{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/198 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/956<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t : 21/10/2024<br>Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;  <br>İSTEM:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlunun müvekkil kooperatife olan aralık 2014-aralık 2017 tarihleri arasındaki aidat ve gecikme farkından doğan borçlarını ödememesi nedeni ile Bakırköy  .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı-borçlunun itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun ve zaman kazanma amacına yönelik kötü niyetli olduğunu, kooperatif üyeleri ve kiracılarının aidat, genel gider, katılım payları ödemelerinin miktarı, faizi, zamanı ve ödemelerinin ana sözleşme, Genel Kurul kararları ile açıkça belirlendiğini, üye ve kiracıların ana sözleşme hükümlerine uymalarınınzorunlu olduğunu, davalı-borçlunun Kooperatif bünyesinde bulunan taşınmazı da ÜYE SIFATI ile kullanmakta olduğunu, bağımsız bölüm malikinin borcunun bu yolla da tahsil edilememesi halinde yine Yönetim Kurulunun bu hususu izlemek ve İSTOÇ Yönetim Planının Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen ilgili maddeleri uyarınca, yasal yollara başvurmakla yükümlü olduğunu, Genel kurul kararlarının üye olsun veya olmasın HERKES için bağlayıcı olduğunu, her ne kadar kira sözleşmeleri doğrultusunda taşınmazın kirada kaldığı süre boyunca kiraya veren taşınmaz malikleri/ ilgili kooperatif üyesi aidatların kiracı tarafından ödenmesini istemekte ise de mülk sahibi ile kiracı arasında yapılan anlaşmanın direkt olarak kooperatifi bağlamayacağını,  yine kooperatif ana sözleşmesi ve site yönetim planı kapsamında kiracı, mülk sahibi ayırt etmeksizin ortak giderlere katılma yükümlülüğü olduğunu, kiracının ödemekten kaçındığı ortak gider paylarından mülk sahibinin bizzat sorumlu olduğunu ve bu sorumluluktan hiç bir suretle kaçınamayacağını, her ne kadar ekli aidat faturaları bir kısmının zamanında kiracı oldukları kooperatife bildirilen kişi ve kurumlar adına tanzim edilmiş ise de mülk sahibi/üyenin (39 Ada no 5 Kapı:3 için üyelik kaydı bulunan) bu ortak giderlere katılma paylarını ödemek zorunda olduğunu, kooperatif genel kurul kararlarında açıkça kooperatif alacaklarının zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak gecikme zammı oranlarının belirlendiğini, ödeme yükümlülüğünün alınan genel kurul kararı gereğince doğacağını, zira genel kurul kararlarının üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olduğunu, ayrıca genel kurul kararlarında belirlenen faiz oranlarının daha sonraki yıllarda değiştirilmediğini ya da iptal edilmediğini, açıklanan nedenlerle davalı- borçlunun Bakırköy ..... İcra Md. ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamını, haksız itirazı nedeni ile davalı-borçlunun asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.<br>YANIT:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı/alacaklının kooperatifinde yer alan ... Ada ... kapı nolu Ü tipi işyeri dava dışı müvekkilin babası ... adına kayıtlıyken, müvekkil 07.11.2014 tarihinde babasının hissesini devraldığını, akabinde müvekkilinin kooperatife üyelik müracaatında bulunduğunu ve Yönetim Kurulu’nun 11.11.2014 tarihli ... nolu kararı ile müvekkilin üyelik müracaatının kabul edildiğini, dava dışı .... arasında işyeri şeklinde kullanmak amacıyla 10.08.2016 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, kiracının hem sözleşmede kararlaştırılan hem de kanunda belirtildiği üzere aidat ve yan giderleri (ortak giderlere katılım payı dahil) ödemekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından talep edilen alacaklardan dava dışı kiracı ...... sorumlu olmasına rağmen dava açılırken taraf olarak gösterilmediğini, taraf teşkilinin sağlanmasının resen göz önünde bulundurulması gerektiğini, taraf ehliyeti sağlanmadığı takdirde huzurdaki davanın esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesi  gerektiğini, mahkemenizce davalı müvekkilinin borçlu olduğu kanaatine varılsa bile davacı tarafın talep etmiş olduğu alacaklar zamanaşımına  uğramış olduğunu, kooperatif, kira aidatları ve bunların gecikme zammına ilişkin icra takibi başlatabilmesi için icra takibi başlangıç tarihinden itibaren geriye dönük kanunda düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde muaccel olan ve ödenmediği iddia edilen alacakları