{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1900 <br>KARAR NO: 2024/1744<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2021<br>NUMARASI: 2014/1683 E. - 2021/590 K.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/78 ESAS SAYILI DOSYASI<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/102 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)|Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara ve HMK'nın 305/A maddesi uyarınca verilen ek karara karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı ile davacı şirketin, davalıya yada davalının müşterisine ait ithalat malı olan 22.500 kg yanıcı olmayan ahşap tutkallarının Suudi Arabistan - İstanbul arasında 2.800 USD navlun bedeli ile uluslar arası karayolu ile taşınması konusunda anlaştıklarını, davacı temin ettiği araç ile söz konusu eşyayı taşıdığını tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, davalının bakiye 2550 USD navlun alacağını ödemediğini, bakiye bedelin ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirket ile davalı şirketin müşterisi ... A.Ş'ye ait 14 kap yükü Özbekistan'a taşımak üzere anlaşma yaptığını, söz konusu taşıma işinin navlun ücreti olan 8.800 USD'nin davacıya ödendiğini, davacının söz konusu nakliyeyi tamamlayamadığını ve malları alıcısına teslim edemediğini, davacı firmanın tamamlayamadığı nakliye sebebiyle peşinen tahsil ettiği navlun ücretini iade etmekle yükümlü olduğundan davalının davacıdan bakiye alacağının mevcut olduğunu davalı firma cari hesap bakiye alacağı için 6.250 USD bedelli, 11/08/201 tarihinde davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış olduğunu söz konusu takibin davacının itirazı ile durduğunu, Özbekistan taşımasının tamamlanamamasından dolayı davalı firmanın müşterisinin, davalı firma ve davacıya karşı takip başlatmış olduğunu İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/635 esas sayılı dosyası üzerinden alacak davasının devam ettiğini, taraflar arasında birden fazla nakliye işi çalışmasının yapıldığını,  bir cari hesap işleyişi söz konusu olduğundan tarafların cari hesapları ve bu kayıtların dayanağı olan nakliye işleri birlikte değerlendirildiğinde davalının cari hesapta davacı firmadan alacağı bulunduğunu savunarak, davacının cari hesap bakiyesi iddiası ile açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/78 ESAS SAYILI DOSYASI Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın müşterilerine ait ürünlerin, belirlenen adreslerde teslim alınıp bilinen alıcı adreslerine teslim, nakliye, sair lojistik hizmetlerinin organizasyonu işi ile iştigal ettiğini; müşterilerin lojistik hizmet talepleri doğrultusunda alt nakliyeci ve tedarikçi firmalar ile anlaşmalar yaparak; yükümlülüklerini yerine getirdiğini; davacı firmanın davalı firma ile de bu kapsamda alt tedarikçi olarak çeşitli nakliye işlerinde çalıştığını; davacı şirketin, davalı/borçlu firmadan almış olduğu nakil hizmetleri karşılığında; anlaşılan navlun ödemelerini tüm borç ve sorumluluklarını yerine getirdiğini; davalı firma ile davacı firmanın müşterisi ... A.Ş'ye ait 14 kap yükün Özbekistan'a taşımak üzere anlaşma yaptığını; söz konusu taşıma işin, navlun ödeme ücretinin davacı firmaya ödendiğini; davalı firmanın söz konusu nakliyeyi tamamlayamadığını ve malları alıcısına teslim etmediğini; davalı firmanın tamamlayamadığı nakliye sebebiyle peşinen tahsil ettiği navlun ücretini iade etmekle yükümlü olduğunu; davacı firmanın aslında davalı firmadan bakiye alacağının mevcut olduğunu; davacı firmanın cari hesap bakiye alacağı için 6.250,00 USD bedelli 11/08/2014 tarihinde davalı firma aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatmış olduğunu; söz konusu takibe davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu; davalı firmanın tamamlayamadığı nakliyenin ücretini haksız yere tahsil etmiş olmasına rağmen davacı aleyhine İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1683 sayılı dosyası üzerinden alacaklı olduğu iddiasıyla dava ikame ettiğini ve bu davanın devam ettiğini; tarafları ve aynı cari hesap üzerinden karşılıklı alacak iddiasında bulunması nedeniyle tarafların bu iki davasının birleştirilmesinin gerektiğini; borçlu tarafından yapılan itirazın sadece zaman kazanma amacıyla yapılmış olduğunu; likit faturadan kaynaklı cari hesap bakiyesi alacağının icra takibi konusu yapılmasına rağmen ödenmemiş olması sebebiyle kötüniyetli borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini iddia ederek,  itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacının dilekçesinde de açıklandığı üzere; davacı, ... San. Tic. A.