{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                                    <br><br>ESAS NO\t: 2024/17 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/995 Karar<br><br>DAVA\t: MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl dosyada davacı iddiası; müvekkili ve davalının 13/04/2022 tarihinde ... A.Ş'ne ait  ... A.Ş hisselerinin müvekkiline devri konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında  da tarafların arasında resmiyette geçerli olacak ve söz konusu hisselerin değerinin 50.000.000-TL olarak kabul edildiği Hisse Devir Sözleşmesinin aynı tarihte taraflar arasında asıl geçerli olacak ve hisse ve varlıklarının değerinin 7.500.000 USD olarak kabul edildiği protokol imzalandığını, protokol ile sözleşmedeki bazı maddelerde revizeler yapıldığı ve yeni hususların eklendiğini, müvekkili tarafından ... A.Ş ait ... A.Ş hisseleri alındığını, karşılığında 13/040/2022 keşide tarihli sıralı senetler verildiğini, bu senetler düzenlenirken de sözleşmedeki tutar olan 50.000.000,00-TL'lik ödemelerin resmi olarak gösterilecek bedel olduğundan 11 eşit, 1 artık taksit olmak üzere 12 taksit halinde banka üzerinden tarafların anlaştığı asıl bedeli tamamlamak adına yapılacak sonraki ödemelerin ise davalıya yapılacağını, taraflar arasında bu kısım özelinde herhangi bir tartışma bulunmadığını, belirtilen maddeler üzerine tarafların protokol gereğince senetlerin vadesini her ayın 25'i olarak belirleme kararı aldıklarını, bu iki husus da davalı ihtarında ikrar edildiğinden tartışmalı olmadığını, senetlerin TL üzerinden düzenlenirken de kurdaki anlık değişim ve yukarıda anılan senetlerin minimum 4.320.000,00-TL olarak ödeneceği maddesinin gözetilerek senetlerin 4.350.000,00-TL bedelli düzenleme kararı alındığını, bu şekilde düzenlenen senetlerin davalıya teslim edildiğini, geri kalan bilgilerin protokolde yazıldığı gibi olduğunu, senetlerin keşide tarihlerinin protokolle aynı tarih olan 13.04.2022 olduğunu, senetlerin tamamına teslim öncesinde senetlerin tamamına ciro edilemez kaydı düşüleceğini işbu senetlerin hiçbirinin ciro edilemeyeceği maddesi gereğince ciro edilemez kaydı düşüldüğünü, bu senetlerin vadesi geldikçe protokolde verilen banka hesabına 4.350.000,00-TL olarak ödeme yapıldığını, gidişat bu yönde devam ederken davalının sıralı senetlerdeki bedel farklılığının kötüye kullanmak suretiyle sanki protokole konu senetlerin protokolden ayrı başka bir nakdi borç ilişkisi kaynaklı düzenlenmiş havası vererek ihtiyati haciz kararları almak suretiyle icra takipleri başlattığını, davalının bu kötü niyetli tavrı karşısında menfi tespit davaları açıldığını ve bu davaların takiplerinin tedbiren durdurulduğunu, taraflar arasındaki derdest dava ve soruşturma dosyasında davacının bu iddiasının bir kurgu olduğunu da sabit hale geldiğini, tüm menfi tespit davalarının tümünden de tedbir kararı alındığını, protokole konu ödemesi yapılan senetlerin bedelsiz kalmasına rağmen davalı tarafından icraya konu edildiğinden, davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının var olduğunu iddia ettiği nakdi borç ilişkisine konu senetlerin gerçekte protokole konu senetler olduğu ve ödendiği, savcılık makamı tarafından yapılan irdeleme neticesinde maddi gerçek olarak ortaya koyulduğunu, ekte sunulan kolluk tutanağı ile sabit olduğu üzere senetlerin davalı savcılık dosyasından talep edilmiş olmasına rağmen ne 4.320.000,00-TL bedelli senetleri ne de ödenen senetlerin iade edildiğini gösterir teslim tesellüm tutanaklarını sunamadıklarını, müvekkili tarafından davalıya başkaca bir hukuki veya ticari ilişki sebebiyle teslim edilmiş başkaca senetlerin bulunmadığını, başkaca bir hukuki ve ticari ilişkinin de olmadığını, var olan ilişkinin de sözleşme ve protokole bağlandığını, protokolden kaynaklı olarak davalının elinde 13.04.2022 düzenleme tarihli 25.01.2024 vade tarihli 4.350.000-TL bedelli senedin bulunduğunu, bu senedin bedelinin ödenmesi sonrasında davalı tarafından ilgili senetlerin ayrıca takibe konu edilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, aynı zamanda senedin mahiyetinin tespiti ile taraflar arasındaki sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilebilmesi adına da önem arz ettiğini, bu sebeple müvekkilinin adeta ekonomik mahvına neden olacak mahiyette kötü niyetli bir icra tehdidi ile karşı karşıya olup davalı tarafından iddia edilen porotolden başka bir borç ilişkisinin olmadığının tespitinin elzem olduğunu, 13/04/2022 düzenleme tarihli 4.350.000-TL tutarlı sıralı senetlerin taraflar arasında düzenlenen 13/04/2022 tarihli bahsi geçen düzenlemeler uyarınca verilen senetler olduğunu bedeli ödenen bu senetlerin yanında vadesi yaklaşan 13/04/2022 düzenleme tarihli 25/01/2024 vade tarihli 4.350.000-TL bedelli senetlerin de bulunduğu, bu senede ilişkin de Savcılık nezdinde şüpheli sıfatıyla ifade