{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1667 <br>KARAR NO:2024/1847<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/05/2024<br>NUMARASI:2022/91 Esas - 2024/512 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin eşi merhumun 09.07.2019 tarihinde işe gitmek amacıyla mülkiyeti davalı ...'e ait,davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı minibüsde yolcu olarak seyretmekteyken; şoförün aniden kontrolsüz şekilde durarak kapıyı açması nedeniyle minibüsten yola düşerek başından yaralandığını, acilen kaldırıldığı Esenyurt Devlet Hastanesi'nde yoğun bakıma alındığını, yaklaşık 7 ay yoğun bakımda tedavi gördükten sonra 27.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalı şoförün yasak olduğu halde ayakta yolcu aldığı, durak olmayan bir yerde aniden durduğunu,kontrolsüz şekilde kapıyı açtığını belki de kapının açık şekilde seyrettiğini dolayısıyla merhum yolcunun düşmesine asli kusurlu şekilde sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.006-TL maddi ,150.000-TL manevi tazminatın  kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... AŞ vekili, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatın mahsubu gerektiğini, müterafik kusurun tespiti halinde hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın yerleşik yargı kararları gereği hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, minibüsten düştüğü iddia edilen müteveffanın sara hastası olduğuna dair bulguya ulaşılamadığını ,alınan kusur raporunda; sürücüye  %100 oranda kusur izafe edildiği ceza mahkemesinde alınan raporlar ile çelişki olduğundan İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda sürücünün kusuru bulunmadığı, müteveffanın %100 (yüzde yüz) oranında kusuru bulunduğunun belirtildiği Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 04/08/2023 tarihli raporda da minibüsün sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının tespit edildiği çelişkinin giderildiği gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, TTK ve KTK uyarınca taşıyıcının; yolcunun kazaya uğraması halinde doğacak zarardan kusursuz olduğunu ispatlamadıkça aynen sorumlu olduğunu,mahkemece ispat külfetinin davalıların üzerinde olduğuna ilişkin temel kurala aykırı şekilde tahkikat yürütülerek ceza mahkemesi kararına bağlı hareket edildiğini, minibüs içi bir kamera kaydı olmadığını,arızalanması halinde onarımından araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olduğu ancak onarım yapılmadığı ve bu durumun mezkur olayın çözümüne engel teşkil ettiği tespit edildiğini, 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kaza tespit tutanağında yer alan bilgiler ve kroki doğrultusunda olay mahalli fiilen incelenerek olay yerinin fotoğrafları alındığını ve rapora eklendiğini, davalı sürücünün durak olmayan bir yerde kontrolsüz şekilde durarak kazaya neden olduğunun tespit edildiğini, davalı sürücünün kolluk ifadesinde, araç kapısının açık seyrettiğini ölen yolcunun araçtan düştükten sonra biraz daha ilerlediğini sonra durduğunu beyan ettiğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, minibüsde yolcu olarak seyretmekte iken araç kapısından dışarı  düşerek vefat eden davacı murisinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.KTK nın 86/1 maddesi  uyarınca “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Bu noktada dikkat edilmelidir ki, araç işletenin kusuru varsa veya araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemişse, bu durumda zarar gören ağır kusurlu olsa bile, işleten sorumluluktan kurtulamaz.Ölüm olayı nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı ,Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/613 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 10.10.2022 tarihli raporda A) Sanık sürücü ...’ in kusursuz olduğu,B) Müteveffa yolcu ...' in yolun sağ tarafında duraklamakta olan ve yolcu kapısı açık olan aracın içerisinden kaplamaya düşmüş olması, olayın meydana gelmesi üzerinde asli derecede etken olduğu bildirilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 04.08.2023 tarihli raporda ;A)Sanık sürücü ...'in kusursuz olduğu, B)Müteveffa yolcu ...'nin  yolcu indirmek bindirmek üzere duraklayan minibüsün, araç durmakta iken aracın açık olan kapısından araç dışına düşmüş olması asli derecede etken olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince Trafik Bilirkişi'den alınan raporda  minibüs sürücüsü davalı ...'in trafik kazasının oluşumunda % 100  oranında asli düzeyde tam kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, kusur raporu ile ceza mahkemesi tarafından alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda; ... plaka sayılı minibüsün sürücüsü ...'in herhangi kusuru bulunmadığı, minibüs yolcusu ...'in ise birinci derecede ve %100 (yüzde yüz) oranında kusuru bulunduğu yolunda rapor sunulmuş ;alınan bilirkişi raporlarında çelişki giderildiğinden müteveffanın araçtan düşerek ölümü olayında davalı sürücüye kusur izafe edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.Davalı sürücüye kusur izafe edilmeyeceğinden davalı işletin  bakımından  sorumluluktan kurtulma şartlarının meydana geldiğinin kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle; davalı sürücünün ölüm olayında kusursuz olduğu belirlendiğinden davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan  davacı vekilinin istinaf  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4f8051401093302","SID":"e47a37f34c62c789"}}