{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1914 <br>KARAR NO: 2024/1746<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2021<br>NUMARASI: 2017/709 E. - 2021/351 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili,  dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 01.07.2014 düzenleme tarihli, 5 yıl süreli “Dağıtım Sözleşmesi (Perekande)” kabul ve imza olunduğunu, ... Mad. Ve Loj. Hiz. Tic. San. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 20.12.2013 düzenleme tarihli, 5 yıl süreli “Dağıtım Sözleşmesinin (...) kabul ve imza olunduğunu, müvekkili  şirletler ile davalı şirketin ürettiği, ithal ettiği veya ticaretini yaptığını gıda ürünlerinin ev dışı tüketim satış noktalarına dağıtımı üzerine kurulu bulunan ticari ilişkinin sözleşmelerden çok öncesinden (yaklaşık 30 yıl) beri süren bir bayilik-dağıtıcılık ilişkisi olduğunu, bu ilişki ile müvekkili  şirketler ile davalı şirketin ürettiği gıda ürünlerini Kayseri, Yozgat ve Kırşehir ili ve ilçelerini kapsar biçimde sahibi olduğu araçlar ve çalıştırdığı personellerin aracılığı ile satım ve dağıtımını yapmakta olduğunu, davalı şirketin hiçbir hukuki, yasal, sözlşemeye dayalı, yazılı bir bildirimde bulunmadan ahde vefa hukuki ilkesine aykırı biçimde ve gerekçe ileri sürmeden 15.08.2016-17.08.2016 tarihlerinde müvekkili  şirketlerin davalı şirkete, davalı şirketten fatura kaşılığı dağıtımını sağlamak üzere aldığı gıda ürünlerine ait ödeme gün ve vadeleri gelmemiş fatura borçları dahi yokken, davalı şirkete önceden  verilen banka teminat mektuplarının davalı şirketin nakde dönüştürmek suretiyle aralarındaki sözleşmeleri fiilen ve hukuken sonlandırdığını, fesih akabinde davalı şirketin Kayseri'de kurulu bulunan ... Mad. Tic. San. Ltd. Şti ile dağıtım sözleşmesi akdettiğini, müvekkili  şirketler ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin yıllık ciro miktarının 25 Milyon TL civarında olduğunu, nakde dönüştürülen banka teminat mektubu bedelleri toplamının 2.050.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin davacı şirketleri madden büyük zarara uğrattığını, müvekkili  şirketlerin, davalı şirketin aralarındaki dağıtım sözleşmelerini sonlandırması sonucunda büyük bir manevi zarara, itibar ve prestij kaybına maruz bırakıldığını, ... San. Ltd. Şti. yönünden; müvekkili ... San. Ltd. Şti'nin uğramış olduğu mağduriyeti, bankalar ve piyasalar nezdinde uğratıldıkları prestij ve saygınlık kaybı ve diğer tüm manevi kayıplarını gidermek amacıyla ... San. Ltd. Şti için 450.000,00 TL manevi tazminatın, sözleşmenin sonlanacağı tarihe kadar elde edeceği karı elde edememesi sonucu uğradığı kar kaybı, davalı şirketin bayiliğini sürdüreceklerine güvenerek yaptıkları tüm araç alımı, bilgisayar ve programları yatırımı, işçilere ödemek zorunda bırakıldıkları kıdem, ihbar tazminatı ve diğer yasal hakları, ödedikleri ve ödemek zorunda bırakıldıkları depo kiraları ve diğer uğratıldıkları maddi zarara karşılık 80.000,00 TL maddi tazminatın, bakiye alacak tutarı olan 42.905,51 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleri ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili ... San. Ltd. Şti.'ye ödenmesine, ... Lojistik Hizmetleri Tic.San. Ltd. Şti. yönünden; müvekkili ... Gıda Maddeleri ve Lojistik Hizmetleri Tic.San. Ltd. Şti.'nin uğramış olduğu mağduriyeti, bankalar ve piyasalar nezdinde uğratıldıkları prestij ve saygınlık kaybı ve diğer tüm manevi kayıplarını gidermek amacıyla ... Lojistik Hizmetleri Tic.San. Ltd. Şti. için 50.000,00 TL manevi tazminatın, sözleşmenin sonlanacağı tarihe kadar elde edeceği karı elde edememesi sonucu uğradığı kar kaybı, davalı şirketin bayiliğini sürdüreceklerine güvenerek yaptıkları tüm araç alımı, bilgisayar ve programları, yatırımı, işçilere ödemek zorunda bırakıldıkları kıdem, ihbar tazminatı ve diğer yasal hakları, ödedikleri ve ödemek zorunda bırakıldıkları depo kiraları ve diğer uğratıldıkları maddi zarara karşılık 20.000,00 TL maddi tazminatın ve  dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile müvekkili ... Lojistik Hizmetleri Tic.San. