{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/872 Esas<br>KARAR NO: 2024/2042<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/01/2022<br>NUMARASI: 2021/586 E. - 2022/96 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası A.ş. Avcılar/İstanbul Şubesine ait, düzenleyeni ... San. Tic. Ltd. Şti olan, ... seri numaralı, 15/06/2021 keşide tarihli, 110.000,00-TL bedelli çekin meşru hamili iken çeki kaybettiğini, tüm aramalarına rağmen bulamadığını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/481 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılarak söz konusu çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, dava konusu çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, banka tarafından ödeme yasağına istinaden ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının kötü niyetli davrandığını, davalının İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/402 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ile çeki düzenleyene karşı haciz işlemlerinin uygulandığını beyanla dava konusu çek nedeniyle başlatılan icra takibinin durdurulmasını, hacizlerin fekkini, muhafaza altına alınan taşınır mal olursa iadesini, icra veznesine yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesini, dava konusu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin müvekkiline geri verilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin hamili olduğu çek nedeniyle davacı ve dava konusu çeki düzenleyene karşı icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almasın rağmen borcu haricen ödediğini, icra dosyasına itiraz yapılmaması, kendi rızası ile borcu haricen ödemesi hususları dikkate alındığında davacının iyi niyetli olmadığının anlaşılacağını, ayrıca davacı tarafından açılan çek iptali davasında dosyaya sadece çekin ön yüzünü gösterir fotokopi konulması, arka kısmının eklenmemesi, çekin arka kısmında davacının cirosunun bulunduğu hususları ile de davacının iyi niyetli olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin dava konusu çeki mal satış sözleşmesi kapsamında dava dışı ... adlı kişiden aldığını, davacının lehtar olduğu çeki beyaz ciro ile devrettiğini, devir gerçekleştikten sonra çeki beyaz ciro ile teslim alan şahsı yine beyaz ciro ile devredebileceğini, müvekkillinin kedinden önceki ciro ve teslim işlemlerinden sorumlu tutulmasının haksız ve hukuk aykırı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu çeki, davacı taraf her ne kadar ciro yoluyla elde ettiğini iddia etmişse de, davacının çekin lehtarı olduğu ve çekin arka yüzünde beyaz cirosu olduğu görülmektedir. Çeki beyaz ciro ile devralan hamil tekrar ciro etmeksizin çeki başkasına verebilecektir. Bu kapsamda dava konusu çek üzerinde ciro silsilesi görünüşe göre tam olup, davalı şirketin yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Çekler kambiyo senedi olup, nitelikleri gereği nedenden soyutturlar. Davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Çekin rızası dışında elinden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında çekin elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı kanıtlarla ispat etmesi gerekmektedir. Çekte ciranta cirosu sahte olsa bile, davalı kendisinden önceki ciroların geçerliliğini araştırma yükümlülüğü altında olmayıp, kaldı ki olayımızda davacı çekin lehtarıdır. Davalının bu sahteliği bilerek ya da ağır kusuru ile çeki iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekir. Çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı benimsense bile, değinildiği gibi ayrıca davalının çeki iktisap ederken kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından kanıtlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında, davalının çekleri kötü niyetli olarak ele geçirdiği veya ağır kusurunun bulunduğuna ilişkin kanıt bulunmadığından davalının iyi niyetli olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu çeke ilişkin başlatılan icra takibine istinaden davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere, davacı