takibe konu edebileceğini, aralık 2014-aralık 2017 arasındaki aidat ve gecikme farkına ilişkin borçların ödenmesi talebinin gayri hukuki olduğunu, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ödenmediği iddia edilen aidatlara yönelik davalı müvekkile herhangi bir ihtar yapılmadığını, davalı müvekkil temerrüde düşürülmeden gecikme zammı talep edilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davacının 5 yıllık zamanaşamı süresi içerisinde alacaklara yönelik icra takibi başlatmadığından öncelikle davanın usulden reddini, davacının hukuki dayanaktan yoksun afaki iddiaları ile usul ve yasaya aykırı şekilde ikame ettiği iş bu davanın esastan reddini, , huzurdaki haksız ve kötü niyetli davayı ikame eden davacı aleyhine dava değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.<br>KANITLAR VE GEREKÇE:<br>-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasıyla 2014-2017 yılları arasındaki kooperatif aidat alacağına dayanılarak başlatılan ilamsı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>-Mahkememizce icra dosyası dosya arasına alınmış, kooperatif defter ve kayıtları incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.<br>-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde;  davacı takip borçlusu  tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 2.100,00 TL asıl alacak, 3.258,60-TL gecikme farkı olmak üzere toplam 5.358,60 TL  alacak üzerinden  ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının \"Aralık 2014-Aralık 2017 arası aidat bedeli\" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. <br>-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. <br>-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).<br>-Somut olayda davacı tarafın, kooperatifin ortağı olan davalının kooperatif genel kurullarında ödenmesi karar altına alınan bir kısım aidat borcunu ödemediğini iddia etmekte iken davalı taraf alacağın zaman aşımına uğradığını, aidat borcunun varlığı halinde dahi dava dışı kiracıdan tahsil edilmesi gerektiğini iddia etmektedir. <br>-Mahkememiz dosyası davalı kooperatif kayıtlarının incelenmesi amacıyla iş bu alanda uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/07/2024 tarihli raporda özetle; davacı kooperatifin defter ve belgelerinin dava ve takip konusu dönemde açılış ve kapanış noter onaylarının yapılmış olduğu, berat ve mali mühürlerinin süresinde usulüne uygun alındığı, usulüne uygun tutulduğu, davalının 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme çerçevesinde, davacı kooperatifi taşınmazlardan 39 ada, 3 kapı no'lu taşınmazı devir yolu ile alarak maliki olduğu, davalının, davacı kooperatif nezdinde 6222 üye numarası ile ortaklığının bulunduğu, kooperatif hazirun cetvelindeki kayıtlarında kayıtlı üye olduğu, taraflar arasında üyelik yönünden uyuşmazlığın bulunmadığı, kooperatifin üyesi bulunduğu hususunun davalı tarafından da kabul edilmiş olması nedeniyle, davalının halen davacı kooperatifin ortağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, kooperatif üyelerinden tahsil edilecek ödemelerin, kooperatif genel kurul kararı ile kararlaştırılması gerektiği, ayrıca genel Kurullarda alınan kararların sözleşme niteliğinde bulunması nedeniyle, toplantıya katılsın yada katılmasın tüm üyeleri bağlayacağı, temerrüde düşürmek için genel kurul kararlarının kooperatif ortağına tebliğinin zorunlu olmadığı, davacı kooperatifin icra takibine konu ettiği alacak dayanağının, davalının üyesi bulunduğu kooperatifin 23.05.2015 tarih ve 2014 yılı genel kurulu Mad.8, 12.11.2016 tarih ve 2015 yılı genel kurulu Mad.9, 30.05.2017 tarihli 2016 yılı genel kurulu Mad. 8, ve 17.03.2018 tarihli 2017 hesap yılı genel kurulu Mad. 11 deki kararı ile kararlaştırılmış alacak olması ve anılan bu genel kurul kararlarının iptal edildiğinin davalı yanca ileri sürülmemesi sonucu bu genel kurul kararının kesinleştiği dikkate alındığında, bağımsız bölüm yönünden kooperatif üyesi sıfatı sabit olan davalıdan, genel kurul kararı ile kararlaştırılan ve kararlarla uyumlu bulunan bu ödemelerin davalıdan tahsilini talep edilebileceği, davalı yanca takip konusu alacakların ödediğine dair dava dosyasına somut bir ödeme belgesi sunulmadığı, davalı ile aynı hak ve ödevlere haiz örnek üyeler 3504 no'lu ortak .... ve ... no lu üye .... cari hesapları incelenmiş olup, davacı kooperatifin genel kurullarda alınan kararlar kapsamında borç /alacak