{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/531 Esas<br>KARAR NO: 2024/1998<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/03/2018<br>NUMARASI: 2017/502 E. - 2018/78 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili firmanın 1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu ''...'' ibaresini ticaret unvanı ve marka olarak nizasız ve fazılasız şekilde kullandığını, Türkiye'de markasının tanınmış olduğunu, bu yöndeki Ankara 2. FSHHM'nin 2010/220 ve Ankara 1. FSHHM'nin 2012/158 esas numaralı dosyalarında tanınmışlığa ilişkin verilmiş kararların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ... ibareli tanınmışlığından yararlanmak için TPE tarafından tesciline izin verilmeyen ... ibaresini, markasal olarak kullandığını bunun karıştırılmaya sebebiyet verdiğini ve eylemin haksız rekabet oluşturduğunu, ayrıca söz konusu ibareyi  her türlü belge, reklam, ilan, broşür, marka tescil belgeleri ve sair evraklarda, internet siteleri ve kartvizitlerinde  kullanmış olduğunu belirterek tecavüzün durdurulması ve engellenmesi için davalı yana ait olan www...com alan adıyla internette kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesi ve durdurulmasına, unvanı ve markası ile karıştırılmaya yol açan ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden davalı taraf ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinini, yahut '...' ibaresinin unvandan çıkarılmasını, www...com iptaline, alan adının 3.kişilere devrinin önlenmesine karar verilmesini, davalı eylemlerinin müvekkiline hem tecavüz hem de haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve bu durumun ortadan kaldırılması bu sıkıntılar karşılığında uğranılan maddi tazminat hakkı saklı kalmak  üzere 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... Ltd. Şti'nin 11 yıldır ticari reklam ve tanıtım alanında faaliyet sürdürdüğünü, 30/10/2016 tarihinden itibaren bu unvan ile faaliyet gösterdiğini, davacının ... başvuru numaralı tanınmış marka başvurusunun 15/04/2016 tarihinde TPE tarafından reddedildiğini, davacı ile faaliyet alanlarının ve görsellerinin tamamen farklı olduğunu, kötü niyetin bulunmadığını, davacının 42. sınıfta tescilini sürdürdüğü, herhangi bir faaliyetinin mevcut olmadığını, müvekkiline ait ... firmasının kazandığı birçok ödül olduğunu, müvekkilinin faaliyetinin reklam ajanslarının faaliyetleri olarak bilgi, iletişim ve medya alanında gerek yurtiçinde gerekse yurtdışındaki kuruluşların tanıtım ve reklam danışmanlığı, menajerliği ve temsilciliğini yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işleri yapmak olduğunu, daha öncesinde ... reklam olarak internet sitesini kullanırken son dört yılda ... olarak kullanımı sürdürdüklerini, yaklaşık 12 yıldır bu unvanla ticari faaliyet sürdürdüklerini belirterek davanın reddini, karşı görüşlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \"Davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresini davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde markasal  kullanımı tespit edildiğinden davacı marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüzün tespiti, men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği bu nedenle davalının ... ibaresini markasal olarak internette, işyerinde ve emtialarında kullanmasının önlenmesi gerektiği ve davacı ticaret ünvanı ile karıştırmaya yol açacak nitelikteki davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin ticaret ünvanından çıkartılmasına, davalıya ait alan adının iptaline ve vaki tecavüz nedeniyle  davacı markasının niteliği, süresi, kullanım alanı gözönüne alınarak, davacının meydana gelen manevi zararına ilişkin somut olayın özelliğine göre takdiren 10.000 TL (on bin türk lirası) faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1- Müvekkili firmanın, 3 Kasım 2006 tarihinde ... HİZ. ve REKLAM TİC. LTD. ŞTİ. ünvanı ile tescil, ilan olunmakla kurulmuş olup, yaklaşık 12 yıldır kesintisiz ve yaygın olarak bu markayı dijital reklam ve tanıtım mecrasında kullandığını, 2- Müvekkili firmanın, dijital reklam ve tanıtım mecrasında faaliyetlerini halen daha sürdürdüğünü, Google'ın Türkiye'deki partnerlerinden olup,  aşağıdaki ...org sitesi kayıtlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, ... olarak kullanmaya başladığı internet sitesini yaklaşık 4 yıldır ... olarak kullanmaya devam ettiğini, arama motorlarından da, destexreklam olarak arama yapıldığında, ...com internet sitesine yönlendirme yapılmasından da, her iki sitesinin de müvekkiline ait olduğunun açık bir kanıtı olduğunu, her ne kadar yargılama aşamasında yerel mahkemeye de iş bu itirazlarını sunmuşlarsa da, yerel mahkemenin itirazlarını değerlendirmediğini, yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, yalnızca bu durumun dahi, eksik hüküm kurulduğunun bir ispatı olduğunu, 3- Davacının dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, davacının sınai haklara konu olan marka, patent ve endüstriyel tasarım vekilliği yaptığını, müvekkilinin ise, yaklaşık 12 yıldır dijital reklam ve tanıtım mecrasında faaliyetlerini devam