{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/950 <br>KARAR NO:2024/2028<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:09/02/2022<br>NUMARASI:2018/1124 Esas - 2022/87 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.08.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü konumundaki müvekkilinin ağır yaralandığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep  etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle;Dava konusu olaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili olan şirket tarafından 09.07.2018-2019 vadeli Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, kusur durumu ve yalnız kaza ile illiyet bağı bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için Adli Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve zarar tespiti yönünden aktüer raporu alınmasını,  kask sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, her halde poliçe limitini aşan tazminat taleplerinin  ve  davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kısmen kabulü ile 3.297,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 58.269,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 61.567,22 TL'nin 28.11.2018 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davacının davaya konu kazadan kaynaklı sürekli sakatlığı bulunmadığını, ATK Raporunun 20.02.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikten sonra tanzim edildiğinden ve  30/3/2013 tarihli 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik mülga olduğundan mülga olan yönetmeliğe göre de tanzim edilen rapora itiraz ettiğini, %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü davacının müterafik kusurunun dikkate alınması ve hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumunca tanzim edilen raporda geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayacağı tespit edilse de kanun gereği geçici iş göremezlikten doğan sorumluluk SGK'ya ait olduğundan geçici iş göremezlik davasının reddine karar verilmesi gerektiğini,  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,01.08.2018 tarihinde davacının sürücü olarak bulunduğu ... plakalı motosikletin, davalı sigorta şirketine ZMM sigorta poliçesiyle sigortalı ... Plakalı araçla çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 15/06/2020 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik   hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre  davacının meslekte kazanma gücünü % 5 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 4 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir. Kaza tarihi  itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). Hükme esas alınan aktüerya raporunda ... nın davalıya rücu ettiği geçici işgöremezlik tazminatından düşülerek hesaplandığına göre bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir.Dosya kapsamından, davacının hangi sebeple müterafik kusurlu olduğu istinaf dilekçesinde belirtilmemiş ise de, mahkemece bu konuda tartışılmadan karar verilmesi doğru değilse de kaza sırasında davacının kaskının takılı olduğu kaza tespit tutanağında işaretlenmiş olup, yasal sınırın üstünde alkollü olmadığı ve ehliyeti bulunduğu da anlaşıldığına göre hesaplanan tazminattan   müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında   isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.205,66 TL harçtan peşin alınan 1051,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.154,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"099576362b961e8b","SID":"0a8544f376c04f6a"}}