veren davalı ...'in ifadesi üzerine kuvvetle ihtimal aynı kötü niyetli iddia ile karşılaşacağına, müvekkillerinin bu senetlerinde ayrı bir nakdi borç ilişkisi gibi sunulması suretiyle olmayan bir ilişkiden kaynaklı haksız icra tehdidi altında olduğunu, yani 25/01/2024 vade tarihli senetlerin de mükerrer bir takibe konu olacağını, davalının HMK 216/2 maddesi uyarınca sözleşmeye konu senetlerin ibraz etmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk yoluna da başvurulmuşsa da bu yoldan da bir sonuç alınamadığını, 13/04/2022 düzenleme tarihli 25/01/2024 vade tarihli, 4.350.000-TL bedelli senedin icraya konulmaması hakkında, mahkememiz aksi kanaatte olursa senedin icraya konu edilmesi halinde ilgili takibin durdurulması için teminatsız veya mahkememizin uygun göreceği teminat karşılığında açılacak ihtiyati haciz talebi ve icra takibi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu 13/04/2022 düzenleme tarihli, 25/01/2024 vade tarihli 4.350.000-TL bedelli senede ilişkin 13/04/2022 tarihli hisse devir sözleşmesi ve aynı sözleşmenin belirli maddelerinin revize edildiği Hisse ve Varlık Devir Protokolünden başkaca bir borç ilişkisinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleştirilen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı iddiası;  asıl davadaki talep ve açıklamalarını tekrarla,  dava konusu 13.04.2022 düzenleme tarihli, 25.02.2024 vade tarihli, 4.350.000-TL bedelli senede ilişkin, 13.04.2022 Tarihli \"Hisse Devir Sözleşmesi\" ve aynı sözleşmenin belirli maddelerinin revize edildiği \"Hisse ve Varlık Devir Protokolü\"nden başkaca bir borç ilişkisinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl ve birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada davalı savunması; işbu dava konusu senetlerin vade tarihinin 25/01/2024 ve 25/02/2024 iken davacıların sunduğu dekontlardan son tarihli dekont tarihinin 26/12/2022 olduğunu, diğer bir ifade ile davacıların işbu dosyanın konusu senedi vade tarihinden iki sene önceki ve başka alacaklıya ödenmiş olan ödeme dökontlarıyla ispat etmeye çalıştığını, işbu durumun artık gülünç bir hale geldiğini, davacıların 2 sene öncesinin dekontuyla vadesi gelmeyen senedin ödendiğini iddia ederek vadesinden evvel senedin durdurulmasını talep ettiğini, mahkememizce ödenmemiş olduğu çok açık bir şekilde ortada olan senet hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 13/04/2022 tarihli protokolün hiçbir maddesinde ... adının geçmediğini, protokoldeki bütün senetlerin lehtarının ... olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda ... adına ödeme yapılacağının yer almadığı gibi davacıların iddialarının aksine protokole taraf olan ... A.Ş hesap numarasının bildirildiğini, huzurdaki haksız davanın ve taleplerin reddine, kötü niyetli bir şekilde ihtiyati tedbir talep eden davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;  <br>Asıl ve birleştirilen dosyada dava, bonodaki ihdas nedeninin bono üzerinde yazılandan farklı  olduğundan (malen)  bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 19/12/2024 tarihli duruşmasında davacılar vekili \"Taraflar sulh olmuştur, bu konuda sözleşme imzalanmıştır, karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama talebimiz bulunmamaktadır, ayrıca teminatların iadesine karar verilmesini talep ediyoruz, her bir dosya yönünden ayrı ayrı beyanda bulunacağız, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilebilir,\" şeklinde beyanda bulunmuştur; aynı tarihli duruşmada davalılar vekili ise \"Taraflar sulh olmuştur, karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama talebimiz bulunmamaktadır, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilsin, davacıların teminatının karar kesinleştiğinde iadesine muvafakatimiz vardır,\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>HMK'nun 315. Maddesinde; \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmü yer almaktadır. <br>6100 sayılı HMK’nın 315. maddesine göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). \"<br>İşbu dosyada,tarafların sulh olmaları sebebi ile davanın konusuz kaldığı, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>ASIL DAVA; <br>1-HMK'nın 315/1 maddesi gereği KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 74.287,13 TL'den mahsubu ile bakiye 73.859,53 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, <br>BİRLEŞTİRİLEN ... 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA;<br>1-HMK'nın 315/1 maddesi gereği KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 74.287,13 TL'den mahsubu ile bakiye 73.859,53 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf  yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/12/2024<br><br><br>BAŞKAN ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>KATİP ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17a81c48118c4fb0","SID":"e0b4ab2d8c81ddcb"}}