{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/964 Esas<br>KARAR NO:2024/2033 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/593 Esas- 2021/732 Karar <br>TARİH:09/12/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden akaryakıt aldığını, ancak bedelini ödemediğini, cari hesap ekstresinde yer alan alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının dilekçesinde belirttiği kepçe ile ..., ... plakalı araçların müvekkiline ait olmadığını, borcu kabul etmediklerini, müvekkili tarafından alınmamakla birlikte dava dilekçesinde belirtilen fatura ve veresiye senetlerindeki fiyat ve motorin miktarlarında tutarsızlık olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih 2019/593 Esas- 2021/732 Karar sayılı kararında;\"Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine  ... sayılı dosyası ile 8.141,35 TL asıl alacak ve 2,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.143,69 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak gösterildiği, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, Mahkememiz dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinde iki adet faturadan bahsedildiği ancak takip konusu alacağın cari hesap alacağına ilişkin olduğu bu nedenle taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin incelenmesi gerektiği, SMMM marifetiyle defter incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda 2013 yılında davacı tarafından davalıya 5 adet satış faturası düzenlendiği, 5 adet fatura toplamının 164.568,15 TL olduğu, faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2013 yılında 164.568,15 TL fatura karşılığında davacıya 168.000,00 TL tutarında tamamı çek olmak üzere ödeme yapıldığı, yine davalı defterlerinde davacıya verilen 10.000,00 TL tutarlı çek bedelinin davacıdan kasa hesabıyla nakit tahsil edildiğine dair kayıt yapıldığı, 2013 yılında yapılan işlem kayıtları neticesinde davalının davacıya  (164.568,15 TL + 10.000,00 TL)-168.000,00 = 6.568,15 TL borçlu gözüktüğü, bu borç bakiyesinin 1.251,17 TL sinin 30.11.2013 tarihli ... nolu faturadan kalan bakiye olduğu kalan 5.316,98 TL sinin de 31.12.2013 tarihli .... nolu 5.316,98 TL bedelli faturadan ileri geldiği, 11 adet çekin 168.000,00 TL olarak  taraflarca sunulan kayıtlarda mevcut olduğu, davalı kayıtlarına göre davacının 6.568,15 TL, davacı tarafından sunulan ... başlıklı dökümana göre davacının davalıdan 8.141,35 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki farkın 1.573,20 TL olduğu, aradaki farkın davacı tarafından sunulan ... başlıklı dökümanda yer alan 31.08.2013 tarihli ağustos 2013 fiş aktarım açıklamalı 14.524,18 TL tutarlı kaydından kaynakladığı, bu kayıt tutarının içindeki 1.573,20 TL nin dayanak belgesinin olmadığı,... başlıklı dökümana göre 31.12.2013 yıl sonu itibariyle davalıdan 8.141,35-1.573,20 TL = 6.568,15 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği, bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmemiş olduğu, taraflarca sunulan belgelerden davacının 6.568,15 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.568,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, alacak likit olduğundan 6.568,15 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile, -Davalının... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.568,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, Alacak likit olduğundan 6.568,15 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkilinin almış olduğu akaryakıt ürünlerinin kendisine ödenmediği gerekçesiyle ... sayılı dosyası ile aleyhlerine icra takibi başlatması üzerine kendileri tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraz üzerine davacının işbu itirazın iptali davasını açtığını, Yerel mahkeme tarafından 12/12/2016 tarih 2015/317 Esas 2016/1232 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın taraflarınca istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 22/11/2019 tarih, 2017/3265 Esas ve 2019/2564 Karar sayılı kararı ile; ''Dava dilekçesinde belirtilen iki adet fatura yönünden değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle kaldırıldığını; Kaldırma ilamı sonucunda  Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmiş olup verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu; Davacı yanın dilekçesinde dökümü yapılan faturalar ve veresiye senetlerinde belirtilen; 3.024,38 TL cari bakiyelerin 48.349,45 TL bedelli, 30.11.2013 tarihli ... sıra numaralı alımın müvekkili şirketçe yapılmadığını, 02.12.2013 tarihli... nolu 200,00 TL bedelli, kepçe plakalı açıklamalı alımı yapan kepçenin müvekkili şirkete ait olmadığını, 03.12.2013 tarihli ...nolu 3.033,66 TL bedelli, ...plakalı alımı yapan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait olmadığını, 03.12.2013 tarihli ... nolu 1.167,64  TL bedelli ... plakalı alımı yapan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait olmadığını,04.12.2013 tarihli ... nolu 465,67 TL bedelli kepçe plakalı açıklamalı aracın müvekkili şirkete ait olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın belirtmiş olduğu borcun konusunu oluşturan akaryakıtların alındığını iddia etmiş olduğu araçların müvekkili şirket ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, davalının dosyaya sunduğu faturaları kabul etmemekle beraber  miktarlarının toplamı ve talep ettiği alacak miktarı arasında tutarsızlık bulunduğunu, davacı, icra takibinde talep ettiği alacak miktarını 8.141,35 TL olarak belirtmiş olsa da sunduğu faturaların toplamının 17.145,68 TL olduğunu ve ortada bir çelişki bulunduğunu; Müvekkiline ve müvekkilinin şirketine ait olmayan araçların almış olduğu  ürünlerin bedellerinin müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin şirketine ait olmayan araçlara teslim edilen akaryakıt ürünlerinin bedelinin müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılmasının hakkaniyete ve yasalara açıkça aykırı olduğunu, ayrıca Yerel mahkeme dosyasına ibraz edilen 01.