{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2590 <br>KARAR NO: 2024/2592<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2024  EK KARAR<br>ESAS NO: 2024/313 D.İş<br>KARAR NO: 2024/311 D.İş<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Kararına itiraz<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Talep Eden tarafından ilk derece mahkemesine verilen  talep dilekçesinde özetle; Borçlunun mallarına 3.178.000,00TL alacağımız ölçüsünde ihtiyati haciz konulmasına yönelik taleplerine  ait olduğunu, ihtiyat müvekkilinin  borçludan 03/06/2024 keşide tarihi, 03/06/2024 ödeme tarihli senetten kaynaklı, 3.175.000,00 TL alacağı bulunduğunu, müvekkili  süresinde borçlulara başvurmasına rağmen bir türlü alacağını alamadığını,  Borçlular sürekli süre isteyerek müvekkilini  oyaladıklarını,  Borçlular borcunu ödemek için girişimde bulunmadığı gibi haciz tehdidi altında kalmamak için mallarını kaçırma eylemine başladıklarını, Alacak ödenmediği gibi rehin veya başkaca bir teminat ile de garanti altına alınmadığını alacaklarının,  risk altında olduğunu,  Arz ettiğimiz nedenlerden dolayı, bir an önce, borçluların söz konusu borcundan dolayı mahkemenizden ihtiyati haciz kararı istemek zarureti hasıl olduğunu, Mahkemenizin takdir edeceği miktarda teminatı mahkemeye sunmaya hazır olduklarını arz ve izah ettiğimiz sebeplerden ötürü;   Borçluların Gösterilecek adreslerinde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacaklarından borca yetecek kadarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Yargılama giderlerinin ve ücreti vekâleten borçlulara yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Mahkeme 02/07/2024 tarihli gerekçeli  kararı ile ihtiyati haciz kabul kararı vermiştir. <br>İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf şirket vekili dilekçesinde özetle; Verilen ihtiyati haciz kararı neticesinde ihtiyati haciz talep eden tarafından 03/07/2024 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, 04/07/2024 tarihinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/428 esas sayılı dosyasının 03/07/2024 tarihli ara kararı ile müvekkili şirketin konkordato gezici mühlet içerisinde olduğunu, verilen mühlet kararı ile borçlu hakkında yapılan takiplerin bu mühlet kararınından itibaren şirketin malvarlığı için haciz kararı verilemeyeceğinden bahisle itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, durdurulmuş takipte borçlunun hak ve alacaklarına haczi konulması takibin devamı mahiyetinde sayıldığını, durdurulmuş bir takipte borçlunun hak ve alacaklarına haciz nedeniyle bloke yapılması takibin devamı mahiyetinde olduğundan bu blokelerin uygulanmaması gerektiğini, konkordato mühleti içinde borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacağını, başlatılan takipleri de durdurduğunu belirterek müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını,  aksi halde 89/1 ihbarnamesine yönelik alacaklarına konulan bloke hacizlerin takibin devamı mahiyetinde olması sebebiyle kaldırılmasına, 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen kurumlara icra dairesince yeniden müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İstem, senede dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispatın yeterli olduğu, ihtiyati haciz talebine dayanak gösterilen senedin yaklaşık ispatı sağladığı,  muteriz borçlu vekilince şirketin konkordato geçici mühlet içerisinde olduğununa dair itirazının, İİK'nın 265. Maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmaması nedeniyle yerinde olmadığı gözetilerek ihtiyati hacze itiraz sebepleri yerinde görülmemiş açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair mahkememiz kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İhtiyati haczin kaldırılması talebinin REDDİNE, <br> ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı, itiraz eden Karşı Taraf-... Anonim Şirketi  vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br> Karşı Taraf-... Anonim Şirketi  vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararını usul ve  esasa aykırı olduğunu takibin durdurulmasından önce, alacaklı tarafından müvekkilinin hak ve alacaklarına haciz konulması için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunulduğunu ve icra dairesi'nin 03.07.