{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1894 <br>KARAR NO: 2024/1887<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/11/2024 (Ek Karar) - 12/09/2024 (Gerekçeli Karar)<br>NUMARASI: 2023/130 Esas - 2024/632 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/12/2024<br>İstinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın ve davanın reddine ilişkin gerekçeli kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 09.09.2014 tarihinden bu yana devam ettiği, anlaşmaya göre, müvekkil şirket ödemeleri çek ile yaptığını akabinde çek bedeli kadar ürün sevkiyatının davalı firma tarafından yapılması gerektiğini, 2020 ve 2021 yılı bağlantılarına göre, müvekkil şirketçe bedeli ödenen ve sevkiyatı yapılması kararlaştırılan ürünlerin davalı firma tarafından eksik teslim edildiğini, 2020 yılı bağlantılarına göre, sevkiyatı yapılacak müvekkil şirketçe ödemesi yapılan ürünlerin, davalı tarafından sadece bir kısmının sevkiyatı sağlandığı,150 adet revna duvara sıfır klozet, 150 adet revna duvara sıfır rezervuar, 192 adet revna asma klozet, 432 adet yeni lal alttan çıkışlı klozet ve 432 adet lal rezervuarın teslimatı yapılmadığını, 2021 yılı bağlantılarına göre ise, sevkiyatı yapılacak müvekkil şirketçe ödemesi yapılan ürünlerin, davalı tarafından yine sadece bir kısmının sevkiyatı sağlandığı 230 adet revna duvara sıfır klozet, 230 adet revna duvara sıfır rezervuar, 192 adet revna asma klozet, 600 adet crystal asma klozet, 540 adet yeni lal alttan çıkışlı klozet, 540 adet lal rezervuar, 180 adet bedensel engelli lavabo, 720 adet pisuar, 492 (420472) adet Ergo 4 40*50 lavabo (delikli) ekstra, 308 (280428) adet Ergo 1 35*45 lavabo ekstra, 360 adet revna tam ayak extra, 360 adet hela taşı, 60 adet bedensel engelli klozet, 60 adet bedensel engelli * rezervuar, 120 adet revna asma klozet ve 15 adet ara bölmenin teslimatı yapılmadığını, davalı firmanın eksik teslim ettiği ürünlerin, başka bir firmadan daha fazla bedelle temin edilmesi nedeniyle  müvekkilin uğradığı menfi zararın tazmini için, müvekkil şirket ile davalı arasında bulunan sözleşmeden döndüğümüzün tespiti ve kısmi dava hükümleri kapsamında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı firmanın sebep olduğu menfi zararın tazmini için şimdilik 5.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; söz konusu ürünlerin ne zaman ne şekilde sipariş edildiği, davalının bu siparişleri yerine getireceğini vaat edip etmediği, ürün bedellerinin ne olduğu, verilen çeklerin hangi ürüne ilişkin olduğu, sevkiyatın ne zaman yapılması gerektiği gibi temel konularda bilgi ve belge olmadığını, sadece bazı çek tahsilat makbuzlarıyla gerçekleşen satışlara ilişkin fatura suretleri sunulduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin alım satımı konusunda yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme olmadığı gibi, bu ürünlerin sipariş edildiği , bedellerinin ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirketin, lavabo, klozet, küvet gibi ürünleri çeşitli ebat ve niteliklerde sipariş üzerine üretip sattığını, sipariş davalı tarafından onaylandığı takdirde üretime geçilerek ve kararlaştırılan tarihte teslim edildiğini, bazı müşterilerden siparişlerini oluşturmadan önce ileride sipariş gerçekleşir, ürün üretilir ve teslim edilirse fatura bedelinden düşülmek üzere ileri tarihli çekler alındığını, ancak bu çekler belirli bir ürüne ilişkin