{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/30 Esas - 2024/304<br>TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/30 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/304<br><br>...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 08/05/2024 <br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 01.06.2020 keşide tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ... sayılı Kararı ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, TTK'nun 652. Maddesinde, iptal kararı üzerine hak sahibinin hakkını senetsiz olarak da ileri sürebileceği veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebileceği hükmünün bulunduğunu, çekin zayi olması halinde keşideci/borçlunun bu çek kapsamında hamilin zararından ve sebepsiz zenginleşme kapsamında bulunan tutarlardan sorumluluğunun devam edeceğini, davalı hakkında çek bedelinin tahsili amacıyla ... .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ancak borçlu davalı tarafından icra takibine ilişkin yetki ve diğer yönlerden itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, taraflar arasında görüşme yapılmış ise de bir anlaşma sağlanamadığını, davalının keşidecisi olduğu çek kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken bedellerin ödenmemesi ve anılan icra takibine itirazda bulunulması nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi, ... olduğunu, uyap sisteminden mernis adresi temin edildiğinde de ikamet adresinin Sakarya olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemenin Sakarya mahkemeleri olduğunu, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili Sakarya mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, borcun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazının olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını, davalı müvekkili davacıyla ya da belirtilen lehtarla  herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davacı taraf sadece çekin iptali kararına dayanarak davayı açtıklarını, sebepsiz zenginleştiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zayi olan çek bedelinin tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ilişkindir.<br>İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 01.06.2021 tarihli,... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 20.500,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacak üzerinden %20 oranında 4.100,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına dair hüküm tesis edildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu ve yapılan istinaf incelemesi sonucu mahkememiz kararının ...<br>... Dairesinin Kaldırma Kararında Özetle; \"Uyuşmazlık, takibe konu zayi olan  çekten dolayı davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Dosya incelendiğinde; davacı tarafın hamili olduğu zayi olan çekin davalı keşideciden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince mahkeme kararı ile zayi olduğu ve iptal edildiğini belirterek, icra takibine başladığı, davalı tarafın itirazı sonucunda bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı bir dava çeşididir.Davalı borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz etmiştir. İcra İflas Kanunu 50.maddesi gereğince, öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesi gerekir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartıdır.<br>Davada çözümlenmesi gereken sorun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın öncelikli olarak incelenerek karar verilmesidir.<br> Taraflar arasında akdi ilişki mevcut olmayıp, dava TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmıştır. Somut olayda, TBK' nun 89. maddesi hükmü uygulanamaz. Bu durumda, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazı dikkate alınarak, genel yetkili davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde icra takibinin yapılması gerektiğinin gözetilerek, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.\" şeklindeki gerekçe ile davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır.Kaldırma kararı sonrası yeniden esasa kaydedilen dosyanın 30.04.2024 tarihinde yapılan celsesinde, kaldırma kararı okunarak, duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanları alınmış ve tahkikata son verilmiştir.<br>Bu durumda; yapılan yargılamaya, takip dosyasına,... verilen kaldırma kararına ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlıkta taraflar arasında akdi bir ilişki mevcut olmayıp, davanın TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılması nedeniyle TBK'nun 89. maddesi hükmünün somut olayda uygulanma koşullarının bulunmadığı, bu durumda yetkili icra dairesinin genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yerindeki icra daireleri olup, davalının yerleşim yerinin ise Adapazarı/Sakarya olduğu ve davalının icra takibine icra dairesinin yetkisi yönünden itirazda bulunarak, yetkili yerin ... İcra Müdürlüğü olduğunu bildirdiği, bu durumda açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın yerinde olup olmadığının incelenmesinin gerektiği, davaya konu uyuşmazlıkta yetkili icra dairesinin genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yerindeki icra daireleri olup, davacının yerleşim yerini de yetkili kılan düzenlemelerin somut olayda uygulama yeri olmadığı gibi takibe konu zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin... Şubesine ait bir çek olduğu da nazara alındığında, zayi olan çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak keşideci aleyhine yapılan icra takibinde ... ... ... yetkili olmadığı, davalının icra takibine yetki yönünden itirazda bulunduğu, itirazında belirttiği ...İcra Müdürlüğünün davalının yerleşim yeri olması nedeniyle yetkili icra müdürlüğü olduğu, buna göre davalının takibe yetki yönünden yaptığı itirazın yerinde olup, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve bu hususa davalı tarafça itiraz edilmiş olması nedeniyle, yapılan incelemede davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde olmakla, davanın uyuşmazlığın esasına girilmeksizin dayanağı olan icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması, yetkili icra dairesinde takip yapılmasının dava şartı olup,  yetkili icra dairesinde yapılmayan icra takibine dayalı olarak açılan işbu itirazın iptali davasının bu nedenle usulden reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın, dayanağı olan icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması nedeniyle, yetkili icra dairesinde yapılmayan icra takibine dayalı olarak açılan işbu itirazın iptali davasının bu nedenle USULDEN REDDİNE<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 281,95-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 145,65-TL eksik harcın  davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5-Davalı tarafça yapılan toplam 8,50-TL vekalet harç gideri ile istinaf yoluna başvurma harcı karşılığı ödenen 162,10-TL olmak üzere toplam 170,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024<br><br>...<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5adb197db45c4a7","SID":"7f17f35b926c8827"}}