{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/992 <br>KARAR NO: 2024/2053<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/11/2021<br>NUMARASI: 2019/161 E. - 2021/382 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dünyaca tanınmış  ... markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkili şirket adına tescilli olduğunu,  İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü Emtia Kaçakçılığı Büro Amirliği'nin, yapmış olduğu istihbari çalışmalar neticesinde ... Mah.... Sokak No:... ve ... Esenler/İstanbul adresinde Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2018/5819 D. İş numaralı arama el koyma kararına istinaden gidilmiş ve  çeşitli emtialarla birlikte 285 adet ... ibareli kırıcı/delici el aletine de el konulduğunu, ürünlerin sahte olduğunun tespiti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 6769 Sayılı Kanun gereği marka hakkına tecavüz suçundan şikayette bulunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/230 esas sayılı dosyası ile  dava açıldığını, yargılamanın halen devam ettiğini,  ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nün ... Sayılı kararının kendilerine 16.5.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, el koyma kararına konu ürünlere ilişkin olarak 10 iş günü içerisinde tedbir kararı getirilmediği takdirde tasfiye edileceğinin (satılacağı) bildirildiğini, söz konusu ürünlerin marka taklidi ve sahte ürünler olduğunu, beyanla, öncelikle kaçak eşya ambarında 2019/124 E. sırasında bulunan  eşyalardan müvekkili adına tescilli ... markalı ürünlerin taklidi olan markalı tüm eşyaların, ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle gümrük müdürlüğünün bünyesinde muhafaza edilmesine, davalılar tarafından müvekkili şirketin marka haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine,266 adet ... marka matkap cinsi eşyaların sahteliğinin tespitine, marka hakkına tecavüz teşkil eden eşyaya el konulması ile dava sonunda imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı ... vekilinin 09.02.2021 kayıt tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın olay zamanında ... Taşımacılık Şirketinin sahibi olduğunu, kargo taşımacılığı yaparak geçimini sağladığını, firmalardan sipariş edilen ürünleri alarak büyük kargo firmalarına düşük taşıma ücreti ödeyerek siparişleri teslim ettiğini, kendisinin büyük kargo firmalarıyla anlaşma yapmış olmasından dolayı taşıma ücretlerinin indirimli olduğunu ancak kargolarda gönderici olarak müvekkilinin isminin yazıldığını, bu nedenle müvekkilinin husumetli olarak gösterildiğini,  müvekkilinin kendi müşterilerinden teslim aldığı kapalı kutuda olan ve sahte olup olmadığını bilmediği, bilmesinin de mümkün olmadığı malları diğer davalı ...'nin deposuna bıraktığını, büyük kargo firmalarına teslim etmek için beklettiğini,  müvekkilinin yalnızca kargo taşımacılığından para kazandığını, kolluk kuvvetleri arama el koyma işlemleri için depoya geldiklerinde müvekkilinin de beyanını alarak işlemlere başladıklarını, müvekkilinin o esnada tesadüfen bulunduğunu, ancak savcılık tarafından müvekkili hakkında da iddianame düzenlemiş sahte olduğu iddia edilen malların müvekkile ait olduğunu belirtilmiş ise de  Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2019/230 Esas sayılı dosya kapsamında müvekkilini arama esnasında tesadüfen orada bulunduğuna, malların müvekkile ait olmadığına kanaat getirilerek müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini beyanla müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalılardan ... kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, men'ine, tedbir kararı ile el konulan ürünlerin karar kesinleştiğinde masrafı davalı ...'a ait olmak üzere imhasına, -... Tasfiye İşlemler Müdürlüğünün ...  sayılı kararına konu 260 adet ... marka matkap cinsi ürünlerin sahteliğinin tespitine, -Davalılardan ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı  ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilİ ...'ın yetkilisi ve sahibi olduğu  \"... Limited Şirketi\" kargo taşımacılığı aracılığı işiyle uğraştığını, kargo aracılık şirketi olduğunu, gönderilecek kargolar müvekkilinin müşterileri tarafından hazırlanarak ve gönderilmek üzere aracı konumundaki şirkete verildiğini, dolayısıyla iş yerinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen ürünlerin müvekkiline değil müşterilerine ait olduğunu, müvekkiline ait iş yerinin işlevi değerlendirildiğinde marka tecavüzü olmadığının açık olduğunu, işleyiş gereği depolama ve elde bulundurma zarureti olan mallar nedeniyle  marka tecavüzü  olmadığını,  kargo şirketini taşıdığı eşyanın, markanın kendi ürünü yahut taklit yolu ile yapılmış olduğuna dair bir araştırma yükümlülüğü olmadığını,  deposuna gelen  ürünlerin içeriğinden haberinin olmadığını, ürünlerle bir bağının bulunmadığını, gerekçeyi kabul etmediklerini, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, müvekkili işi nedeniyle