Ş'ye ait 14 kap yükü Taşkent/Özbekistan'da bulunan alıcıya taşınmasını üstlendiğini; taşıma işi için davalı şirket ile anlaştığını; davalı şirkette ... Taşımacılık Ltd. Şti adlı şirketle anlaşarak yükü taşıttığını; bu taşıma işi ile ilgili olarak araç sürücüsünün şahsi kusuru nedeniyle Türkmenistan'da tutuklanması üzerine taşınma işinden dolayı ihtilaf çıktığını; gönderici firma olan ... San. Ve Tic. A.Ş ödemiş olduğu navlun bedeli ile taşımaya konu yükün bedelinin tahsili için ... Lojistik A.Ş ve davalı şirketi davalı göstererek; İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/635 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını; o dosyada fiili taşıyacı olan ... Ltd. Şti'nin de davaya dahil edildiğini; yukarıdaki açıklamalar ve dosyanın incelenmesinden anlaşılacağı üzeri aynı konuda açılmış olan bir dava mevcut olduğundan yeni dava açılamayacağını; derdestlik itirazında bulunduklarını davacının iş bu davayı açmaktaki temel dayanağının taşıma dolayısıyla kendi akiti olan ... San. Ve Tic. A.Ş'nin taşıma bedelini geri istemesi olduğunu; henüz kendilerinden böyle bir tahsilat yapılmadığını; açılmış olan davanın devam ettiğini; dava sonucunda; iade olup olmayacağı; olacak ise ne miktar olacağı ve kimin tarafından ödeneceğinin belli olmadığının; davalı ve alt taşıyıcıya da dava açılmış olması nedeniyle olası hükmedilen bu bedelin, davacı ... Lojistik A.Ş dışındaki davalılardan tahsil edilmesi ya da açılmış davanın red olması ihtimal dahilinde olduğunu;  o davada iş bu davanın davacısının davanın reddini istediğini; davacının temel olarak parayı ödemiş gibi rucü hakkını kullanmaya çalıştığını; ayrıca, CMR madde 32 uyarınca davanın zaman aşımına uğradığını; ayrıca, taşıma işinde davalının taşımadaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini; ortada kayıp ya da hasar bulunmadığını savunarak; davanın usûlden ve esastan reddi ile  tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/102 ESAS SAYILI DOSYASI Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın dava dışı  müşterisi ... San. Ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın 14 kap yükünün Özbekistan’a taşınması işini üstlendiğini ve üstlenmiş olduğu bu nakliye işinin yapılması ile ilgili olarak da davalı firma ile anlaştığını, bu nakliye işlemi ile ilgili olarak davalı firmaya, henüz nakliye işlemi gerçekleşmeden işin başında 8.800 USD navlun ücret ödemesi yapıldığını, söz konusu nakliye işinde anlaşılmış olması ve davalı firmaya bu iş için baştan ödenen bedelin ihtilafsız olduğunu, davalı firmanın üstlenmiş olduğu  bu nakliye hizmetini tamamlayamadığını ve taşınan yükün alıcı firmaya teslim edilemediğini, tamamlanamayan bu nakliye ile ilgili olarak nakliye konusu yükün sahibi dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkili firma ve davalı firma aleyhine İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 8.400 USD yük bedeli, 35 USD yük bedeli ve 5.880 USD navlun bedelinin tahsili istemi ile icra takip işlemlerine başladığını,  icra takibine davalı firma  itirazı sonrasında, dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkili firma ve davalı firma aleyhine  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/635 E. Sayılı dosya numarası ile  dava açıldığını, Yapılan yargılama neticesinde “emtianın Özbekistan'da bulunan dava dışı alıcıya teslimi için taşınması konusunda TLS şirketi ile anlaştığı, bu şirketin taşıma işini davalı ... şirketine devrettiği, tarafların emtianın teslim edilmemesi ve zayi olması nedeni ile müteselsil olarak sorumluluklarının bulunduğuna” karar verildiğini, mahkemenin kararının  Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 21.06.2019 tarihli kararı ile ve “ akdi taşıyıcı müvekkili firma ile alt taşıyıcı davalı firmanın nakliyeci ve çalışanların kusur ve ihmallerinden sorumlu olduğu” gerekçesi ile onanarak, kesinleştiğini, mahkeme kararının kesinleşmesi ile ... A.