{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/52 - 2024/2131<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/52 <br>KARAR NO\t: 2024/2131<br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ... ALÜMİNYUM SAN. VE TİC.A.Ş - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 1- ... LOJİSTİK ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE TİCARET A.Ş. -   <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 2- ... TAŞIMACILIK REKLAM TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>İHBAR OLUNAN\t: ... SİGORTA A.Ş. -   <br>VEKİLİ\t: Av. <br>İHBAR OLUNAN\t: ... SİGORTA A.Ş. -  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Saklama Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                    : 16/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ      :16/12/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, müvekkili şirket mülkiyeti kendisine ait olan 4.032 adet alüminyum profil malzemeyi 04/02/2019 tarihinde ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret Anonim Şirketi'nin antreposuna teslim ettiğini, malzemeler 14/03/2019 tarihine kadar belirtilen adreste muhafaza edildiğini, malzemelerin su ile teması halinde oksitleneceğine ilişkin hassasiyete rağmen davalı ... lojistik tarafından emtia yağmura maruz bırakıldığını, müvekkili şirkete ait malzemelerin sundurma altında bekletilmesi, yağmur altında yükleme yapılması ve yağmurda aracın üstü açık şekilde müvekkilin ... Organize Saniye Bölgesi ... Cd. No. 5 .../...  adresinde bulunan fabrikasına getirilmesi sonucunda 16.240 kg miktarında alüminyum profil malzemenin tamamı oksitlenerek kullanılmaz hale geldiğini, söz konusu ürünler Almanya'da faaliyette bulunan ve portatif merdiven yapan bir firma için özel olarak üretilmiş olup başkaca bir alan kullanımı mümkün olmadığını, ürünler hali hazırda hurda vasfında olduğunu, müvekkili şirket hasarın tespiti amacıyla vakit kaybetmeksizin .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, tespit konusu malzemenin standart dışı ölçülere ve şekle sahip olması nedeniyle hurda vasfında olduğunun kanaatine varıldığını, müvekkilin adresine getirilmesi işlemleri sırasında davalıların ihmali hareketleri sonucunda 16.240 kg miktarında alüminyum profil malzemenin tamamı oksitlenerek kullanılmaz hale geldiğini, oluşan zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik malın rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farka ilişkin 19.848 EURO'nun zarar tarihinden itibaren euro bazında işleyecek avans faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki döviz alış kuru üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI ... LOJİSTİK ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE TİCARET A.Ş. SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                                              :<br>Davalı ... Lojistik... vekili; davacı firma ile aralarında özel bir saklama sözleşmesi olmadığını, davaya konu ürünlerin teslimden itibaren 39 gün şirkete ait antrepoda kapalı sundurma altında sudan uzak beklediğini, emtiayı teslim almaya gönderilen aracın sal kasa tabir edilen üzeri etrafı açık araç olduğunu, yağmur durduğunda yükleme işleminin tamamlandığını, yaşananların kendilerinin sorumluluğunda olmadığını, saklama görevini layıkıyla yerine getirdiklerini, taşımacının eylem ve işlemlerinden sorumlu olmadıklarını, haksız ve yersiz  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile;\" dava konusu emtianın hangi aşamada ıslanarak kullanılamaz hale geldiğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin malzemenin davalılardan teslim alındığı, bu durumda davalı taraflarca eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılmakla açılan davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t       \t\t\t:<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili tarafından davalı ... Lojistik Taş. Tic. A.Ş.'ne 27/03/2019 tarihinde gönderilen ihtarname ile ürünün hasarlı teslim alındığının belirtildiğini, davalı ... Lojistik müvekkili şirkete gönderdiği mailde ürünlerin sundurma altında bekletildiğini kabul ettiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sadece taşıma anındaki hava durumunun dikkate alınması yönündeki itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, 04/02/2019  ile 14/03/2019 tarihleri arasında malların davalı ... Lojistik bünyesinde kaldığını, bu tarihler arasındaki hava durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu emtianın kapalı bir alanda saklanmadığını, sundurma altında yaklaşık birbuçuk ay bekletildiğini, dava konusu malların başka bir yerde oksitlenmesinin mümkün olmadığını, ... firmasının iade gerekçesinde sadece sertlikten bahsedildiğini, oksitlenmeden bahsedilmediğini, davalı ... Lojistik dava konusu malları bünyesine alırken oksitlenme olduğuna dair tutanak tutmadığını, malların müvekkili  firma bünyesinde kesinlikle oksitlenmediğini, bu durumda davalıya sağlam verilen emtiaların antrepoda bulunduğu ve fabrikaya taşınma sırasında zarar gördüğünün  kabul edilmesi gerektiğini, davalı ... Lojistik 6098 sayılı TBK'nın 572. Maddesinin kendisine yüklemiş olduğu muayene ve bildirme görevini ihmal ettiğini ve özenle saklama yükümlülüğüne uymadığını, ilk derece mahkemesince iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmettiğini, bu hususta hukuka uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, saklama ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.