{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/928 <br>KARAR NO:2024/2043<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:13/01/2021<br>NUMARASI:2018/895 Esas - 2021/49 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ZMS Sigortacısı bulunduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMS Sigortacısı bulunduğu ... plakalı aracın 14.06.2009 tarihinde karışmış bulundukları trafik kazası sonucunda vefat eden ...’nın geride kalan hak sahipleri tarafından Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/248 E. sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün %20, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, kesinleşen kararda hak sahiplerinin toplam %100 kusur oranına isabet eden toplam maddi tazminat miktarının 103.414,99 TL olarak hüküm altına alındığını, kararın ... Sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davacı sigorta şirketi ve hak sahipleri tarafından temyiz yoluna başvurulmuş İse de kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, onama sonrası dosya kapak hesabı daha fazla olsa da davacı sigorta şirketi tarafından 116.130,00 TL ödenerek dosyanın kapatıldığını, hükmedilen tazminatın kusur oranına göre %80’inden sorumlu bulunan davalı sigorta şirketine başvurulduğunda hak sahiplerinin vekiline 91.960,00 TL ödendiğine ilişkin banka dekontu sunularak davalı sigorta şirketi tarafından rücu talebinin reddedildiğini, bu durumda davacı ve davalı sigorta şirketleri tarafından hak sahiplerine toplam 208.090,00 TL maddi tazminat ödenmiş bulunduğunu, ödenen toplam maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumlu bulunduğu %80 kusur oranına isabet eden bölümünün 166.472,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin hak sahiplerine ödediği 91.960,00 TL mahsup edilerek davacı sigorta şirketinin kendi sorumluluğundan fazla ödediği tutarın 74.512,00 TL olduğunu, davacı sigorta şirketi hak sahiplerine ödenen toplam 208.090,00 TL tutarındaki maddi tazminatın %20 kusuruna isabet eden 41.618,00 TL sinden sorumlu bulunduğu halde fazladan (166.472,00 TL-41.618,00 TL) 74.512,00 TL ödeme yaptığını belirterek 74.512,00 TL’nin ödeme tarihi olan 29.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 150.000,00 TL bedensel zarar teminatı ile sınırlı bulunduğunu, hak sahipleri tarafından Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/248 E. sayılı dosyası ile davacı sigortalı aleyhine açılan tazminat davasının davalı sigorta şirketine ihbar edilmediğini, kararın kesinleşmesinden sonra davacı sigorta şirketi tarafından davalı sigorta şirketine 04.11.2016 tarihinde ihbarda bulunularak rücuen tazminat talebinde bulunulmuş ise de hak sahipleri tarafından davalı sigorta şirketine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/795 E. sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini ve hak sahiplerine sulhen 82.700,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 8.960,00 TL vekalet ücreti ve 300,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 91.960,00 TL tazminat ödendiğini, davalı sigorta şirketinin bu ödemede Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/273 E. sayılı dosyası kapsamında alınan ATK raporundaki kusur dağılımına göre sigortalı aracın sürücünün %80 kusur oranının esas alındığını, sulh anlaşması neticesinde hak sahiplerinin vekilinin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/795 E. sayılı dosyası ile ikame edilen davadan feragat ettiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin içtihatlarında trafik sigortacısının rücu davası açılmadan önce hak sahiplerine ödeme yapması durumunda sorumluluktan kurtulacağının belirtildiğini, ceza mahkemesinde düzenlenen kusur raporları hukuk mahkemesinde bağlayıcı olmadığı gibi Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava davalı sigorta şirketine ihbar edilmediğinden davalı sigorta şirketi yönünden bağlayıcılığı bulunmadığını, bu nedenle ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın hak sahiplerine desteğinin kanıtlanması gerektiğini, hak sahiplerinin elde ettikleri gelirlerin mahsubu gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; trafik poliçesi gereğince davalı sigortacının, ödenen tazminatın sigortalısının kusuruna isabet eden (sigortalısının uhdesine düşen) tutarını kendilerine ödemekle yükümlü olduğunu, Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/248 E. sayılı ilamına göre kaza sebebiyle ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının tamamı 103.414,99 TL olduğunu, dosya kapsamına göre davalı sigortalısı kazada %80 oranında kusurlu olduğu halde KTK Md.88 BK Md.61-62 müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde tazminatın tamamından sorumluluklarına karar verildiğini, müvekkili sigortacı tarafından ... sayılı (yeni ...) dosyasına, alacaklı vekilinin talebiyle (dosya borcu daha fazla olduğu halde) 116.130,00 TL ödendiğini, hükmedilen tazminatın sigortalısının kusur oranına göre (%80'inden) davalı sigorta şirketi sorumlu olduğundan bahisle yapılan rücu başvurusunda davalı sigortacının da bahsi geçen trafik kazası sebebiyle  \"Şanlıurfa 2 Asliye 2009 / 248 E.Açıklamasını\" içeren dekontu ibraz edilerek 13.08.2015 