{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1542 <br>KARAR NO: 2024/2108<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/02/2021<br>NUMARASI: 2019/202 Esas -  2021/114 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Araç Hasar Bedelinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ve dava dışı ... Tekstil İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait olan ... plaka sayılı aracın, dava dışı sürücüsü ... tarafından 27/07/2017 tarihinde saat 17:20'de davalılara ait otoparkta görevli ... isimli şahsa teslim edildiğini, aynı gün saat 18:30 sularında aracını teslim almak isteyen ...'e aracı su bastığı ve çalışmadığı, bu nedenle de çekici marifetiyle götürüldüğü yönünde bilgi verilmesi üzerine polis memuru eşliğinde araç yanına giden ...'ün aracın çekici üzerinde bulunduğunu, araç döşemelerinin ıslak halde olduğunu ve çalışmadığını gördüğünü, konuya ilişkin olay yeri inceleme ve tespit tutanağı düzenlendiğini, müteakip yapılan başvuru neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına 57.189,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapılarak sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalılara ait otoparka bırakılan araçta oluşan hasarın davalıların gerekli koruma ve özen borcunu  ihlal etmeleri neticesinde meydana gelmesi nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile aleyhlerine yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, bu takibe davalılar tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esasına kaydedildiği, davalıların bu defada borca itiraz etmeleri nedeniyle iş bu takibin durduğunu beyanla, davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan aracın, müvekkillerine ait otoparka teslim edilmesinden sonra meydana gelen su baskını olayında vekil edenlerine yükletilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, zira olay günü meydana gelen aşırı yağış nedeniyle tüm şehrin su altında kaldığını, yaşanılanın bir afet olduğunu, böyle bir durumda müvekkilleri tarafından yapılacak hiçbir şey bulunmadığını, eğer bir sorumluluk varsa bu sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; \"... Davalılar vekilinin cevap dilekçesi ve yargılama safahatlarındaki savunmalarında; zararın müvekkili şirket çalışanı ... tarafından araç teslim alındıktan sonra otoparka park edemeden kuvvetli yağış nedeniyle kamuya ait yolda oluştuğu, dış kuvvetlerin sonucu davalıların işletmesi ile bağlantılı olmayan, önceden öngörülemeyen, kaçınılamaz mücbir sebeple oluştuğu, davalıların meydana gelen zarardan sorumluluklarının bulunmadığı savunmalarında bulunduğu görülmüştür. Davalılar çalışanı ...'in olayın hemen sonrasında verdiği kolluk ifadesinde \"sigortalı aracı 17:20 sıralarında teslim aldığı, otoparka nizami olarak park ettiğini, 18:30-19:00 arasında araç sürücüsünün aracı istemesi üzerine otoparktan çıktığını, tünel içine girdiği sırada dışarıdan tünele yağmur suyu dolmaya başladığını, ilerlemeye devam ettiğinde aracın bir anda stop ettiğini\" beyan ettiği, beyanlarının davalıların savunması ile çeliştiği görülmüştür. Dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ün kollukta alınan ifadeleri ile davalılar çalışanı ...'in kollukta alınan ifadelerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve olayın oluşuna uygun oldukları görülmüştür. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü'nün cevap yazısı ekinde \"olay tarihinde saat 16:00'dan itibaren başlayan sağanak yağışın il genelinde 18:00-19:30 saatleri arasında farklı bölgelerdi şiddetini artırdığı\"nın bildirildiği, İstanbul İl Afet Müdürlüğü'nün cevap yazısında; \"27/07/2017 tarihinde meydana gelen yoğun yağış nedeniyle İstanbul İli için ve söz konusu alan için alınmış bir Genel Hayata Etkililik Kararı bulunmadığı\"nın bildirildiği görülmekle, olay öncesinde yağışın başlamış olduğu, olay anında il genelinde kuvvetli yağışın yaşandığı ancak il genelinde \"Genel Hayata Etkililik Kararı\" alınmasını gerektirecek bir afet durumunun söz konusu olmadığı, yine davalılar çalışanı ...'in ifadesinde \"tünel içine girdiği sırada dışarıdan yağmur sularının dolmaya başladığını, ilerlemeye devam ettiğinde aracın stop ettiği\" beyanından tünele girişinde dolmaya başlayan yağmur sularını fark etmesine rağmen yola devam ederek gerekli dikkat ve özeni göstermediği, gerekli dikkat ve özeni göstermesi halinde zararın önlenebilir olduğu, bu hali ile zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. Davacının TTK 1472. maddesi gereği ödediği hasar bedeli uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, davalıların çalışanı ...'in meydana gelen olayda tam kusurlu olması nedeniyle meydana gelen zarar nedeniyle davalıların; çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispata yarar delil sunmadığı, bu nedenle davalıların TBK'nın 66. maddesi gereğince çalışanının verdiği zarardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları  anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda; Dava konusu olayda davalı şirket çalışanı ...'in % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin zararından davalıların sorumlu olduğu, Davacı şirketin davalılardan talep edebileceği toplam maddi zararının 57.189,00 TL olduğu, Davacının faiz talebi yönünden yapılan incelemede davalılardan temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebileceği tespitinin  dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, seçenekli olarak düzenlenen faiz hesabında 365 gün esas alınmak sureti ile yapılan hesaplama Mahkememizce benimsenerek davacının davalılardan takip öncesi 5.124,94-TL avans faizi edebileceği...\"  şeklindeki gerekçeyle; -Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; -Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 57.189,00-TL asıl alacak, 5.124,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.313,94-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davaya konu olay yaşanılan sel felaketi nedeniyle meydana geldiği, yani ortada mücbir sebep bulunduğu ve bu durum illiyet bağını kestiği halde, haksız ve isabetsiz 07/09/2020 günlü bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle yazılı biçimde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; kasko sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin hasarın meydana gelmesinde  sorumluluğu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olup; olay günü dava dışı sigortalıya ait ... plaka sayılı aracın, davalıların işleteni olduğu otoparka ... tarafından getirildiği ve otopark görevlisi (iş yeri çalışanı) ...'e teslim edildiği ve sigortalı araçta oluşan hasarın da bu teslimden sonra gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, taraflar arasında saklama (vedia) sözleşmesi kurulduğu hususunda herhangi bir itilaf bulunmamaktadır. Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir. Bir şeyi birlikte saklamak üzere alanlar, müteselsilen sorumlu olurlar. Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar. Ancak işletenler, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluktan kurtulurlar. Bu açıklamalardan  sonra somut olaya dönüldüğünde; dava dışı sigortalı şirkete ait aracın, anahtarlarıyla birlikte davalıların işleteni olduğu otopark görevlisine araç sürücüsü ...tarafından teslim edildiği, daha sonra araç sürücüsünün otoparkı arayarak aracın ... caddesine getirilmesinin istenildiği, bir süre sonra otopark görevlisi tarafından .aranan ..'e aracın hasara uğradığının bildirildiği, 27/07/2017 günlü müşteki (...) ifade tutanağından anlaşılmakta olup; aracı teslim alan ...'de aynı günlü ifadesinde; olay günü ... plaka sayılı aracın otoparka nizami bir şekilde park ettikten sonra, müştekinin aracı ... Caddesine getirilmesini istemesi üzerine, ... Caddesine gitmek üzere otoparktan çıktığını, müteakip ... Caddesi üzerindeki tünel içerisine girdiğini, bu sırada tünele yağmur sularının girmeye başladığını, ancak ilerlemeye devam ettiğini, aracın bir anda stop etmesi üzerine de olduğu yerde kaldığını, bu sırada tünele giren yağmur sularının arttığını ve aracın su içinde kaldığını, daha sonra aracın çekici marifetiyle güvenli bir yere taşındığını açıkladığı görülmüştür. Yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişiler tarafından düzenlenen 07/09/2020 günlü raporda ise;  \"... dava konusu araç davacı şirketin sigortalısı tarafından 17.07.2017 günü saat 17:20de teslim edilmiş, ancak şiddetli yağış 18.00 sıralarında başlamıştır. Yine dosyadaki bilgilere göre araç davalıya ait olan ve aracın park edilmesi gereken kapalı otoparkta değil, otopark dışında bir tünelde meydana gelmiştir. Yine davalı şirketin beyanlarına göre aracın park edilmesi gereken otoparkı su basmamıştır. Buna göre davalının aracı davacının sigortalısından teslim alır almaz kapalı otoparkına park etmesi halinde aracın sel sularına maruz kalmayacağı, dolayısıyla aracın sel hasarına uğramasında davalının aracı davacının sigortalısından teslim aldıktan sonra makul sürede park etmemesinin ve 40 dakika boyunca park etmeden İstanbul içinde kişisel tasarrufu çerçevesinde kullanmasının etkili olduğu, davalının çalışanı ...in aracı park etmek yerine araçla kişisel amacı doğrultusunda trafikte dolaştığı, bu sürede de yağışa yakalandığı anlaşılmaktadır...\"  denildikten sonra meydana gelen rizikonun oluşumunda; aracı teslim aldıktan sonra makul sürede kapalı otoparka park etmeyen, araçla 40 dakika boyunca trafikte kendi amacı doğrultusunda dolaşan ve bu sürenin sonunda aracın yağış hasarına uğramasına neden olan davalıların çalışanı ...'in % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı tespit edilmiştir.  Her ne kadar mahkemece iş bu rapor hükme esas alınarak sonuca varılmış ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Zira sigortalı araçta meydana gelen hasar, aracın otoparkta olduğu sırada veya otopark görevlisi ...'in kendi amacı doğrultusunda araçla dolaşması esnasında değil, aracı otoparka teslim eden müşterinin talebiyle otoparktan çıkarılmasından ve aracın müşteriye teslim edilmek üzere götürülmesi sırasında meydana gelmiştir. Bu durumda, aracını otoparka bırakın müşterinin aracı gelip almak yerine bulunduğu yere getirilmesini istemesi hali oluşacak riskleri de ön görmesini gerektirmektedir. Zira ifa yerini kendisi değiştirmiş olduğundan, sonuçlarına katlanmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece rizikonun yani zararın oluşumunda vedia sözleşmesinin taraflarının eşit oranda kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme neticesinde yazılı biçim ve şekilde  karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 28.594,50-TL'si asıl alacak, 2.562,47-TL'si de işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.156,97-TL alacağa ilişkin itirazın iptaline, takibin belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faiziyle birlikte kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih ve 2019/202 Esas - 2021/114 Karar sayılı kararına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalılara iadesine, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise  takdiren  yapan davalılar üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih ve 2019/202 Esas - 2021/114 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; b/Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 28.594,50-TL asıl alacak, 2.562,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.156,97-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, c/Alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, ç/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım  üzerinden hesaplanan 2.128,33-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 770,96-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.357,37-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, d/Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 644,28-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geri kalan 675,71-TL'sinin isa davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine,e/Davacı tarafça yatırılan 770,96-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine,  f/Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 140,00-TL tebligat gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.384,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 675,72-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından, ilk derece mahkemesince icra olunan yargılama sırasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, g/Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, h/Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 3/Taraflarca yatırılan  gider avansından arta kalanın ilgilisine  iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a546e7f0edf94760","SID":"6fab4c697aa4264a"}}