tahakkuklarını usulüne uygun yaptığı, bu nedenle davacı kooperatifin eşitlik prensibine uyduğu, davacı kooperatifin 16.10.2023 icra takip tarihi itibariyle davalıdan Aralık/2014 ile Aralık/2017 tarihleri arasında genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak toplamda: 2.100,00TI alacaklı bulunduğu, davacı kooperatifin, her ne kadar takip talebinde asıl alacağına 02 oranında gecikme farkı olarak (Asıl Alacak 2.100,00 TI üzerinden) 3.258,60 TI talep edilmiş ise de; 2014/12-2017/12 ayları arasında icra takip tarihine kadar davalıdan 1095 gün için  faiz tutarı olan 1.133,88 TI ile birlikte toplam 3.233,88 TI talep edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. <br>-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.<br>-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. <br>-Yukarıda yer verilen açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davalı yanın kooperatif üyesi olduğu, iş bu üyeliğin sona erdiğine ilişkin bir bilgi ya da belgeniz dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafın aidat alacağına dayanak olan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin bir kararın dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafça genel kurul kararlarına uygun olarak davalı adına aidat borcunun belirlendiği, kooperatif üyesi olan davalıdan talep edilen aidat miktarının kararlara uygun olduğu görülmektedir.<br>-Bu haliyle her ne kadar davalı tarafça iş bu aidat alacaklarının o dönem kiracı olan dava dışı 3. Kişiden talep edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de davalı tarafın taşınmazı 3. Kişiye kiraya vermesinin üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, davalı ile kiracı arasındaki ilişkinin sözleşmenin tarafları açısında iç ilişkide sonuca etki edeceği, davacı kooperatif yönünden bir bağlayıcılığı olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki iddialar yerinde görülmemiştir. <br>-Zamanaşımı ve temerrüt tarihi ve işlemiş faiz yönünden Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 14/05/2015 tarihi ... Esas ... Karar sayılı ilamında ifade edildiği gibi \"Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 818 sayılı BK'nın 126/4.  (6098 sayılı TBK'nın 147. )maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıl olup bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu aidata ilişikin kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı, bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 818 sayılı BK'nın 101/2. (6098 sayılı TBK'nın 117. ) maddesi hükmü karşısında,  kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği\" belirtilmiştir.<br>-Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı taraf davalının kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi ispat edilmemiştir. Davalının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zaman aşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)<br>-İş bu kararlar doğrultusunda davalı tarafın üyeliğinin devam ettiği, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımına ve temerrüde ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, davacı kooperatif tarafından genel kurul kararları uyarınca istenen faiz oranının yerinde olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki iddialara Mahkememizce itibar edilmemiştir.<br>-Davalı tarafın takibe konu bakiye aidat borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından  itirazın  iptali ve davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.<br>-Buna göre davalı borçlu tarafından genel kurul kararları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,<br>-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 1.071,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcı peşin alındığında yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan  427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 515,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.942,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 5.358,60- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun  .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, ( Bilirkişi ....'a takdir edilen bilirkişi ücreti olan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla)<br>Dair; davacı vekili (e-duruşma) ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br>27/09/2024 <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"246f3e8180ee66a0","SID":"256a2e68e4d2301c"}}