{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1683 <br>KARAR NO: 2024/1688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/03/2021<br>NUMARASI: 2019/404 E. -  2021/225 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında yapılan 17.08.2017 tarihli  ''Kargo Gönderisi Taşıma Sözleşmesi'' gereğince  dava dışı ... Paz Tic Ltd Şti.tarafından davacıya ... kargo takip numaralı ve ...  irsaliyeli ürünlerin önce ... Kargo Tarabya Şubesine geldiğini, bu şubede yapılan incelemede ürünlerin hasarlı olduğunun tespit edilmesi üzerine ... Kargo elamanın da imzasının bulunduğu 27.11.2018 tarihli hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanakta gelen ürünlerin ezik, kırık ve ambalajlarının bozuk olduğunun tespit edildiğini, hasarlı ürünler ve adetlerinin tutanakta belirtildiğini,  ürünlerin halen  davalının  Hadımköy şubesinde bulunduğu bilgisinin taraflarına verildiğini,  bunun üzerine davalıya düzenlenen hasar tespit tutanağı, resimler gönderilerek hasar bedeli olan 13.635,37 TL'nin  davacıya ödenmesinin talep edildiğini, ödenmemesi üzerine Beşiktaş ...Noterliği kanalı ile 05.12.2018 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcu sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlu şirket vekilinin itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini, alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, borcunu ödememek için zaman kazanmaya yönelik olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptali ile '%20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle ürünlerin müvekkili bünyesinde muhafaza altında  olmadığını, sundukları teslim nüshası ile ... seri no.lu taşıma faturasına ait ürünlerin alıcı firma kaşesi ve yetkili imzası ile teslim edildiğinin  sabit olduğunu,  davacı tarafından 20.07.2018 tarihinde ... firmasına gönderilmek üzere 8 adet kargo teslim edildiğini, ... seri numaralı taşıma faturasına kayıt edilerek taşıması gerçekleştirilen kargonun teslimat aşamasında yapılan kontrollerde hasarlı olduğunun tespit edilerek durumun tutanak altına alındığını, tutanağın ekte sunulduğunu, durum tespit tutanağından da tespit edileceği üzere kırılmış olan 1 adet ürünün diğer kargoları ıslattığı ve paketlerin ezik olduğunun  anlaşıldığını, TTK md. 862 hükmüne göre  hasarın yetersiz ambalajdan kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağını, davacının içeriği kırılabilir ürün olan kargolarını hiçbir uyarı belirtmeksizin kargoya verdiğini, ayrıca bu ürünlerin ambalajlarında  köpük, balonlu poşet vs. hiçbir koruyucu madde bulunmadığını,  kanunen olmak üzere davacının asli görevi bu taşımada meydana gelebilecek riskleri önceden düşünerek buna uygun ambalaj yapmış olması gerektiğini, ne var ki ürünlerin korumasız bir şekilde taşımaya verildiğini, davacının yaptığı iş düşünüldüğü zaman kargolarını bu şekilde taşımak için teslim etmesinin kendi kusurunu da ispat ettiğini,  bu durumda meydana gelebilecek hasar ve ziyadan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün  olmadığını,   müvekkilinin  tüm taşımalarını standart kargo taşıması olarak gerçekleştirdiğini, hiçbir özel taşıma taahhüdü vermediğini, ilgili taşıma mevzuatında da kargo içeriğinin taşımaya uygun olarak ambalajlandığının kontrolüne ilişkin müvekkiline sorumluluk yükleyici hiçbir hüküm bulunmadığını,  bu nedenle ambalajın taşımaya uygunluğu ve bunun tüm sonuçlarının davacı göndericiye ait olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davada müvekkili şirketin mesul tutulması varsayımında tazminat tayin edilirken  TTK'nın 880.maddesi hükmünün nazara alınması gerektiğini, kargoların tamamının kırılması hasarlanması söz konusu olmayıp ambalajının ezilmiş olması ürünlerin hasarlı olduğu anlamına da gelmediğini, kargoda kırılan 1 adet parfümün tutanakta da belirtildiği üzere diğer kargoların yalnızca ambalajlarını ıslattığını, yani ambalaj içeriği ürünlerin kullanılabilir durumda olduğunu, bu nedenle davacının tüm ürünleri zayi olmuşçasına talep ettiği rakamın  fahiş olduğunu, TTK'nın  882.maddesine göre sınırlı sorumluluğun bulunduğunu, tazminatın tamamının değil belli bir limit dahilinde üst sınırın ödeneceğinin kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini amacıyla davacı tarafından davalı ... aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ihtilaf; alacak nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 13.964,86 TL üzerinden icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin  durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.