{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2584 <br>KARAR NO: 2024/2588<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2024  ARA KARAR <br>ESAS NO: 2023/1036<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2024<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/11/2024  tarih ve 2023/1036 E - sayılı ara kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin , Kayseri'nin bilinen en eski ve saygın pastahanelerinden biri olan davalı ...'nin (Ticari kayıtlarda ...Limited Şirketi olarak geçmektedir, VKN: ..., Adres:...Mah. ... Cad. No:... .../KAYSERİ) %50 hissedarı olduğunu, müvekkilin babası ... ile babasının kardeşi davalı ...'ın  davalı şirketi 08.11.1995 tarihinde ilan ederek kurduklarını  şirketin aile şirketi olması nedeniyle şirket ile ilgili önemli kararları birlikte aldıklarını, şirketi birlikte yönettiklerini,  müvekkilinin  babasının , vefat ettiği 10.02.2012 tarihine kadar şirketi büyütmek için canla başla çalışmış, tüm emek ve mesaisini, birikimini malvarlığını bu işe harcadığını  şirketin bugüne gelmesinde çok önemli rol oynadığını, müvekkilinin babasının vefatından sonra şirkette hızlı karar alınarak işlerin devam etmesi maksadıyla diğer mirasçılar hisselerini müvekkiline devrettiklerini,\t...'ın vefatından sonra müvekkilinin , babasından aldığı saygın mirası daha da ileri götürmek şirketi büyütmek amacıyla babasından gördüğü gibi can ve başla çalıştığını tüm emek ve mesaisini bu işe ayırdığını, Davalı ..., şirketin kuruluşundan itibaren kesintisiz ve aktif şekilde şirketi temsile ve ilzama münferiden yetkili tek müdür olarak görev yaptığını Halen de müdürlüğe devam ettiğini, Müvekkilin babasının vefatından sonra davalının,  kararları yalnız başına almaya başladığını  müvekkili ortak veya yönetimde bir kişi olarak görmediğini,  şirketin dışına ittiğini, asli sorumluluklarından olan şirket ile ilgili hesap vermediğini yıllarca genel kurul yapmadığını,  şirket defterlerini ve bilançolarını düzgün tutmadığını,  şahsi borçlarını şirket malvarlığından karşıladığını,  aile üyelerini çalışmadığı halde şirkette sigortalı olarak gösterdiğini,  şirket karlarını gizlediğini, şirket malvarlığını şahsi ve ailesinin mal varlığına geçirdiğini,  şirkete ait çekleri amacı dışında kullandığını, şirkette yaşanan yüklü miktardaki hırsızlığı tespit edemediğini deyim yerindeyse şirketi şahsileştirerek müvekkilini  yok saydığını ve limited şirket müdürünün yapması gereken hiçbir sorumluluğu yerine getirmediğini,Davalı ...'nin 80 yaşında olduğu da dikkate alındığında yaşı itibariyle de şirket müdürlüğünü yapmaya elverişli olmadığını,  gelişen ve değişen ticari hayata, teknolojik gelişmelere ayak uyduramayacağını ve şirketin zararına sebep olacağını, şirketin  Kayseri'nin en köklü ve kaliteli, belirli müşterisinin bulunduğu pastahanelerinden olmasına rağmen daha düşük nitelikteki pastahaneler şube üstüne şube açıp kar ederken şirket aksine 3 şubesini kapattığını, Kayseri'nin büyüme ve gelişme döneminde çok rahat büyüyüp gelişebileceği halde davalının yaşı, rahatlığı ve muvazaalı iş ve işlemleri, başına buyrukluğu nedeniyle büyümeyi  gerçekleştiremediğini,Davalı ...'nin  şahsi malvarlığını, şirketi belge düzenine uymayarak kayıt dışı çalıştırarak elde ettiği hasılatı, şirketten kaçırdıkları ile olağan üstü şekilde arttırırken; şirket ise hiçbir şekilde kara geçemediğini,  duran mal varlığının  artış göstermediğini , şirket sayesinde edindiği mal varlığından şirket borçlarını ödemekten kaçınmakta, kendisine menfaat sağlama amacıyla müvekkilini  ve şirketi dolandırmak suretiyle zarara uğrattığını, davalı, kendi adına kayıtlı taşınmazları devraldığı tarihler ise müvekkilin babasının vefatından sonraki tarihler olduğu dikkate alındığında davalının muvazaalı işlemler gerçekleştirerek, eş ifade ile davalı şirketi ve müvekkili dolandırarak şahsi malvarlığını ciddi oranda arttırdığını, davalı ...'nin şirketi şahsileştirmesi, şirketin ortağı olan müvekkilini saf dışı bırakması, hukuki sorumluluklarını yerine getirmemesi, şirketin malvarlığını hukuka aykırı çeşitli yollarla şahsi malvarlığına aktarması ve malvarlığını olağan dışı şekilde büyütmesi, yıllardır genel kurul yapmaması, ailesinin ve kendisinin mal varlığını olağan dışı şekilde arttırarak menfaat