ettirdiğini, davacının beyanları ve iddiaları tamamen haksız olmakla, müvekkilinin faaliyet alanında herhangi bir faaliyeti olmadığını da dava dilekçesinde açıkça beyan etmiş bulunduğunu, 4- 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 19. Maddesinde düzenlenmiş bulunan, kullanım ispatına ilişkin TPE uygulamalara esas olan kriterlerden de açıkça anlaşılacağı üzere, davacının, müvekkilinin faaliyet alanı olan dijital reklam alanında son 5 yıldır ticari faaliyet yaptığını ispatlaması gerektiğini, ancak davacının açık beyanından anlaşıldığı üzere, davacının sınai haklara konu olan marka, patent ve endüstriyel tasarım vekilliği yaptığını, dosya kapsamında incelendiğinde de görülecektir ki, davacının bu faaliyetleri karşılayacak ne bir faaliyeti ne de bir hizmeti bulunmadığını, yalnızca kanunun bu maddesi göz önüne alındığında dahi yerel mahkemenin davayı reddetmesi gerektiğini, 5- Yalnızca \"...\" ibaresinin varlığının davacının marka hakkına tecavüzü oluşturmayacağı gibi, 27.07.2017 tarihli bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere, ... ibaresinin her türlü kullanımının tek bir kişiye tekel olarak verilmesi de kanuna aykırılık teşkil ettiğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesi de göstermektedir ki ... ibaresi hizmet sektörü için çok genel ve yaygın bir kullanımda olduğundan tek bir firma veya şahsın tekeline verilemeyeceğini, \"...\" ibaresinin markasal gücünün de zayıf olduğunu, 6- Yaklaşık 12 yıldır faaliyet gösteren müvekkili firmanın, 2008 yılından itibaren, internet ortamında da önce ...com ve sonrasında da, ...com adresleri ile çalışmalara devam etmekte olup, davacının bunca yıldır sessiz kalıp, iş bu davayı 2017 yılında açmış olmasının da haksız kazanç sağlamaya yönelik olup, dürüstlük kurallarına, hakkaniyete de açık bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini, davanın kabul kararının, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, 7- Tek bir bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün eksik ve yanlış olduğunu, müvekkilinin yalnızca ticaret unvanının bile farklı bir firma olduğunun göstergesi olduğunu, davaya beyan ve itirazları değerlendirilmeden, itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu dahi alınmadan verilen kararın hakkaniyete de aykırılık teşkil ettiğini belirterek, yukarıda arz ve izahına çalışılan ve ayrıca 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde gereğince resen dikkate alınacak sebeplerle, hatalı ve hukuka aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkındaki taleplerimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI Dairemiz 2020/913 esas, 2022/413 karar sayılı, 15/03/2022 günlü karar ile; \"Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2018 tarih, 2017/502 E., 2018/78 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacının davasının kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda: davacı .... Tarafından davalı ... Reklamcılık Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan işbu davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİNE, davalının, www...com alan adı ve internet sitesinde ... ibaresini markasal kullanarak davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ... ibaresini internette, işyerinde ve emtialarında kullanmasının önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin ticaret unvanından çıkartılması talebinin reddine, davalıya ait www...com isimli alan adının iptaline, davacının marka hakkına tecavüz sebebiyle meydana gelen manevi zararına yönelik takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Dairemiz kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY KARARI Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 07/12/2023 gün, 2022/3333 Esas, 2023/7179 sayılı kararı ile; \"Davacının \"...\" ibaresini içeren çeşitli sınıflarda tescilli muhtelif markalarına dayandığı, davalının ise \"www...com\" alan adlı internet sitesini işlettiği , mahkemece, tensiben verilen ara kararla yapılan bilirkişi incelemesinden sonra ibraz edilen 27.07.2017 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davalının işlettiği internet sitesinde \"internet siteleri ve sosyal medya hesapları oluşturma, arama motoru optimizasyonu (seo) ve online reklamcılık\" konularında faaliyet gösterdiği belirtilmiş,  davalının internet sitesi üzerinden tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıf bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığı, ancak davalının cevap dilekçesi dosyada bulunmadığından yalnızca mevcut durum hakkında detaylıca bilgi toplanarak arz edildiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları karşısında herhangi bir değerlendirmeye girilmediğinin ifade edildiği, mahkemece de bu tespite itibar edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporundaki değerlendirmenin de denetime elverişli olmadığı, davalının, internet sitesindeki içeriklerin farklılık arz ettiğini savunduğu, kendisinin dijital reklam ve tanıtım alanında faaliyet gösterdiğini ileri sürdüğü, bu durumda Mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının internet sitesindeki faaliyetlerinin Türkpatent marka sınıflandırma sistemine göre hangi sınıftaki hangi hizmetlerin kapsamında kaldığının belirlenmesi, davalının verdiği bu hizmetlerin davacının hangi markası kapsamında yer aldığının tespiti, bu markayı oluşturan işaret ile davalının markasal kullanım gerçekleştirdiği işaretin karşılaştırılması, bir tecavüzün bulunup bulunmadığının belirlenmesinin gerektiği. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirketin www...com isimli alan adının iptaline de karar verilmişse de davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği 29.09.2020 tarihli dilekçesinde  müvekkilinin \"...\" markasına ait marka tescil belgesinin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)  tarafından verildiğini belirtmiş, tescil belgesini de dilekçe ekine eklemiştir. Sunulan marka tescil belgesine göre ... sayılı \"...\" ibareli markanın 35. sınıf \"Reklamcılık ve pazarlama ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" için davalı şirket yetkilisi ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, davaya konu alan adının da www...com şeklinde olup marka ile uygunluk içerdiği, ilk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişinin ise site üzerinde tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıfta bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığının bildirildiği, bu durumda Türkpatent'ten ... sayılı \"...\" ibareli marka ile ilgili işlem dosyasının getirtilmesi, davalının internet sitesindeki kullanımının davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetleri mi yoksa ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiğinin belirlenmesi, belirtilen tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınması, ardından 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisinin yerinde olmadığı\" gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına  karar verilmiştir. Dairemizce Yargıtay bozma ilamı ve duruşma gününün taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin ibraz ettiği dilekçesinde ve duruşmada Dairemizin önceki kararında direnilmesini, davalı vekilinin bozma ilamına uyulmasını talep ettiği anlaşılmış, usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. Dairemizce marka vekili bilirkişi ile bilişim uzmanı bilirkişiden alınan 13/10/2024 tarihli raporda; Davacı yan adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 04.01.2023 tarih ve ... no ile “...” ibareli markanın uluslararası 35 ve 36 Sınıflara dahil hizmetler için,“reklamcılık” hizmetinde tescilli olduğunun tespit edildiği, davalı yanın ticaret unvanı yerine ibaresini markasal olarak kullandığı, davalı yanın internet sitesinde kullandığı ... ibaresi  ibaresi incelendiğinde “...” ibaresinin esas unsur olduğu, İngilizce ibare olduğu ve Türkçe'de “...” şeklinde telelaffuz edildiği, “...” ibaresinin ise yardımcı unsur olup, davalı yanın kullandığı ibareye ayırt edicilik katmadığı, davacı yanın markası “...” şeklinde okunup işitildiği, davalı yanın markasal olarak kullandığı ibaredeki “...” ibaresi olarak okunup işitildiği, “...” ibaresi ise tamamlayıcı unsur olduğu, taraf markaları  arasında işitsel benzerlik bulunduğu, davacı yanın “...” markası reklam hizmetlerinde tescilli olduğu, davalı yanın markasal olarak kullandığı ...  ibare markasının ... hizmetinde kullanıldığı, davacı yanın markası ile davalı yanın markasının kullanıldığı mal ve hizmet sınıfında ilinti ve aralarında sınıfsal benzerlik bulunduğu, davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davalının markasını dava ikame edildikten sonra kötüniyetle tescil ettirdiğini, bilirkişi raporunda da davalının ... ibaresini kullanımının markasal olduğu ve ... ibaresinin yan unsur olduğu, davalının bu ibareyi müvekkilinin markasına benzeterek kullandığını ve davalının ticaret unvanını kullanmadığını, davalının markasal kullanımının müvekkilinin ticaret unvanı ile tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğini beyanla davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında, raporda müvekkilinin tescilli markasının incelenmediğini, raporu kabul etmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı şirketin ... Hizmetleri ve Reklamcılık Ticaret ve Limited Şirketi olarak İTO'ya 30/10/2006 tarihinde başvurduğu ve 30.sınıftaki bilgi, iletişim ve medya alanında gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki kişi ve kuruluşların tanıtım ve reklam danışmanlığını, menajerliğini, temsilciliğini yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işlerde faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Davacı şirketin ise 03/03/2006 tarihinde davalı taraftan önceki tarihte İstanbul Ticaret Odasına başvurarak unvanını aldığı, meslek grubunun İşletme ... Hizmetleri olduğu ve firmanın iş konusunun ileri teknolojilerin kullanılmasında, hazırlanmasında, dağıtılmasında ve satışında danışmanlık yapmak, marka oluşturmak, şirket işleri için lüzumlu taşıtları iktisab etmek, ticari, idari tasarruf ve faaliyetlerde bulunmak olarak belirlenmiştir. TPMK'dan celp