Ş. unvanlı firmanın alacaklı olması nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı firma tarafından 69.333,67 TL ve müvekkili firma tarafından ise 67.512,39 TL ödeme yapılarak dosya kapatıldığını, oysa  nakliyenin gerçekleştirilmesine ilişkin tüm sorumluluğun müvekkili firma tarafından nakliye işinin anahtar teslimi şekilde yerine getirilmesi için anlaşılan davalı firmada olduğunu, davalı firmanın üstlendiği nakliyeyi tamamlayamamış olması itibarıyla da doğan tüm borç ve neticelerden de sorumlu olduğunu, davalı tarafça hak sahibi müşterinin talep ettiği alıcısına ulaştırılamayan yükün bedeli ile bu nakliye hizmeti için ödenen navlun bedelinin ödenmemiş olması sebebiyle müşteri olan firmanın davalı ve müvekkili firma aleyhinde icra takibi başlattığını, yapılan itirazlara istinaden de itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili firmanın ilgili icra dosyasına ödediği 67.512,39 TL’nin tamamından aslında davalı firmanın sorumlu olduğunu, davalı firmanın üstlenmiş olduğu nakliyeyi gerçekleştirememiş olmasına rağmen, müvekkili firmadan 8.800 USD tahsil ettiğini ve ... A.Ş. tarafından açılan davanın neticelenmesi ile nakliyede oluşan zayi sebebi ile doğan sorumluluğunu kabul ederek, İstanbul Anadolu ...  icra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına o dava dosyası kapsamında müşteriye karşı sorumlu olduğu ürünlerin bedeline karşılık gelen kısmı ödediğini,  bu davanın, davalının müşteri firmaya yaptığı ödemenin, söz konusu nakliyenin tamamlanamamış olmasından dolayı sorumluluğunu ortaya koymakta olduğunu, davalı firmanın aynı nakliye konusu için müvekkilden tahsil ettiği navlun bedelini de müvekkile iade etmekle yükümlü olduğunu, ancak söz konusu navlun bedelinin iadesinin tüm taleplere rağmen bugüne kadar müvekkili firmaya iade edilmediğini, ayrıca davalı firmanın müvekkili ile yaptığı anlaşma gereği, sorumluluğunda gerçekleşmeyen nakliye sebebi ile müvekkili firmanın bu işten elde edeceği karını da karşılamak zorunda olduğunu, müvekkili firmanın dava dışı firma ile ilgili nakliye işi için 9.800 usd’ye anlaşmış olması ve davalı firmaya 8.800 USD ödemiş olması karşısında müvekkili firmanın kar kaybının 1.000 USD olduğunu belirterek dava dosyasının tarafları ve konusu bu dava ile bağlantılı İstanbul Anadolu 1. Ticaret Mahkemesi 2014/ 1683 E. dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davalı firmanın sorumlu olduğu ancak gerçekleştiremediği nakliye sebebi ile müşteri ... tarafından açılan takip ve davada müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 67.512,39 TL ile söz konusu nakliye işinin davalının kusuru ile neticelenemediğinden yoksun kalınan 1.000 USD kar  kaybı ile müvekkili firma tarafından ödenmek zorunda kalınan  bedelden düşülmesi ile kalan bakiye 2.920 USD bedelin  ödeme tarihlerinden  itibaren işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davalı firmadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekiline dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticari defterler, bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl dava davacısı ...Şti ile davalı ...A.Ş. arasında Suudi Arabistan -Türkiye arasında 22.500 kg ahşap tutkalların 2.800 USD karşılığında  taşınması hususunda bir anlaşma yapıldığı,ancak 2.550 USD navlun bedelinin ödenmediğinden bahisle davalı ... aleyhine yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı,davalı ...A.Ş.nin ise davacı firma ile dava dışı ... A.