sağlamak amacıyla müvekkili ve şirketi dolandırması, davalının 80 yaşında olması nedeniyle müdürlük görevini layığıyla yerine getiremeyecek olması, şirketin çıkarlarını koruyamayacak olması özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmesi nedenlerinden ötürü;  Öncelikle dava süresince davalı ...'nin davalı şirket müdürlüğünden tedbiren görevden alınara arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Başkanlıkça resen gözetilecek sebepler ışığında; 1- Öncelikle dava süresince davalı ...'nin davalı şirket müdürlüğünden tedbiren görevden alınarak, Sayın Mahkemenin belirleyeceği alanında uzman kişi/heyetin kayyım olarak atanmasını, davalı ...'nin müdürlük görevinden azli ile Sayın Mahkemenin belirleyeceği alanında uzman kişi/heyetin kayyım olarak atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili 18/10/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davada verilecek karar ile ulaşılacak sonucu sağlar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediğini, genel kurulan aksine, organ boşluğu bulunmayan müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasının hukuka aykırı olduğunu, yöneticilerin sorumluluğu davasına kona olabilecek hususların, şirkete denetim kayyımı atanmasının gerekçesi olamayacağını, süresinden sonra sunulan yeni delillerin tedbir kararına gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispatın oluşmadığını, henüz bilirkişi raporu alınmadığını, ...'ın şirketi zarara uğrattığına dair hiçbir tespit bulunmadığını, kayyım atanması için gereken şartların TMK m. 427'de düzenlendiğini, sınırlı olarak sayılan şartların somut olayda oluşmadığını, hele ki kanunda düzenlenmemiş olan denetim kayyımı atanması yoluna gidilerek müdürün tüm tasarruflarının denetim kayyımı onayına tabi tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu bildirerek 10/10/2024 ...Ltd. Şti'ne denetim kayyımı atanmasına dair ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Mahkememizce 11/10/2024 tarihli müteferrik karar ile; \"davacının ileri sürdüğü iddiaların içeriği, 04/10/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu deliller, davacının davalı şirketteki hisse durumu, tarafların hak ve menfaatlerinin açılan davada korunması ve gözetilmesi gerekliliği, davalı şirketin yöneticisi olan davalı ...'ın müdürlükten azlini talep eden davacı ortağın ve davalının haklarının ve şirketin aktif mal varlığının korunması için şirketin borçlandırılması ve aktifinin azaltılması işlemlerinin denetim altına alınmasına yönelik önlem alınması gerektiği (Benzer yönde İstanbul BAM 14. HD'nin 14.02.2020 tarih, 2019/2636 E.2020/171 K. Sayılı kararı, İstanbul BAM 14. HD'nin 22.03.2017 tarih, 2017/90 E. 2017/118 K. Sayılı kararı,  Konya BAM 6. HD'nin 12.03.2021 tarih, 2021/401 E. 2021/327 K. sayılı kararı) dikkate alınarak davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına, davalı şirket yöneticilerinin müdür/ müdürler kurulu olarak alacağı kararlar, gerçekleştirecekleri hukukî işlemlerin kayyım onayına bağlanmasına\" dair verilen tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tedbirin şartlarında bir değişme olmadığından tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  1-Davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin REDDİNE, *** ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu ara karara karşı davalılar  vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;: 19.11.2024 Tarihli \"ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine\" dair ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu 19.11.2024 tarihli ara kararda şirkete kayyım atanmasını gerektirir \"somut sebep\"'in ne olduğunun  açıklanmadığını süresinden sonra sunulan yeni delillerin tedbir kararına gerekçe yapılması hukuka aykırı olduğunu,dava neticesinde verilecek karar ile ulaşılacak sonucu sağlar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesinin  hukuka aykırı  olduğunu mahkemece şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, açılan davada verilecek karar ile ulaşılacak sonuca ihtiyati tedbir kararı ile ulaşılamayacağı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabetsiz olduğunu yaklaşık ispat oluşmadığını ,  bilirkişi raporunun alınmadığını ...'