edilen marka tescil kaydından 30/04/2018 başvuru tarihli ...başvuru numaralı ... ibareli markanın 35. Sınıfta \"Reklamcılık ve pazarlama ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetlerinde\" davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Marka tescil kayıtları ve mahkemece alınan bilirkişi rapor içeriklerinden; davacı adına 35. Sınıfta tescilli en eski tarihli markanın 25/10/2010 başvuru tarihli 2010/68340 başvuru numaralı ... ibareli olup 16/35/37/38/40/41/42. Sınıflarda tescilli olduğu, 35. Sınıfta tescil alt sınıfının \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari veya reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil) 42. Sınıfta tescil alt sınıfının \"Bilgisayar hizmetleri\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Bu markadan sonra da 35 ve 42. Sınıflarda ... ibareli seri markaların tescil edildiği görülmüştür. Davanın marka ve ticaret unvanına dayalı haklara tecavüzün tespiti, meni ve refi talepli açıldığı, dava tarihinin 05/05/2017 tarihinde açıldığı, uyuşmazlığın çözümünde 6769 Sayılı SMK hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. 6769 sayılı SMK'nın 7/3.bendinde marka hakkı sahibinin işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklayabileceği durumları düzenlemiş ve (e) bendinde ise işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanabileceği belirtilmiştir.  Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde 30/04/2018 başvuru tarihli ... başvuru numaralı ... ibareli markaya dayandığı anlaşılıyorsa da; markanın başvuru tarihinin 30/04/2018 tarihi olduğu, davadan sonra yapılan marka başvurusu ve tesciline davalı tarafça dayanılamayacağı, bu marka tescilinin dava tarihinden önceki kullanımları hukuka uygun hale getirmeyeceği kanaatine varılmış, bu markanın bilirkişi raporunda değerlendirilmemesi sonuca etkili görülmemiştir. Dairemizce alınan bilirkişi raporunda davalının  http://www...com alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, davalının alan adında ve web sitesi içeriğinde ticari etki yaratacak şekilde, ticaret unvanındaki ... ibaresini ... şeklinde dijital reklamcılık hizmetinde markasal olarak  kullandığı,  aynı/benzer hizmetlerde kullanımın davacının reklamcılık hizmetlerinde tescilli markası ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacağı, dava tarihinden sonraki marka tescil başvurusunun kullanımını hukuka uygun hale getirmeyeceği, davalının ticaret unvanının tescil tarihi dikkate alındığında 5 yıldan fazla bir sürenin geçtiği anlaşılıyorsa da, davalının web sitesi alan adının tescil tarihinin 05/03/2015 olduğu ve ticaret unvanındaki ... ibaresinin  alan adı ve web sitesinde davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı tarihten itibaren sessiz kalma süresinin geçmediği anlaşılmakla ünvan terkini koşullarının oluştuğu, fiilinin markaya tecavüz  ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılarak Dairemizce duruşmalı yargılama yapılarak bilirkişi raporu alındığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin  istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2018 tarihli 2017/502 Esas-2018/78 Karar sayılı kararının,  6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Davacı .... Tarafından davalı ... Hizmetleri ve Reklamcılık Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kabulü ile; davalının ticari ünvanını markasal kullanarak davacının ticaret ünvanına ve marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ... ibaresini internette, işyerinde ve hizmetlerinde kullanmasının önlenmesine, -Davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin ticaret ünvanından çıkartılarak sicilden terkinine, -Davalıya ait www...com isimli alan adının iptaline, -Davacının marka hakkına tecavüz nedeniyle meydana gelen manevi zararına yönelik takdiren 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince markaya tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan dava yönünden 427, 60 TL maktu harç ve manevi tazminat yönünden 683,10 TL nispiharç olmak üzere toplam  1.110,70 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile kalan 1.079,30TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline, Hazine'ye irat kaydına, 4/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanı terkinine dair taleplere ilişkin 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına manevi tazminat talebine ilişkin hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 4/ç-Davacı tarafından yapılan: 600,00 TL bilirkişi ücreti, 155,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 755,00 TL ve 62,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 817,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- İstinaf ve temyiz aşamalarında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 129,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 162,50 TL posta gideri, 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.560,3‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5/ç-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"464d0077bc9aa1b5","SID":"027a89c686f65def"}}