{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1027 <br>KARAR NO: 2024/1688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2018/417 Esas -  2021/119 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ...San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket arasında, Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığını, davalı borçluların bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, imzalanan bu sözleşmeler ile dava dışı borçlu şirkete krediler tesis edildiğini, dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından borçlulara Kadıköy ... Noterliği'nin 08/03/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşide edilerek, borcun ödenmesi ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, ihtarnameye konu borcun ödenmemesi üzerine öncelikle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/366 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyasından uygulandığını ve aynı zamanda icra takibi başlatılarak borçlulara ödeme emri gönderildiğini, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalı borçlular vekili tarafından itiraz edildiğini ve itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, davalılar vekilinin itiraz dilekçesinde dosya borcunun tamımına, dayanak Genel Kredi Sözleşmesine, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı borcun vekilinin itirazlarının genel nitelikte, takibi durdurma amacıyla yapılan itirazlar olduğunu, faiz itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, takipte istenen %48 ve %24,24 faiz oranlarının kredi türlerine göre Merkez Bankasına bildirilen faiz oranları üzerinden belirlendiğini, her iki faiz oranının da sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, müşterek borçlu müteselsil kefillerin imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin, Borçlar Kanunun'da düzenlenen kefalet şekil şartlarına uygun olarak, kefillerin kendi el yazıları ile davacı banka şubesinde, kefiller tarafından yazılıp imzalandığını, dava sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptalini, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; oğlu ...'ın ... şirketi ile anlaşarak küçük bir akaryakıt istasyonu açtığını, açılırken teminat istendiği için mecburen ... şirketi ve ... Bankası'nın hazırladığı formatlara imza attığını, usulen ipotek veren kişinin kefil de olmasını istediklerini, bunun üzerine kendisinin de bankaya gittiğini ve yetkililere; görmediğini, duymadığını ve yeni yapmış oldukları işleri pek hatırlamadığını, genellikle zaruret halinde bir tasarrufta bulunduğu takdirde iki şahit huzurunda işlem yaptığını ve sağlık raporlarını da gösterdiğini, bankadaki görevlinin kendisine \"amca zor zahmet el yazınla yazman gerekiyor\" dediğini, içeriğini ve mahiyetini bilmediği ve okuyamadığı bir takım evrakları kendisine imzalattırdıklarını, kendisinin gerek ... Bankasına gerekse ... şirketine hiçbir borcunun bulunmadığını ve bu tür işlerle uğraşmaya bedenen ve ruhen ehil olmadığını, yine 20/03/2019 tarihinde mahkemeden aldığı dosya fotokopisinde eşinin adının geçtiği \"Eş Muvafakatnamesi\" başlıklı bir belgenin bulunduğunu gördüğünü, belgedeki yazıların eşine ait olmadığını, ayrıca kefaletin miktarının, hangi borç için verildiğine yönelik kendisinin bir bilgisinin de bulunmadığını, eşinin de böyle bir muvafakatname imzaladığını da hatırlamadığını, bu nedenlerle kefaletin geçersiz olup, borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, kanunlarda mevzuatta lehine olan hiçbir şey nazara alınmadan, günde 5-6 ton satış yapan istasyon için 4 dairesine ipotek koyulduğunu, daha sonradan bütün mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, sağlık raporlarının incelenmesini, gayrimenkul ve banka hesaplarına haksız olarak konulan ihtiyati haciz ve blokelerin kaldırılmasını, yapılan haksız işlemler nedeniyle tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"İpotek akit tabloları incelendiğinde ipoteklerin kefaletten kaynaklanan borçları kapsamadığı anlaşılmıştır. Teknik ayrıntısı yukarıda özetlenmeye çalışıldığı ve  bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından  dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır. İcra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik  vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle, teknik hesaplama ayrıntısı bilirkişi raporunda anlaşıldığı üzere davanın kısmen kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar açısından kefalet geçerli şartları taşımadığından ve muaccel bir borç bulunmadığından kefil davalıların borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkeme tarafından davalı ...'