Ş.ye ait malların Özbekistana taşınması hususunda anlaştığı ve bunun karşılığında davacı firmaya 8.800 USD peşin ödeme yapıldığı,fakat davacı firmanın sözkonusu taşıma işini gerçekleştirmediği ve tamamlayamadığı, navlun ücretini iade etmekle yükümlü olduğu ve kendilerinin davacı taraftan alacaklı olması sebebiyle davacı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığı davacının itirazı üzerine İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığı,işbu davanın mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği,Asıl dava yönünden davacının taşıma işini ... Nakliyata devrettiği,taşıma işinin çekincesiz olarak ifa edildiği,bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,sözleşme ile 2.800 USD olarak kararlaştırılan ve asıl dava davalısı ... adına 29.03.2013 tarihinde faturaya bağlanan navlun ücretinin bakiye kalan 2.550 USD bedele davacının hak kazandığı kanaatine varıldığından asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargılama aşamasında mahkememiz dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu  6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyası takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Dava dışı ... A.Ş.nin asıl dava davacısı tarafından nakliyesi gerçekleştirilmeyen mal için ödenen navlun ücretinin tahsili amaçlı dava açtığı, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/635 Esas 2018/399 Karar sayılı kararıyla söz konusu bedelin mahkememiz dosyasında davacı ve davalı olan taraflardan tahsiline karar verildiği,bu doğrultuda birleşen dosya davacısı-asıl davada davalı ... A.Ş. tarafından ödendiği,zira kesinleşen mahkeme ilamında da açıklandığı üzere birleşen davanın davalısı ...'un ...'ye karşı 8.800 USD bedelle üstlendiği taşıma işini gerçekleştiremediği,navlun ücretine hak kazanamadığı,sözkonusu bedelin ... tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye ödendiği,ödenen bedel ve ...LTD.ŞTİ'nin nakliye işini kusuru ile gerçekleştirmemesi sebebiyle yoksun kalınan 1.000 USD alacak için ... A.Ş. tarafından mahkememiz dosyasında yargılama devam ederken İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı,mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği,her ne kadar birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı tarafından cari hesap ilişkisine dayanılarak alacak talebinde bulunulmuş ise de,alacağın temelini ödenen navlun ücretinin rücu talebine ilişkin olduğu,CMR m.l uyarınca söz konusu Konvansiyonun, yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerine an az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her sözleşmeye uygulanacak ve somut olaydaki gibi karayoluyla gerçekleştirilen uluslararası taşımalarda bir iç hukuk kuralı şeklinde öncelikli olarak gözetilerek uygulanacağı,Somut olay kapsamındaki birleşen davada 1 yıllık zaman aşımı süresi CMRMad.32 kapsamında değerlendirildiğinde;zamanaşımının dava konusu yükün alıcısına teslim edildıği 14.08.2013  tarihinden itibaren işlemeye başladığı, bu tarihten itibaren1yıl içinde  davacı tarafından davalılar aleyhine yürütülen icra takibi ile 11.08.2014 sürenin durduğu, ancak takibe yapılan itiraz,ile duran sürenin kaldığı yerden CMR md.32 nazarından yeniden işlemeye başladığı,Her ne kadar  birleşen dava İİK nazarından süresinde ikame edilmiş olsa da Y.l l.HD. 24.01.2013 Tarih E.2011/12619 -K. 2013/1079 Sayılı İlamında belirtildiği üzere \"İcra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlemin, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibaret olduğu, Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen \"uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler\" niteliğinde olduğu, İİK'nın 67. ve 68. maddelerinde söz konusu davaların açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık ve 6 aylık süreler ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davaların itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmadığı, İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK'nın 67 ve 68. maddelerinde sözü edilen hak düşürücü sürelerin başlamasına engel teşkil eder nitelikte olduğu, Bu açıdan bakıldığında, işbu dava, itirazın  tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre, ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin, aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde  zamanaşımı sûresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği olmadığı,dolayısıyla mahkememiz dosyasıyla birleşen ancak takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilen  İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyası ile daha sonra aynı konuda ikame edilen İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas sayılı ddosyası yönünden davanın en geç 14.08.2014 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olması gerektiği ancak her iki davanın da zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiği dolayısıyla taleplerin zamanaşımına uğradığı,anlaşıldığından birleşen davanın reddine dair...\" gerekçesiyle, davanın  kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın  iptaline, takibin 2.550 USD  asıl alacak  üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 2.550 USD  alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden  hesaplanacak şartlara göre %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,  karar  verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin resen verdiği 12.08.2021 Tarihli Ek Kararının Özeti: Mahkemece, HMK'nın 305/A maddesi gereğince birleştirilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyası hakkında; karar verilmemiş olduğunun anlaşılması üzerine hükmün tamamlanması mümkün olduğu kabul edilerek 12.08.2021 tarihli ek karar ile; \"...Mahkememizce verilen 08/07/2021 tarihli kararda sehven Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/78 esas sayılı dosyası hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, eksikliğin giderilerek, birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/78 esas sayılı dosyası hakkında karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. HMK 305/A maddesinde 'Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.' düzenlemesi mevcut olup, mahkememizce verilen hükmün tamamlanması mümkün olduğundan, birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/78 esas sayılı dosyası bakımından...\" gerekçesiyle mahkemenin 08/07/2021 tarihli, 2014/1683 Esas- 2021/590 Karar sayılı kararın hüküm kısmının eki sayılmak üzere, HMK'nın 150/5. madde hükmü gereğince, Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Mahkemenin nihai kararına ve 12.08.2021 tarihli ek karara karşı, davalı- birleşen davada davacı ... Lojistik AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Lojistik AŞ (eski unvanı; ... Lojistik AŞ) vekili, asıl hükme yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından 2014 - 2021 yılları arasında gerçekleştirilen yargılama ve dosya konusu alacak iddiası ile bilirkişi raporları ile tespit yapılan hususlara rağmen alacak talebinin taraflar arasındaki işleyen cari hesap kayıtları olmasına rağmen alacağının temelinin ödenen navlun ücretinin rücu talebine ilişkin olmasının tespiti ve CMR 32.maddede yer alan düzenleme kapsamında birleşen davanın süresinde açılmamış olduğundan bahisle zamanaşımı nedeniyle reddine, asıl davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme tarafından hakkaniyet ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak CMR düzenlemesine atıfla bir yıllık zamanaşımı süresinin esas alınarak davalarının ve taleplerinin reddi kararının incelenerek ortadan kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça asıl dosyada ileri sürülen alacak talebinin dayanağının nakliye, CMR hükümlerine tabi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, 24.10.2016 tarihli ıslah dilekçesi içerisinde asıl davada ileri sürülen alacak yönünden zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de itirazlarının dikkate alınarak değerlendirilmediğini, herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, birleşen dosyada yer alan talepler yönünden davanın reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, birleşen dosyada müvekkilinin alacak hakkının dayanağının