{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/641 Esas<br>KARAR NO: 2024/1930 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/01/2023<br>NUMARASI: 2021/121 E. -  2023/7 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 18/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır rulman sektöründe çalıştığını, bu sektörde ülkenin önde gelen kuruluşları arasında olduğunu, müvekkilinin sunmuş olduğu bu hizmeti \"...\" markası ile gerçekleştirdiğini, TPMK nezdinde ... ve ... sayılı \"...\" ibareli markayı 7 ve 35. sınıflar yönünden de kendi adına  tescil ettirdiğini, haricen edinilmiş olan bilgiye göre davalı şirketin, müvekkili şirkete ait olan ve mevzuata uygun bir şekilde tescili bulunan markasını, haksız bir şekilde kullandığını ve sahte \"...\" markalı ürünlerin satışının yapıldığını öğrendiğini, müvekkilinin \"...\" markasını Türkiye'de münhasıran kullanma ve bu marka üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi olduğunu,  müvekkili ile davalı arasında \"...\" markasının kullanılmasına yönelik herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya Bakırköy ... Noterliğinin 05/08/2019 tarihli, ... Yevmiye numaralı, tecavüz teşkil eden marka kullanımını sonlandırması istemli ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak davalı tarafça bu eylemlerin sürdüğünü ve müvekkilinin gerek maddi, gerekse de manevi haklarının ihlal edildiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine 2021/195 Esas sayılı marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini iddia ederek, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat (belirsiz alacak) ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin öğrenildiği tarih olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 19/12/2022 tarihli dilekçesi ile, 5.000,00 TL olan maddi tazminat talebini, 95.153,86 TL tutarında artırarak, harcını yatırmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkili şirket ile Romanya menşeli ... S.A şirket ile arasında distribütörlük sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu rulman kutular üzerindeki \"...\" ibareli yazı ve resmin dava dışı şirketin sahibi tarafından Türkiye'de, TPMK nezdinde ...sayı ile tescil edilmiş olan bir marka ve ... sayı ile tescil edilmiş olan bir tasarım olduğunu, müvekkili şirketin ithalat yaptığı dava dışı Romanya menşeli firma ile ticaretinin sonlandığı 2018 yılı Şubat ayından sonra da müvekkili şirketin söz konusu \"...\" ibareli kullanımlarını internet sitesinden kaldırıldığını, müvekkili şirketin hiçbir zaman davacının  \"...\" ibareli markasından faydalanma niyetiyle hareket etmediğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2023 tarihli 2021/121 E. - 2023/7 K.  sayılı kararıyla; \"...dava konusu olaya bakıldığında, dayanak markanın daha önce dava dışı Romanya menşeli şirket adına tescilli iken sonradan yenileme ücretlerini yatırmaması sebebiyle markanın işlemden kalktığı, sonradan davacı adına tescil edildiği, davalının eski tescil sahibi Romanya menşeli şirketin distribütörü olarak bu şirketten aldığı ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığı, dolayısıyla davacı tarafça kendisine gösterilen ihtarname ile yapılan bildirimden önce kusurunun bulunmadığı, bu nedenle ihtarnameden önceki dönemdeki kullanımı nedeniyle tazminat yükümlülüğünün koşullarının  oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak, kendisine noter marifetiyle gönderilen ihtarnameden sonra kullanıma devam etmesi kusurlu olduğundan, ihtarname tarihi olan 05/07/2019 tarihinden sonraki kullanımları nedeniyle tazminatla sorumlu tutulmuştur. Davacının belirttiği tazminat seçeneğine göre bu tarihten sonraki kullanımı için istenebilecek tazminat tutarı 22.979,10 TL olup, bu tutar yönünden maddi tazminat talebi kabul edilmiştir. Yine, davalının belirtilen ihtarnameden sonraki marka kullanımı davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Bu itibarla; -Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, marka haklarına tecavüz nedeniyle 22.979,10 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE,  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davalının kendisine gönderilen ihtarname tarihinden önceki marka kullanımlarında kusurlu olmadığı gerekçesiyle yalnızca ihtarname tarihinden sonraki dönem için tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, Davalının distribütörü olduğu iddia ettiği şirketin \"...\" tescilli marka ve tasarımının müvekkilinin markalarının tescil tarihinden sonra (2011 tarihinde) tescil edildiğini, hal böyle olmasına rağmen, aldığı ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığı ve müvekkili şirketin davalıya gönderdiği ihtarname ile kusurunun oluştuğu gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davalı şirketin cevap dilekçesinde 2008 öncesi tescilli ve terkin edilmiş bir marka/tasarıma değil, 2011 tarihli marka/tasarım nedeniyle satış yaptığını beyan ettiğini, Mahkeme nezdinde davalı tarafça ileri sürülmeyen bir hususun gerekçe gösterilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davalının rulman ticareti ile iştigal eden ticari bir şirket olmasına rağmen basiretli tacir gibi davranmadığını, TPMK nezdinde yapacağı basit bir araştırma ile \"...