{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/1115 - Karar No:2024/1109<br>                   T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ        <br>\t                                                      (İnceleme Aşamasında Kararın  Kaldırılarak Dosyanın                                                                                                       Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4-6 md)\t<br>ESAS NO\t: 2024/1115 <br>KARAR NO\t: 2024/1109<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/386 E-2024/679 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/12/2024<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, taraflar arasında yapılan 03/05/2019 tarihli  sözleşme kapsamında, davacının davalı aleyhine borcun ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak  açtığı şimdilik 5.000,00 TL kar kaybı, 55.300,00 TL’lik ödeme tutarı 6.726,53 TL ‘lik ödeme tutarı, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce hükmedilen fiyat farkı alacağı olarak 1.000,00 TL ve 500,00 TL munzam zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  davacının davasının kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının işbu davaya konu taleplerinin daha önce Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/450Esas-2024/122 Karar sayılı kararı ile hükme bağlandığını, aynı taleplerle  ilgili dava açılmasını kabul etmediklerini ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, işin geç teslim edildiği iddiasının yerinde olmadığını, imalat bedellerinin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/450 Esas  sayılı dosyasından verilen karar ile daha önce hüküm altına alındığını, davacının muaccel olmayan alacakları ile ilgili zarar ziyan talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olup bu taleplerinin reddinin gerektiğini,  davacının kar kaybı isteminin yersiz olduğunu, işin yarım bırakılması nedeni ile zarara uğrayan tarafın müvekkili kooperatif olduğunu, munzam zararın söz konusu olmadığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/450 Esas sayılı dosyasında davacının imalata dayalı işlerle ilgili  alacak davası kapsamında, 531.000,00 TL 'nin temerrüt tarihi olan 16/01/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini ve bu  kararın 15/02/2024 tarihinde verildiğini bir başka deyişle davacının alacağının 15/02/2024 tarihinden itibaren muaccel hale geldiğini, dolayısıyla ortada bir munzam zararın söz konusu olmadığını,   yüklenicinin ödediği bedel talebinin yersiz olduğunu, bu taleplerin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yerinde görülmeyerek reddedildiğini,  davacının alacağının TBK-147/6.madde uyarınca  zaman aşımınına uğradığını belirterek, davanın dava şartı  yokluğundan  reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın işin esasına girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"....Talep, cevap, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/450 Esas sayılı dosyası, dosyaya sunulan sözleşmelerin onaylı suretleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının kesin hüküm itirazına ilişkin olarak   davacının işbu dava dosyasına konu taleplerinin  Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/450 Esas sayılı dosyasından verilen 15/02/2024 tarihli gerekçeli karar ile değerlendirildiği, her iki dosyanın taraflarının ve aradaki uyuşmazlığın aynı nedenden kaynaklandığı, davacının bahsi geçen dava dosyasında ileri sürdüğü hususların söz konusu mahkemece yapılan yargılama neticesinde irdelenerek 15/02/2024 tarihinde  karara bağlandığı her ne kadar söz konusu kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi mahkememize gönderilen UYAP sisteminde görünmese de 01/10/2024 tarihli yazımıza verilen cevapta kararın 07/05/2024  tarihinde kesinleştiği gönderilen kesinleşme şerhi içeriği ile  anlaşılmakla; davanın kesin hüküm dava şartı yokluğundan sair hususlar incelenmeksizin, HMK-114-/1-i ve 115.maddeleri gereğince  usulden reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 9. Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosya ile eldeki davanın konusunun ve sebeplerinin aynı olmadığını, diğer dosyada müvekkilinin hali hazırda yaptığı işlerin bedelinin talep edildiğini ve mahkemece sadece buna hükmedildiğini, diğer davada  talep edilmeyen yapı  denetim ve belediyeye yapılan ödemeler için talep olmadığı halde red  kararı verildiğini, eldeki davada önceki dava dilekçesinde talep edilmeyen  3.kişilere yapılan ödemeler, fiyat farkı, munzam zarar ve müspet zarar talep edildiğini belirterek,  mahkeme  kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>GEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1-Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesinde \"Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.....\" hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için; a)davanın taraflarının aynı olması b) dava sebeplerinin aynı olması c) dava konusunun aynı olması gerekir. <br>\tTarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir. Hükmün davanın tarafları dışında üçüncü kişilere kural olarak herhangi bir etkisi yoktur. Zaten davada taraf olmayan bir kişiyi kararın bağladığının kabulü hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil eder. İkinci unsur olarak dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken ise; davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olması anlamına gelir. Aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. Üçüncü ve son unsur ise; dava konusunun aynı olmasıdır. Dava konusunun aynı olup olmadığının anlaşılması için yapılacak şey, her iki davanın netice-i talep kısmının aynı olup olmadığına bakmaktır. Her iki davanın talep sonucu kısmı aynı ise kesin hükmün varlığından bahsedilebilir. Öte yandan kesin hükmün varlığı HMK'nın 114.maddesinin (i) bendinde olumsuz dava şartı olarak düzenlenmiştir (Yargıtay 15 HD 2016/4193 E 2017/3157 K; 2016/4325 E 2018/309 K; 2019/2309E 2019/5068 K).<br>   \t Tüm bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelince; eldeki  davada toplam  5 kalem alacak  talep  edilmiş olup; bunlardan kar  kaybı, munzam zarar, yapı denetim, hizmet bedeli ve davalı  adına belediyeye yapılan ödemelerin tahsili talep edilmiş olup, sayılan bu kalem alacaklar  kesin hüküm için dayanak gösterilen Ankara 9. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2022/450 esas ve 2024/122 karar sayılı dosyada  talep edilmediği gibi  bu kalemler hakkında olumlu olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır. Kesin hüküm şartları oluşmayan bu  alacak kalemleri için işin esasına girilerek, gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, tüm alacak kalemleri yönünden kesin hüküm şartlarının oluştuğunun kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2024 gün ve 2024/386 Esas 2024/679 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa   ilgili icra dairesince iadesine, <br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak  19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan                        Üye                        Üye                 Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32503faa31f262aa","SID":"a61b47db737bccc6"}}