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler ve ticari ilişkinin davacı şirketlerin kendi kusurları nedeniyle sonlandırıldığını, davacıların finansal yapısındaki bozuklukar nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürekli sorunlu ilerlediğini, davacıların ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren sürekli olarak kredi limit aşımı yaparak çalıştığını, ciddi boyutlarda ödeme problemleri yaşandığını ve siparişlerini sürekli geciktirdiklerini, davacılarla davai şirketin karşılıklı anlaşarak işin sonlandırılmasına karar verildiğini, davacıların bakiyelerinin sıfırlanması için depolarında bulunan ürünlerin iade alınmasının teklif edildiğini, ürünlerin davacılar tarafından depodan kaçırılarak bilinmeyen bir lokasyona taşındığını ve bundan sonra şirket yetikililerine ulaşmak mümkün olmadığını, müvekkili  şirketin daha fazla mağdur olmaması amacıyla bakiye alacağının tahsili için Dağıtım Sözleşmelerinin 12. Maddesi uyarınca şirket uhdesinde bulunan teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 12. ve 17. maddeleri uyarınca müvekkili  şirketin sözleşmeleri dilediği zaman ve tek taraflı olarak feshetme hakkının bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi feshe kadar getiren sürecin davacı şirket yetkilierinin bilgileri dahilinde ilerlediğini, müekkilinin davacıların elinde bulunan 120.000,00 TL değerindeki solution grubu ürününün diğer dağıtıcılara satılması konusunda destek olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek yetkili satıcı ilişkisi olmadığını, kendine özgü atipik bir sözleşme ilişkisi olduğunu savunarak davacıların taleplerinin ve davalarının reddini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, davalı ile davacılar arasında akdedilen sözleşmelerin feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile cari/açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında uzun süre ticari ilişki bulunduğu, son olarak  ... Gıda ile 20.12.2013 tarihinde dağıtım sözleşmesi , ... Gıda ile 01.07.2014 tarihinde  “Dağıtım Sözleşmesi (Perakende)”  akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ,davacılar ile davalı arasında akdedilen sözleşmelerin davalı tarafından süresinden önce haklı bir neden bulunmaksızın feshedilip feshedilmediği ve sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan zararların talep edilip edilemeyeceği ayrıca davacı ... Gıda'nın cari/açık hesaptan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır. ... Anonim Şirketi  ile davacılardan ... Sanayi Ltd. Şti arasında akdedilen 01.07.2014 tarihli sözleşme ile davacı ... Lojistik Hizmetleri Tic.San. Ltd. Şti. İle  akdedilen 20/12/2013 tarihli  sözleşmenin 12. Maddesinde ödeme şartlarına, 17. Maddesinde ise fesih koşullarına  ilişkin hükümlere yer verildiği, Her iki sözleşmenin 12. Maddesinde “… ödememe veya eksik ya da geç ödeme hallerinde ... bu sözleşmeyi feshedip feshetmemekte serbesttir...” sözleşmelerin 17. maddesinde ise ;  \"...Taraflardan herhangi biri, sözleşme süresi boyunca herhangi bir zamanda en az 1 (bir) ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak ve herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın feshetmek hakkına sahip olacaktır. DAĞITICI, bu sözleşmedeki yükümlülüklerden herhangi birini ihlal ettiği takdirde ve sözkonusu ihlal, giderilmesi mümkün bir ihlal olup da ...’nin ihlali bildiren ve ihlalin giderilmesi talebini içeren yazılı ihbarından itibaren 5 (beş) gün içinde düzeltilmezse, ... bu sözleşmeyi derhal ve tek taraflı olarak feshetmek hakkına sahip olacaktır. Bu maddenin 12. maddesinde belirtilen fesih sebepleri saklıdır...” hususlarına yer verildiği , davacıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekte geciktikleri ,ödeme yapmakta zorlandıkları, ödemelerin bir