{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1532 <br>KARAR NO: 2024/2061<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI: 2023/429 E. - 2024/314 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisinin ... adlı kişiye  verdiği  ... Bankası, 50. Yıl Şubesi, 15.02.2023 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 430.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası, 50. Yıl Şubesi, 30.11.2022 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 800.000,00 TL bedelli çeklerin vadesi geçtikten sonra bankaya ibraz edilmeden iade edildiğini bu sırada yanlarında bulunan  ... adlı kişi tarafından çeklerin çalındığını, savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu,  bu çeklerden ... Bankası, 50. Yıl Şubesi, 15.02.2023 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 430.000,00 TL bedelli çek ile davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının bu çek ve takip  nedeniyle borcu bulunmadığını, çalınan  çekin arka yüzünde .. adlı kişinin bu çeki bir başka kişiye ciro ettiğini ancak bu kişinin bu çekin çalıntı olduğunu anlaması nedeniyle çekte isminin görünmemesi için çekin arkasındaki bu ciroyu okunamaz hale getirerek sildiğini davacının ... adlı kişi ile arasında ticari işlem ve borç ilişkisi  bulunmadığını, davacının bu çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini,  davalı ile de  ticari ilişkisi ve  borcu bulunmadığını beyanla, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  dosyasından borçlu olmadığının tespitini, davalının kötüniyetli olarak takibe geçmiş olması nedeniyle asıl alacağın %20'den aşağı olmayacak şeklide kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü takip yolu ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içinde İcra Mahkemeleri'ne imzaya veya borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, daha sonra İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılan itirazın da reddedildiğini,  haciz sırasında borçlu firma yetkilisi ... tarafından çekin  çalıntı olduğu yönün de hiçbir itirazı kayıt düşülmediğini,  taksit talebinde bulunduklarını, borcun olmadığı yönündeki  tespit talebinin borcun ödenmesini ertelemeye yönelik olduğunu, çekin Hamiline yazılı  olduğunu, ... adlı kişinin  cirosunun bulunmadığını,  çekin arka yüzündeki karalanmış ciro ile ilgili itirazların da yersiz olduğunu, bu cirantanın kendi ismini karalamasının hukuka aykırı bir işlem olmadığını, zaten ciro zincirinin de kopmadığını, tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığını,  kambiyo senetlerinin sebepten illi (mücerret) kıymetli evraklar olduğunu,  çekin aynı zamanda bir ödeme aracı olduğunu, müvekkiline de Ciro yoluyla intikal ettiğini ve geçerli bir Kambiyo senedi olduğunu,  bu sebeple davacının iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \" 1-Davanın KABULÜNE, Davacı/Borçlu ... İnş. Oto. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin, Davalı/Alacaklı ...’a ... Bankası 50.Yıl Şubesine ait keşidecisi ... İnş. Oto. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan 15.02.2023 düzenleme tarihli, ... çek seri numaralı ve 430.000,00 TL bedelli çek nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne kötü niyet tazminatının reddine karar verildiğini, mahkemenin kötüniyet tazminat talebinin reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın kambiyo senedi vasfı taşımayan bir evrak ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını ibraz edilmemiş çekle kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçmesinin  kötüniyetini gösterdiğini, bu davranışın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının icra takibine geçtiğini, sonrasında haciz işlemi başlatıldığını, müvekkili dosyayı durdurabilmek için borçlu olmadığı parayı icra dosyasına depo ederek ve durdurma kararı alabilmek için teminat yatırmak zorunda kaldığını, yerel mahkeme dava açabilmek için ayrıca teminat yatırmak durumunda kaldığını, maddi olarak zor durumda kaldığını beyanla mahkemece kötüniyet tazminatına yönelik red kararının kaldırılmasını, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise , 21.04.2024 tarihli ek karar ile başvurunun reddine karar verildiği, ek karara yönelik istinaf bulunmadığı görülmüştür. Esasa ilişkin menfi tespit talebinin kabulüne dair hükme  yönelik istinaf olmadığından inceleme davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine yönelik istinaf talebi ile sınırlı yapılmıştır. Dava  İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden  sonra  açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında , davalı alacaklı tarafından  davacı borçlu şirket aleyhine, ... Bankası, 50. Yıl Şubesi, 15.02.2023 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 430.000,00 TL bedelli çeke  dayalı  kambiyo senetlerine özgü icra takibine geçildiği,   takibe dayanak çekin  keşidecisinin davacı şirket  olduğu,  hamiline düzenlenen çekin arka yüzünde ... cirosu sonrasında üzeri karalanmış ciro ve   son hamil davalının cirosu bulunduğu, çekin muhataba ibraz edildiğine dair şerh bulunmadığı görülmektedir.İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/419 Esas sayılı dosyasında takibin taliki ve iptali talebinin süresinde olmaması nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK.nun 796. ve 808. maddeleri gereğince; çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanunun 808/1-b maddesi gereğince; \"muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla\" belirlenmesi halinde, hamilin, cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat hakkının varlığından söz edilebilir. TTK.nun 809/1.maddesine göre de; çekin ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk olan işlemle tespit edildiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekir. İbraz süreleri hak düşürücü nitelikte olup,  çek süresinde ibraz edilmediğinde  kambiyo senedi özelliğini yitirir ve   kambiyo senetlerine özgü yasal düzenleme gereği  ciro ile devir ve teslim edilemeyeceği gibi  kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkı  kalmadığından kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip konusu  edilemez. Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise TTK 732.maddeye göre  hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabilir. Davacı vekili kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararına karşı  istinaf talep etmiş olup; İİK'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.Takibin haksız olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca takibin kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı  üzerindedir. Somut olayda takibin haksız olduğu ancak davalı hamilin takipte kötüniyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığı bu nedenlerle koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih ve 2023/429 E., 2024/314 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f122eae60b661442","SID":"57a3f1eba7dcc4fb"}}