{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1118 <br>KARAR NO: 2024/1708<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2021<br>NUMARASI: 2019/223 Esas -  2021/243 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun işlettiği ... isimli taraf ile lokanta ve ev yemekleri yapan işletmelere et tedariki yaptığını, davacı tarafından davalıların ...-... adi ortaklığı adına işlettikleri ... isimli iş yerine farklı tarihlerde muhtelif çeşit ve miktarlarda et satışı yapıldığını, müvekkilinin dava ve takip konusu 8,886,69-TL tutarındaki cari hesap alacağının ödenmesi hususunda davalılardan talepte bulunduğunu, davalıların söz konusu borçlarını ödemediğini, bu konuda Beykoz İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini, kötü niyetli olduklarını, takibin iptalini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının aleyhine, 8.886,69 TL alacak iddiasıyla Beykoz İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip başlatılmış itirazımız üzerine takibin durdurulduğunu, davacının takibe konu alacak iddiasının yerinde olmadığını, davalının davacıya borcu olmadığını, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkile ihtarname gönderilmemiş, fatura tanzim edilmemiş, müvekkile tebliğ edilmemiş olup alacaklının soyut borç iddialarının ve temerrüt koşulları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiğini,  takibe işleyecek faizin türü fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, icra dosyasına takibe müstenid belgelerin eklenmemiş, taraflarına tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen belgelere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkını saklı tutmakla, dava dilekçesinde tanık deliline dayanıldığını, takip konusu alacak miktarı itibariyle davada senetle ispat mecburiyeti olup, tanıkla ispatına muvafakati olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  ... davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamına göre, itiraz üzerine takibin durduğu,  davanın  İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalıların yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun  belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara ve  faizine ilişkin açıklama ve değerlendirmelere mahkememizce de itibar edildiği ve davalıların itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından,  takibin belirlenen miktarlar üzerinden itirazın iptali, takibin belirtilen miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve  işin  çabuk  bitirilmesine  engel  olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip dayanağı düzenlenen faturaların e-fatura olmaması ve tebliğ şerhlerinin de dosyada olmaması sebebiyle borç doğurması beklenemeyeceği gibi davalının kendisine tebliğ edilmemiş olan dava konusu faturalardan sorumlu olmasının beklenemeyeceğini, davalının davacıya Bilirkişi raporunda tespit edilen miktarda bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından  ... ve ... Adi Ortaklığı'na ilişkin adi ortaklığın giderilmesi için Beykoz 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 208/371 E. sayılı dosyası ile dava açılmış olup işbu dosya ile yargılama devam etmekte olup davalının işletmeyle hiçbir ilişkisi olmamasına rağmen ortaklık sebebiyle hala çok büyük zarara uğradığını, ortaklık giderilme aşamasında olduğundan işbu dosyanın bekletici mesele yapılması talep edilmiş olup talebinin değerlendirilmediğini, taraflarınca gerekli yükümlülüklerin yerine getirildiği halde diğer davalı ...'in defterleri mahkemeye sunmamasının sonucunda davalı aleyhine hukuki sonuç doğurması ve davalının bu sonuca katlanmasının beklenemeyeceğini, ...'e de defterleri sunmaması sonucu, borçtan sorumluluğuna ilişkin olarak gerekli ihtarlar yapılmış olup tek taraflı sadece davacı tarafın delilleri esas alınarak hazırlanmış bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, işbu bilirkişi raporunu esas alınarak verilmiş kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle davalının işbu dosya kapsamında herhangi bir borç yükletilmesi halinde diğer davalı ...'e rücu hakkının saklı tuttuklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin davanın bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği ve davalının borçtan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"faturadan kaynaklanan cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 8.886,69 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 25/01/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 8.886,69 TL alacaklıdır. Davalı taraf ise adi ortaklığın ticari defterlerini kabul edilebilir bir mazeret bildirmeksizin bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz etmemiştir. Ancak B/A bildirimlerine göre davacının takibe konu faturaları davalı tarafından vergi dairesine bildirilmiştir. Bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2014 Tarih, 2013/17556 Esas ve 2014/14166 Karar sayılı ilamı). Bu yönde de bir ispat bulunmadığı gibi bilirkişi tarafından dava konusu irsaliyeli faturaların üstünde adi ortaklığın kaşesi ve teslim alanın imzasının bulunduğu tespit edildiği nazara alındığında davalı taraf takip konusu borçtan davacıya karşı sorumludur. Davalı ... vekili davalılar arasında adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin görülen Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/371 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, söz konusu dava dosyasının eldeki davaya bir etkisi bulunmadığından bu istem yerinde değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 151,76 TL harcın, alınması gerekli olan 607,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 455,28‬ TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c99e7ae81cff6b48","SID":"6e12898da075932e"}}