{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1829 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2133<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23.09.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/30 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 13.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13.12.2024<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23.09.2024 tarih 2024/30 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden (davalı-karşı davacı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 2023-... tescil numarası ile \"03, 05, 29, 30, 32, 35\" mal ve hizmet sınıflarında “...+şekil\"markasını hiç bir itiraz olmaksızın logo ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin “...” markası ile uzun süredir faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkiline ait markayı aynı sektörde çalışması sebebiyle izinsiz olarak kullandığını, davalıya 05.09.2023 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalının ihtara rağmen ihlale devam ettiğini, davalının kendisine ait \"...\" adlı şahsi instagram sayfasının hikayeler kısmında sanki marka kendisinin yöneticisi olduğu ve kayyım atanmış olan ... Ltd Şti'ne aitmiş ve müvekkilinin markayı izinsiz kullanıyormuş gibi asılsız paylaşımlar yaptığını, yine izinsiz şekilde \"...\" adlı instagram sayfasında müvekkiline ait markayı ve markanın satış ürünlerinin sergilendiği \"www...com\" adlı internet sitesinin linkini kullandığını, bu sayfada müvekkilinin markasına tecavüz edecek yazılar paylaştığını, oysa müvekkilinin markasını \"...\" adlı sayfada kullandığını ve ürünleri pazarladığını, davalının müvekkiline ait markayı kendi markası gibi izinsiz kullandığını ve müvekkilini karalayıcı eylemlerde bulunduğunu iddia ederek, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalının müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına; davalının, müvekkilin marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, müvekkilin marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP VE KARŞI DAVA\t: Davalı-karşı davacı vekili, tarafların dava dışı .... Tic. Ltd. Şti'nin yüzde elli oranında ortakları olduğunu, tarafların bu şirketi ... Şti. ticaret unvanı ile 17.03.2021 tarihinde kurduklarını, davacı-karşı davalının şirketin hem muhasebecisi ve mali müşaviri hem de ortağı olması sebebiyle şirketteki yetkilerin çoğunun kendisinde olduğunu, müvekkilinin her ne kadar şirketin müdürü olarak gösterilmiş ise de mali müşavirliği yapan davacının dolaylı olarak şirketin müdürü konumuna geçtiğini, şirket ... unvanını aldıktan sonra müvekkili ve davacı/karşı davalının birlikte aldıkları karar doğrultusunda önce www...com e-ticaret sitesini kurduklarını, sonrasında ise logo ile birlikte şirketin markasını almaya karar verdiklerini, müvekkilinin dava dışı şirketin imza yetkilisi olduğu için ilk etapta dava dışı şirket adına \"...\" markasını tescil ettirdiğini, \"...\" markasının başvuru işlemleri sırasında taraflar arasında tartışma çıktığını, tarafların yollarını ayırdıklarını, karşılıklı olarak açılan ortaklıktan çıkarma davasının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/959 E. sayılı dosyasında devam ettiğini; davacının müvekkilinden habersiz dava dışı şirkete ait olan marka ve logoları üzerine geçirdiğini, tarafların şirkette ortaklıklarının devam ettiğini; Davacı-karşı davalının kendi şahsi sosyal medya hesabından, müvekkili ile birlikte ortak olduğu şirketi karalayıcı paylaşımlarda bulunduğunu, taraflar arasında husumet başlar başlamaz rekabet amacıyla dava dışı şirketin orijinal sayfasını taklit ederek \"...