{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1789 <br>KARAR NO: 2024/1696<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 03.11.2020<br>NUMARASI: 2019/68 Esas - 2020/482 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari bir ilişkide olduğunu sözleşme uyarınca müvekkilin üzerine düşen yükümlüğü yerine getirdiğini, 21/06/2019 tarihli fatura düzenlendiğini söz konusu faturanın davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın bahse konu fatura üzerinden ödeme yapmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın söz konusu icra takibine  itiraz etmesinden dolayı borçlunun borca olan itirazının iptalinin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili savunmasında özetle; davacı taraf tarafından  haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dosya, defter inceleme günü belirlenerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş; ibraz edilen defterler incelenerek, mahkememizce de hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba ilişkin takip yapılmış ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu 1 adet Hoza Kenar Bantlama Makinesi ve 1 adet Vitap Sigma 2T Çoklu Makinesi'ni davalıya teslim ettiğine dair bilgi ve belge davacı tarafından dosyaya sunulmamıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarih, 2015/8902 Esas ve 2016/211 Karar sayılı kararında; ''Dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacı satıcı, mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemez. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek, davacının teslime ilişkin kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme  kararının bozulması gerekmiştir.'' Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/15-490 Esas, 2019/201 Karar sayılı 21.02.2019 tarihli kararında da belirtildiği üzere; ''...faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.: Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13). Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, eser ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK'nın 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.'' Tüm bu nedenlerle her ne kadar davacı tarafından dava konu malların bedelinin ödenmediği gerekçesiyle davalı hakkında bahse konu takip başlatmış ise de, dava konusu malların davalıya teslim edildiğine dair, sevk irsaliyesi, fiş ve benzeri belgenin davacı tarafından sunulmadığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının davasını ispat edemediği...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya, defter inceleme günü belirlenerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdii edildiğini, ibraz edilen defterler incelenerek, mahkemece de hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba ilişkin takip yapılmış ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu 1 adet Hoza Kenar Bantlama Makinesi ve 1 adet Vitap Sigma 2T Çoklu Makinesi'ni davalıya teslim ettiğine dair bilgi ve belge davacı tarafından dosyaya sunulmadığının da hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba ilişkin takip yapılmış ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu 1 adet Hoza Kenar Bantlama Makinesi ve 1 adet Vitap Sigma 2T Çoklu Makinesi'ni davalıya teslim ettiğine dair bilgi ve belge davacı tarafından dosyaya sunulmadığını,  Emsal nitelikteki, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarih, 2015/8902 Esas ve 2016/211 Karar sayılı kararında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/15-490 Esas, 2019/201 Karar sayılı 21.02.2019 tarihli karar gerekçelerinin ekli olduğunu, Mahkemenin kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çünkü öyle ki; Müvekkili şirket ...akliye Turizm Emlak İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...1297 no'lu 186.440,66 TL anapara 33.559,34 TL KDV bedeli olmak üzere toplamda 220.000,00 TL bedelli faturayı kesmiş ve davalı tarafa gönderdiğini, davalı/borçlu fatura içeriğine hiçbir itirazda bulunmadığını, ayrıca faturayı ticari defterine işleyerek gider olarak kullandığını, Müvekkilinin, fatura alacağını istediği zaman davalı/borçlu ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine taraflarınca 19/06/2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ün ... Esas sayılı dosyası üzerinden, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu, 01/07/2019 tarihinde, böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla takibe ve fer'ilerine itiraz ettiğini  ve itiraz sonucunda takibin durduğunu, Taraflarınca,  taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülebilmesi için, 11/07/2019 tarihinde arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, 02/08/2019 tarihinde yapılan arabuluculuk toplantısına davalı/borçlu tarafın katılmaması nedeniyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın  çözülemediğini ve taraflarınca huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Davalı/borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, şöyle ki; müvekkili tarafından 31/01/2019 tarihinde içeriği de belirtilen faturalara davalı/borçlu hiçbir itirazda bulunmadığı gibi, faturayı ticari defterine işleyerek işletmesinin gider tablosunda gösterdiğini, ancak, davalı taraf fatura borcunu ödemediği gibi müvekkilince başlatılan ilamsız icra takibine de itiraz ettiğini, fatura ve teyit mektuplarına itiraz hususunu düzenleyen Türk Ticaret Kanunu 21/2'ye göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayıldığını,Mahkeme karar gerekçesinde malın teslim edilip edilmediğine dair