İddia, savunma, toplanan deliller kapsamında, sözleşme hükümleri, teslim edilen ürünlere ait kayıtlar, hasar tespit tutanağı, takip dosyası incelenerek, hasar nedeniyle sorumluluğunun kime ait olduğu tespit edilerek, davacının hasar bedeli talebi, davalının tazminat hesabı açısından TTK 882.maddesi uyarınca hesaplama yapılması gerektiği yönündeki savunmaları değerlendirilerek rapor düzenlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök raporda özetle; taraflar arasında 23/08/2017 tarihinde sadece davacı ... A.Ş'nin imzaladığı bir ... KARGO A.Ş sözleşmesi olduğu,(Sayfa:9-12),Hasarlı ürün fiyatlarının e-mail yoluyla alınan 2018 yılı usulüne uygun olarak tutulduğu görülen yevmiye defterinin ... no.lu yevmiye kaydı ile kaydedilmiş olan fatura üzerindeki fiyatlar olduğu, 20/07/2018 tarih vc ... No.lu ... TİCARET A.Ş fatura üzerindeki fiyatlar üzerinden yapılan incelemede hasarlı ürünler için hesaplanan tutann KDV dahil 12,895,58 TL olduğu, (Sayfa:37) görülmekle birlikte,  savacı tarafından 20/07/2018 tarihinde 8 adet kargonun dava dışı ... firmasına gönderilmek üzere teslim edildiği, kargo içeriğindeki parfümlerden birinin kırılması sebebiyle diğerlerinin de paketlerinin ezildiği, ıslandığı bu suretle ziyaa uğradığı, hasar tespit tutanağından anlaşıldığı, davacının gerektiği gibi paketlememekten kaynaklanan kusuru bulunduğu bu sebeple TTK 882. Madde göz; önünde tutularak yapılan hesaplama ile, dosyanın mevcut durumu itibarı ile tam hasarın taşıma esnasında olduğu kabul edilmektedir. TTK 882. Madde taşıyanın ödeyebileceği tazminatın tamamının değil belli bir limit dâhilinde üst sınırın ödeneceğini kabul etmiştir. Bu hesaplamaya göre, Kanunun açık hükmü karşısında Davalı taşıyıcı söz konusu hasardan sorumludur ve bu sorumluluğu T.T.K. 882. Maddesi gereğince yapılan hesaplama ile 10.800 gr. X 8.33 X 6.73 = 605,45 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş, taraf itiraz beyanları kapsamında alınan ek raporda da; kök rapor sonuç ve kanaatlerimizi değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığı bildirilmiştir.TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın  886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Bu durumda davacı, TTK'nın 880/1.maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebilecektir. Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Somut olayda, taşımaya konu emtia olan 108 adet muhtelif markalı parfümün dava dışı alıcısına teslimi esnasında yapılan kontrollerde parfümlerden bir ürünün kırık olduğu, diğerlerinin ezilmiş, ıslanmış olduğu dava dışı firma tarafından davacıya iade edildiği buna ilişkin 31/07/2018 tarihli hasar tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zararın taşıma esnasında meydana geldiği dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca  meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalının, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Yani davalı taşıyıcının davaya konu emtianın hiç veya gerektiği gibi paketlenmediği, ambalajının uygun olmadığını, ispat etmesi gerekmektedir ki dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gibi, ürünlerin gerektiği gibi ambalajlanmaması halinde taşıyıcının ürünün taşımasını yapmaktan çekinebileceği de gözetildiğinde, aksine yorumla düzenlenen ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen bilirkişi raporuna ( rapor kapsamında da ambalajlama kusuruna ilişkin belge bulunmadığı tespitine yer verildiği) itibar edilmeyerek mahkememizce yapılan hukuki  değerlendirme sonucunda;  davalı taşıyıcının,  TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği sonucuna varılmıştır.  (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) Dosya kapsamındaki somut uyuşmazlık bakımından davalının davacının gerçek zararını tazminle yükümlü bulunduğu kanaatine varıldığından dosya kapsamından gerçek zararın taşımaya konu olan hasarlanan parfümlerin fatura değeri olarak esas alınması gerektiği anlaşılmakla , gerçek zarar olan hasarlanan parfümlerin fatura değeri olan 12.895,58 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile, bu miktara ihtarname tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmekle ihtarname tarihi olan 05/12/2018 tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.... \" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 12.895,58-TL üzerinden devamına, asıl alacağın 05/12/2018 tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşıma konusu emtiaların ambalajlarının kargo içerisindekileri korumaya elverişli olmadığını,  davacıya  gerekli uyarıların müvekkili tarafından yapılmasına rağmen  basiretli bir tacir olan davacının  tüm bilgilendirme ve uyarılara rağmen kendi rızası ile riski üzerine alarak taşınanların olduğu gibi taşınmasını talep ettiğini,   bundan  sonra  ise ambalajlamadan kaynaklı oluşabilecek zararlardan davacı tarafın sorumlu olacağının kabulü gerektiğini, davacının riski üzerine aldığını,  