olmadığından, çeklerin alınması, taraflar arasında bedeli, nitelikleri, ifa zamanı belirlenmiş somut bir ürüne ilişkin sözleşme yapıldığı anlamına gelmediğini, sadece önden çek almanın muhakkak, teslim borcu doğurmadığını, davacıdan da açıklanan şekilde zaman zaman sipariş olmaksızın ileri tarihli çekler alınmış, bu çekler cari hesaba emanet olarak işlenmiş, bilahare siparişler gelip onaylanıp üretim yapılıp alım satım gerçekleşince çek bedelleri fatura borçlarından düşülmek suretiyle hesaplaşıldığı,sipariş yoksa çeklerin iade edildiğini,nitekim davacı 2022 yılının bahar aylarında fiyatlardaki artış nedeniyle yeni sipariş vermeyeceğini söyleyince, müvekkilin dürüst bir tacir olarak daha önce sipariş olmaksızın emanet hesabına kaydettiği 10 adet çeki Kadıköy ... Noterliğinin 13.06.2022 tarih, ... sayılı ‘Emanet Tutanağı’ ile Notere tevdi etmiş, teslim alması için de tevdi tutanağını davacı şirkete tebliğ ettiğini  davacı, çeklerin Notere tevdiinden 1 ay 7 gün sonra sanki bu çekler hala elimizdeymiş ve sanki bunlara ilişkin siparişleri varmış gibi Eskişehir ... Noterliği aracılığıyla (20.07.2022 tarih, ... sayılı) temerrüt ihtarnamesi çektiğini, davacı vekili delil olarak çok sayıda fatura sunmuş ise de,bunlar gerçekleşen satışlara ilişkin olup, fatura bedelleri tahsil edilmiş, faturalara konu ürünler teslim edilmiş ve cari hesap “sıfırlanmış” olduğundan  bu sunumun sebebi anlaşılamadığını, öte yandan, bedel ve ifa zamanı belli değilse, başka bir firmadan yapılan alım bedelinin fazla olup olmadığı hakkında hüküm kurulamayacağını, ürünlere özgü bir sözleşme olmadığından bedel de ifa zamanı da olmadığını, bir an için davacı vekilinin öne sürdüğü gibi çekler teslim edilir edilmez sevkiyatın da yapılması gerektiği sonucuna varılırsa çeklerin hangi ürüne mahsup edileceği gibi bir sorun ortaya çıktığını ileri sürerek davanın reddine karar  verilmesini etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların  ticari defterlerinin ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabiliyetinin bulunduğunu, 2020 yılı sonu itibariyle davacı ile davalı taraf hesap bakiyeleri arasında -1,17 TL gibi önemsiz fark bulunduğunu, davalı tarafın yasal defterleri incelendiğinde 13.06.2022 tarihi itibariyle hesap bakiyesi vermediği, taraflar arasında alacak borç bulunmadığını, davacının yasal defterleri ve dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde davacının iddia ettiği sözleşmenin detayları bulunmadığını, sevkiyatı kararlaştırılan ürünlerin davalı ile anlaşıldığına dair belgelerin, sipariş mektuplarının dosya arasında bulunmadığını, davalının sunduğu çeklerin iadesinde ilişkin noter emanet tutanağı incelendiğinde davacının iddialarının ispata muhtaç olduğu ve dosyadaki delillerle ispat edilemediğini, davacının yemin deliline dayandığı ve yemin delili de hatırlatıldığını ancak bu delile ilişkin verilen kesin sürede beyanda bulunmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; taraflar arasında bulunan anlaşmaya göre, müvekkili şirket ödemeleri çek ile yapmakta ve akabinde çek bedeli kadar ürün sevkiyatının davalı firma tarafından yapılması gerektiğini, yazılı sözleşme bulunmadığını, ticari faaliyetin işleyişini izah etmek gerekirse, tahsilat makbuzlarının üzerine güncel şart ve liste iskontoları ile fabrika satış personeli tarafından not alınmakta ve o şartlarda mal sevkiyatı yapıldığını, süreç bir noktada