benzer şekilde yetkilisi olduğu şirketin faaliyetleri nedeniyle benzer birçok davaya maruz kaldığını ve haksız olarak taraf gösterildiğini ve birçok dosyada beraat ettiğini, müvekkilinin üretim ve satış işi yapmadığını, ele geçirilen ürünlerin müvekkiline ait olmadığını,  bu hususlar göz ardı edilerek hatalı bir yorumla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında ... hakkında verilen beraat kararının etkisi altında kalınarak hatalı karar verildiğini, 13.11.2018 tarihli İşyeri Arama El Koyma Yakalama ve Cumhuriyet Savcısı İle Görüşme Tutanağında davalı ... dava konusu eşyaların, kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini ve bunun tutanakla kayıt altına alındığını,  bu hususun  göz ardı edildiğini, TBK 74 hükmü  gözetilerek hakimin beraat kararıyla bağlı olmaması gerektiğini, verilen beraat hükmü göz önüne alındığında ...’nın marka hakkına tecavüz suçunu işlemediği tam olarak ortaya konulmadığını,  verilen kararın davalı ... yönünden kaldırılmasını ve  davanın ... yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ... yönünden verilen kabul kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının eylemleri SMK 29 anlamında başlı başına marka hakkına tecavüz oluşturmaya yeterli olduğunu,  ceza davasında yapılan maddi vakıa tespitleri de dikkate alındığında davalı hakkında verilen kabul kararı yerinde olduğunu, davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili,  tanınmış ... markasının davacıya ait olduğunu, sahte ürünlerin ele geçtiğini  davalıların da  arasında bulunduğu kişiler hakkında  Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/230 esas sayılı dosyası ile  dava açıldığını, davalının müvekkili şirketin markasının ayırt edilemeyecek şekilde benzerini taklit etmek suretiyle vaki marka hakkına tecavüzün tespiti   durdurulmasına ve giderilmesine, karar verilmesini talep  etmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2019/230 Esas, 2020/84 Kara sayılı dosyasında, 18.02.2020 tarihli kararı ile \"Sanıklar ... ve ....  hakkında delil yetersizliğinden beraatlerine, Sanık ...'ın yüklenen  marka hakkına tecavüz  eylemi sabit görülmekle  cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, 20/10/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Ceza yargılamasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ;  ele geçirilen ürünlerin, orjinal ürün numuneleri ile kıyaslamalı olarak incelenmesinde işbu dosya davacısına ait tescilli markaların, aynı emtia sınıfı ürünler üzerinde iktibas yaratmak sureti ile kullanıldığı, orjinalleri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelik taşıdıkları , ürünlerin taklit oldukları, ortalama tüketici nezdinde iltibasa ve aldatmaya neden olacağı belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan eylemler gösterilmiş olup, markayı taklit etmek ve bu şekilde  kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak,, ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüz  olarak gösterilmiştir.  Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki  sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir.Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi hükmü uyarınca,  mahkumiyet kararları hukuk mahkemelerini bağlar,kural olarak ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de ceza yargılamasında belirlenen maddi vakıa ve  olgular  eldeki dava bakımından bağlayıcıdır. Tüm dosya kapsamına göre, davalı ... sahte ürünlerin ele geçirildiği diğer davalıya ait iş yerine kargo taşımacısı olduğu için gittiğini, arama sırasında tesadüfen orada olduğunu savunmuş olup, gerek ceza yargılamasında gerekse eldeki davada ihlal oluşturan eylemi gerçekleştirdiğine dair somut delil bulunmadığı , bu davalı yönünden ispatlanamayan davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı  ...'ın işyerinde ele geçirilen ürünlerin davacıya ait markayı taşıyan, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak  taklit ürünler olduğu hususunun kesinleşen ve eldeki dosya yönünden kesin delil  niteliği bulunan  mahkumiyet kararı ile sabit olduğu, basiretli tacir gibi davranma zorunluluğu bulunan davalının deposuna aldığı ve paketlemesini yaptığı  ürünleri bilmesi gerektiği kendisinden beklenen özen ve dikkat yükümlülüğü karşısında davalının eyleminin  SMK 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği,   aracılık yaptığı savunmasının eylemin ihlal oluşturan niteliğini değiştirmeyeceği ,  260 adet ... marka matkap cinsi ürünlerin sahteliğinin tespitine, davalı ...'ın   kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, men'ine, giderilmesine dair ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu  anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı  kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve 2019/161 E., 2021/382 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalı ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7988406cc8eef01","SID":"ea0620ddae0c4596"}}