ın şirketi zarara uğrattığına dair hiçbir tespit bulunmadığını,  her tacirin başına gelebilecek bir eylem sebebiyle şirket müdürü yerine kayyım atanması yolu kabul edildiği takdirde; bu uygulama suistimale açık hale geleceğini,  zira kötüniyetli kişiler tarafından şirket ortaklarından birine karşı takibe geçilerek şirket müdürü yerine kayyım atanmasının önünün açılacağını, menfi tespit dava dosyaları ve savcılık dosyaları sonuçlanmadan müvekkil ...'ın azlinin gerekip gerekmediği ortaya çıkmayacağından, bildirmiş oldukları dosyaların bekletici mesele yapılmasını talep etiklerini  tedbir kararı ile denetim kayyımı atanmasına rağmen yönetim kayyımı atanmış gibi ara karar kurulması hukuka aykırı olduğunu,  kayyım atanması için gereken şartların  tmk  m.427 'de düzenlendiğini, sınırlı olarak sayılan şartların  somut olayda oluşmadığını, arz ve izah edilen ve sayın daireniz başkanlığınca re'sen nazara alınacak sair nedenlerle;1- istinaf başvurularının kabulüne,  10.10.2024 tarihli müteferrik karar ile 19.11.2024 tarihli \"ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine\" dair ara kararın müvekkiller lehine kaldırılmasına,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına,karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı  vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu,  Yazılı ve sözlü tüm beyanlarını tekrar ettiklerini, Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmamış olması nedeniyle iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını aşan beyanlarına da muvafakatlerinin bulunmadığını , davalılar; şirket aleyhine açılan icra takiplerine karşı menfi tespit davaları açıldığı, şirketin zarara uğratılmadığı, ispatın oluşmadığı, kayyım atanmasının mümkün olmadığı sebeplerinden ötürü istinafa başvurduklarını, bu iddialarının asılsız olduğunu , davalılar şirkete kayyım atanmasının somut nedenlerinin belirtilmediği bahsedilmişse de; diğer iddialarımızın yanında şirketin defalarca kurşunlandığı, şirket çeklerinin alelade kullanılarak şirket hakkında 20 milyonu aşkın icra takibine maruz bırakıldığı, şirket çalışanın aylardır şirket müdürünün haberi dahi olmadan şirket malını hırsızladığı ve bunların her birinin basına yansıdığı hususlarını gözden kaçırdığı kanaatinde olduklarını,  davalı taraf tüm bunları görmezden gelerek şirkete kayyım atanması nedeniyle zarara uğradığı ve satışların düştüğünü iddia ettiğini,  Bu iddia abesle iştigal olduğunu davalı ..., ...Anonim Şirketi kurduğunu, şirket zarara uğrattığını, 80 yaşındaki bir kişinin  işleri takip etmesinin teknolojiyi takip etmesinin zor olduğunu, bu sebep dahi tedbir kararının ne kadar yerinde olduğunu ve itirazların reddi ile devamı gerektiğini, neticeten davalı ...'nin müdürlükten azli gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Dairece resen gözetilecek nedenler ışığında davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Derdest dava:  \"...Müvekkilinin , Kayseri'nin bilinen en eski ve saygın pastahanelerinden biri olan davalı ...'nin (Ticari kayıtlarda ...Limited Şirketi olarak geçmektedir, VKN: ..., Adres: ... Mah. ...Cad. No:... .../KAYSERİ) %50 hissedarı olduğunu, müvekkilin babası ... ile babasının kardeşi davalı ...'ın  davalı şirketi 08.11.1995 tarihinde ilan ederek kurduklarını  şirketin aile şirketi olması nedeniyle şirket ile ilgili önemli kararları birlikte aldıklarını, şirketi birlikte yönettiklerini,  müvekkilinin  babasının , vefat ettiği 10.02.2012 tarihine kadar şirketi büyütmek için canla başla çalışmış, tüm emek ve mesaisini, birikimini malvarlığını bu işe harcadığını  şirketin bugüne gelmesinde çok önemli rol oynadığını, müvekkilinin babasının vefatından sonra şirkette hızlı karar alınarak işlerin devam etmesi maksadıyla diğer mirasçılar hisselerini müvekkiline devrettiklerini, ...'