bağlantı listeleri üzerinden ilerlemekte olup bağlantı numaralarını içerir listeler dosyada mübrez olduğunu, başlangıçtan uyuşmazlık aşamasına kadar bu şekilde devam etmiş ve taraflar işleyişi bu şekilde sürdürdüğünü, bağlantı listelerinin ispata yarar kabul edilmemesi hatalı olduğunu, 2020 ve 2021 yılı bağlantılarına göre, müvekkili şirketçe bedeli ödenen ve sevkiyatı yapılması kararlaştırılan ürünlerin davalı firma tarafından eksik teslim edilmiş olup bu ürünlerin detayları tarafımızca dosya kapsamına sunulduğunu, bu nedenle davalı firmaya, müvekkili şirket tarafından bedeli ödenen ve teslimatı yapılmayan tüm ürünlerin  müvekkili şirkete sevkiyatının yapılmasını, aynen ifanın mümkün olmaması halinde sevkiyatı yapılması kararlaştırılan ürünlerin rayiç bedeline karşılık gelen toplam bedelin tarafına ödenmesi konulu bir ihtarname gönderildiğini, teslim edilmeyen ürünler, başka firmalardan daha yüksek bedelle temin edildiğinden müvekkili firmanın ciddi bir zarara uğradığını, başka firmalardan tedarik ettiği ürünlere ait faturaların dosyada mevcut olduğunu, menfi zarar talep ettiklerini müvekkili şirketin, davalının teslim edeceği ürünlere güvenerek başka bir firma ile anlaşmadığı, davalının ürünleri hiçbir şekilde teslim etmemesi üzerine aynı ürünleri daha fazla ücret ödeyerek başka firmalardan aldığı ve hal böyle iken zarara uğradığını bilirkişiler tarafından bu yolda bir inceleme yapılmadığını, tahsilat makbuzlarının üzerine güncel şart ve liste iskontoları ile fabrika satış personeli tarafından not alınmakta ve o şartlarda mal sevkiyatı yapıldığını belirterek menfi zararlarının tesbiti için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; satıcının temerrüdü hükümlerine dayalı açılan zarar tazmini davasıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı; 2020 ve 2021 yılları itibariyle teslim edilecek malların eksik teslim edildiğini ileri sürerek; teslim edilmeyen ürünlerin diğer firmalardan daha fazla bir bedel ile satın alındığını aradaki farkın menfi zararını teşkil ettiğini, bu zararın davalı tarafından tazmini gerektiğini ileri sürmektedir. Ticari ilişkinin 2022 yılında sona erdiği;Davalı tarafın başvurusu nedeniyle düzenlenen 13.06.2022 tarihli Noter tesbit tutanağından davacı tarafından keşide edilen  04.06.2022 keşide tarihli 120.000-TL, 13.08.2022 tarihli 150.000-TL, 12.09.2022 tarihli 200.000-TL bedelli, 08.10.2022 tarihli 120.000-TL bedelli, 05.11.2022 tarihli 120.000-TL bedelli, 12.11.2022 tarihli 150.000-TL bedelli, 03.12.2022 tarihli 120.000-TL bedelli, 10.12.2022 tarihli 150.000-TL bedelli, 12.12.2022 tarihli 200.000-TL bedelli olmak üzere toplamda   1.480.000-TL bedelli 10 adet  çeklerin Noter'e tevdi edilerek durumun karşı yana bildirildiği anlaşılmaktadır. TBK nın 213 maddesi; \"Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.\"hükmünü haizdir. 20.09.2023 tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesi hazırlanan raporda tarafların 2020, 2021, 2022 yılları BA-BS formlarının mutabık olduğu, 10 adet çekin iadesiyle cari hesap borcunun sıfırlandığı belirtilmiştir. Esasen taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafından düzenlenen faturalar içeriği malların teslim edildiği ve bedelinin daha evvel verilen çeklerin mahsubu suretiyle tahsil edildiği anlaşılmaktadır.Bedeli ödendiğinde ve teslim alındığında ihtilaf olmayan ticari ilişkide sunulan bu faturalar ile