davacı firma sorumluluğunda gerçekleşen ve alıcısına teslim edilemeyen nakliye işlemi sebebiyle müvekkili firmanın malın alıcısı firma tarafından davacı ile birlikte dosya kapsamında ödenmek zorunda olan alacak ile bakiye navlun ücretinden doğan cari hesap bakiyesinin tahsili istemi olduğunu, müvekkilinin davalı firmadan alacak ve zarar taleplerinin dayanağının dava dışı firma ile müvekkili firma ve davacı firma aleyhine İstanbul Anadolu 2. ATM 2014/635 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi ile davacı firmanın sorumluluğu altında organize edilen ancak tamamlanmayan taşıma işi sebebiyle müvekkilinin icra baskısı altında dava dışı firmaya ödediği rakamların davacıya rücu edilmesinin oluşturduğunu, davacı firmanın sorumluluğu altında gerçekleştirilen nakliyenin tamamlanmamış ve taşıma konusu yapılan ürünlerin varış adresindeki alıcı firmaya teslim edilememiş olmasından dolayı davacı firmanın sorumluluğunun tespit edildiğini, dava ve uyuşmazlık konusu olayın merkezinin davacı firmanın peşin olarak tahsil ettiği ancak netice itibariyle gerçekleştiremediği nakliye sebebiyle 8.800,00 USD navlun ücretini müvekkili firmaya iade etmesi gerekir iken iade etmemiş olmasının  mevcudiyeti olduğunu, nakliye konusu ürünlerin sahibi tarafından açılan dava dosyasının davacı firmaya ihbar edildiğini,   zamanaşımı sürelerinin etkisinin detaylı şekilde değerlendirilmediğini, eksik ve yanlış değerlendirmeler ile karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı- birleşen davalarda  davacı ... Lojistik AŞ  vekili,  ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ek karar başlıklı karar ile HMK 150.maddede yer alan düzenleme uyarınca davacı firma aleyhine İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dosya ile birleşerek görülen dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ancak gerekçenin olay ile bağdaşmadığını, mahkeme kaleminde duruşma için beklenirken başka kat koridorda gerçekleşen diğer duruşmaya gecikilebileceği ifade edilmiş ise de mahkemenin oluşturduğu karardan vazgeçmediğini, prosedürün düzgün şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği anlaşılmadan mazeret olmamasından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davanın açılmamış sayılması gibi kritik bir karar oluşturulurken gerekli araştırmaların yapılması ve bu şekilde kararın oluşturulmasınında zorunlu olduğunu, aksi halde yedi senedir takibi yapılan ve karar aşamasında olan bir dosyada bu şekilde bir karar oluşturmanın hakkaniyete, usul ekonomisine aykırı olduğunu iddia ederek, ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, faturaya ve açık hesaba dayalı bakiye navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali; birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyadaki dava, fatura alacağı ile cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali; birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas sayılı dosyadaki dava ise nakliye hizmeti sebebiyle ödenen taşıma ücreti ile diğer masrafların tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, nihai karardan sonra Mahkemece HMK'nın 305/A hükmü uyarınca birleşen davalardan diğeri hakkında ek karar verilmiş; asıl karara ve ek karara karşı, davalı- birleşen davada davacı ... AŞ vekili tarafından,  yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsasmından, davacı ... Ltd Şirketi ile davalı birleşen dosya davacısı ... AŞ Şirketi arasında 13.08.2013 tarihinde davalı şirketin müşterisine ait ithalat edilen 22.500 kg yanıcı olmayan ahşap tutkalların Suudi Arabistan - İstanbul arasında 2.800,00 USD navlun bedeli ile uluslararası karayolu ile taşınması konusunda anlaşma yapıldığı, yükleme yerinin Suudi Arabistan, boşaltma yerinin İstanbul olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 26.09.2013 tarihli fatura düzenlendiği, 12.08.2013 tarihli tedarikçi anlaşmasında, davacı şirketin taşıtan firma, dava dışı ... Ltd Şirketin taşıyan firma olduğu, dava dışı ... Ltd Şirketi tarafından davacı şirket adına Suudi Arabistan - İstanbul nakliyesi olarak 2.650,00 USD şeklinde fatura düzenlendiği, davalı birleşen dosya davacısı TLS Şirketinin uluslararası nakliye hizmetlerini organize eden şirket olduğu, TLS Şirketinin müşterisi dava dışı ... AŞ'ye ait 14 kap yükün Özbekistan'a taşınması işi için anlaşma yapıldığı, 8.800,00 USD taşıma ücretinin davacı firmaya ödendiği, davacı firmanın nakliyeyi tamamlayamadığı ve teslim edemediği gerekçesiyle davalı birleşen dosya davacısı şirket tarafından davacı şirkete karşı icra takibi başlatıldığı, alacak davasının açılmış olduğu, karşılıklı olan açılan davaların birleştirildiği ve birlikte görüldüğü anlaşılmıştır. Mahkeme dosyası ile son olarak, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas, 2021/108 Karar sayılı dosyasının 16.02.2021 tarihli karar ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirme kararı mahkemenin 17.02.2021 tarihli üst yazısı ile asıl davanın görüldüğü mahkemeye bildirilmiştir. Mahkemenin 18.02.2021-15.06.2021 tarihli ara kararlarında; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas sayılı dosyasının mahkeme dosyası ile birleştirildiği ve arasına alındığına dair hususlar  zapta geçirilmiştir. Ayrıca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/102 Esas sayılı dosyasında; birleştirme kararının tensip ile birlikte verilmiştir. Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde tebligat parçasına ve davalının söz konusu davaya ilişkin beyan dilekçesine rastlanılmamıştır.  Birleşen dava ile ilgili olarak dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilerek dilekçe safhasının tamamlanması sağlanılmaksızın karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Mahkemece, yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere birleştirilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş, söz konusu eksiklik, HMK'nın 305/A maddesi gereğince tamamlanmış ise de anılan madde uyarınca ek karar verilebilmesi için tarafların talebi yasal zorunluluktur. Mahkemenin kendiliğinden bu madde gereğince hükmün tamamlanmasına karar vermesi mümkün olmadığından, taraf talebi olmaksızın ve duruşma dahi açılmaksızın verilmiş olan ek karar da usule ve yasaya aykırı oluşturulmuştur. İlk derece mahkemesi, kısa kararında ve gerekçeli asıl kararında, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kara verilmiş ise de hangi birleşen dava hakkında bu hükmün kurulduğu belirtilmemiştir. Birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduklarından mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden HMK’nın 297. maddesine uygun biçimde ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.  Karar, bu nedenle tereddüte sebebiyet vermekte olup bu şekilde karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Aralarında bağlantı bulunduğu için birden çok davanın HMK’nın 166/1. maddesi çerçevesinde birleştirildiği durumlarda; yargılama birlikte görülmüş olsa dahi ortada birleştirilen dava sayısı kadar birbirinden bağımsız davalar bulunur. Bu nedenle HMK’nın 297. maddesinde sayılan hükmün unsurları hem asıl hem de birleşen dava yönünden geçerlidir ve gerekçeli kararda yer almalıdır. Dolayısıyla, tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir dava bakımından talepler ayrı ayrı değerlendirilerek gerekçe yazılması, karar başlığında da asıl ve birleşen dava bilgileri belirtilmek suretiyle hüküm kurulması, harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınması zorunludur. Kabule göre ise 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. bendi ile  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması hâlinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu asıl ve ek kararların kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu asıl kararının ve 12.08.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Başvuran tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Başvuran tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.05.12.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2f0fed8fcf84fcd","SID":"3e3f727043b1cacc"}}