ın fiil ehliyetine ilişkin mahkemece inceleme yapılmadığını, ...'a ilişkin yapılan imza incelemesi yerleşik Yargıtay içtihatlarınca belirlenen kıstaslara uygun yapılmadığını, dolayısıyla söz konusu incelemenin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, böyle bir raporun davaya esas alınmasının mahkemece kurulacak hükmün hukuka uygunluğunu olumsuz yönde etkileyerek hatalı karar verilmesine sebep olduğunu, Yerel Mahkemece kabul edilen faiz oranlarının yasaya ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararına göre merkez bankasına bildirilen gösterge faizlerin değil, fiilen uygulanan faiz oranının belirlenmesinin ve bu oran üzerinden hesaplanması gerektiğini, Yerel Mahkemece kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın bozulmasına ve davanın kabul edilmeyen 2.109,31 TL'lik kısmı için ise kararın onanmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi  sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için müteselsil kefiller hakkında  başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,  davalılar  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ...'ın %45 lik görme kaybının 6098 saylı TBK 15/3 maddesi gereği dava açından değerlendirilmesi,  fiil ehliyetini kaldırıp kaldırmadığı, kefil ...'nın eş rızasına ilişkin imza inkarının usulünce incelenip incelenmediği ve  uygulanacak temerrüt faizinin tespiti noktalarında toplanmaktadır. Davacı bankaca davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğün ... E. dosyası ile iki ayrı kredi yönünden ferileriyle birlikte toplam 1.816.638,74  alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçluların itirazı üzerine  takibin durduğu ve eldeki  itirazın iptali  davası açıldığı  anlaşılmaktadır.  Davalı ...'ın kefaletinin geçersiz olduğuna yönelik istinaf istemleri yönünden: kefalet limitinin ve müteselsil kefalete ilişkin davalı tarafça inkar edilmeyen el yazısı ile yazılıp imzasının atıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf sözleşme yapma iradesinin olmadığını, imzasının iki şahit huzurunda alınması gerektiğini,eşi ...'nın muvafakat imzaladığını hatırlamadığını, yazı imzaların eşine ait olmadığını iddia ederek kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Dosyaya sunduğu raporlarının \"özürlü kimlik kartı almak ve diğer özürlü haklarında yararlanmak için başvurduğu Kırklareli devlet hastanesinde düzenlenen raporunda miyop astigmat glokom  teşhisi ile %45 görme kaybı olduğu, ayrıca %36 oranında işitme kaybı olduğu  belirtilmektedir. Bunun dışında da  ehliyetini etkileyecek herhangi bir veri sunulmamıştır. TBK 15. Maddesi 3. Fıkrası: (Değişik fıkra: 13/2/2011-6111/213 md.) Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.\" düzenlemesini içermektedir. Madde hükmünce davalının sözleşme yapılırken böyle bir talebi olduğuna dair herhangi bir veri olmadığı gibi kayıp oranı dikkate alındığında ve davalının el yazısı ile kefalete ilişkin yazdığı yazılar ile mahkeme dosya fotokopisi için yazdığı 20/03/2019 tarihli el yazısı ile yazılmış dilekçesi incelendiğinde çok düzgün cümle ve yazı sitili ile yazılmış oldukları görülmekle bu yöne ilişkin inceleme yapılmasının amacının yargılamayı uzatmaya matuf olduğu anlaşılmaktadır. Yine kefil ...'nın eş rızasına ilişkin muvaffakatname üzerindeki imzası hakkında Akademisyen Profesör Doktor adli tıp ve belge inceleme uzmanı tarafından hazırlanan raporda imzaların muvafakat veren eş ... eli ürünü olduğu bilimsel veriler ile tespit edilmiştir. Bu durumda gerek Kefaletin TBK da düzenlenen şekli unsurları, gerek eş rızası gerekse iradeyi fesada uğratan bir halin bulunduğunun ispatlanmamış olması nedeniyle kefaletin geçerli olduğu kefil ...'ın kefalet nedeniyle sorumlu olduğu anlaşılmakla  bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir. Mahkemece davacının kredi alacağının tespiti için bilirkişiden rapor alınmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda taksitli  ticari krediler yönünden,  davacının merkez bankasına bildirmiş olduğu temerrüt tarihinde uygulayacağı en yüksek faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.  Davalı tarafça, davacının merkez bankasına uygulayacağını  bildirdiği azami oranlarının değil, davacı bankanın aynı tür kredilere fiilen uyguladığı oranların esas alınarak temerrüt faizinin tespit edilmesi gerektiği beyanıyla rapora itiraz etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında  2006/1 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir.  Ayrıca Tebliğin 6/1. Maddesinde, Bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranlarının uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezince tespit edilecek esaslar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin I.10  maddesinde, ..\" bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeneceği\" düzenlenmiştir.  Ayrıca davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %32 olarak Merkez Bankasına bildirildiğine dair kayıtlar dosyaya sunulmuştur. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına  %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467E.-K., 2023/3009 E., 2024/5749 k., Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları) Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlanmış değildir.Bu durumda mahkemece davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak aynı tür krediler için temerrüt tarihinde fiilen uygulanan faiz oranları belirlenerek ve %50 fazlası temerrüt faizi olarak kabul edilerek belirlenen bu faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb8bed27e5541e7d","SID":"34bcff93f97ffa15"}}