tarafça ödeme yapılmıştır. Aynı şekilde çeke karşı borçlu olunmadığının saptanmasında veya yapılan ödemenin istirdatında da, davacının iddiasını kesin kanıtlarla ispatlaması gerekmektedir. Dosyaya yansıyan bu yönde bir kanıt yoktur. Açıklanan nedenlerle, davaya konu çeki davalının kötü niyetli iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır kusurlu olduğu davacı tarafça kanıtlanamadığından davanın reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkeme 06/04/2022 Tarihli Ek Karar ile; \"Davacı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, mahkemece 16/03/2022 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK 344 madde gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı için inceleme yapılmamıştır\".<br>İSTİNAF: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanın çekin arka yüzünde cirosu olmadığını, davalı yanın 15/06/2021 vadeli çek ... isimli kişiden alındığını ve çeki teslim edenin cirosu olmaksızın çeki zilyetliğini devri ile mümkün olduğunun iddia edildiğini,  müvekkilin rızası dışında çıkan ve emre yazılı çek olmasına rağmen ne  şekilde elde edildiğinin belli olmadığını, \"...\" isimli kişinin ciro etmeksizin emre yazılı çeki davalıya devretmesi hukuken geçersiz olduğunu, davalının beyanı ile \"...\" isimli kişiden ciro olmaksızın zilyetliğin devri yolu ile aldığını ve çekin devri TTK 788 aykırı olduğundan davalı yetkili hamil olmadığını, emre yazılı çekin devir şekli açıklanmış olup ciro edilmeksizin 3. Kişiden çekin alınması halinde geçerli bir devir olmadığının açıklandığını, çeki teslim alan kimsenin yetkili hamil olamayacağı ve çekten doğan hakları kullanamayacağını, davalı yanın yetkili hamil olabilmesi için ciro silsilesinin kanuna uygun olması gerektiğini, emre yazılı çekte önceki hamil olduğu iddia edilen \"...'ın ciro etmeksizin davalıya çekin devri mümkün olmamakla ciro silsilesinden kopukluğun olduğunun anlaşıldığını, davalı yanın çeki teslim aldığı kişinin cirosunun olmadığını ve davalı yanın kötü niyetli olduğunu, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme yapıldığını, davalı yan faturası dahi olmayan ve mal sattığını iddia ettiği çek ile ilgili malı satın alan ve ciro dahi etmeksizin çeki veren \"...\" aleyhine bir takibe girişmemiş olup basiretli bir tacir gibi davranmadığını,  davalıdan önceki hamil olduğu iddia edilen fakat emre yazılı senedi ciro etmekten imtina eden \"...\" ile davacı müvekkil arasında herhangi bir ilişki bulunmamakta olup çeki ne şekilde elde ettiği bilinmediğini, çeki hukuka uygun iktisap etmiş olsaydı ciro etmekten imtina etmeyeceğini, davalı yanında ciro olmaksızın çeki almasının ticari hayatın akışına uygun olmadığını,  davalı yanın bahse konu çeki ödeme vadesinde mal sattığı fakat fatura etmediği gerçek bir ticari ilişki olmayan durum ile haksız olarak çeki tahsil ettiklerini, takip dosyası durdurulmadığından icra tehdidi altında ödeme yapıldığını davaya konu çekin  ihtiyati tedbir kararına rağmen ödendiğini iddia etmiş ise de mahkemece teminat karşılığında tedbir kararı öngörülmüş olup mahkemece takip durdurulmadığını, davalı yanın icra işlemleri devam etmekte olup icra tehdidi altında müvekkil ödemek zorunda kaldığını, davalı yanın iddia ettiği gibi durdurulan bir takip üzerine ödeme gerçekleştirildiğini, emre yazılı çekin ciro edilmeksizin ... tarafından davalıya devri TTK 788 uyarınca  hukuken geçersiz olmakla davalı yanın meşru hamil olmadığından ihtilafa konu çek ile işlem yapması hukuka aykırı olup çekin ve icra tehdidi altında ödenen bedelin faizi ile istirdadı ile  haklı davanın kabulüne dair karar verilmesi yerine esasa yönelik deliller toplanmadan, eksin inceleme yapılmak suretiyle tetkik merci gibi inceleme yapılmak suretiyle yazılı şekilde davanın reddine dair karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili EK Karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Taraflarına  gönderilen tebliğ zarfının üzerine karınca