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının defterlerinde cari hesap bazında ticari belgelerin kaydedilmediği ve belgelerin topluca kaydedildiği tespit edilmiş olup hangi müşteriye ne kadar fatura düzenlendiği veya ne miktarda tahsilat yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla defter kayıtlarının karşılaştırmaya elverişli olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla davacının mesnetsiz iddialarını kanıtlar nitelikte bir delil elde edilemediğini;Davacının ticari defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığını, bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, HMK m. 222'ye gör davacının ticari defterlerinin delil olarak kabul edilemeyeceğini, bu durumda davada sunulan ticari defterler davacı ve halefleri için aleyhe delil teşkil ettiğinden dava konusu uyuşmazlığı şüpheye düşürdüğünü ve davanın reddedilmesi gerektiğinden Yerel mahkeme tarafından yasa ve hakkaniyete aykırı şekilde kısmen kabul karar verildiğini beyanla Kocaeli 1. Asliye Ticaet Mahkemesi'nin 2019/593 Esas ve 2021/732 Karar sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde  kaldırılmasına ve davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıya akaryakıt sattığını ve karşılığında fatura düzenlediğini, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının dayandığı belgelerdeki akaryakıtları alan araçların kendisine ait olmadığını, alımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının alacağına dayanak olarak sunduğu fatura ve veresiye belgelerinde yer alan alımların davalı tarafından yapılmadığı, belirtilen araçların davalıya ait olmadığı, dolayısıyla davalının bu akaryakıt alımlarından doğan borçtan sorumlu tutulamayacağı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmadığının tespit edildiği, dolayısıyla ticari defterlerinin davacı lehine delil olmayacağına ilişkindir.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dava, cari hesap (bakiye açık hesap) alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebi ile açılmış olup, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde alacağın dayanağı olarak iki adet faturaya dayanmış ve İlk Derece Mahkemesi de 12/12/2016 tarihli ilk kararı ile söz konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 22/11/2019 tarihli kaldırma kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olduklarından ve davacı takip talebinde açıkça cari hesaba dayandığından incelemelerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamını kapsar şekilde yapılmasının gerektiği, fatura bazlı inceleme yapılamayacağı, Mahkemece kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı ancak davacının incelemeye esas yevmiye defterindeki kayıtların toplu kayıt olarak tutulduğu, bu nedenle işlem bazlı inceleme yapılamadığı, öte yandan davacının sunduğu cari hesap ekstresi ile davalının ticari defterleri ve sunduğu cari hesap ekstresinin karşılaştırıldığı, buna göre 2013 yılında davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve her iki tarafın kayıtlarında yer alan fatura bedellerinden, davalı tarafından yapılan ve yine her iki tarafın kayıtlarında bulunup, banka yazı cevaplarına göre tahsil edildiği anlaşılan çek ile ödemelerin mahsubu ile davalının kendi defter ve kayıtlarına göre davacıya 6.568,15 TL borçlu olduğu, davacının defter ve kayıtlarında ise takip tarihi itibariyle 8.141,35 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafın kayıtlarında bulunan 1.573,20 TL fazla alacağın dayanağının bulunmadığı, buna göre davacının dava dilekçesinde alacağın dayanağı olarak sunduğu veresiye belgeleri ile faturalardan, davalının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olanların bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu tespite göre davacıya 6.568,15 TL borçlu olduğu, her ne kadar davacının ticari defterlerinde toplu kayıt yapılmış ise de bu hususun Vergi Usul Kanunu uyarınca mümkün olduğu, dolayısıyla ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesine engel teşkil etmediği, davalının ticari defter ve kayıtlarında davacı adına bulunan ve davacının defterleri ile uyuşan kayıtların HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispat edilmiş kabul edileceği, kaldı ki incelemenin her iki tarafça sunulan cari hesap listeleri üzerinden yapıldığı, bu minvalde davacının davalıdan 6.568,15 TL alacaklı olduğu ve Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 448,67 TL istinaf  karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 112,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 336,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"773b67a92e42da6c","SID":"8d790d75b54b7ef1"}}