{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1933 <br>KARAR NO: 2024/1894<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2024<br>NUMARASI: 2023/198 Esas 2024/985 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2024 <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcu olmadığını beyan ederek takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, sözleşmenin davacı tarafından gereği gibi ifa edilmediğini, davalıdan alınan kumaş ile oluşturulan ürünlerin yurt dışına ihracı için aracı firmaya verildiğini, ancak söz konusu ürünlerin kumaş hataları ve ayıplı olması nedeniyle aracı firmaya iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, aracı firma tarafından müvekkiline reklamasyon faturası kesildiğini, bu hususta davacı firmaya 21/05/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davacının ayıplı kumaş vererek müvekkilinin zararına sebeb olduğunu  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI-SÜREÇ: Davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf üzerine Dairemizin 2020/1463 esas, 2023/142 karar sayılı, 27.01.2023 tarihli karar ile \"mahkemece davalıya satılan üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, davacının sözleşme aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının elinde kalan ürünlerin ekonomik değeri bulunup bulunmadığı, uğradığı zararın miktarı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının ayıp iddiası yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.\"denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece; kaldırma kararı eksiklik tamamlanmak üzere emtia üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor ve ek rapor alınmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; kumaş ağırlıklarında farklılıkların olduğunun tespit edildiği, açık ayıp olarak nitelendirildiği, davalının kumaşı teslim aldıktan 5 ay sonra ayıbı davacıya ihbar ettiği, TTK'nın 23. maddesi gereğince satıcıya ihbarı gerektiği, davalının kumaşları kontrol edip açık ayıp olması sebebiyle kanunda belirtilen sürede davacıya ihbar etmediği gerekçesiyle davalının ayıp savunmasının yerinde olmadığı, davacının 138.543,62-TL alacağı için itirazının iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının teslim ettiği 00033 ürün kodlu ... Kumaş türü kesilip yapıldıktan sonra transfer sürecinde zamanla çektiğini, ürünlerin müvekkil firmaya ilk tesliminde paketlerin açılarak gramajlarına bakıldığını,kontrol sonrası ceketler dikilerek paketlenip gönderildiğini, alıcı yurt dışı firmanın, ürünleri teslim aldığında kumaşların çektiğini bildirdiğini, müvekkile geri gönderdiğinde paketler açıldığında kumaşın gerçekten çektiğinin görüldüğünü, ayıbın açık ayıp olmasının mümkün olmadığını, ürünlerin alıcı tarafından kumaş hataları ve ayıplı olması nedeniyle aracı firmaya iade edildiğini ve ürün bedelinin ödenmediğini, müvekkili firmaya reklamasyon faturası kesildiğini, gizli ayıp nedeniyle süresi içerisinde de davacı firmaya bildirim yapıldığını, TTK 23. Maddesinde TBK nın 223 maddesinin ikinci fıkrasının uygulama alanı bulacağının düzenlendiğini, açık ayıp niteliğinde olmayan ve inceleme süresinde tespit edilemeyen yani kullanımla ortaya çıkan ayıplar yönünden TBK’nın ilgili düzenlemeleri uygulama alanı bulacağını belirterek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının alacak talebine karşı davalı 15/12/2018 tarihli 24.411,48-TL bedelli fatura konusu kumaşlarla imal edilen ürünlerin müşterisi tarafından iade edilmesinden dolayı zarara uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalının bu savunması tahkik edilmek üzeri  verilen kaldırma kararından sonra davalının ayıp savunması bakımından rapor ve ek rapor alınmış olup \"Davacının davalıya 24.411,48 TL tutarındaki 15/12/2018 tarihli faturayla satılan ... kumaşın bölgesel gramaj farklılığı nedeniyle ayıplı olduğu, kumaşta gramaj farklılığı ayıbının kumaşın belli ölçüde kesilmesi ve hassas terazide tartılmasıyla anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davalının kumaşları davacıdan teslim aldıktan sonra kesip dikerek ceket haline getirdiği ve yurt dışı müşterisine ihraç ettiği, kumaşları teslim almasının üzerinden 5 ay geçtikten sonra davacıya ayıp ihbarında bulunduğu, davalının ayıp ihbarının TTK ve BK'na göre de süresinde olmadığı yönünde rapor sunulmuştur. Davalı vekili ayıbın açık ayıp niteliğinde olmadığını, kumaşın ceket haline getirilip yurtdışına gönderildiğini ancak kumaşların transfer sürecinde çekme yaptığını ileri sürmüş ise de mahallinde yapılan incelemede davalı işyerinde yapılan incelemede kumaşta gramaj farklılığı bulunduğu, bu farklılığın zamanla kumaşın çekmesine yol açmayacağı gibi, gramaj farklılığının kullanma ile anlaşılabilecek bir husus olmadığı ayıbın açık ayıp olduğu değerlendirilmiştir. Davalının tekstil alanında iş yaptığı, kumaşlarda ki gramaj farklılığının bulunmasının gizli ayıp sayılamayacağı yolundaki bilirkişi kanaatine itibar etmek gerektiği, davalının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla satılanı olduğu gibi kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; tarafların ticari defterlerinde borç miktarı bakımından mutabakat bulunduğundan,kumaşlarda ki  ayıbın gizli ayıp olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.463,91-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.365,97‬-TL harcın mahsubu ile kalan 7.097,94‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 345,90-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3078bfbbb9a263ee","SID":"f1a84747349ef312"}}