kısmının teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle yapıldığının ve bu duruma davacıların da muvafakat verdiklerinin anlaşıldığı, sözleşmelerin 17. Maddesi kapsamında davacılara 5 günlük süre tanınmasının sonucu değiştirmeyeceğinin açıkça anlaşılması karşısında davalı şirketin  sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve davacıların bu sebeple maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmış, dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere davacıların açık hesaptan kaynaklanan alacaklarının tamamının 19.04.2017 tarihinde Kayseri ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından 1.726,39 TL ve Kayseri ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından 38.884,36 TL olmak üzere ödendiği, davacıların dava tarihi itibariyle açık hesaptan kaynaklanan ve talep edebilecekleri herhangi bir alacaklarının kalmadığı anlaşılmakla...\" gerekçesiyle her iki davacı bakımından davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile davalı şirket arasında 30 yıllık bayilik ilişkisinin sürdüğü esnada 01.07.2014 ve 20.12.2013 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin devamı sırasında davalı şirketin haksız ve hukuksuz bir şekilde gerekçe göstermeden sözleşme hükümlerine aykırı şekilde 15.08.2016 ve 17.08.2016 tarihlerinde ödeme gün ve vadeleri gelmiş/geçmiş fatura borçları dahi yok iken, davalı şirkete müvekkilleri tarafından verilen banka teminat mektuplarının onay veya muvafakat alınmadan alacak miktarlarından fazlası ile nakde dönüştürüldüğünü, müvekkillerinin maddi ve manevi tazminat, kar kaybı, bakiye alacak talebi ve diğer talepleri hakkında dava açıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketlere verdiği ticari başarılarla ilgili 13 adet belge ve plaketlerin mevcudiyeti ile bayilik ilişkisinin ne şekilde devam ettiğinin ispatlandığını, davalı tarafça müvekkili şirketteki vadesi gelmemiş alacağından çok fazlasını nakde dönüştürerek ve mal sevkiyatlarını durdurarak tek taraflı ve kötü niyetli ticari ilişkiyi 2016 tarihine kadar sonlandırdığını, mahkeme kararından ret gerekçesi olarak gösterilen müvekkili şirketlerin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekte geciktiğini, ödeme yapmakta zorlandığı, ödemelerin bir kısmının teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle yapıldığı ve bu duruma nedenin müvekkillerinin verdiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 17.maddesindeki 5 günlük süre tanınmasını sonucu değiştirmeyeceği yönündeki gerekçelerin tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda mahkemenin gerekçeli kararında yer alan tespitlerin tamamının somut bir gerekçe ve delil gösterilmeden yapılan genel bir belirtme kabul olduğunu, bilirkişilerin ödemelerdeki gecikmenin miktarını, süresini, gecikmelerin ne zamandan beri ne kadarlık süreyi kapsadığı yönünde hiçbir araştırma ve inceleme yapmadıklarını, raporun karara dayanak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların ve özellikle davalının bayilik sözleşmenin 12.ve 17.maddelerindeki fesih haklarını dava dilekçesine verdikleri cevap dilekçesine kadar hiç kullanmadığını, davalının akdin kendi yönlerinden feshine gerekçe olarak geç ödeme nedenini ileri sürdüklerini, hiçbir uyarının söz konusu olmadığını, bayilik sözleşmelerinin feshinin mahkemece haklı olduğu yönündeki kabulün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketlerden ... Ltd Şirketinin bakiye alacak tutarının davalı şirket tarafından tamamı ile ödenmemiş olması, dava tarihinden önce icra müdürlüklerine vaki ödemelerini müvekkili şirkete bildirmemiş olmaları nedeniyle müvekkilinin davalının bu haksız tutumu nedeniyle alacak davası yönünden davalı şirketin mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması gerektiğini, bu yönden de ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dağıtım sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, sözleşme