{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1230 <br>KARAR NO:2024/1838<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/05/2024<br>NUMARASI:2024/20 Esas - 2024/395 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve  Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/12/2024<br>Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA\t:Davacı vekili; davalının çekmiş olduğu krediyi ödememesi üzerine ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın bu ilamsız icra takibine soyut ve gerekçesiz olarak itiraz etmesi üzerine söz konusu takibin durduğunu, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın en az %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; ... tarafından müvekkiline adına alınacak kredi ile adlarına araç alınacağını, aracın çalıştırılıp kendisine araç başı aylık 1.000-TL'lik kira geliri kazanmanın yanı sıra, aracın çalıştırılarak kendi borcunu ödeyeceğini, bunun da kazançlı bir ticaret olacağı belirtilmesi üzerine müvekkil Manavgat .... Noterliğinin 08.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaleti ile Afyonkarahisar .... Noter 15.12.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnameleri çıkarttığını, şüpheliler tarafından müvekkili adına kredi başvurularında bulunularak araçların alındığının kredilerin ödenmemesi üzerine ortaya çıktığını, halihazırda müvekkili adına ... - ... - ... plaka sayılı araçların alındığını öğrendiğini, icra takibi başlatıldığında araçların zilyetliğinin derhal kendisine teslim edilmesini veya bizzat adı geçen şahıslar tarafından satışının yapılarak elde edilecek satış bedelinden kredi borçlarının ödenmesini talep ettiğini, ancak bir kısım şahıslara hiç ulaşamadığını, müvekkili adına alınan  ... plaka sayılı araç temlik eden kurumdan müvekkili adına kullanılan kredi ile alınmış ise de, müvekkilinin işbu kredi sözleşmesinde imzası olmadığı gibi rızası, onayı bulunmadığını, sözleşmenin TKHK hükümlerine uygun bir sözleşme niteliğinde olmadığını,  temlik alan adına dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya da taraf olarak gösterilmemesinin şüphe oluşturduğunu, davacı (temlik alan) tarafça somut olayda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını bilmesine rağmen, söz konusu takip miktarının müvekkilini dolandıran kişilerden tahsilinin zor olacağından icra takibinin müvekkili aleyhine başlatıldığını, mahkemenin görevli olmadığını savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı tarafın ... AŞ'den kullanmış olduğu ve davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipteki alacağın davacıca dava dışı şirketten temlik alınıp alınmadığı, davaya konu kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzaların davalıya ait olup olmadığı, davalı rızası hilafına adına krediler çekilerek ... plaka sayılı araç davalı yanca satın alınmış olup olmadığı, takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda olduğu, davacının, dava dışı ... A.Ş adlı şirketin görünüşe göre davalı ile aralarında yaptığı anlaşılan kredi sözleşmesinden doğan alacağı temlik aldığı, finans kuruluşu ile davalı arasındaki ilişkin tüketici ilişkisi niteliğinde olduğu, alacağın temlikinin ve taraf değişikliğinin temeldeki ilişkiyi değiştirmeyeceği, dava konusu krediye konu aracında ticari olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 6502 sayılı kanun hükümleri uygulanması gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemece eldeki davada tüketici mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiğini, hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olmakla birlikte (HMK 33) davadaki uyuşmazlığın kökü ve niteliği bir rehin ve kredi sözleşmesi olduğunu, uyuşmazlığın niteliği gereğince doğrudan doğruya ticari dava olma özelliği bulunduğunu, davacı bu nedenle yapılan icra takibini sonradan temlik almış olup temlik alacaklısı sıfatı, kök uyuşmazlığın niteliğini değiştirmediğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, konuyla ilgili benzer onlarca dava açıldığını belirterek,kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE :Dava, davalı tarafından kullanılan eşit taksitli araç kredisinden doğan alacağın tahsili  için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine  ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re'sen nazara alınması zorunludur. Somut olayda, davalı tarafından  dava dışı şahıslar tarafından adına kredi kullanılarak araç satın alınacağı, araçların çalıştırılarak elde edilecek gelirden araç başına aylık 1.000-TL kira bedeli ödeneceği, kalan gelirden de kredi borcu ödeneceği vaadi ile adına dava konusu aracın alındığını, kredi borcu ödenmeyince kredi vene kurumların icra takibi başlattığı, icra takibi başlatılınca bu kişilere ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşamadığı, olay hakkında devam eden Savcılık Soruşturması bulunduğunu savunmuş, konuyla ilgili olarak yürütülen Manavgat C Başsavcılığının 2022/1598 soruşturma sayılı dosyasında; konuyla ilgili olarak pek çok şikayetçinin davalı ile benzer şekilde adlarına araç alındığı, ifadelerden kredi çekmesine mani bulunmayan kişiler ile ilişki kurularak satın alınan aracın sahibine aylık araç başına 1.000-er TL ödeme yapılacağı vaadinde bulunduklarının beyan edildiği, soruşturma dosyasında somut olayda olduğu gibi araç finansman kuruluşlarından ve bir kısım bankalardan kredi kullanıldığı, araçların sahiplerine teslim edilmeyip, ... unvanlı bir firmaya uzun süreli kira sözleşmesi imzaladıkları, bu şekilde şikayetçilerin bir karşılığı olmadan gelir elde etmeyi umdukları ancak kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle belli bir süre sonra kredi verenler tarafından şikayetçiler aleyhinde icra takipleri başlatıldığı tespitleri bulunmaktadır. Soruşturma dosyası içeriğine göre davalı gelir elde etme  umuduyla hareket ettiği, davalının kullanabileceği bir araç edinme amacıyla hareket etmediği, tüketici konumunda olmadığının kabulü gerekir. Kaldı ki bu organizasyon dahilinde adına alınan araç sayısının üç adet olduğunu beyan etmektedir. Bilindiği üzere ikiden fazla araç alımı nedeniyle de davacı tüketici sayılamayacaktır.TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca \"bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Davalı adına kullanılan taksitli ticari kredilerin görünürde tüketici kredisi niteliğinde ise de bir organizasyon dahilinde kullanılan krediler olduğu anlaşıldığından uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru  görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle;somut uyuşmazlıkda davalının tüketici kabul edilemeyeceği,6502 sayılı kanundaki özel düzenleme nedeniyle bir tarafı tüketici konumunda  bulunan tüketici işlemi kabul edilen bankacılık işlemleriyle sınırlı olarak, ticari dava niteliğindeki  bir kısım davalar tüketici mahkemelerinde bakılmakta ise de somut olayda işlemin bir tarafı tüketici konumunda olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 Tarih 2024/20 Esas - 2024/395 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae2bf8e6e53d7cac","SID":"9ebdd51f73f91ec6"}}