yazısı gibi yazılan kısma eksik harçların tamamlatılmasına dair sözde muhtıra yazıldığını  bu durumun fark edilmesi mümkün olmadığı gibi bahse konu yazının ise bir muhtıra niteliğinde olmadığını, mahkeme hakiminin imzasını içermesi gereken muhtıranın Hakim imzası taşımadığını belirterek Ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile  09.03.2022 tarihinde sundukları  gerekçeli istinaf başvurularının esastan incelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının çeki beyaz ciro ile devrettiğini, çekin müvekkile de teslim ile devredildiğini, müvekkil, çekin beyaz ciro ile devrinden sonra kimlere teslim edildiği ile ilgili araştırma yapmakla yükümlü olmadığın, çeki teslim ile aldığı ve üstünde cirosu yer almayan şahıs ile ilgili çek takibi yapamayacağını, davacı yanın elindeki çeki kaybettiği bu sebepten ötürü, borcu bulunmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  E. Sayılı dosyası sebebi ile icra baskısı altında ödeme yapıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile davacı ve diğer borçlu şirket için icra takibine girişildiğini, icra takibi, davacı ve diğer borçlu şirketin keşideci ve ciranta oldukları çek sebebi ile müvekkile çek bedelinin ödenmemesi üzerine açıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında ödeme emirleri 14.07.2021 tarihinde borçlu ...'a ve diğer borçlu ... Sanayi Ticaret Limited  Şirketi'ne tebliğ edildiğini, İcra takibinin kesinleşmesi ve borcun ödenmesi için kanunda belirtilen süre 5 ve 10 gün olduğunu, İcra takibinin kesinleşmesi için yasal süre 10 gün iken ve bu süreçte mahkemeniz nezdinde teminat yatırarak ihtiyati tedbir kararı aldırılarak ödeme yapılmasının önüne geçilebilecek iken müvekkile haricen ödeme yapıldığını, davacı Bakırköy 6. Asliye Ticaret mahkemesi 2021/ E. Sayılı dosyasında çekin sadece ön kısmının suretini dosyaya sunduğunu, çekin arka tarafında davacının cirosu olduğunu, davacı arka tarafta cirosunun bulunması sebebi ile arka tarafın suretini dosyaya sunmayarak iyiniyetli olmadığını gösterdiğini, davacı vekili ile Whatsapp görüşmelerine bakıldığı zaman davacı vekilinin borcu ödemek istediği borca itiraz etmediğini, davacının beyaz ciro ile devir gerçekleştiğini, beyaz ciro ile devir gerçekleştikten sonra çeki beyaz ciro ile teslim alan şahıs yine beyaz ciro ile devredebileceği gibi zilyetliğin devri (çekin teslimi) ile de devir işlemini gerçekleştirebileceğini, davacının iddia ettiği gibi çek elinden rızası dışında çıkmış olsa dahi müvekkil çeki ... kimlik numaralı ...'dan aldığını, TTK.nun 702. maddesinde, kendi hakkının varlığı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılan ve cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son cironun beyaz ciro olması halinde dahi, yetkili hamil sayılacağını, 704. maddesi ise, iyiniyetli çek hamilinin korunacağı hükmünü taşıdığını,  müvekkil çeki iş ilişkisi ve mal satım sözleşmesi kapsamında davanın tarafı olmayan 3. Şahıstan aldığını, müvekkil, ticaretle uğraşan bir ticaret şirketi olduğunu, davacı taraf  kaybettiğini veya çalındığını iddia ettiği çekin arka tarafını cirolayarak basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalı vekilinin istinaf taleplerini reddine, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/586 Esas,  2022/96 Karar sayılı  ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK  72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular, davacı ve keşideci hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Dava konusu çekin, ... A.Ş. Avcılar Şubesine ait, ... seri nolu, 15/06/2021 düzenleme tarihli, 110.000,00-TL tutarlı,  düzenleyenin ...San. Tic. Ltd. Şti., lehtarın davacı ... olduğu, çekin arka yüzüne bakıldığında lehtar olan davacı ...'un cirosunun bulunduğu görülmüştür. Çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve ödemeden men kararına istinaden işlem yapılmadığının belirtildiği çekin arka yüzünde lehdar-davacının cirosunun bulunduğu sonrasında davalı alacaklının cirosunun bulunduğu devam eden ciroların karalandığı görülmüştür. Davalı çeki dava dışı \"...