\" adlı bir sosyal medya hesabı açtığını savunarak, asıl davanın  reddine, karşı davanın kabulü ile ''...'' adlı markanın ... Ltd. Şti. unvanlı şirket üzerine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince 30.05.2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir  isteminin 200.000,00 TL nakit veya kesin banka teminat mektubu ibrazı karşılığında kabulüne, davacının 2023/... numaralı markalarına davalının ... mahallesi ... Sok. No: .../... .../... adresinde tecavüz niteliğindeki fiillerin durdurulmasına ve önlenmesine, yazılı ve görsel basında kullanılmasının önlenmesine, https://www...com/.../,  https://www...com/.../ ile  https://www...com/ sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı-karşı davacı vekili tarafından ara karara itiraz edilmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, duruşma açılara yapılan değerlendirme sonucunda; marka uzmanı bilirkişi ve bilişim uzmanı bilirkişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, tescilin varlığı konusunda sunulan kanıtlar dikkate alındığında, davalının kullanımlarının davacının markalarına tecavüz oluşturduğu iddiası yönünden SMK'nın 159. maddesinde aranan yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği, verilen ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamına ve yaklaşık ispat kurallarına uygun bulunduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yer ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı-karşı davacı vekili, ilk derece mahkemesince salt davacı/karşı davalı tarafın beyanlarına dayanılarak müvekkilinin aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap ve karşı dava dilekçelerinde ileri sürdükleri hususların incelenmediğini, dava açıldıktan sonra müvekkili tarafından hiçbir şekilde davaya konu markaların kullanılmadığını, ihtiyati tedbir kararının hukuki dayanağının yetersiz olduğunu, tedbirin kapsamı ve süresinin belirsiz bırakıldığını, tedbir talebi ve kararının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin haklarını kısıtlamayı amaçladığını, davacı/karşı davalının şahsi sosyal medya hesabından, müvekkili ile birlikte ortak olduğu şirketi karalayıcı paylaşımlarda bulunduğunu, 06.02.2024 tarihinde ... isimli  herkese açık instagram hesabından şirketin orijinal sayfasının ekran görüntüsünü alıp, linkini paylaşıp, şirketin sayfasının kapanması amacıyla ağır hakaret içeren, şirketin itibarını sarsan ithamlarda bulunduğunu, taraflar arasında husumet başlar başlamaz davacı-karşı davalının rekabet amacıyla dava dışı şirketin orijinal sayfasını taklit ederek ... adlı bir sosyal medya hesabı açtığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159/1. maddesi ile bu kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbir talep edebileceğine işaret edilmiştir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\tGeçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.<br>\tAçıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Ancak, 6769 sayılı kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere; bu kanuna tabi uyuşmazlıklara özgü ihtiyati tedbir verilebilmesi için HMK'da kabul edilen yaklaşık ispat ölçütünün de üzerinde daha güçlü bir ispat şartı aranmaktadır.<br>\tİlk derece mahkemesince marka patent vekili ile bilgisayar mühendisinden oluşan heyetten alınan 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait 2023-... numaralı \"...\" markasının 31.08.2023 tarihinde 03, 05, 29, 30, 32 ve 35. sınıflarda tescil edildiği; Dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından 2021/117308 numara ile 22.08.2021 tarihinde 35. sınıf için müracaatta bulunulduğu, ilan süresi içerisinde “eskiye dayalı kullanım” gerekçesiyle gelen itirazın kabul edilmediği, markanın tescil karar yazısının yazıldığı, ancak süresi içerisinde tescil tamamlama işlemi yapılmadığı için tescil edilmediği; Dava konusu marka ibaresi için davacının tescil sınıfı ile davalının markasal kullanımlarının aynı sınıfta yer aldığı; davalının davaya esas markayı davacı markasına birebir benzeterek kullandığı tespit edilmiştir. Davanın niteliğine göre, her ne kadar davacı-karşı davalının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak ise de, dosyanın geldiği aşama ve toplanan deliller de dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince davanın ve talebin niteliğine göre ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile uygun bir teminat karşılığında davacının 2023/... numaralı markalarına davalının iş adresinde tecavüz niteliğindeki fiillerin durdurulmasına ve önlenmesine, yazılı ve görsel basında kullanılmasının önlenmesine karar verildiği, \"...\" adlı sosyal medya hesaplarına ve intenet sitesine erişim erişim yasağı konulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3129f4174049b042","SID":"4c3ca6ec09474dde"}}