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile talebinin kabulüne karar verilerek bu husus istanbul fatih belediye başkanlığına , istanbul bağcılar belediye başkanlığına , istanbul üniversitesi rektörlüğüne , zonguldak il sağlık müdürlüğüne, izmir su ve kanalizasyon idaresi başkanlığına   bildirildiğini,  yapılan ihbarnameler sonucu müvekkilinin  doğmuş hak ve alacaklarına bloke konulduğunu,\tverilen ihtiyati haciz kararına karşı taraflarınca  itiraz edildiğini  itiraz neticesinde sayın yerel mahkeme tarafından verilen 18.09.2024 tarihli karar neticesinde taleplerinin reddedildiğini, durdurulmuş takipte borçlunun hak ve alacaklarına haciz konulması takibin devamı mahiyetinden sayıldığını Yargıtay 8. Hd., E. 2013/5974-9986 K., T. 25.6.2013 Sayılı kararının emsal nitelikte karar olduğunu emsal yargıtay kararından da görüleceği üzere yapılan kesintiler ve blokeler muhafaza işleminin  niteliğinde olduğunu,  takibin durmasına yönelik tedbir kararı verilmesi halinde, kesinti yapılamayacağını ,  nitekim, icra ve iflas kanununu'nun 89. maddesi, bir muhafaza tedbiri olarak düzenlendiğini  müvekkii  şirket konkordato kesin mühleti içerisinde olduğnu yargıtay 12. hukuk dairesi 2020/8667 e., 2021/5103 k. sayılı kararının emsal nitelikte karar olduğunu durdurulmasına karar verilen bir takipte haciz işlemi yapılmayacağı gibi haczin tamamlayıcısı olan muhafaza işlemi de uygulanmayacağını,  dava konusu edilmiş ihtiyati haciz kararı ile, neticesinde başlatılan icra takibi sebebi ile müvekkilinin hak ve alacaklarına haciz konulmuş olması takibin  devamı mahiyetinde olduğunu, takip yasağı hususuna aykırılık teşkil ettiğini ,  bu nedenle takip durduğu süre boyunca müvekkilinin  bulunan alacakları üzerindeki blokelere son verilmesi gerekitğini, durdurulan takipten de ziyade ekte sunulan ankara 1. asliye ticaret mahkemesi'nin 2024/428 e. sayılı dosyasında verilmiş olan tedbir kararından da görüleceği üzere 1 yıllık konkordato kesin mühleti içerisinde olan müvekkili hakkında tüm takiplerin durdurulması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına karar verildiğini  söz konusu ihtiyati haciz kararı neticesinde yapılan bloke işlemleri ile müvekkilinin  hak ve alacaklarına kavuşmasının engellenmesi tamamen alacaklıların aleyhine bir durum yarattığını, izah edilen sebepler ve sayın dairenizce resen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda, müvekkil aleyhine verilen ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasına,  sayın daireniz aksi  kanaatte ise müvekkilin hak ve alacaklarına konulan bloke hacizlerin takibin devamı mahiyetinde olması sebebiyle kaldırılmasına,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>Talep eden vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçesi ve buna dayalı verilen ek karar yerinde olduğunu bu nedenle Mahkeme kararına karşı yapılan karşı taraf/borçlu tarafından yapılan itiraz yerinde olmayıp reddine karar verilmesi gerektiğini  Yerel Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının tarihinin  02/07/2024 olduğunu,  Halbuki karşı yan/borçlu hakkında konkordato dosyası başvurusu üzerine Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/428 Esas sayılı dosyasında Mahkemece 03/07/2024 tarihinde geçici mühlet ve ihtiyati tedbir kararı verildiğini ,   Burada verilen ihtiyati haciz kararının geçici mühlet ve tedbir kararının verildiği tarihten önce olması da yine karşı yan/borçlu tarafından sunulan itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu gözler önüne serdiğini  arz ve izah ettiğimiz sebeplerden ötürü; Mahkemenin iht.haciz kararına karşı yaptığı itirazın reddine dair verilen Yerel Mahkeme kararının yerinde olması nedeni ile, karşı yan/ borçlu tarafından yapılan  istinaf kanun yoluna başvurusunun reddine karar verilmesine, Yargılama giderlerinin ve ücreti vekâleten borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Talep (D.İş dosyası  üzerinden), 03/06/2024 tanzim, 03/06/2024 vade tarihli, keşideci ve kefili, aleyhine ihtiyati haciz istenen  borçlular  ...ve ... Anonim Şirketi  ismi ve imzası, bononun arkasında da  lehdar  ...'ın isim ve imzalı , ihtiyati haciz isteyen ... Limited Şirketine cirosu  görünen, 3.175.000TL  bedelli bonoya istinaden İ.İ.K. 257. Maddesi gereğince ihtiyati  haciz   kararı verilmesine ilişkindir. <br>Mahkeme, 02/07/2024 Tarihli gerekçeli  kararı ile İ.İ.K. 257. Maddesi gereğince , %15'i  kadar teminat karşılığında  olmak üzere 3.175.000TL alacak üzerinden ihtiyati haciz kabul kararı vermiştir. <br>Karşı taraf-Borçlulardan ... Anonim Şirketi vekili 16/07/2024 tarihinde  UYAP'tan sunduğu dilekçesi  ile iş bu ihtiyati haciz kararına süresinde itiraz etmiştir. İtiraz sebepleri olarak , ihtiyati haciz kararının  Kayseri Genel İcra Dairesinde ... esasında takibe  konulduğunu , Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/428 Esas sayılı dosyada verilen 03/07/2024  tarihli  ara kararı ile  müvekkili şirketin  konkordato sürecinde  olduğunu, takibin  durdurulduğunu, ancak borçlunun  hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, kaldırılması gerektiğini, borçlu  şirketin  konkordato  sürecinde olması nedeniyle  hakkında  hiçbir  takip yapılamayacağını, yapılmış  takiplerin de duracağını, icra  dairesinin buna yönelik taleplerinin reddedildiğini bu nedenle mahkemeye  itiraz ettiklerini, ihtiyati haciz  kararının  kaldırılmasını, İ.