ilişkisinin varlığı, davalı şirketin sözleşme kapsamında davacılar tarafından davalı adına düzenlenen teminat mektuplarını nakte çevirmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı tarafın teminat mektuplarını nakte çevirmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, ayrıca davalı eyleminin haklı fesih sebebi sayılıp sayılamayacağı, bilirkişi raporu ile bilirkişi raporuna göre mahkemece verilen ret kararının ve ayrıca yargılama giderlerine dair kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket ile davalılardan ...Ltd Şirketi arasında 01.07.2014 tarihinde dağıtım sözleşmesi (perakende) imzalandığı, sözleşme konusunun 1.maddede, davalı tarafından üretilen, ithal edilen veya ticareti yapılan gıda maddelerinin ulusal zincir mağazaları hariç perakendecilere dağıtıcı aracılığıyla satılması ve/veya dağıtılması şeklinde açıklandığı, sözleşmede, davacı şirketin dağıtıcı unvanı ile yer aldığı, ... Şirketinin akdi faaliyet alanının Kayseri - Yozgat bölgesi olarak sözleşmesinin 2.maddesinde belirlendiği, aynı maddede sözleşme ile dağıtıcıya tekel hakkı tanınmamış olduğundan davalının dilediği kuruluş ve kişilere satmak/sattırmakta veya dağıtmakta ve dağıtıcılık vermekte serbest olduğunun belirtildiği, 13.maddesinde, teminatların düzenlendiği, dağıtıcının davalı talebi üzerine cezai şartlar dahil davalıya doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak miktarı, metni ve bankası davalı tarafından belirlenecek banka teminat mektubunun vereceğinin belirtildiği, ödeme şartlarının 12.maddede düzenlendiği, madde içerisinde, ödememe veya eksik ya da geç ödeme hallerinde bu sözleşmeyi davalının feshedip edip etmemekte serbest olduğu, davalının alacakları için kendi belirleyeceği oranda gecikme faizi talep etmeye, her türlü takipte bulunmaya ve dağıtıcının verdiği teminatları paraya çevirmeye yetkili olduğu, sözleşmenin 17.maddesinin saklı olduğunun belirtildiği, 17.maddesinde, fesih başlığı ile sözleşmenin 01.07.2014 tarihinde imzalandığı, en fazla 5 yıllık süre boyunca geçerli olacağı, taraflardan herhangi birinin sözleşme süresi boyunca en az bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın feshetme hakkına sahip olduğu, dağıtıcının sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal ettiği takdirde söz konusu ihlalin giderilmesinin mümkün bir ihlal olması durumunda davalının ihlali bildiren ve giderilmesi talebini içeren yazılı ihbardan itibaren 5 gün içerisinde düzeltilmez ise davalının sözleşmeyi derhal ve tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olacağı, 3.bentte dağıtıcının zorunlu ya da ihtiyari iflası halinde ya da dağıtıcının aciz haline düşmesi ,alacaklılarıyla konkordatoya girmesi ,mallarının tamamı ya da esaslı bir kısmının idaresinin resmi bir görevliye verilmesi durumlarında davalının sözleşmeyi derhal tek taraflı olarak sona erdirmek hakkına sahip olacağının belirtildiği, dağıtım sözleşmesine ek olarak ürünlerin gösterilmiş olduğu, davacı ... Ltd Şirketi ile ise 20.12.2013 tarihinde dağıtım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme içeriğinin diğer davacı ile gerçekleştirilen sözleşme ile aynı nitelikte ve içerikte  olduğu, davacı şirketlerin davalının sözleşme gereğince talebi doğrultusunda değişik tarih ve miktarlarda teminat mektuplarını davalı yararına düzenletmiş oldukları, davacıların teminat mektuplarının haksız şekilde nakde çevrildiği ve diğer iddialarla birlikte şirketlerin bankalar ve piyasalar nezdinde uğradıkları prestij ve saygınlık kaybı ile manevi kayıpları nedeni ile manevi tazminat ile ayrıca sözleşme sonuna kadar elde edecekleri karı elde edememeleri sonucunda uğranılan kar kaybı bayiliğin sürdürüleceğine güvenerek yapılan yatırım giderleri, bakiye alacak tutarları gibi maddi tazminatın tahsili için iş bu davayı açmış oldukları anlaşılmıştır. Taraf delilleri dosyaya ibraz edildikten ve tanık dinlendikten sonra  bilirkişi raporları alınmıştır. 