{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1658 <br>KARAR NO: 2024/1685<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2016/649 E. -  2020/880 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya  ait emtiaların uluslararası taşımasını çeşitli zamlarda üstlenmiş olduğunu, davalıya verilen taşıma hizmeti  karşılığında 18/11/2015   tarih ve ...  nolu  1.742,13-TL  bedelli demuraj ücreti faturası, 21/10/2015   tarih ve ... nolu  4.289,25 TL  bedeli  navlun ücreti faturası, 31/12/2015   tarih ve ... nolu  3.194,33-TL  bedelli exw ücreti faturası,  26/11/2015  tarih ve ...  nolu 4.238,92 TL bedelli navlun ücreti faturası, 18/11/2015  tarih  ve ...  nolu 3.155,13-TL  bedelli Exw  ücreti faturası, 21/10/2015  tarih ve ...  nolu  4.019,25 TL  bedelli navlun ücreti faturası, 18/11/2015  tarih ve ...  nolu 5.904,71 TL  bedelli Exw ücreti  faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin,  davalı taraf ile olan ticari ilişkisi nedeniyle cari hesabında davalı taraftan toplam 26.543,72 TL alacaklı bulunduğunu, davalı tarafın  26.543,72 TL'lik bakiyeyi ödemekten  imtina etmesi üzerine müvekkilince alacağını tahsil amaçlı İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaSI ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek  takibi durdurduğunu,  davalı borçlu şirketin icra müdürlüğünün yetkisine karşı yapmış  olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu, TBK'nın 89.maddesi uyarınca para borcunun alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğini,  müvekkili şirketin merkezinin de bulunduğu İstanbul Anadolu  İcra Müdürlüklerinin icra takibinde yetkili olduğunu, davalı borçlu şirketin borçtan sorumluğu olduğunu, davalı borçlunun borcunun  faturalar ve şirketin ticari kayıtlarında mevcut olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptaline  ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep talep ve dava etmiştir. Davalı,  dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; Hukuki niteliği itibariyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.   ... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde,  Mahkemece alınan bilirkişi raporları denetime elverişli bulunmakla Mahkememizce de değerlendirmeye esas alınmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerinin kapanış onayını yaptırmadığı bilirkişi raporları ile tespit edilmiş durumdadır. Davacı taraf ticari defterlerine göre  davalıdan  26.543,72-TL alacaklı görünmektedir. Davalı taraf ise  21.01.2016 tarihli ... nolu 14.695,61-Tl miktarlı iade faturasını hangi maksatla kestiğini ve ticari defterlerinde banka kanalı ile yapıldığı belirtilen ödemeleri yaptığını kanıtlayamamıştır. Davacı tarafça icra takibine dayanak alınan hizmetin verilmediği yönünde de bir iddiası bulunmamaktadır. Faturaların fazla kesildiğini iddia etmiş ise de buna ilişkin bir delilde ileri sürmüş ve getirmiş degildir. Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 26.543,72-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki iş ticari nitelikte olduğundan davacı tarafın asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebi uygun bulunmuştur. Bununla birlikte takip konusu alacak takip öncesi itibariyle belirli bulunduğundan takip konusu tutarın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 26.543,72 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına,  kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibine vekil olarak taraflarınca itiraz edilmesine rağmen  dava dilekçesi ve eklerinin davalı asile tebliğ edildiğini,  dava açıldıktan sonra davaya konu icra takibi vekil ile temsil edildiğinden,  itirazın iptali davasının da vekile tebliğ edilmesi gerektiğini, söz konusu işlemin vekil ile takip edildiğinin aşikar olduğunu, vekile tebliğ zorunluluğu bulunduğunu,  yargılamanın sonunda dosyaya taraf kaydı yapıldığını, yargılama faaliyetlerine  vekil olarak müdahalelerinin olmadığını,   bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini,  ilk derece mahkemesinin takibe konu itiraza göre yetkili mahkeme  olmadığını, yetkili mahkemenin Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu,  kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı talep edebilmek için alacağın likit alacak olması gerektiğini, ancak söz konusu takibe konu alacak kalemlerinin likit  alacak olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına  karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisi sebebiyle düzenlenen fatura ve açık hesaptan doğan alacakların  tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine  vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı ile aralarındaki taşıma ilişkisi  kapsamında davalıya taşıma hizmeti verdiğini, düzenlenen faturalara istinaden alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı, davaya cevap vermemiş ve bu şekilde  HMK'nın 128.maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu  ...