ın vefatından sonra müvekkilinin , babasından aldığı saygın mirası daha da ileri götürmek şirketi büyütmek amacıyla babasından gördüğü gibi can ve başla çalıştığını tüm emek ve mesaisini bu işe ayırdığını, Davalı ..., şirketin kuruluşundan itibaren kesintisiz ve aktif şekilde şirketi temsile ve ilzama münferiden yetkili tek müdür olarak görev yaptığını Halen de müdürlüğe devam ettiğini, Müvekkilin babasının vefatından sonra davalının,  kararları yalnız başına almaya başladığını  müvekkili ortak veya yönetimde bir kişi olarak görmediğini,  şirketin dışına ittiğini, asli sorumluluklarından olan şirket ile ilgili hesap vermediğini yıllarca genel kurul yapmadığını,  şirket defterlerini ve bilançolarını düzgün tutmadığını,  şahsi borçlarını şirket malvarlığından karşıladığını,  aile üyelerini çalışmadığı halde şirkette sigortalı olarak gösterdiğini,  şirket karlarını gizlediğini, şirket malvarlığını şahsi ve ailesinin mal varlığına geçirdiğini,  şirkete ait çekleri amacı dışında kullandığını, şirkette yaşanan yüklü miktardaki hırsızlığı tespit edemediğini deyim yerindeyse şirketi şahsileştirerek müvekkilini  yok saydığını ve limited şirket müdürünün yapması gereken hiçbir sorumluluğu yerine getirmediğini,Davalı ...'nin 80 yaşında olduğu da dikkate alındığında yaşı itibariyle de şirket müdürlüğünü yapmaya elverişli olmadığını,  gelişen ve değişen ticari hayata, teknolojik gelişmelere ayak uyduramayacağını ve şirketin zararına sebep olacağını, şirketin  Kayseri'nin en köklü ve kaliteli, belirli müşterisinin bulunduğu pastahanelerinden olmasına rağmen daha düşük nitelikteki pastahaneler şube üstüne şube açıp kar ederken şirket aksine 3 şubesini kapattığını, Kayseri'nin büyüme ve gelişme döneminde çok rahat büyüyüp gelişebileceği halde davalının yaşı, rahatlığı ve muvazaalı iş ve işlemleri, başına buyrukluğu nedeniyle büyümeyi  gerçekleştiremediğini,Davalı ...'nin  şahsi malvarlığını, şirketi belge düzenine uymayarak kayıt dışı çalıştırarak elde ettiği hasılatı, şirketten kaçırdıkları ile olağan üstü şekilde arttırırken; şirket ise hiçbir şekilde kara geçemediğini,  duran mal  varlığının  artış göstermediğini , şirket sayesinde edindiği mal varlığından şirket borçlarını ödemekten kaçınmakta, kendisine menfaat sağlama amacıyla müvekkilini  ve şirketi dolandırmak suretiyle zarara uğrattığını, davalı, kendi adına kayıtlı taşınmazları devraldığı tarihler ise müvekkilin babasının vefatından sonraki tarihler olduğu dikkate alındığında davalının muvazaalı işlemler gerçekleştirerek, eş ifade ile davalı şirketi ve müvekkili dolandırarak şahsi malvarlığını ciddi oranda arttırdığını, davalı ...'nin şirketi şahsileştirmesi, şirketin ortağı olan müvekkilini saf dışı bırakması, hukuki sorumluluklarını yerine getirmemesi, şirketin malvarlığını hukuka aykırı çeşitli yollarla şahsi malvarlığına aktarması ve malvarlığını olağan dışı şekilde büyütmesi, yıllardır genel kurul yapmaması, ailesinin ve kendisinin mal varlığını olağan dışı şekilde arttırarak menfaat sağlamak amacıyla müvekkili ve şirketi dolandırması, davalının 80 yaşında olması nedeniyle müdürlük görevini layığıyla yerine getiremeyecek olması, şirketin çıkarlarını koruyamayacak olması özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmesi nedenlerinden ötürü;  Öncelikle dava süresince davalı ...'nin davalı şirket müdürlüğünden tedbiren görevden alınara arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Başkanlıkça resen gözetilecek sebepler ışığında; 1- Öncelikle dava süresince davalı ...'nin davalı şirket müdürlüğünden tedbiren görevden alınarak, Sayın Mahkemenin belirleyeceği alanında uzman kişi/heyetin kayyım olarak atanmasını, davalı ...'nin müdürlük görevinden azli ile Sayın Mahkemenin belirleyeceği alanında uzman kişi/heyetin kayyım olarak atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini...\" taleplerine ilişkindir. <br>Davacı  tarafça istenen ihtiyat tedbir yönünden mahkemece 10/10/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile : \"...1-Davacının kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin HMK'nun 389 vd. Maddelei uyarınca KABULÜ ile, tarafların ortağı olduğu Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...LİMİTED ŞİRKETİ'ne Denetim kayyımı olarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...T.C. Kimlik numaralı ...'IN ATANMASINA yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,<br>2-Şirket müdürlerinin ...LİMİTED ŞİRKETİ ile ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin (şirket mavarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemin) geçerliliğinin (Vergi Dairesi ve SGK'da yapılacak işlemler ve ödemeler hariç olmak üzere) atanan kayyımın onay ve denetimine bağlanmasına,<br>3-Kayyımın onay ve denetim görevini yaparken, ortakların hak ve menfaati ile şirket menfaatlerinin