\" markasının müvekkiline ait olduğunu öğrenebileceğini, davalının satışını yaptığı \"...\" markalı rulmanların taklit olup olmadığını araştırmadığı gibi, kendisine gönderilen ihtarnameden sonra da markayı kullanmaya devam ederek TTK'nun 18/2. maddesinde düzenlenen basiretli tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olarak hareket ettiğini,  bu nedenle kusurun ihtarname tarihinde oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkemece reddedilen kısımla ilgili kararın kaldırılarak maddi tazminat bakımından davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde;  ... ve  ... tescil numaralı \"...+Şekil\" ibareli markaların 7 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 12/06/2015 tescil tarihli, ...tescil numaralı \"...\" ibaresini de içeren logo tasarımının  ... Şirketi adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. ...numaralı \"...\" markasının 07. sınıfta dava dışı ... adına tescilli olduğu tespit eidlmiştir. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/195 Esas - 2021/28 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ...Tic. A.Ş., davalının ... A.Ş. Olduğu, 01/11/2019 tarihinde davalının davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markalarına tecavüz ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesi için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 27/04/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/52 Esas - 2021/106 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ... San. ve Tic. A.Ş., davalının ... olduğu, 01/02/2020 tarihinde davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 20/05/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda; dosya kapsamı deliller ve taraf beyanları incelenecek, ticari defterlere göre dava tarihi itibariyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi istenilmiş olup, davalının resmi defterlerine ve satış faturalarına göre ... satışlarından dolayı elde etmiş olduğu kazancın 95.153,86 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine alınan 07/10/2022 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; İhtarname tarihi olan 05.07.2019 tarihinden dava tarihine kadar, davalının resmi defterlerine ve satış faturalarına göre ... satışlarından dolayı   elde etmiş olduğu  kazancın 22.979,10 TL olduğu belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E : Dava, davacı adına tescilli \"...+Şekil\" markalarına davalı tarafından tecavüz edildiği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; alınan kök bilirkişi raporu ile davalının davacıya ait markayı kullanmaya başladığı Ocak 2018 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 95.153,86 TL maddi tazminat hesaplandığı halde, Mahkemece davalının distribütörlüğünü yaptığı dava dışı yabancı şirketin davacının ... tescil numaralı markasından daha önce \"...+Şekil\" markasının tescilli olduğu, müddet olmasından sonra davacı tarafından tescil ettirildiği, bu nedenle davalının ihtarname tarihinden önceki marka kullanımlarından dolayı kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, ihtarname tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için hesaplanan 22.979,10 TL maddi tazminat hükmedilmişse de, davalı tarafın gerek Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/195 Esas sayılı davasında, gerekse işbu davada bu yönde bir savunma yapmadığı, kullanımlarını dava dışı ve bir süre distribütörlüğünü yaptığı yabancı şirkete ait ...numaralı marka ve ... tescil numaralı tasarımlara dayandırdığı halde Mahkemece resen, müddet olan dava dışı bir şirkete ait markayı gerekçe göstererek davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.  Davalının dayandığı dava dışı şirkete ait marka ve tasarım davacının markalarından daha sonra tescil edilmiş olup, davalının basiretli bir tacir gibi distribütör olarak ticaretini yaptığı ürünlerin markasının başkasına ait olup olmadığını araştırması gerektiği, bu nedenle ihtarname tarihinden önceki kullanımları için de kusurlu olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile, ilk raporda tespit edilen  95.153,86 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği halde maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka uygun olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, usuli kazanılmış haklar saklı tutularak, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, marka haklarına tecavüz nedeniyle 95.153,86 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK’nun 353/2-b maddesi uyarınca BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 12/01/2023 tarihli, 2021/121 Esas, 2023/7 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın KABULÜNE,Marka haklarına tecavüz nedeniyle 95.153,86 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-İlk derece yargılaması yönünden;  -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 2.252,80 TL ilam harcından, 256,17 TL peşin ve 1.539,61 TL tamamlama harcının mahsubu ile, 457,02 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 1.855,08 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 129,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.129,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 197,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53922b41f34b1a88","SID":"e858eb9473cd8396"}}