tarihinde 91.960,00TL tazminat destekten yoksun kalanlar vekili Av....'ye ödendiği bildirilerek rücu talebinin reddedildiğini, oysa ki davalı sigorta şirketinin Şanlıurfa 2 AHM 2009 / 248 E. sayılı Mahkeme İlamı uyarınca ödemesi gereken tazminat tutarı toplam borcun %80'i olduğunu, icra dosyasına yapılan ödemenin 116.130,00 TL, davalı yan tarafından ödendiği bildirilen tutarın 91.960,00 TL olup dava dışı ilam uyarınca destekten yoksun kalanlara toplam ödenen tutarın 208.090,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin uhdesine düşen 166.472,00 TL'den ödemiş olduğunu bildirdiği 91.960,00 TL mahsup edildikten sonra davalının sorumluluğuna karşılık gelen ancak kendilerince destekten yoksun kalanlara ödenen tutarın 74.512,00 TL olduğunu, Mahkeme ilamı uyarınca ferileri ile birlikte tazminatın %80'ine isabet eden 166.472,00 TL'sinden davalı sigortacı, %20'sine isabet eden 41.618,00 TL'sinden müvekkili şirket sorumlu olduğu halde davalı yanın, uhdesine düşen ancak kendileri tarafından ödenen tutarın ödenmesi için yaptıkları rücu taleplerine olumsuz cevap verdiklerini, davalı sigorta şirketinin sorumluluk hükümleri mahkeme ilamı neticesinde, fazladan ödedikleri 74.512,00 TL'nin kendilerine ödenmesi gerektiği halde ödenmediğinden işbu davanın açıldığını, davalı yanın tacir sıfatını haiz olup sorumluluğunun trafik sigortasından ve kanundan kaynaklandığını, davalı yana 04.11.2016 tarihinde yapılan rücu başvurusuna rağmen ödeme yapmadığını, davalı sigorta şirketinin, icra dosyasına ödeme yaptıkları 29.09.2016 tarihinden itibaren avans faizi oranında ticari temerrüt faizinden de sorumlu olduklarını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamında 14/06/2009 tarihli trafik kazası nedeniyle vefat eden yolcu ... mirasçılarına ödenen tazminatın müteselsil sorumluluk kapsamında davalının kusuruna isabet eden kısmının rücuen tahsili talep edildiği anlaşılmaktadır.14/06/2009 tarihinde davacı Sigorta Şirketine ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı Sigorta  Şirketine ZMMS sigorta poliçesi ile  sigortalı Nahit Sayğan sevk ve idaresindeki ... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde yolcu ... vefat etmiştir.Kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Bozova Aliye Ceza Mahkemesinin 2009/273 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış olup, ceza yargılaması sırasında alınan ATK raporu ile ... plakalı araç sürücüsü ...'in tali kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun belirlendiği ve sanık ...'ın taksirle bir kişinin ölümüne sebep olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın temyizde onanarak kesinleştiği görülmüştür. Kazada vefat eden ... mirasçılarınca ... plakalı aracın sürücüsü, maliki ve davacı sigorta şirketi ile aracın dorsesinde bulunan kepçenin malikine karşı açılan ve Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/248 E.-2013/470 K. sayılı dosyasında görülen tazminat davasında alınan kusur  raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu,... plakalı araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş ve davalıların menfi aralarındaki kusur durumu rücu işleminde dikkate alınmak üzere hesap uzmanı bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hesaplanan 103.414,99 TL tazminatın 28/11/2013 tarihli karar ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/05/2016 tarih  2014/8507 E.- 2016/5778 K. sayılı onama ilamı ile kesinleşmiştir. ... sayılı dosyasında karar ilamı toplam 156.414,60 TL olarak takibe konulmuş, davacı sigorta şirketi tarafından 29/09/2016 tarihinde takip dosyasına 116.130,00 TL ödeme yapılmıştır.Kazada vefat eden ... mirasçılarınca ... plakalı aracın sigortalandığı  davalı ... A.Ş. Aleyhine  açılan ve Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/795 esas sayılı dosyasında görülen tazminat davasında davacı vekilinin 08/09/2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve feragat üzerine Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve 05/08/2015 tarihli İbraname ve Feragatname başlıklı belgeye istinaden 13/08/2015 tarihli dekonttan anlaşıldığı üzere ... A.Ş. tarafından ... mirasçıları vekiline Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/248 esas sayılı dosyası için 91.960,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/248 esas 2013/470 Karar sayılı dosyasındaki davacılar tarafından bu mahkeme karar tarihinden sonra davalı sigorta şirketine açılan dava yargılaması sırasında  05/08/2015 tarihli İbraname ve Feragatname başlıklı belge ile tazminat miktarında anlaştıkları, yargılama vekalet ücreti talepleri olmadığının açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin kendi kusuruna kadar olan kısmı ödediği açıktır. Davalı sigorta şirketinden ibraname kapsamında ödemeyi alan dava dışı  desteğin yakınları tarafından icra dosyasına bildirilmediği görülmektedir. Bu kapsamda davacı sigorta şirketi tarafından müteselsil sorumluluk kapsamında davalıya kusuruna göre rücu edebileceği miktarı davalı sigorta şirketi tarafından ibraname ile zarar görenlere ödenmiş olması nedeni ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c976ef7aa5e1344","SID":"b4b30a3325aa55fd"}}