gözetilmesine,<br>4-Denetim kayyımına emek ve mesaisi karşılığında takdiren aylık 20.000,00 TL ücret ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından kayyımlık ücreti 120.000,00-TL (6x20.000,00) avans olarak mahkeme veznesine yatırıldığında kayyımın göreve başlamasına,<br>6-Kayyım göreve başlatıldığında, atama kararının ticaret sicilinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına,<br>7-Tedbirin mahiyeti ve gerekçede açıklanan nedenlerle HMK'nun 392. Maddesi uyarınca, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,<br>8-Şirket temsilcilerinin şirketin aktifinin azaltılması ve borçlandırılmasına ilişkin kayyım tarafından onaylanan işlemleri ile şirket temsilcilerinin şirkete zarar verici tutum ve davranışlarda bulunup bulunmadıkları hususlarında kayyım tarafından her ay mahkememize rapor halinde sunulması hususunda kayyıma İHTARAT YAPILMASINA ...\" karar verilmiştir. İşbu ihtiyati tedbir kararına , davalılar vekilince sunulan 18/10/2024 tarihli  dilekçeyle itiraz edilmiştir. <br>Mahkeme tedbire itirazı duruşmalı incelemiş, 19/11/2024  tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış,  mahkemece dinlenmişlerdir. Mahkeme, aynı  celsedeki  (2) nolu  kısa ara kararı ile, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir  kararına  yönelik  yaptığı itirazının reddine karar vermiştir. Bu kısa ara kararı yönünden ayrıca gerekçeli olarak 19/11/2024 tarihli ara karar da yazmış, itiraz eden davalılar vekili bu ara kararını  süresinde istinaf etmiştir. <br>İstinaf dilekçesinde  ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ihtiyati tedbir  kararının (Davalı şirkete denetim kayyumu atanmasına ilişkin)  içeriği, tedbire yapılan  itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen  gerekçeli ara kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası  kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest eldeki dava  yönünden  mahkemece davalı  şirkete tedbiren denetim  kayyumu atanmasına  dair verilen ara kararda yazılı  ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut  dosya kapsamına göre  söz konusu  mahiyetteki  tedbir  ara kararında  herhangi bir isabetsizlik , usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, zira davalı şirkete  denetimi kayyumu atanmasına dair yasaca aranan  gerekli  ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların  mevcut   dosya kapsamına göre  bulunduğu,   burada yasaca  aranan kesin bir  ispat olmayıp yaklaşık ispatın  yeterli olduğu, kaldı ki  ihtiyati tedbirin konusunun şirkete yönetim kayyumu atanması  olmayıp  denetim  kayyumu atanması olması nedeniyle davalı şirketin iş ve işlemlerinin mahkemece atanan bağımsız ve tarafsız bir denetim kayyumunca denetlenmesinin hem davalı  şirket tüzel kişiliğinin, hem davalı şirketin tüm ortaklarının hem de davalı şirketle ticari  iş ve işlemlerde bulunan 3. Kişilerin hukuki menfaatlerinin  korunmasına ve yararına  olacağı şüphesizdir.Ayrıca mahkemece verilen  Tedbir kararının şirkete denetim kayyumu atanmasına  ilişkin olması  nedeniyle davalı şirketin mevcut yetkili  organlarının yasal görev ve yetkilerinin de  devam etmesi nedeniyle bu yönden  davalı şirketin faaliyetlerini engelleyici hukuki bir durumun da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalı  vekilinin  söz konusu  nitelikteki  ihtiyati tedbir  kararına yönelik itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan  nedenlerle  ve mahkemece  de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile, davalılar vekilinin  söz konusu ihtiyati tedbir ara kararına vaki itirazlarının, duruşmalı  incelenerek  reddine dair karar verilmiş olduğundan,  istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı,  ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle  de  davalılar vekilinin  yukarıda  yazılı istinaf  sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen  19/112024  tarih ve 2023/1036 E - sayılı ara kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalılarca  peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,  <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 394/5 maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  25/12/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63d60e7c3e75556a","SID":"316a6fa2052d0bf4"}}