18.09.2019 tarihli talimat yolu ile alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde, davacı ... Gıda Şirketinin davalıdan 102.663,55 TL cari hesap bakiyesi alacağı bulunduğu, davacı ... Gıda Şirketinin davalıya toplam 59.760,68 TL borcu bulunduğu, davacıların davalı ile olan alacak ve borçlarının mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 102.663,55 TL - 59.760,68 TL = 42.902,87 TL alacaklı olacağı, davacının çalıştırmış olduğu personellerin işten çıkarılması suretiyle davalıdan kıdem tazminatı talep ettiği; ancak kıdem tazminatının işverenin borcu olduğu, sözleşmenin feshiyle ortaya çıkan bir zarar olmadığı, davacının kıdem tazminatını davalıdan talep edemeyeceğinin düşünüldüğü; mahkeme aksi kanaatte olması halinde rapor ekindeki tabloda sunulduğu, davacının sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesiyle araç-gereç bedelini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin öteden beri devam ettiği , feshedilen sözleşme sebebiyle yeni bir yatırımın yapıldığına ilişkin bilgi olmadığı, araç-gereçlerin de zaten büyük bir kısmının amorti edildiği, bazı araç-gereçlerin satış imkanının bulunduğu, mahkemenin sözleşmenin haksız feshedildiği kanaatine varması durumunda araç gereç bedellerinden talep edilecek tutarın gıda konusunda uzman bilirkişi ile makine mühendisi bilirkişiye tespit ettirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, davacının kazanç kaybı konusunda raporun içinde her iki davacı şirket için ortalama günlük kazanç hesaplamasının dosyadaki vergi beyannamelerinden yapıldığı, davacının kazanç kaybı tutarının hesaplanabilmesi için davacının aynı bölgede benzer faaliyeti yapması için gerekli makul sürenin tespitine ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Davacılar vekili, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde; cari hesap alacağına ilişkin yapılan tespite bir diyeceklerinin olmadığını, alacak talepleri yönünden varılan sonucun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmişlerdir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; raporda yer alan, davacıların çalıştırmış oldukları personellerin işten çıkarılmaları nedeniyle ödenen kıdem tazminatları ile işletmeye yapılan araç gereç yatırımının müvekkilinden talep edilemeyeceği yönündeki tespite bir diyeceklerinin olmadığını, ancak raporun hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili ile davacılar arasındaki sözleşme ile ticari ilişkinin davacıların kendi kusuru nedeniyle sonlandığını, davacılardan ... Şirketi ile 5 yıl süreli sözleşmenin 01.07.2014 tarihinde, ... Şirketi ile sözleşmenin ise 20.12.2013 tarihinde 5 yıl süreli imzalandığını, ... Gıda'nın Kayseri ve Yozgat bölgesinde bulunan perakendecilere, diğer davacı ... Bakliyat'ın ise sadece Kayseri Bölgesinde bulunan ev dışı tüketim satış noktalarına müvekkili şirketin ürettiği ürünlerin dağıtımını yaptığını, ticari ilişkinin sorunsuz şekilde devam ederken sözleşmenin gerekçesiz feshedildiği iddiasının yerinde olmadığını, aksine ticari ilişki ve sözleşmelerin davacıların finansal yapısındaki bozukluklar ve bu bozukluğun tarafları iş yapamaz hale getirmesi sebebiyle sonlandığını, davacıların sürekli kredi limiti aşımı yaparak çalıştığını, ciddi boyutlarda ödeme problemleri yaşadığını, siparişlerini geciktirdiklerini, çalışma sistemine bağlı olarak davacılara ürün sevkiyatının yapılamadığını ve sürekli satış kaybı yaşandığını, davacıların kredi limiti açtırdığını, banka tarafından müvekkili şirkete yapılan bildirim ile firmaların risklerinin karşılanmayacağının dahi bildirildiğini, bu gelişmeler üzerine davacılarla karşılıklı anlaşma ile her iki şirket için işin sonlandırılmasına karar verildiğini, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanı ile sabit olduğunu, davacı şirketlerin birçok kez uyarıldığını, buna rağmen banka limitlerini düzeltmediklerini, davacı firmaların mali yapılarının yeterince incelenmediğini, günlük kazanç kaybının fahiş olduğunu belirterek, yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. 