İ.K 89/1 haciz ihtarnamesine yönelik alacaklarına konulan bloke ve hacizlerin kaldırılmasını  ileri sürmüş ve talep etmiştir. <br>Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiştir.  Duruşma günüde taraflara tebliğ edilmiştir. 17/09/2024  tarihli duruşmaya  ihtiyati haciz isteyen vekili katılmış, mahkemece dinlenmiştir. 17/09/2024 tarihli duruşmadaki kısa kararı ile  borçlu şirket vekilinin söz konusu itiraz ve taleplerinin reddine karar vermiştir Bu yönden ayrıca  mahkemece gerekçeli olarak 18/09/2024 tarihli ek karar  yazılmış,  itiraz eden karşı taraf ... Anonim Şirketi vekili iş bu ek kararı süresinde istinaf etmiştir <br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece dayanak bonoya istinaden İ.İ.K. nun 257. maddesi gereğince ve takdiren  tayin ettiği % 15 teminat karşılığında  verilmiş   ihtiyati haciz kararının içeriği, ihtiyati haciz kararına karşı borçlu ... Anonim Şirketi  vekilince yapılan  itiraz sebepleri , itirazın duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen gerekçeli ek kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı  birlikte incelenip değerlendirildiğinde;  Dayanak  kambiyo senedi vasfındaki bonoya istinaden İ.İ.K. 257 v.d. Maddeleri gereğince  istenen ihtiyati haczin kabulü için yasaca aranan, alacağın varlığı, miktarı ve muaceliyetine dair hususlar yönünden gerekli ve  yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunması nedeniyle, dayanak  bonoya istinaden teminat karşılığında verilen  ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>İ.İ.K. 265 maddesine göre: \"....İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:80Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.)(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. 80 Bu madde başlığı “İhtiyati haciz kararına itiraz “iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz...\" şeklinde hüküm altına alınmış olup,  ihtiyati haciz kararına karşı yapılabilecek  itiraz sebepleri de yasada  açıkça ve sınırlı olarak sayılmıştır. Bunların dışındaki  itiraz sebepleri uyuşamazlığın esasına ilişkin açılacak  ayrı ve çekişmeli  bir davada/yargılamada ancak  incelenebilecektir. İhtiyati haciz kararına itiraz davasında/yargılamasında incelenemez. Borçlu şirket vekilinin ihtiyati haciz  kararına karşı yaptığı itiraz sebepleri bu yönden incelenip  karşılaştırıldığında, İ.İ.K. 265. maddesinde de sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, itiraz eden borçlu şirket  hakkında verilen konkordato geçici mühleti  ve tedbirlerinin , bonoya dayalı olarak borçlu şirket hakkında İ.İ.K. 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesine yasal engel teşkil etmediği, somut eldeki dosyada borçlu şirket vekilinin itiraz sebeplerinin  İ.İ.K gereğince, ihtiyati haciz  kararının ve buna dayalı başlatılan  icra takibinin infazına yönelik  icrai işlemlerle ilgili  borçlu tarafın talepleri  hakkında icra müdürlüğünce verilen karar ve işlemlere yönelik itirazlar mahiyetinde olduğu,  bu konudaki icra müdürlüğü işlemleri  ve kararlarına karşı şikayet ve itirazları incelemek ve karar vermek görevinin de İ.İ.K. 4. Maddesi gereğince ilgili İcra  Mahkemesine/Hakimine  ait olduğu,eldeki ihtiyati haciz  kararına itiraz  davasının /yargılamasının  konusu olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle  itiraz eden borçlu şirket vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik söz konusu itiraz sebepleri İ.İ.K. 265. maddesi gereğince yerinde  olmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan  nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ek kararı ile duruşmalı inceleme sonunda söz konusu  itiraz ve taleplerinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ek kararda usul, yasa ve mevcut  dosya kapsamı  yönlerinden  herhangi bir bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ek kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de itiraz eden borçlu şirket vekilinin  yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde  olamadığı anlaşıldığından  istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/09/2024 tarihli ve 2024/313 D.İş E - 2024/311 D.İş  K sayılı  EK KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla,itiraz eden Karşı Taraf-... Anonim Şirketi vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan Karşı Taraf-... Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 265/son maddesi  uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  25/12/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7b39c6f362c58ef","SID":"ff144cf141880988"}}