İcra Müdürlüğünün  ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 26.543,72 TL asıl alacak yönünden 19.04.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 26.543,72 TL'lik 18.04.2016 vade tarihli cari hesap alacağının gösterildiği, işlemiş faiz talebinin bulunmadığı görülmektedir.  Davalı vekil aracılığı ile yargılama sırasında temsil edilmeye başlanmış olup davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; davacının aralarında anlaşmış oldukları rakamdan kat kat fazla fahiş tutarda fatura düzenlediğini, davalının ide faturası kestiğini belirtmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinin avukat yerine asile tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğunu  istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. HMK'nın 122.maddesi uyarınca dava dilekçesi mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Ayrıca aynı yasanın 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar arasında davalı vekilinin adı, soyadı veya adresine yer verilmemiştir.  Vekaletname sunulduktan sonra Tebligat Kanunu, Avukatlık Kanunu ve ilgili yasal mevzuat gereğince tebligatların vekile yapılması yasal gerekliliktir.  Fakat,  vekilin umumi vekaletname ile yetkilendirilmiş olması halinde  dahi müvekkilinin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve sorumluluğunu vekile  yüklemez. Hakkında icra takibi yapılan borçlu, somut olayda olduğu gibi, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi alacaklının açtığı itirazın iptali davası bakımından borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi taktirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2015/17161  Esas, 2016/4308 Karar sayılı kararı). Bu sebeple somut olayda dava dilekçesinin dava asile tebliğ edilmesi usule ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Davalı vekili mahkemenin yetkili olmadığını istinaf sebebi olarak  ileri sürmüştür. Takibin konusu davacının taşıma hizmeti vermesi sebebiyle düzenlediği faturalardan kaynaklanmakta olup sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı, TBK'nın 89.maddesi hükmü uyarınca kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir. Bu bilgilere göre; davanın, taşıma hizmeti  kapsamında davacının davalıya düzenlediği fatura alacağının yani  para alacağının  tahsili istemiyle açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,  taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu, bu durumda  davalı borçlunun merkezinin bulunduğu  Karamürsel İcra Dairelerinin yanında  alacaklı davacının  merkezinin  bulunduğu İstanbul Anadolu  İcra Dairelerinin de  yetkili olduğu, takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı, dolayısı ile  mahkemenin de yetkili olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, mahkeme kararının gerekçesiz olarak verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup alınan raporlara göre; davacının takip ve dava konusu faturalarının  gerek davacı gerekse davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı  defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, davalının 2015 yılı defterinin kapanış kaydının yapılmadığı, buna göre davacının fatura konusu hizmeti davalıya verdiği anlaşılmıştır. Davalının defterlerinde  yer alan ödeme kayıtları  ilgili bankadan sorulmuş,  banka tarafından  gönderilen cevabi yazıda söz konusu  tarihleri belirtilen para transferlerinin kayıtlarda bulunmadığı bildirilmiştir. Davalı yanca da ödemeye ilişkin bir delil sunulmamıştır. Davalı düzenlediği bir adet iade faturasının da ne için düzenlediğine dair bir delil dosya kapsamında bulunmadığı gibi dayanağı açıklanamayan bu iade faturasının davacı defterinde de kayıtlı olmadığı görülmüştür. Bu durumda davacının alacağını ispatladığı, istinaf dilekçesinde ve bilirkişi raporunda itiraz dilekçesinde hizmetin verilmediğini ileri sürmeyen davalının ödeme yaptığını ve borcu olmadığını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.  Bu bilgi ve tespitlere göre mahkemece,  taraf delilleri değerlendirilerek ve gerekçeli olarak karar verildiği anlaşılmış olup aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu nu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.  Davacının takip konusu alacağı faturadan kaynaklı olup miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, alacağın  %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.359,9‬0 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3d8af0e02645d42","SID":"94bb0b63a63e10b5"}}