ispat yükünün yerine getirilmediğini iddia ettiğini, bu hususta ifade etmenin müvekkili davacı tarafından kesilen faturaya karşı, davalı tarafından müvekkili şirkete 20/08/2019 tarihinde iade faturası kesildiğini, iade faturasının amacı alıcının bir kısım veya tüm malları satıcıya iade ettiğini ispatlamak olduğundan, burada fatura tanzim eden ile adına fatura tanzim edilen yer değiştirdiğini, bu sebeple de, iade faturası, ancak, bir malın alıcısı tarafından satıcısına hitaben düzenlenebilecek bir belge olduğunu, iade faturasının tanzimi, öncesinde geçerli bir ticari ilişkiye ve buna dayanak faturaya bağlı olduğundan, müvekkili davacının faturasından yaklaşık sekiz ay sonra kesilen iade faturası, davalının malı aldığına ve kötü niyetli olarak bedeli ödemediğine dair karine teşkil ettiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/7951 E. 2013/12822 K.sayılı ilamına göre; mahkeme kararının gerekçesinde; “Dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması malın teslim edildiğini göstermez.” ifadesi yer aldığını, oysa faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil edeceğini, bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, kaldı ki, somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/3975 soruşturma nolu hazırlık evrakı içeriğinden malların teslim edildiği nakliyecinin davalı satıcı ile ilgisi olmayıp davacının nakliyecisi olduğu da anlaşıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı taraf, 31/01/2019 tarihli 041297 numaralı 220.000 TL bedelli 1 adet Hoza Kenar Bantlama Makinesi ve 1 adet Vitap Sigma 2T Çoklu Makinesi'yi açıklamalı faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu, davalı taraf ise fatura konusu malların teslim edilmediğini, davacı faturasına karşılık  20/08/202019 tarih ve 0302727 sıra numaralı 220,000 TL bedelli iade faturası düzenlediğini ileri sürerek, mal teslim edilmediğinden davacıya borçlu olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesince taraf ticari defter ve kayıtlarında incleme yapılmasına karar verilerek, alınan bilirkişi raporundaki tespitler ışığında, davacının takip ve dava konusu alacağa dayanak fatura konusu malları davalıya tesliminin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince her ne kadar mal tesliminin davacı yanca kanıtlanması gerektiği, ancak kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davacının davalıya düzenlediği ve takip konusu yapılan  31/01/2019 tarihli 041297 numaralı 220.000 TL bedelli faturanın davalı tarafından ticari defterlerine kayıtlandığı, bu surette faturaya itiraz edilmediği, kaldı ki davalı yanca 22.02.20219 tarihinde davacıya 10.000 TL havale ile ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Fatura her ne kadar tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değil ise de yukarıda tespit edildiği üzere, faturanın davalı yanca alınıp kendi ticari defterlerine kaydedildiği gözetildiğinde, davacı yanca fatura konusu malların davalıya tesliminin ispatlandığının karine olarak kabulü gerekir. Kaldı ki davalı yanca davacıya 10.000 TL ödeme yapıldığı da kendi defter kayıtları ile sabittir. Buna göre bundan sonra fatura konusu mal bedelinin ödendiğinin ve davacıya borçlu olunmadığının ispat yükü davalı üzerine geçmiştir.  Davalının, davacı faturasını alıp defterine kaydettikten çok sonra iade faturası kesip göndermiş olması, iade faturası dayanağının kanıtlanmadığı da gözetildiğinde sonuca etkili değildir. İspat yükü bu nedenlerle davalı uhdesinde olup dosya kapsamındaki delillerle davalının borcu ödediğine dair kanıt bulunmadığı gibi, davalı yanca ödeme savunmasında da bulunulmamıştır. Bunun yanında davalı yanca gerek cevap gerekse delil dilekçesinde açıkça  yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlara göre ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi ve ispat yükü konusunda yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesini istinaf konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;  1-İİK'nın 67. maddesi uyarınca davanın kabulu ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile  takibin takip talebindeki şartlarla devamına, 2-Faturaya dayalı alacak likit alacak olmakla, şartları oluştuğundan, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca, asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 10.000 TL  icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli  3.415,50  TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 603,88 TL ile 250,00 TL icraya yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62  harcın davalıdan tahsili ile Hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 603,88  TL peşin nispi harç ve 250,00 TL icraya yatırılan harç olmak üzere toplam 898,28 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi aşamasında harç dışında sarf edilen 781,45 TL yargılama giderinin davalıdan  alınıp davacıya verilmesine,6-Hüküm tarihinde yürürlükte  olan AAÜT uyarınca belirlenen  30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avans bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irad kaydına; istinaf peşin harcının, talebi hâlinde, ilk  derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından sarfedilen 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 54,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 216,10 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle  ve kesin olarak karar verildi. 28.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ff4e5cd0a79d919","SID":"c5bce367868d43a4"}}