taşıyan kargo torbalarında herhangi bir hasara rastlanmadığını, dolayısı ile içerideki ürünün ambalajından kaynaklı bir husus  nedeniyle zararın oluştuğunu, bu durumun TTK'nın 862.maddesinde açıkça hükme bağlandığını, TTK'nın 876.maddesi uyarınca  davalının sorumluluğunun bulunmadığını, kabul  anlamına gelmemek üzere  müvekkilinin sorumlu tutulması halinde  TTK'nın 882.maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında da  TTK 882.maddeye göre taşıyanın ödeyebileceği tazminatın tamamının değil belirli bir limit dahilinde üst sınırın ödeneceğinin tespit edildiğini, bu kapsamda  hesaplama  yapılarak   10.800 gr. X 8.33 X 6.73 = 605,45 TL şeklinde hesaplama yapıldığını, buna rağmen mahkemece davalının TTK'nın 882.maddesinden faydalanamayacağına karar verildiğini,  bunun yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 886.maddesinin açık olduğunu, zarara yol açanın davalı olduğuna ve   davalının   zarara kasten veya pervasızca bir davranışla sebebiyet verdiğine  dair  davacı tarafından bir kanıt sunulamamış olduğu  gibi bilirkişiler veya  mahkemenin  davalının  hangi kasti ve pervasız hareketini tespit ettiğini ve ne gerekçe ile  davalı müvekkilinin sınırsız sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyamadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kargo taşıması yoluyla  gönderilen  malın hasarlanması ve hasarlı olarak teslim edilmesi sebebiyle  taşımaya konu mal bedelinin davalı taşıyandan tahsili  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili;  ... kargo takip numaralı ve ...  irsaliyeli müvekkiline ait parfüm emtiasının  dava dışı ... şirketine   kargo ile  taşıması sırasında  malların  hasarlandığını, eziklik ve kırılmalar olduğunu, bu nedenle 13.635,37 TL hasar bedeli oluştuğunu  ve davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine  eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; emtiaların ambalajlarının kargo içerisindekileri korumaya elverişli olmadığını, bu sebeple TTK'nın 862 ve 878.maddeleri uyarınca davalının sorumluluğu bulunmadığını,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak  sınırlı sorumluluğun söz konusu olabileceğini savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 13.635,37 TL asıl alacak, 329,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.964,86 TL alacak yönünden 13.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak 05.12.2018 tarihli 13.635,37 TL tutarlı asıl alacağın gösterildiği anlaşılmaktadır.Taşımanın yurt içi taşıma olması nedeniyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun taşımaya  hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Taşıma nedeni ile meydana gelen zıya, hasar ve gecikme sonucu oluşan zararın tazmininden söz edilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup taşıyıcı ancak TTK'nın 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulur.  TTK'nın 876.maddesine göre, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Bunun dışında,  TTK 875. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan veya gönderen yahut gönderilen tarafından yapılan yükleme ve boşaltma işleminden kaynaklanması gerekir. Bu noktada ispat yükü taşıyıcıya aittir.TTK'nın 875/1 maddesindeki düzenlemeye göre taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.  Karayolu Taşıma Yönetmeliği m. 40/9'daki düzenlemeye göre ise  yetki belgesi sahipleri; eşya, kargo ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın, kargonun veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca taşıyıcı, taşınma eşyasını taşınmak üzere teslim almasından teslim edinceye kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaı ve hasarı ile teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak eşyayı teslim ettiği anda son bulur. Buradaki teslimden, taşıma sözleşmesi veya senedinde gönderilen olarak belirtilen kişi ya da sonradan gönderen veya gönderilenin talimatı üzerine teslimi istenen üçüncü kişi tarafından eşyanın teslim alınması anlaşılmalıdır. TTK'da öngörülen sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcı, TTK'nın 876.maddesi uyarınca ''çok tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı yine de zıya, hasar veya gecikmenin oluşacağını'' ya da zararın TTK’nuın 878. maddesinde sayılan özel durumlardan birinden kaynaklandığını ispatlamalıdır. Somut olayda, davacıya ait parfüm emtiasının davalı tarafça taşındığı, taşıma konusu emtianın hasar gördüğü 31.07.2018  tarihli hasar tutanağından ve fotoğraflardan anlaşılmaktadır.  Söz konusu tutanak ve alınan bilirkişi raporuna göre  108 adet parfümün  1 adedinin kırık,  7 adedinin ezik,  58 adedinin  ezik, ıslak, ambalajı bozulmuş, 42 adedinin ise ambalajı bozuk, ezik olduğu, alıcısına bu şekilde teslim edildiği,   hasarın taşıma sırasında oluştuğu,  parfümlerin bu haliyle tamamının ekonomik ömrünü tamamladığı,  tam hasarın söz konusu olduğu tespit edilmiştir.  