<br>           Davacı tarafından,  kendisine ait olan 4.032 adet alüminyum profil malzemesinin 04/02/2019 tarihinde  davalı ... Lojistik şirketinin antreposuna teslim ettiği, malzemelerin 14/03/2019 tarihine kadar burada muhafaza edildiği, malzemelerin davalı tarafından yağmura maruz bırakılması sonucu oksitlendiği, diğer davalı ... Taşımacılık'ın ise, malzemelerin antrepodan alınıp taşınması sırasında araç üzeri çadırını örtmeyerek daha fazla yağmura maruz kalmasına sebebiyet verdiği,  sonuç olarak, alüminyum profil malzemenin tamamın oksitlenerek kullanılmaz hale gelip, hurdaya dönüştüğü,  oluşan zarardan davalıların müteselsilen sorumlu oldukları iddia edilmiş, davalı ... Lojistik ise, malzemelerin teslimden itibaren 39 gün antrepoda kapalı sundurma altında sudan uzak beklediğini, tam ve sağlam olarak nakliyeciye teslim ettiğini, emtiayı taşıyan aracın, üzeri ve etrafı açık bir araç olup, taşımacının eylem ve işlemlerinden sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı ... Taşımacılık şirketi ise, taşımanın15/03/2019 tarihinde yapıldığını, teslim sırasında davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş,  mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Saklama  sözleşmeleri,  6098 sayılı TBK'nun 561 ile 580. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı başlık altında saklama sözleşmesinin temel özelliklerini içeren, fakat kendine has bazı özellikleri olan güvenilir kişiye bırakma, ardiyeciye bırakma, konaklama yeri, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlere bırakma gibi özel olarak düzenlenmiş ve muhafaza borcu doğuran sözleşmeler bulunmaktadır. TBK'nun 572. maddesine göre, ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlü olup, 575. maddeye göre de, ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığını ispat yükü davacı mal sahibinde olup, davacı bunu ispat ettikten sonra davalının kendisine teslim edilen malı mal sahibine iade ettiğini ispat etmesi gerekir. <br>6102 sayılı TTK'nun 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde, eşyanın zıyaı'ndan hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında veya kapsamının belirlenmesinde bu olguların dikkate alınması gerektiği, TTK m.876'da zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmiş ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, TTK m.878'de zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hallerden birine bağlanabiliyor ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği maddeler hallerde sınırlı olarak sayıldığı, TTK m.886 gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci ile işlenmiş bir fiilin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının bu kısımda ön görülen sorumluluktan kurtulma hallerinden veya sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının düzenlendiği görülmüştür.<br>6102 Sayılı TTK'nun 889. maddesine göre, eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. Ziya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir.<br> Söz konusu maddede yer alan ihbar mükellefiyeti dava hakkını düşürmeyip, hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğine ilişkin bir karineye işaret etmektedir. Gönderilen mal teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması halinde malın taşıma sırasında hasara uğradığı, ihtirazi kayıtsız teslim alınması halinde ise maldaki hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde bir karine oluşur. Ancak bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. <br>Somut olayda, davacı ile davalılardan ... Lojistik şirketi arasında yazılı bir  saklama sözleşmesi bulunmadığı, ancak, davacıya ait 4.032 adet alüminyum profil malzemenin, 04/02/2019 tarihinde ... Lojistik şirketinin antreposuna teslim edildiğinin ve malzemelerin 14/03/2019 tarihine kadar bu adreste muhafaza altında bulundurulduğunun tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle, taraflar arasında saklama sözleşmesi türlerinden olan ardiyeciye bırakma sözleşmesinin kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafından, malzemelerin muhafazasında gerekli özenin gösterilmeyerek, yağmur altında bırakılması nedeniyle oksitlenerek, hasar gördüğün iddia edildiği, davalının ise, dava konusu  malzemelerin 04/02/2019-14/03/2019 tarihleri arasında kapalı sundurma altında, sudan uzak bulundurulduğunun savunulduğu, taraflar arasında malzemelerin hangi koşullar altında saklanacağına dair bir sözleşme olmadığı ve davalının saklama koşullarının uygunluğuna yönelik savunmasının aksini gösterir bir delilin davacı tarafından dosyaya ibraz edilmediği, emtianın, 15/03/2019 tarihinde diğer davalı ... Taşımacılık şirketi tarafından, 10/02/2016 tarihli taşıma sözleşmesine istinaden davalı şirketten teslim alınarak taşındığı, davacı tarafından, davalı taşıyıcının, malzemelerin taşınması sırasında araç üzeri çadırını örtmeyerek emtianın daha fazla yağmura maruz kalmasına sebebiyet verdiği iddia edilse de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, yükleme ve taşımaya ilişkin kamera görüntülerinin incelendiği ve yükleme esnasında yağmur yağdığına dair bir tespitin yapılamadığı, görüntülerde yağmur yağdığına ya da malzemelerin üzerinden su aktığına dair bir tespitin olmadığının belirtildiği, taşınan malın davacı şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt sunulmaksızın 15/03/2019 tarihinde teslim alındığı, malzemelerin ihtirazi kayıtsız teslim alınmış olması halinde, hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde karine olup, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı çalışanları tarafından, teslim tarihinde, malzemelerin ıslak olduğu ve oksitlenerek kullanılamaz hale geldiğine ilişkin 2 adet tutanak tutulmuş ve bu tarihten 12 gün sonra, 27/03/2019 tarihinde ihtarname gönderilerek ayıp ihbarında bulunulmuş ise de, her iki tutanağın da davacı şirket çalışanları tarafından tek taraflı olarak tanzim edildiği,  davalı şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığı, tutanak içeriğinde, taşımanın 15/03/2019 tarihinde yapıldığı ve oksitlenmenin de bu tarihte tespit edildiği iddia edilse de, kısa bir yolculuk esnasında ıslandığı iddia olunan malzemenin, aynı tarihte oksitlenmiş olmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince, davalılar tarafından malzemelerin sözleşmeye uygun olarak muhafaza edilip, taşındığının ve davacıya teslim edildiğinin kabulü ve aksinin davacı tarafça ispat edilemediği  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.<br> 16/12/2024<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>   <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81e91490d315b501","SID":"c9b611167187c8b3"}}