{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1115 <br>KARAR NO: 2024/1705<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2021<br>NUMARASI: 2021/134 Esas -  2021/150 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin... Plakalı ... Model  araç sahibi olduğunu, müvekkiline ait aracın hem müvekkili satın almadan önce ve satın aldıktan sonra periyodik bakımları zamanında  yetkili servisler olan ... ve ... servisinde yapıldığını ve hiçbir şekilde bakımlarının ertelenmediğini, zamanında yaptırıldığını, buna rağmen müvekkiline ait araçtaki sorunların bir türlü giderilemediğini, müvekkilinin iş bu aracı ... Avm Ltd. Şti den 26.04.2018 tarihinde satın aldığını, müvekkili aracı aldıktan sonra  aracın motoru arızalandığını ve  yetkili servis olan ... servisinde yeni motor  takıldığını, müvekkili tarafından iş bu motor için yetkili servise 63.507,75 TL ödendiğini, yetkili ... servisi  aracın daha önceki sorunları nedeniyle müvekkile iş bu motor için  %50  indirim dahi yaptığını, yine yeni motor yapılmasından itibaren kısa süre sonra motor tekrar arızalanmış ve araç tekrar servise götürülmek zorunda kalındığını, iş bu durum servis iş emirlerinde açıkça görülmekte olup iş emirlerinin davalılardan celbi gerektiğini, iş bu süreçleri  bittiğinde müvekkile araç 19.07.2019 tarihinde teslim edilebildiğini, yine aracın ilk  sahibi olan ... Ltd. Şti. şirketinin iş emirlerinden de görüleceği üzere araçta bir çok motor sorunu yaşandığını, bu nedenlerle ve davalı  ... servisinin kabul ettiği üzere araçta başlangıçtan beri gizli ayıplı olduğunun açıkça görüldüğünü, araçta gizli ayıbın olduğu ve müvekkilden tamirat için alınan bedelin ödenmesi için davalılara Sultanbeyli ... Noterliğinin 08.08.2019 tarihli  ... yevmiye nolu  ihtarnamesi davalılara tebliğ edilmesine rağmen davalılarca müvekkile herhangi herhangi bir olumlu yanıt verilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 8. Maddesi  uyarınca söz konusu aracın ayıplı olduğunun ortada olduğunu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda yer alan tüketicinin seçimlik hakları gereğince bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkımızı kullanarak tarafımızdan alınmaması gerekirken alınan tamirat ücretinin iadesi için mahkemeye başvurma gereğinin hasıl olduğunu bu nedenlerle müvekkili tarafından davalılara  tamiratı için ödenmiş olan bedelin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL 'nin  ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen  alınarak  müvekkile ödenmesi,  yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aracın satıcısı değil ithalatçısı olduğunu, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aracın trafiğe çıkış tarihinin 04.01.2012 olduğunu, garanti süresinin bu tarihte başladığını ve 2 yıl olan garanti süresinin ise 04.01.2014 tarihinde dolduğunu, bu itibarla, araçtaki arızanın, garanti süresinin dolmasından çok çok sonra meydana geldiğine göre, davacının müvekkili şirketten ücretsiz onarım hakkını kullandığından bahisle tamir&onarım bedelinin iadesinin tahsilini talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aracın her türlü ayıptan ari olarak üretildiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir imalat hatası bulunmadığı gibi, aracın bakımlarının yetkili servis istasyonunda yapılmış olmasının bir ömür hiçbir şeklide arızalanmayacağı şeklinde yorumlanamayacağını, aracın garanti süresi dahilinde aracın motorunun değiştirilmesi gerektirecek hiçbir arıza olmadığını, aracın o tarihteki sahibi tarafından sorunsuz biçimde kullanıldığını, aracın motor değişiminin davacının onayı doğrultusunda yapıldığını, yine davacının talebi üzerine, müşteri memnuniyeti kapsamında tamir&onarım bedeli üzerinden indirim uygulandığını, davacının iadesini talep ettiği tutar 63.507,78.-TL olup, aracın motor değişimine ilişkin 26.07.2019 tarihli faturanın toplam bedelinin 62.924,56.-TL olduğunu davacının, söz konusu ödemeye dair hiç bir belge sunmadığı gibi, dava dilekçesinde yer alan delil kısmında da delil olarak hiçbir ödeme belgesine dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davada tüketici mahkemelerinin değil asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, davada 6502 sayılı TKHK'nın uygulanmasının mümkün olmadığını, 6098 sayılı TBK  hükümlerinin uygulanacağını, aracın bakımları ve onarımlarının garanti süresi boyunca müvekkili tarafından eksiksiz biçimde yerine getirildiğini, aracın garanti kapsamı dışında olduğunu dolayısıyla araçtaki arızalar sebebiyle müvekkiline kusur yükletilemeyeceğini, araçta gizli ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamından; dava arabuluculuğa elverişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir. TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, tazminat davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacaktır. Bu hali ile davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu tazminat talebi bakımından davanın ilk açılış tarihi olan 18.12.2019 tarihi itibarıyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesi 28.06.2019 tarih 2019/1734-1521 E-K sayılı ilamı). 