{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1052 Esas<br>KARAR NO:2024/1542<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/03/2021<br>NUMARASI:2020/222 Esas, 2021/173 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:2/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... yazılımını lisanslayan bir şirket olduğunu ve şirketlere bu hususlarda danışmanlık ve destek verdiğini, müvekkili ile davalı arasında 31.12.2012 imza tarihli ... yazılım kurumsal destek sözleşmesi akdedildiğini,  her ne kadar sözleşmenin tarafları ... A.Ş ve ... A.Ş. olsa da her iki tarafın da ünvan değiştirdiğini, ünvan değişiklikleri sonucunda müvekkili şirketin ünvanının ... A.Ş.; davalının ünvanının da ... A.Ş olarak değiştiğini, bu sözleşmede belirlenmiş ödeme planı çerçevesinde müvekkili şirket tarafından fatura düzenlendiğini, düzenlenen e- faturanın davalının sistemine 13.09.2019 tarihinde iletildiğini, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bu nedenle ilgili faturanın muhteviyatının davalı tarafından kabul edildiğini,  ancak fatura bedelinin  ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname uyarınca davalıya borcunu ödemesinin son kez ihtar edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalı tarafça itiraz üzerine takip durdurulduğunu belirterek itirazın iptalini ve takibe devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;  tarafların incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfında olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, dava konusu alacağın fatura bedellerinden kaynaklandığı, davacı defterlerine göre davacının 2.997,50 EUR alacağının olduğu, davalı defterlerine göre davacının alacağının bulunmadığı, bu durumda alacağın bulunup bulunmadığının taraflar arasındaki sözleşmeye göre çözümleneceği,  taraflar arasında 31/12/2012 tarihli ... Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi imzalandığı, davacının faturanın bu sözleşmeye istinaden kesildiğini, davalının ise bu sözleşmeyi feshettiğini iddia ettiği, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği iddia edilmekte ise de buna ilişkin hehangi bir delil ileri sürülmediği, 2 nolu celsede davalının dilekçesine eklediğini ifade ettiği ancak eklemediği fesih bildirimini sunmak üzere davalıya süre verildiği, ancak davalı tarafça yalnızca faturanın iadesine dair belgeler sunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin çeşitli hükümler başlığını taşıyan 8.1. Maddesine göre sözleşmenin fesih bildirimi yapılmadığı sürece birer yıl süreyle uzayacağının düzenlendiği, dolayısıyla faturanın tanzim edildiği tarihte sözleşmenin cari olduğu konusunda şüphe bulunmadığı,  faturaların iptaline dair talepte bulunmanın fesih bildirimi sayılamayacağı gibi, iptal talebinin fesih olarak değerlendirilmesi halinde dahi feshin ileriye etkili bir hukuki işlem olduğundan, fesih tarihinden önce tanzim edilen faturayı etkilemeyeceği,  taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli ve cari olduğu, davacı tarafça bu  sözleşmeye istinaden fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiği, davacının üzerine düşen ispat koşulunu ifa ettiği, kendi lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinde davacının alacağının kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalı tarafça sunulan ticari defterlerin delil niteliği bulunsa dahi davalı taraf sözleşmeyi feshettiğine dair iddiasını ispatlayan vesaik sunmadığından,  davacının defterlerine ve sözleşmeye itibar edildiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile; davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit ve belirlenebilir, itiraz da haksız olduğundan hükmolunan alacağın dava tarihindeki güncel kur üzerinden TL karşılığı üzerinden hesaplanan  %20 icra inkar tazminatı olarak 4.665,473 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sözleşmenin feshedilmesi için davacıya bildirimde bulunulduğunu, sözleşmenin feshedildiğine dair delilin de dosyaya sunulduğunu, işbu dilekçe ekinde de yeniden sunulduğunu, bahsi geçen fesih bildirimine rağmen, davacı tarafından 13.09.2019 tarihli faturanın tahsili talebiyle müvekkili sigorta şirketi aleyhine kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sözleşmeden doğan herhangi bir borcu bulunmadığından işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddedilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere; \"...Davalının sözleşmenin fatura tarihi öncesinde feshedildiğine dair vesaik sunması ve / veya Sayın Mahkemenin söz konusu sözleşmenin geçerliliğinin kalmadığı kanaatine varması halinde ise davacının 17.12.2019 takip tarihi itibari ile davalı taraftan herhangi bir hak ve alacağının olamayacağının...\" tespit edildiğini, ekte  sunulan belgeden de anlaşılacağı üzere; sözleşmenin, fatura tarihi öncesinde feshedildiğini, sözleşme tarihi ile fatura tarihi arasındaki zaman farkı dikkate alındığında da, aksinin mümkün olmasının akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından beyanları değerlendirilmeden, davacının tek taraflı talebi doğrultusunda hüküm kurulduğunu,  adil yargılanma hakkı gereği; bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapılması gerektiğini, davalı sıfatıyla taraf oldukları işbu uyuşmazlık kapsamında tüm beyan ve delillerinin yok sayılarak, sadece davacının beyan ve talepleri doğrultusunda yargılama yapılmasının alenen hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itizları değerlendirilmeden, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve rapor doğrultusunda davacının talebi üzerinden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine  davalı tarafın itirazı üzerine  İİK.nun 67.maddesi gereğince açılan  itirazın iptali istemine ilişkindir ... sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 2.997,50 Euro asıl alacak ve 65,04 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.062,54 Euro'nun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalıya ödeme emrinin 23.