkların bulunduğu aynı, tarafların ürünleri gibi, reklamları ve tanıtımları bakımından da birbirlerine zarar verecek, birbirlerini çağrıştıracak, karıştırılmaya meydan verecek reklamların ve reklam ögelerinin bulunmadığı, davalının incelenen tüm reklamı ve tanıtımını izleyen hedef kitlenin bu reklam ve tanıtımları davacıya aitmiş gibi düşünemeyeceği, karıştıramayacağı kanaati bildirilmiştir. Somut olayda, davalının reklamlarında bowling topu ve kukalar, pelerin, büyüteç ile gösterilen mikrop, kara tahtada işaret çubuğu ile hijyen dersi temalarının kullanılması, reklamların bütünü ve genel teması değerlendirildiğinde söz konusu reklamların davalının ürünü ile davacının ürününün karıştırılmasına neden olacak nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyetinin de raporunda belirttiği gibi davalının reklamlarında ürünlerin ayırt edilebilmelerini sağlayacak başka ayırt edici unsurlar bulunmaktadır. Bunun yanı sıra yine bilirkişi raporunda davalının kullandığı \"...\", \"% Hijyen\", \"% Güven\", \"Hijyende Tek Hareket\" ibarelerin haksız rekabet unsuru taşımadığı ve diğer firmaların ürünleriyle karşılaştırma içermediği, zarar verici yönü bulunmadığı ifade edilmiştir. Bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun olması nedeniyle ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı tarafça, reklamlarda kullanılan pelerin teması yönünden ilk rapor ile heyet raporunun çelişkili olduğu ileri sürülmüş ise de, esasen ilk raporda da ayırt edicilik unsuru ve farklılıkların bulunması halinde sadece süper kahraman konsepti bakımından benzerlik olmasının haksız rekabet unsuru taşımadığı belirtilmiştir. Ancak devamında yakın tarihlerde yayımlanan reklamların konsept ve kullanılan materyaller bakımından aynı olduğu ifade edilmiş ise de reklamda yer alan ürün görselleri farklı olup, sırf pelerin kullanılması karıştırmaya neden olacak nitelikte değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d7b18d661d46836","SID":"b410a43db4927941"}}