\" isimli kişiden beyaz ciro yolu ile  aldığını ileri sürmüşse de bu kişinin çekte  cirosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Alacaklı vekili icra müdürlüğüne 16/07/2021 tarihli beyan dilekçesi ile dosya borcunun haricen davacı ... tarafından ödendiğini belirtmiştir.Dava ise 09/07/2021 tarihinde açılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile  ciro yoluyla kendisine geçen davaya konu çekin rızası dışında elinden çıkarak zayi olduğunu, bu nedenle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/481 Esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açtığını, iptali istenen çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin 15/06/2021 tarihinde davalı tarafından muhatap bankaya ibraz edildiğini, ancak ödeme yasağı kararı nedeniyle çek tutarının ödenmediğini, çekte ciranta olarak görünen davalı şirketin dava konusu çeki kötü niyetli veya en azından ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ileri sürmektedir. TTK'nin 792/1 maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.  TTK'nin 790/1 maddesine göre ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır, çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir, bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. TTK'nin 818/1-d maddesi hükmü yollamasıyla çekler hakkında da geçerli olan TTK'nin 684. maddesinde, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün hakların devrolunacağı, ciro beyaz ciro ise hamilin; ciroyu kendi adına veya diğer bir kişi adına doldurabileceği, poliçeyi yeniden beyaz olarak veya diğer belirli bir kişiye tekrar ciro edebileceği, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebileceği belirtilmiştir. Somut olayda, mahkemece ek karar ile davacı tarafından muhtıra tebliğine rağmen harcın tamamlanmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkemece çıkartılan muhtıranın tebligat üzerine şerh şeklinde yazıldığı, muhtırada mahkeme hakiminin imzasının bulunmadığından, muhtıranın  usulsüz olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece usulüne uygun olarak düzenlenmeyen muhtıraya istinaden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen Ek Karar yerinde görülmediğinden davacının Ek Karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Ek Kararın Kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalı ile arasında herhangi bir ilişki olmadığının ileri sürüldüğü, davalı tarafça da çekin davacıdan değil çekte cirosu bulunmayan dava dışı ...'dan aldığını ileri sürdüğü, davalının bu beyanının davacı ile aralarında temel ilişki bulunmadığının kabulü şeklinde yorumlanması gerektiği, çek arkasındaki ciro silsilesine bakıldığında ise davacı cirosundan sonra davalı cirosu geldiğinden, tarafların kabulünden ciro silsilesinin kopuk olduğu ve davalının yetkili hamil olmadığı,  menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği ve davalı vekili tarafından icra müdürlüğüne verilen 14/07/2021 tarihli beyan dilekçesinde borcun  haricen tahsil edildiğini belirtmiş ise de açıkca tahsil edilen miktarın yazmadığı davacı tarafından da dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında ne kadar istirdat talep ettiğini açıkca belirtmediğinden mahkemece davacı vekiline istirdada konu miktarın açıklattırılarak sonucunu göre hüküm kurması gerekir iken anılan gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının Ek Karara karşı  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, Ek Kararın kaldırılmasına, Asıl karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi  gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Ek karara ve Asıl Karara yönelik istinaf başvurusunun  KABULÜ ile, 06/04/2022 tarihli Ek Kararın Kaldırılmasına, 2-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarih 2021/586 E. 2022/96 Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"065272eb70254b56","SID":"b4a727f76cd112c4"}}