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 138. Maddesi Gereğince: ''(1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. '' Ayrıca her ne kadar iş bu dosyaya henüz ön inceleme günü tayin edilmemiş ise de usulen dinlenmesi mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, dava şartlarının hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabulucuk son tutanağı yerel mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen mahkemece arabuluculuk şartı yerine getirilmediği bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olup dosyanın Ticaret Mahkemesine gelmeden önce  arabulucuk şartı yerine getirildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, aracın ayıplı olması iddiasıyla tamir bedelinin tahsili istemli alacak tazminat davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır. Davacı, Üsküdar ... Noterliğinin 26/04/2018 tarih ve ... YN'lu araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı dava dışı ... Ltd. Şti.'den satın almıştır.Davacı tarafça, söz konusu araca yeni motor takılmasına rağmen sorunların giderilemediği iddiasıyla tamirat için ödenen paranın tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davanın açıldığı tüketici mahkemesince, asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulmaması üzerine karar kesinleştikten sonra dava dosyası mahkemenin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir. Asliye ticaret mahkemesince ise arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu aşamada görev hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Davacı hakkında Uyap aracılığıyla yapılan araştırmada, davacının potansiyel vergi mükellefiyet ve SGK çalışan kaydı olduğu tespit edilmiştir. Ancak, davacının ticari işletmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayda ulaşılmamıştır. Zaten tarafların bu yönde bir iddiası da bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra asliye ticaret Mahkemesinin görevinin tayininde uyuşmazlığa konu mal ve/veya hizmetin türü ve ticari iş karinesi etkili değildir. Zira Türk Ticaret Kanunu ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir(Hukuk Genel Kurulunun 16/09/2015 tarih, 2014/1026 Esas ve 2015/1765 Karar). Somut olaya konu dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taraflardan yalnızca birinin ticari işletmesi ile ilgili olması halinde dahi davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Eldeki dava, TTK'nın 4/1. maddesinin alt bentlerinde sayılan dava türlerinden de değildir. Bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesi görevli değildir. Davacı tarafından araçta 19/07/2019 tarihinde meydana gelen arızadan sonra takılan yeni motor için servise ödenen bedel talep edilmiş olup, dava konusu araçtaki ayıba dayalı olduğundan bu haliyle taraflar arasında herhangi bir tüketici işlemi bulunmadığı da nazara alındığında HMK'nın 2. maddesi uyarınca eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi(HMK m.2) görevli olup, mahkemenin görevli olması(HMK m.114/1-c) dava şartları arasında sayıldığından mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden(HMK m. 115/1) değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca göreve ilişkin dava şartı noksanlığının giderilmesi de mümkün değildir. Dava, ticari dava niteliğinde olmadığından TTK'nın 5/A maddesinde ticari davalar için öngörülen arabuluculuk düzenlemesinin somut olayda uygulanma imkanı yoktur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Buna göre HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, istinaf başvurusunun kabulü ile görevsiz mahkemece verilen kararının kaldırılmasına ve dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının, HMK.'nun 353(1)a-3 uyarınca usulden KALDIRILMASINA, 1- Kararı veren mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2- HMK'nın 20. Maddesi uyarınca, taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf  incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli  İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA, 3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara resen tebliğine, 5-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf  karar harcının istem halinde  kendisine iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b236a91cddf4e0c","SID":"2851321212853999"}}