Esasında bu hususlarda uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının ambalajlama hatası bulunup bulunmadığı, davalının nezaret yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktalarındadır. Kural olarak eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da kargo taşımasının niteliği gereği, davalı taşıyanın da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda bilirkişi raporunda, parfümlerin her birinin kendi kutusu içerisinde topluca bir kutuya konulduğu, ambalajlama konusunda taşıtan davacının sorumluluklarını yerine getirdiğinin tespit edildiği, sunulan fotoğraflardan da her bir parfümün kendi kutusu içinde yer aldığı, bunların topluca bir büyük koli içine yerleştirildiği buna göre davacı taşıtanın ambalaj hatasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı taşıyanın da nezaret yükümlülüğü bulunmakta olup bunu yerine getirdiği de ispatlanamamıştır. Bu bilgi ve tespitlere göre davalı taşıyıcının taşıma sırasında emtiada meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sorumluluk miktarının tespiti açısından uygulanması gereken TTK'nın 880/1 maddesi hükmüne  göre taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1 maddesi ile sınırlama getirilmiştir. Buna göre  hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber, 6102 sayılı TTK'nınn 886.maddesinde  \"Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı\" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. Ancak TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkemece, davalının TTK'nın 882. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı belirtilmiş ise de, emtianın hasarlanarak alıcısına teslim edilmesi söz konusu olup  davalının kasti bir eylemi veya pervasız bir hareketi bulunmadığından, mahkemenin bu tespiti yerinde görülmemiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda da hesaplandığı gibi,  hasarlanan emtianın brüt ağırlığı olan 10.800 gr üzerinde yapılan 605,45 TL'lik tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken malların fatura değerine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hükmün belirtilen yönden düzeltilmek üzere kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Davacı tarafça yasal faiz  talep edilmiş olup taraflarca itirazın olmadığı ve istinaf konusu edilmeyen 05.12.2018 tarihinden takip tarihi olan 13.03.2019 tarihine kadar işlemiş faiz ise basit bir matematik hesabı niteliğinde olması sebebiyle Dairemizce  hesaplamıştır. Bu hesaplama ile işlemiş faiz 14,78 TL bulunmuş olup toplam 620,23 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Ayrıca resen yapılan incelemede, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. Bendi ile  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunduğundan, kararın bu yönden de resen düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ve resen gözetilen sebeplerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ve resen gözetilen sebeplerle HMK'nın 353/1.b.2 maddesi  uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen  kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 605,45 TL asıl alacak, 14,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 620,23  TL alacağın, asıl alacak bölümüne icra takip tarihinden itibaren takip talebindeki temerrüt faizi uygulanmak suretiyle tahsili için takibin devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 4-Kabul edilen kısım üzerinden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 163,04 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 264,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça harcanan 213,84 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.320,20 TL  yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre hesaplanan 103 TL'lik bölümünün davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avans bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine, 8-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen  620,23  TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 9-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 13.015,14  TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen  1.320,00  TL arabuluculuk ücretinin  ret ve kabul oranına göre belirlenen 59,93 TL'lik bölümünün davalıdan, 1.260,07 TL'lik bölümünün davacıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL başvuru harcı gideri, 35,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 197,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,  12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"400768823e4c5566","SID":"2571e794dac6c2d7"}}