21.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı ... ile davacılardan ... Gıda arasında akdedilen 01.07.2014 tarihli “Dağıtım Sözleşmesi (Perakende)” başlıklı sözleşmenin 12. maddesinde ödeme şartları düzenlenmiş olduğu, hükmün“....Ödememe veya eksik ya da geç ödeme hallerinde ... bu sözleşmeyi feshedip feshetmemekte serbesttir.... \"şeklinde olduğu, yine Sözleşmenin Fesih başlıklı 17. maddesinin, “Taraflardan herhangi biri, sözleşme süresi boyunca herhangi bir zamanda en az | (bir) ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak ve herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın feshetmek hakkına sahip olacaktır. 2-DAĞITICI, bu sözleşmedeki yükümlülüklerden herhangi birini ihlal ettiği takdirde ve sözkonusu ihlal, giderilmesi mümkün bir ihlal olup da ...'nin ihlali bildiren ve ihlalin giderilmesi talebini içeren yazılı ihbarından itibaren 5 (beş) gün içinde düzeltilmezse, ... bu sözleşmeyi derhal ve tek taraflı olarak feshetmek hakkına sahip olacaktır.3-DAĞITICI'nın (yeniden yapılanma ya da birleşme amacıyla yapılanlar hariç) zorunlu ya da ihtiyari iflas halinde ya da DAĞITICI'nın aciz hale düşmesi, alacaklılarıyla konkordatoya girmesi, malın tamamı ya da esaslı bir kısmının idaresinin resmi bir görevliye verilmesi durumlarında ... işbu sözleşmeyi derhal tek taraflı olarak sona erdirmek hakkına sahip olacaktır.4-Bu maddenin 12. maddesinde belirtilen fesih sebepleri saklıdır.” hükümlerini havi olduğu, davalı ... ile davacılardan ... Bakliyat Baharat ile yapılan 20.12.2013 tarihli Dağıtım Sözleşmesi (...) başlıklı sözleşmede de 12. madde ödeme şartları ve 17. maddede de fesih hususunun düzenlenmiş olduğu, ilgili hükümlere bakıldığında ... Gıda ile yapılan sözleşmeyle aynı içerikte olduğunun görüldüğü, sözleşme hükümleri değerlendirilecek olduğunda, davalının davacıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirme sürecindeki aksaklıklara ilişkin sözleşmenin 17. maddesinde öngörülen “sözleşmedeki yükümlülüklerden herhangi birini ihlal ettiği takdirde ve sözkonusu ihlal, giderilmesi mümkün bir ihlal olup da ...'nin ihlali bildiren ve ihlalin giderilmesi talebini içeren yazılı ihbarından itibaren 5 (beş) gün içinde düzeltilmezse, ... bu sözleşmeyi derhal ve tek taraflı olarak feshetmek hakkına sahip olacaktır.” şeklinde bir uygulama içinde bulunmadığı, sözleşmede bu konuda herhangi bir şekil şartı öngörülmese de ticari hayatın akışında bu tür ihbarların noter kanalıyla yapıldığının bilindiği, diğer yandan sözleşmede “ihlalin giderilmesi mümkün bir ihlal” olması gerekliliğinden söz edildiği,  eğer ihlalin ödemelerdeki gecikmeler/ödeme sorunlarının giderilmesi mümkün olmayan bir ihlal olarak görülmesi durumunda davalının hüküm süreci işletmeden de sözleşme ilişkisine son verebileceğinin kabulünün gerekeceği; davacıların ödeme süreçlerindeki gecikmeleri, limit aşımında bulunmaları hususunun süreklilik arz ettiğinden bahisle, artık giderilmesi mümkün olmayan bir ihlal olarak kabulü konusundaki nihai yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu, bayilik sözleşmesinde bayilik verenin bayi nezdindeki haklı beklentilerinden birinin de bayinin finansal durumunun iyi olması ve bu finansal durumunu devam ettirmesi olduğunu, bu doğrultuda finansal durumun sözleşmeden beklenen amacın ve sözleşmeden doğan ödeme, teminat vs.gibi yükümlülüklerinin yerine getirilmesine elverişli olması gerektiğini, dosyada mübrez maillerden ve belgelerden  hesap uzmanınca anlaşıldığı ve tespit edildiği kadarıyla davacıların ekonomik sorunlarla karşılaştığının görüldüğü; ödemelerde gecikmeler yaşandığı, bu durumun bir kerelik olan bir durum olmadığı, yaşanan gecikmelerin geniş bir zamana yayıldığı dikkate alınacak olduğunda, ödemelerdeki gecikmelerin adeta taraflar arasında yerleşik bir uygulama haline