bir çözüm sağlanmayacaktır. Alınan bilirkişi raporlarında bu konuda çelişki olsa dahi sonuca etkili olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili bağlantılarla ticari ilişkinin yürüdüğünü ileri sürse de eksik teslimat yapıldığı ileri sürülen 2020 ve 2021 yılına ilişkin sipariş formları sunulmamıştır. Davacı alıcı davalıya sipariş verildiğini, siparişin kabul edildiğini, davalı satıcıyı temerüde düşürdüğünü ispat yükü altındadır. Tarafların arasında devamlılık arz eden bir ticari ilişki bulunduğu anlaşılmakta ise de; çeşitli ürünlerin satışı sözkonusu olduğundan davacının siparişi olmadan davalı da üretime geçemeyecektir. Dosyaya bilirkişi incelemesinde sunulan davacı tarafından düzenlenen 17.06.2022, 30.06.2022 tarihli sipariş fişleri olduğu ve hayatın olağan akışına göre de sipariş verilmeden sevkiyat yapılamayacağına göre davacının davalıya sipariş verdiği, siparişin davalı tarafından kabul edildiği halde sevk edilmediği iddiası ispata muhtaç durumdadır. Öte yandan taraflar arasında ki ticari ilişkide; davacının davalıya birden fazla kez ileri tarihli çekler verdiği yine aynı bilirkişi raporunda tesbit edildiği ve dava dilekçesine ekli olarak sunulduğuna göre  24.12.2020 tarihinde 2.000.000-TL bedelli çek verildiği, bu çeklerin davalının 2021 yılı faturalarına kullanıldığı,yine 15.11.2021 tarihinde 960.000-TL, 23.12.2021 tarihli 1.100.000-TL, çek tahsilat makbuzları bulunduğu tesbit edilmiştir.Davalının davacıdan  aldığı bu çekleri emanet hesabında izlediği, davacının bir kısım başka  tedarikçilerden ürünler aldığı belirlenmiş ise de; bu ürünlerin davalının teslimden kaçındığı ürünler yerine alındığı  belirlenememektedir.Yine;davalı tarafından  Notere tevdi edilen çeklerin iadesinden önce davalının 29.1.2022 tarihinde 1.000.000-TL bedelli çekleri  aldığı gözetildiğinde bu çeklerin ileri tarihli alımlar için alındığı, 2020 ve 2021 yılları bağlantıları için verilmiş olamayacağının kabulü gerektiğinden davacı vekilinin zararın hesaplanması gerektiğine yönelik  istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının devamlılık arz eden ticari ilişkide alımlarından evvel toplu çekleri davalıya verdiği ,davacının davalıya sipariş verdiğini kanıtlar belge sunmadığı ,ticari hayatta olağan bir uygulama olan avans çekleri verilmesinin muhakkak satım akdinin tamamlandığını kabule yarar olmadığı , davacının satıcının temerrüdünün gerçekleştiğini ispata yarar deliller sunmadığı belirlenmekle davacı davasını ispat edememiştir.Davacı tarafın ,  eksik teslimat yapıldığı iddiasıyla oluşan zararını 5.000-TL olarak kısmi dava açtığı, kararın kesin olduğundan bahisle istinaf başvurusunun reddine karar  verilmiş ise de kararın uyuşmazlığın bütünü düşünüldüğünde kesin olmadığı, bilirkişi raporunda davacının 2020 yılı için teslim edilmeyen ürünlerin güncel değerinin 729.487-TL olduğu, 2021 yılı ürünlerin ise 2.227.319-TL olduğunu ileri sürdüğü, miktar itibariyle her koşulda istinaf ve temyiz sınırını aştığı gözetilerek ek kararın kaldırılarak,istinaf başvurusu esastan incelenmiş  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/130 Esas - 2024/632 Karar sayılı ve 13/11/2024 tarihli istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının yatırılan 855,2‬0-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 427,60-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7e34c1ba0283379","SID":"66c1bbe81f94d270"}}