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içinde 24.12.2019 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğu ve davacının 12.05.2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraf  kararı istinaf etmiştir.Taraflar arasında  ... Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, sözleşme kapsamında sunduğu hizmet karşılığında düzenlenen icra takibine faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise sözleşmeyi feshettiğini bu nedenle faturadan kaynaklı davacının alacağının bulunmadığını savunmuştur. Bu nedene taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu fatura nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, faturadan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin \"Mali Hükümler\" başlıklı 6. Maddesinde: \"Müşteri; cari \"... Yazılım Kullanma Lisans Bedeli'nin %22'sine tekabül eden ve EK-1'de belirtilen meblağı (KDV hariç) Yıllık Kurumsal Destek ücreti olarak Ek-1'de belirtilen şekilde ELSYS'e ödemeyi kabul ve taahhüt eder. \" ...Ek-1'de belirtilen ödemelerin zamanında yapılmaması halinde ELSYS 'in Euro bazında aylık %1,5 (yüzdebirbuçuk) gecikme faizi talep hakkı doğar.\" düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu sözleşmenin  \" Ek 1 Kurumsal Destek Bedeli, Ödeme Şekli\" başlıklı maddesinde de: \"1.Taraflar arasında imzalanan ve bu Sözleşme'ye baz teşkil eden 31/12/2012 tarihli ... Yazılım kullanma Lisans Sözleşmesi (Aşağıda \"Lisans Sözleşmesi” olarak anılacaktır.) uyarınca Müşteri'nin kullanma lisansına sahip olduğu Yazılım için ödeyeceği Yıllık Kurumsal Destek bedeli bu Sözleşme'nin 6.1. maddesine göre 2.750,00 Euro (İkibinyediyüzelli Avrupa Para Birimi) +KDV'dir.2.Müşteri'nin 2013 yılı bakım bedeli olan 2.760,00 Euro  (İkibinyediyüzelli Avrupa Para Birimi) + KDV olup, 31/12/2012 tarihinde ... tarafından aynı tutarda düzenlenecek fatura karşılığı (yedi) gün içerisinde Müşteri tarafından ödenecektir.3.Müteakip yıllarda; Ek.1 Madde 1'de belirtilen yıllık Kurumsal Destek bedeli, ilgili yılın Ocak ayının ilk iş gününde ... tarafından 2.750,00 Euro ( İkibinyediyüzelli Avrupa Para Birmi) +KDV tutarında düzenlenecek fatura karşılığı 7 (yedi) gün İçerisinde Müşteri tarafından  ödenecektir.\" hükmü düzenlenmiştir. Aynı sözleşmenin Çeşitli Hükümler başlıklı  8.1. Sözleşme'nin Süresi başlıklı maddesinde: \"Sözleşme 1 (bir) yıl sürelidir.Taraflardan birisi Sözleşme bitimine 90 (doksan) gün kalıncaya kadar Sözleşme'nin yenilenmeyeceğini karşı tarafa yazılı olarak ihbar/tebliğ etmediği taktirde, Sözleşme 1'er yıllık periyotlarla kendiliğinden yenilenir.\" şeklinde  düzenlenmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, taraflarca ibraz edilen yasal defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacı yasal defter kayıtlarına göre 17/12/2019 takip tarihi itibari ile davalı asıl alacağının 2.997,50 Euro olduğu,  davalı yasal defter kayıtlarına göre 17/12/2019 takip tarihi itibari ile davacının alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2012 tarihli ve bir yıl süreli olduğu, aynı sözleşmenin 8.1. Maddesi uyarınca, Sözleşmenin bitimine 90 (doksan) gün kalıncaya kadar  sözleşmenin yenilenmeyeceğinin karşı tarafa yazılı olarak ihbar/tebliğ edilmediği taktirde  birer yıllık periyotlarla kendiliğinden yenileneceğinin düzenlendiği, bu madde kapsamında taraflarca sunulan yazılı bir bildirim bulunmadığından sözleşmenin birer yıllık periyotlarla yenilendiği kanaatine varılmıştır.Davalı sözleşmeyi feshettiğini savunmuş ise de, gerek ilk derece Mahkemesine ve gerekse istinaf dilekçesi ekinde yalnızca faturanın iadesine dair belgeleri sunmuştur.  TTK'nın 18/3 fıkrasında tacirler arasında sözleşmenin feshine dair ihbar veya ihtarların hangi şekilde yapılacağı belirtilmiş olup, davalının TTK'nın 18/3 fıkrasına uygun sözleşmenin feshine dair bir bildirimi bulunmamaktadır. Bununla birlikte TTK'nun 18/3 maddesindeki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olup, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalı sözleşmenin sona erdiğini ispatlayamamış olduğundan  takip ve dava konusu fatura tarihi itibariyle taraflar arasında sözleşme ilişkinin bulunduğunu kabul etmek gerekir. Dava dosyası içeriğinde, davalının sözleşmeyi TTK'nun 18/3 maddesi gereğince usulüne uygun olarak feshettiğine ya da tarafların sözleşmenin feshi hususunda mutabakata vardıklarına dair herhangi bir delil bulunmadığından davalı sözleşme ile bağlı olacaktır. Davalının hizmetin verilmediğine, ayıplı veya eksik verildiğine yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır.  Davacının sözleşme nedeniyle düzenlediği  faturayı lehe delil mahiyetindeki ticari defterlerine kaydettiği, davaya konu edilen fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu sözleşme ve ticari defterleri ile ispat etmiştir. Bu nedenle Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/222 Esas, 2021/173 Karar sayılı ve 02/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 401,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 25,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb69875e0ee8795b","SID":"64b5042bc10c500e"}}