geldiği veya gecikmelerin davalı nezdinde ağır bir ihlal olarak görülmediği bir an için düşünülebilecekse de süreç içinde tekrarlanan bu durumların davalı nezdinde artık çekilmez/katlanılmaz bir durum oluşturduğu ve bu itibarla haklı feshe temel teşkil eden olgular olma noktasında nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere bir değerlendirme yapılabileceği,  mahkeme tarafından sözleşmenin haksız yere feshi konusunda karar verilmesi halinde davacıların uğramış olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ... Gıda Ltd. Şti. İçin 1.294,95 TL, ... San. Ltd. Şti. için 42.602,45 TL olmakla beraber toplamda 43.897,40 TL olduğu, mahkemenin haksız fesih kanaatine varması durumunda dahi davacıların araç gereç bedellerini davalıdan talep edemeyeceği sonucuna varıldığı, mahkemece davalının davacılar ile olan sözleşmesini haksız yere feshettiği karar verilmesi halinde, heyetimiz hesap uzmanı sayın ... tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacı ... Gıda Ltd. Şti'nin kazanç kaybının (1.258,72 TL/gün x 855 gün ) 1.076.205,60 TL, davacı ... San. Ltd. Şti.'nin kazanç kaybının (649,77 TL/gün x 1048 gün >) 680.644,56 TL olabileceği, ne var ki nihai takdirin mahkemede olduğu ve bu beyanda mahkemenin, Y.19.HD.'nin E. 2016/9687, K. 2016/15781, T. 14.12.2016 sayılı ve E. 2018/2046, K. 2019/5241, T. 20.11.2019 sayılı kararlarında tespit edilen 6 ayla sınırlı kazanç kaybı yönündeki tespitlerin somut olay bakımından hangi ölçüde dikkate alınacağı hususunda nihai takdirin de  mahkemede olduğu, davalı ... A.Ş.'nin defter kayıtlarının incelenmesi sonucu davalı şirketin davacı şirketlere; davacı ... Gıda Ltd.Şti'ne 1.726,39 TL, davacı ... Gıda Ltd.Şti'ne 38.884,36 TL, olmak üzere toplam 40.610,75 TL olduğu, söz konusu tutarların tamamının 19.04.2017 tarihinde Kayseri ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından 1.726,39 TL ve Kayseri ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından 38.884,36 TL olmak üzere tamamen ödendiği herhangi bir cari hesap borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Davacılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek,  yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili iste davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Bilirkişi heyet raporu; dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Taraflar arasındaki sözleşmenin, davacıların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmede ki aksaklıkları, bunun sürekli hâle getirilmesi, finansal bozukluklar nedeniyle  davalının sözleşmenin 12. ve 17. maddeleri ile teminat mektubu verilmesine dair madde gerekçesi dikkate alınarak teminat mektuplarından alacaklarını tahsil ettiği,  davacıların kendi kusurlarından ve  sözleşme hükümlerini ihlal etmelerinden dolayı sözleşmenin fiilen sona ermesine neden oldukları anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde kabul edildiği üzere davalı tarafça gerçekleştirilen yazılı bir fesih ihbarı mevcut değildir. Davacılar, davalı şirket tarafından  teminat mektubunun nakte dönüştürülmesi neticesinde sözleşmenin fiilen ve hukuken sonlandırıldığını, fesih edildiğini  ve davalı şirketin kusurlu olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmışlardır. Ne var ki davalının kusurunun olmadığı, sözleşmede kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde hareket ettiği, tüm dosya kapsamından ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiştir.  Davacılar tarafından sözleşme edimleri ve özellkle ödeme edimi sürekli olarak geç yerine getirilmiştir. Sözleşmeden istenen sonucun alınamaması ve bunun sürekli hâle gelmesi durumunda karşı taraftan sözleşmeyi devam ettirilmesi, sözleşmeye katlanması beklenemez. Davalı taraf sözleşmenin feshinde haklı bulunduğundan, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde  bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5456a1b42aab5b16","SID":"ffbb7f00d636120e"}}